gebelik dönemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gebelik dönemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gebelikte Enfeksiyon Hastalıkları
temi kusurları gibi gelişimler vardır.
Gebeliğin daha sonraki dönemlerinde alındığında kızamıkçık doğum kusurlarına yolaç-maz, ama bebek ciddi hastalıklara yolaçabilen virüsle doğar. Bu bebeklerin çoğunda daha sonra şeker hastalığı ortaya çıkar.
Kızamıkçığa karşı en iyi savunma bağışıklanmadır. Kızamıkçık geçirmediyseniz, gebe kalmadan önce doktorunuza bağışıklanma konusunda danışın.
Suçiçeği (varicella) gebe kadında ciddi bir hastalık olabilir. Zaman zaman bebek için de tehlikeli olabilir.
Hamilelik sırasında suçiçeği olursanız, virüs rahimdeyken ya da doğum sırasında gelişmekte olan bebeğinizi de enfekte edebilir. Rahimdeki bebekte kabarcıklar çıkar. Doğuma kadar yeterli zaman varsa, kabarcıklar genellikle iyileşir ve bebek deri lekeleri olmadan doğar.
En büyük tehlike virüsün doğumdan hemen önce alınmasıdır. Bebek, virüse karşı antikorlarınızı almadan önce doğarsa, hasta olabilir. Bebeğe hemen bağışıklık iğnesi yapılmazsa, bebek virüsün komplikasyonlarından ölebilir.
Toksoplazmozis, Toxoplasma gondii para-zitiyle temasa bağlı bir hastalıktır. Hastalık az pişmiş enfeksiyonlu et yenmesiyle ya da enfekte olmuş kedi dışkısıyla temas yoluyla alınır ya da enfekte olmuş hamile bir kadından bebeğine geçebilir. Hamileyseniz, tahlil edilmemiş kedileri elinize almayın ve sepetlerini boşaltmayın.
Üreme çağındaki Amerikalı kadınların yüzde 25 ilâ 45'i semptomlar görülmediği halde bu organizmayı taşımaktadır. Her 800 ilâ 1400 gebelikte 1 ceninin toksoplazmozis taşıdığı tahmin edilmektedir. Toksoplazmozisin yolaçtığı şikayetler yorgunluk ve kas ağrısıdır. Kendinizi grip gibi hissedebilirsiniz. Bazı kadınlarda herhangi bir şikayet görülmez. Gebeliğin başlarında bir toksoplazmozis testi yapılıp antikorları taşıdığınız saptanmadıysa hastalığın olduğu söylenemez. Annedeki enfeksiyon ilaçla tedavi edilebilir.
Enfeksiyonu gebeliğin başlarında alırsanız, düşük yapabilirsiniz.
Toksoplazmozisle doğan bebeklerin çoğu, enfekte olmanın belirtilerini hemen göstermezler ama birçok doktor yine de tedavi önerir. Ayrıca, bebeklerin çoğu annenin enfeksiyonuna rağmen enfekte olmazlar. Enfekte olanlardan çoğunda önemsiz şikayetler vardır. Ancak bir kaçında sonunda nörolojik sorunlar ve kısmi körlük ortaya çıkar. Bu bebeklerin küçük bir yüzdesi bu hastalıktan ölür.
Hamile bir kadında rahatsızlığa yolaçmaktan başka bir şey yapmaz gibi görünen bazı yaygın hastalıklar aslında, ceninin gelişimini etkileyerek , onda ciddi sorunlara neden olabilirler.
Kızamıkçık (rubella) kaşıntılı bir kızartı ve ateşe neden olan bir virüsün yolaçtığı genellikle hafif bir hastalıktır. Ancak virüs gebeliğin ilk 10 haftasında alınırsa, plasentayaya geçebilir ve cenini etkileyebilir. Erken gebelikte kızamıkçığa yakalanan kadınların doğurdukları bebeklerin yarısından fazlasında göz kataraktları, sağırlık, fıtık, kalp kusurları ve merkezi sinir sistemi hastalıkları görülür.Genital herpes, üreme organlarındaki ağrılı kabarcıklar olarak beliren, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Rahim boynunda ya da vajinanın üstünde, şikayete yolaçmayan kabarcıklar olabilir. Yenidoğanda, herpes, gözlerde ve merkezi sinir sisteminde ciddi hasara ya da ölüme yol açabilir.
Genital herpesin tedavisi yoktur, ilk ataktan sonra bir ikincisi bir ay ya da yıllar sonra gerçekleşebilir. Bazı kadınlar virüsü taşırlar, ama herhangi bir şikayetleri olmaz.
Herpes olduğunuz saptanmışsa ya da virüsün varlığından kuşkulanıyorsanız, doktorunuza bunu söyleyin. Aktif lezyonların olup olmadığını belirlemek için yapılabilen testler vardır.
Bebek için tehlikesinin genellikle, doğum kanalından aşağı inerken virüsü kapması olduğu düşünülür. Bu nedenle, tahliller doğum yaklaştığında aktif herpesi gösteriyorsa, doktorunuz bebeği sezaryanla almak isteyecektir.
Hepatit B (mikobik sarılık) hepatit B virüsünün yol açtığı bir karaciğer enfeksiyonudur; AİDS virüsüne çok benzer bir şekilde bulaşır. Sizde bu virüs varsa, plasenta aracılığıyla cenine geçebilir. Yeni doğmuş bebeğiniz sizinle temas yoluyla da enfekte olabilir.
Bu virüs karaciğer yetmezliğine neden olabilir. Erken doğum riski, hepatit B bulunan kadınlar arasında daha yüksektir.
Doktorunuz sizde hepatit B bulunduğundan kuşkulanıyorsa, virüse karşı varlığını teşhis etmek için kan tahlilleri yapar. Sizde hepatit B varsa, doğumdan sonra bebeğinize virüse karşı antikorlar enjekte edilir.
Hepatit virüsü sütte de bulunabileceği için, hepatit B'nin bulunduğu bir anne bebeğini em-zirmemelidir.
B Grubu streptokoklar doğum sırasında bebeğe geçebilen bakterilerdir. Hamileliğin son üç ayında test edilen hamile kadınların yüzde 40 kadarı vajinasında bu bakterileri barındırmaktadır.
Birçok bebek bu bakterilerle doğmaktadır, ama yalnızca 1000'de 2 ya da 3'ünde enfeksiyon olmaktadır.
B grubu streptokok enfeksiyonu olan bir bebekte genellikle doğumdan sonra 48 saat içinde şikayetler ortaya çıkar. Bunlar nefes alma sorunları ve şoku içerir. Bazen şikayetler ortaya çıktığında bebek bir haftalık olabilir, o zaman enfeksiyon genellikle menenjit olarak ortaya çıkar.
Frenginiz varsa, bazen farkedilmeden geçebileceği halde, üreme organlarınızda şankr denilen bir ya da daha fazla lezyon görebilirsiniz. Bunlar hastalığın alınmasından 10 ilâ 90 gün sonra ortaya çıkarlar.
6 hafta sonra bir kızarıklık farkedebilirsiniz.
İlk doğum Öncesi muayenenizde, frengi tahlilinden geçersiniz. Bu hastalık penisilinle kolayca tedavi edilebilir.
Doğumda, bebeğiniz test edilir. Bebekte frengi varsa, tedavi hemen başlatılır.
Belsoğukluğu da, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Antibiyotiklerle etkili bir şekilde tedavi edilebilir. Ancak, belsoğukluğunuz varsa ve doğum kanalına doğru inerse bebeğiniz de enfeksiyonu kapabilir.
Belsoğukluğu enfeksiyonu bebeğinizin gözlerine zarar verebilir. Bu nedenle, tüm yenido-ğanlara doğumdan hemen sonra önleyici tedavi uygulanır. Bu tedavi, bebeğin göz kapaklarının altına antibiyotikli bir merhemin uygulanmasından ibarettir.
Bebeğin gözlerinde irin akıntısı olması belsoğukluğu olduğunun işareti olabilir. Belsoğukluğunuz varsa, bebeğiniz penisilinle tedavi edilecektir
Cinsel yolla bulaşan başka bir hastalık olan klamidya enfeksiyonu yenidoğanda konjunk-tivite yol açabilir. Bu genellikle yaşamın ikinci haftasında ortaya çıkar. Antibiyotiklerle tedavi edildiğinde, uzun dönemli kötü etkileri olmaz.
Sitomegalovirüs,cenini en sık etkileyen virüstür; her yıl 2500 ilâ 7500 bebeğin bu virüsle doğduğu tahmin edilmektedir. Yenidoğan döneminde ölüme ya da körlük, nöbet, anemi ve nörolojik bozukluklar gibi sayısız doğum kusuruna yol açabilir. Bazı kadınlar hamilelik sırasında virüsü rahimde ya da rahim boynunda taşırlar, ama pek azı hastalığı bebeğine geçirir. Etkili tedavisi yoktur.
Papillom derideki siğiller olarak ortaya çıkar. Genellikle üreme organlarında görülen siğil tipine kondiiomata ya da zührevi siğiller denir. Bunlar, cinsel yolla geçerler, son derece bulaşıcı ve sıklıkla ağrılıdırlar, siğiller hamilelik sırasında daha hızlı gelişme eğilimindedirler. Genellikle, hamilelik sırasında tedavi etkili değildir. Nadiren, lokal bir ilacın uygulanmasının cenin için öldürücü olduğu ortaya çıkmıştır. Bazen siğiller, bebeğin doğum kanalından geçişini engeleyerek, sezaryen ameliyatını gerekli kılacak kadar çok büyürler.
AİDS (edinilmiş bağışıklık yetersizliği sendromu) öldürücü bir hastalıktır. Hamile bir kadın enfekte olmuş bir erkekle cinsel birleşme, kan nakli ya da kirli iğnelerle ilaç enjeksiyonu (uyuşturucu bağımlılılarının sık sık yaptığı gibi) yoluyla enfekte olabilir ya da virüsü içeren meniyle suni dölleme sonucu kapabilir.
Bugüne kadar, AlDS'li olarak doğan bebeklerin yüzde 70'inden fazlası damar içi uyuşturucular kullanan anneler tarafından enfekte edilmiştir. Diğer bir büyük kısmı, eşleri damar içi uyuşturucu kullanıcıları olan annelerden doğmuştur ve birçoğu da partnerleri biseksüel olan kadınlardan doğmuştur.
Sizde AİDS varsa, hastalığı taşıdığınız bebeğe geçirebilirsiniz. AİDS'in tedavisi yoktur. Bu hastalıkla doğan bebekler genellikle birkaç yıldan fazla yaşamamaktadır. Bu nedenle, sizde AİDS virüsü varsa, hamile kalmayın.
[More]
temi kusurları gibi gelişimler vardır.
Gebeliğin daha sonraki dönemlerinde alındığında kızamıkçık doğum kusurlarına yolaç-maz, ama bebek ciddi hastalıklara yolaçabilen virüsle doğar. Bu bebeklerin çoğunda daha sonra şeker hastalığı ortaya çıkar.
Kızamıkçığa karşı en iyi savunma bağışıklanmadır. Kızamıkçık geçirmediyseniz, gebe kalmadan önce doktorunuza bağışıklanma konusunda danışın.
Suçiçeği (varicella) gebe kadında ciddi bir hastalık olabilir. Zaman zaman bebek için de tehlikeli olabilir.
Hamilelik sırasında suçiçeği olursanız, virüs rahimdeyken ya da doğum sırasında gelişmekte olan bebeğinizi de enfekte edebilir. Rahimdeki bebekte kabarcıklar çıkar. Doğuma kadar yeterli zaman varsa, kabarcıklar genellikle iyileşir ve bebek deri lekeleri olmadan doğar.
En büyük tehlike virüsün doğumdan hemen önce alınmasıdır. Bebek, virüse karşı antikorlarınızı almadan önce doğarsa, hasta olabilir. Bebeğe hemen bağışıklık iğnesi yapılmazsa, bebek virüsün komplikasyonlarından ölebilir.
Toksoplazmozis, Toxoplasma gondii para-zitiyle temasa bağlı bir hastalıktır. Hastalık az pişmiş enfeksiyonlu et yenmesiyle ya da enfekte olmuş kedi dışkısıyla temas yoluyla alınır ya da enfekte olmuş hamile bir kadından bebeğine geçebilir. Hamileyseniz, tahlil edilmemiş kedileri elinize almayın ve sepetlerini boşaltmayın.
Üreme çağındaki Amerikalı kadınların yüzde 25 ilâ 45'i semptomlar görülmediği halde bu organizmayı taşımaktadır. Her 800 ilâ 1400 gebelikte 1 ceninin toksoplazmozis taşıdığı tahmin edilmektedir. Toksoplazmozisin yolaçtığı şikayetler yorgunluk ve kas ağrısıdır. Kendinizi grip gibi hissedebilirsiniz. Bazı kadınlarda herhangi bir şikayet görülmez. Gebeliğin başlarında bir toksoplazmozis testi yapılıp antikorları taşıdığınız saptanmadıysa hastalığın olduğu söylenemez. Annedeki enfeksiyon ilaçla tedavi edilebilir.
Enfeksiyonu gebeliğin başlarında alırsanız, düşük yapabilirsiniz.
Toksoplazmozisle doğan bebeklerin çoğu, enfekte olmanın belirtilerini hemen göstermezler ama birçok doktor yine de tedavi önerir. Ayrıca, bebeklerin çoğu annenin enfeksiyonuna rağmen enfekte olmazlar. Enfekte olanlardan çoğunda önemsiz şikayetler vardır. Ancak bir kaçında sonunda nörolojik sorunlar ve kısmi körlük ortaya çıkar. Bu bebeklerin küçük bir yüzdesi bu hastalıktan ölür.
Hamile bir kadında rahatsızlığa yolaçmaktan başka bir şey yapmaz gibi görünen bazı yaygın hastalıklar aslında, ceninin gelişimini etkileyerek , onda ciddi sorunlara neden olabilirler.
Kızamıkçık (rubella) kaşıntılı bir kızartı ve ateşe neden olan bir virüsün yolaçtığı genellikle hafif bir hastalıktır. Ancak virüs gebeliğin ilk 10 haftasında alınırsa, plasentayaya geçebilir ve cenini etkileyebilir. Erken gebelikte kızamıkçığa yakalanan kadınların doğurdukları bebeklerin yarısından fazlasında göz kataraktları, sağırlık, fıtık, kalp kusurları ve merkezi sinir sistemi hastalıkları görülür.Genital herpes, üreme organlarındaki ağrılı kabarcıklar olarak beliren, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Rahim boynunda ya da vajinanın üstünde, şikayete yolaçmayan kabarcıklar olabilir. Yenidoğanda, herpes, gözlerde ve merkezi sinir sisteminde ciddi hasara ya da ölüme yol açabilir.
Genital herpesin tedavisi yoktur, ilk ataktan sonra bir ikincisi bir ay ya da yıllar sonra gerçekleşebilir. Bazı kadınlar virüsü taşırlar, ama herhangi bir şikayetleri olmaz.
Herpes olduğunuz saptanmışsa ya da virüsün varlığından kuşkulanıyorsanız, doktorunuza bunu söyleyin. Aktif lezyonların olup olmadığını belirlemek için yapılabilen testler vardır.
Bebek için tehlikesinin genellikle, doğum kanalından aşağı inerken virüsü kapması olduğu düşünülür. Bu nedenle, tahliller doğum yaklaştığında aktif herpesi gösteriyorsa, doktorunuz bebeği sezaryanla almak isteyecektir.
Hepatit B (mikobik sarılık) hepatit B virüsünün yol açtığı bir karaciğer enfeksiyonudur; AİDS virüsüne çok benzer bir şekilde bulaşır. Sizde bu virüs varsa, plasenta aracılığıyla cenine geçebilir. Yeni doğmuş bebeğiniz sizinle temas yoluyla da enfekte olabilir.
Bu virüs karaciğer yetmezliğine neden olabilir. Erken doğum riski, hepatit B bulunan kadınlar arasında daha yüksektir.
Doktorunuz sizde hepatit B bulunduğundan kuşkulanıyorsa, virüse karşı varlığını teşhis etmek için kan tahlilleri yapar. Sizde hepatit B varsa, doğumdan sonra bebeğinize virüse karşı antikorlar enjekte edilir.
Hepatit virüsü sütte de bulunabileceği için, hepatit B'nin bulunduğu bir anne bebeğini em-zirmemelidir.
B Grubu streptokoklar doğum sırasında bebeğe geçebilen bakterilerdir. Hamileliğin son üç ayında test edilen hamile kadınların yüzde 40 kadarı vajinasında bu bakterileri barındırmaktadır.
Birçok bebek bu bakterilerle doğmaktadır, ama yalnızca 1000'de 2 ya da 3'ünde enfeksiyon olmaktadır.
B grubu streptokok enfeksiyonu olan bir bebekte genellikle doğumdan sonra 48 saat içinde şikayetler ortaya çıkar. Bunlar nefes alma sorunları ve şoku içerir. Bazen şikayetler ortaya çıktığında bebek bir haftalık olabilir, o zaman enfeksiyon genellikle menenjit olarak ortaya çıkar.
Frenginiz varsa, bazen farkedilmeden geçebileceği halde, üreme organlarınızda şankr denilen bir ya da daha fazla lezyon görebilirsiniz. Bunlar hastalığın alınmasından 10 ilâ 90 gün sonra ortaya çıkarlar.
6 hafta sonra bir kızarıklık farkedebilirsiniz.
İlk doğum Öncesi muayenenizde, frengi tahlilinden geçersiniz. Bu hastalık penisilinle kolayca tedavi edilebilir.
Doğumda, bebeğiniz test edilir. Bebekte frengi varsa, tedavi hemen başlatılır.
Belsoğukluğu da, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Antibiyotiklerle etkili bir şekilde tedavi edilebilir. Ancak, belsoğukluğunuz varsa ve doğum kanalına doğru inerse bebeğiniz de enfeksiyonu kapabilir.
Belsoğukluğu enfeksiyonu bebeğinizin gözlerine zarar verebilir. Bu nedenle, tüm yenido-ğanlara doğumdan hemen sonra önleyici tedavi uygulanır. Bu tedavi, bebeğin göz kapaklarının altına antibiyotikli bir merhemin uygulanmasından ibarettir.
Bebeğin gözlerinde irin akıntısı olması belsoğukluğu olduğunun işareti olabilir. Belsoğukluğunuz varsa, bebeğiniz penisilinle tedavi edilecektir
Cinsel yolla bulaşan başka bir hastalık olan klamidya enfeksiyonu yenidoğanda konjunk-tivite yol açabilir. Bu genellikle yaşamın ikinci haftasında ortaya çıkar. Antibiyotiklerle tedavi edildiğinde, uzun dönemli kötü etkileri olmaz.
Sitomegalovirüs,cenini en sık etkileyen virüstür; her yıl 2500 ilâ 7500 bebeğin bu virüsle doğduğu tahmin edilmektedir. Yenidoğan döneminde ölüme ya da körlük, nöbet, anemi ve nörolojik bozukluklar gibi sayısız doğum kusuruna yol açabilir. Bazı kadınlar hamilelik sırasında virüsü rahimde ya da rahim boynunda taşırlar, ama pek azı hastalığı bebeğine geçirir. Etkili tedavisi yoktur.
Papillom derideki siğiller olarak ortaya çıkar. Genellikle üreme organlarında görülen siğil tipine kondiiomata ya da zührevi siğiller denir. Bunlar, cinsel yolla geçerler, son derece bulaşıcı ve sıklıkla ağrılıdırlar, siğiller hamilelik sırasında daha hızlı gelişme eğilimindedirler. Genellikle, hamilelik sırasında tedavi etkili değildir. Nadiren, lokal bir ilacın uygulanmasının cenin için öldürücü olduğu ortaya çıkmıştır. Bazen siğiller, bebeğin doğum kanalından geçişini engeleyerek, sezaryen ameliyatını gerekli kılacak kadar çok büyürler.
AİDS (edinilmiş bağışıklık yetersizliği sendromu) öldürücü bir hastalıktır. Hamile bir kadın enfekte olmuş bir erkekle cinsel birleşme, kan nakli ya da kirli iğnelerle ilaç enjeksiyonu (uyuşturucu bağımlılılarının sık sık yaptığı gibi) yoluyla enfekte olabilir ya da virüsü içeren meniyle suni dölleme sonucu kapabilir.
Bugüne kadar, AlDS'li olarak doğan bebeklerin yüzde 70'inden fazlası damar içi uyuşturucular kullanan anneler tarafından enfekte edilmiştir. Diğer bir büyük kısmı, eşleri damar içi uyuşturucu kullanıcıları olan annelerden doğmuştur ve birçoğu da partnerleri biseksüel olan kadınlardan doğmuştur.
Sizde AİDS varsa, hastalığı taşıdığınız bebeğe geçirebilirsiniz. AİDS'in tedavisi yoktur. Bu hastalıkla doğan bebekler genellikle birkaç yıldan fazla yaşamamaktadır. Bu nedenle, sizde AİDS virüsü varsa, hamile kalmayın.
Gebelik Döneminde(Hamilelikte) Genel Rahatsızlıklar
Birçok kadının hamileliği ciddi tıbbi sorunlar ya da hayati tehlikeler ortaya çıkmadan geçtiği halde, pek az kişi hiçbir rahatsızlığı olmadan hamileliğini geçirmektedir. Mide bulantısı gibi sorunlar gebeliğin ilk haftalarında daha sık görülür ve genellikle üçüncü ayın sonunda ortadan kalkar. Kanama gibi diğer rahatsızlıklar hamileliğiniz ilerledikçe kötüleşebilir.
Sabah bulantısı, tüm hamile kadınların yaklaşık yarısının gebeliğin ilk 12 haftası boyunca yaşadıkları mide bulantısı ya da kusmayı tanımlamak için kullanılan terimdir. Sabah bulantısı sabahları daha kötü olma eğiliminde olduğu halde, bazı kadınlar gün boyu mide bulantısından şikayet etmektedirler.
Bazı kadınlarda neden mide bulantısı ve kusma olduğu anlaşılamamıştır. Bunun sorumlusu hormona! değişiklikler olabilir. Sabah bulantısı kuşkusuz hoş değildir, ama nadiren tehlikeli olur.
Sabah bulantınız varsa, hiç bir şey yüzde yüz etkili olmadığı halde, mide bulantısı ve kusmayı asgariye indirmek için yapabileceğiniz bazı şeyler vardır. Birçok kadın mide bulantısının mideleri boşken daha şiddetli olduğunu farkeder. Bu nedenle, gün boyunca birçok kez az miktarda yemek yemeye çalışırlar. Bazıları yataklarının baş ucunda krakerler bulundururlar ve sabah kalkmadan önce birkaç kraker atıştırmanın iyi geldiğini söylerler.
Bazı gıdaların kokusunun midenizi bulandırdığını farkedebilirsiniz. Böyle bir durumda, o gıdadan kaçının. Mide bulantısı hissediyorsanız, hafif bir diyeti benimseyin, baharatlı, yağlı ve kızartılmış yemeklerden kaçının.
Özellikle kusuyorsanız bol bol sıvı için. Normal su midenizi rahatsız ediyorsa, meyva suyu ya da gazozları deneyin.
Bazı ilaçlar sorunu ortadan kaldırmada etkilidirler. Ancak birçok doktor, sorun çok vahim değilse mide bulantısı için ilaç vermek istememektedir.
Ancak zaman zaman kusma, hamile bir kadının su kaybetmesine yol açacak kadar Kabızlık hamilelikte yaygın bir sorundur. Genelde kabızlık çekiyorsanız, hamilelikte sorunun ağırlaştığını farkedebilirsiniz. Bunun nedeni muhtemelen, barsak kasılmalarının ve genişleyen rahmin yolaçtığı basınç nedeniyle barsağın içindekileri çıkarma kabiliyetinin azalmasıdır.
Sorunu hafifletmek için yapabileceğiniz şeyler vardır. Bol bol sıvı için, her gün egzersiz yapın ve diyetinizin çeşitli meyva {özellikle kuru erik çok yararlıdır), sebze ve az işlenmiş buğday ve kepek gibi tahılları içermesine dikkat edin. Psyllium (reçetesiz satılmaktadır) içeren hacim oluşturucular yararlı olabilir.
Doktorunuza danışmadan müshil almayın.
Göğsünüzün ortasında yanma hissi ve bazen ağzınızda kötü tada neden olan mide yanması, mide asidinin yemek borusunun alt kısmına doğru yükselmesinin sonucudur.
Mideyi yemek borusundan ayıran kas gevşeyip, mide sularının yukarı giderek yemek borusunu tahriş etmelerine olanak sağladığı zaman, bu sorun hamile kadınların hemen hemen yarısında ortaya çıkmaktadır. Hamilelik ilerledikçe kötüleşir, çünkü midenin yeri genişleyen rahmin baskısıyla değişir, bu da için-dekilerinin boşaltılmasını geciktirir.
Mide yanması sözkonusuysa, sık sık ve az miktarlarda yemek yiyin, bu, fazla asiti almak üzere gıdaların midenizde kalmasını sağlar. Yavaş yavaş yiyin ve yağlı gıdalardan kaçının. Normal veya kafeinsiz kahve mide yanmasını şiddetlendirebilir. Mide yanması düz yattığınızda genellikle kötüleştiği için, doktorunuz yatağınızın başı 10-15 cm yüksek olacak şekilde uyumanızı öğütleyebilir. Ayrıca yatmadan önceki 2 ya da 3 saat yemek yemekten kaçının.
Bu uygulamalar yararlı olmazsa, doktorunuza başvurun; size bir antasit önerebilir.
Sırt ağrısı hamilelikte sık görülür.
Sırt ağrısı genellikle yorgun olduğunuzda, çok eğilip kalktığınızda ya da çok fazla yürüdüğünüzde olur.
Hamileyken, bağlarınız daha esnektir, ki bu bebeğinizin doğumu sırasında pelvisin genişlemesini sağlar. Olumsuz etkisi ise eklemlerinizin gerilme ve zedelenmeye.^aha açık olmasıdır. Hamilelik sırasında, denge merkeziniz değiştiği için, duruşunuz da değişir, ve zaten zedelenmeye açık olan belkemiğinize daha fazla yük biner.
Ağrı genellikle sırtın alt kısmındadır. Bazı kadınlarda siyatik (bacaklara yayılan ağrı) ortaya çıkar. Genişleyen rahmin karın bağlarını germesi nedeniyle, kadınların çoğunda karın ağrısı da olur; yuvarlak bağ ağrısı denilen bu rahat-
sızlık ikinci üç ayda genellikle daha ağırdır.
Tavsiye edilenden daha fazla kilo almamaya çalışın, çünkü ağırlık sırtınızdaki yükü artırır. Sırt ağrısı, yük mümkün olduğu kadar azaltılarak rahatlatılabilir. Bazen bir gebelik kuşağı yararlı olabilir. Doktorunuz ağrıyı azaltmak için egzersizler de önerebilir. Ağrı çoksa, doktorunuz önemli bir sorun olup olmadığını anlamak için ortopedik bir muayene önerebilir.
Varisler hamilelik ilerledikçe genellikle kötüleşir ve uzun süreler ayakta kalan kadınlarda ve daha yaşlı annelerde daha da belirginleşir. Kalıtım da variste rol oynar.
Tüm hamile kadınların yüzde 20'sinde varis vardır. Rahatsızlık daha önce ortaya çıkma eğilimindedir ve her hamilelikte daha belirgin hale gelir.
Hamile olduğunuzda, kan damarlarınız, bebeğinizin ihtiyaçlarını karşılamak için dana yüksek kan hacmini alabilir olmalıdır. Rahminiz genişler ve bacak toplardamarlarından pelvise kan akışı azalır. Bu bileşim, bacaklarınızdaki toplardamarların şişmesine ve rahatsızlık, hatta acı vermelerine neden olur.
Varisiniz varsa, ayaklarınızı elden geldiği kadar dinlendirin (ve yukarı kaldırın). Bacaklarınızın ya da belinizin çevresini sıkan giysiler giymeyin. Varis çorabı ağrıyı ve şişmeyi rahatlatabilir. Birçok doktor, sabah ilk iş olarak varis çorabınızı giymenizi ve yatağa gidene kadar çıkarmamanızı önerir.
Varisli damarları tedavi etmeye yönelik cerrahi müdahale hamilelik sırasında genellikle önerilmez. Sorun pek seyrek olarak bunu gerekli kılacak kadar ciddidir.
Hemoroidler.(basur) anüs girişindeki toplardamarlar basınç nedeniyle genişledikleri zaman ortaya çıkar. Büyük abdestinizi yaparken zorlandığınız zaman, toplardamarlar anüsten çıkıntı yapabilir ve ağrı ve kaşıntıya yol açabilirler. Genel olarak, hamilelik sırasında kötüle-şirler ve sık sık kabızlıkla birlikte ortaya çıkarlar.
Önleme en iyi tedavi yoludur. Kabız olmaktan ve tuvalette zorlanmaktan kaçının.Bir barsak hareketi sırasında ağrı duyarsanız ve rektumunuzun yakınında şişkin bir kütle hissederseniz, muhtemelen hemoroidiniz vardır. Rahatsızlığı azaltmak için, sık sık sıcak banyo yapın. Hemoroidli bölgeye soğuk bir tampon uygulamak da yararlı olabilir.
Hamileliğin son aylarında uyku sorunları da ortaya çıkabilir. Sık sık idrara çıkma ihtiyacı da uyku sorununa katkıda bulunur; bebeğinizin hareketleri de sizi uykusuz bırakabilir. Bazı kadınlar ise yalnızca uykularının kaçtığını düşünmektedirler.
Gecenin yarısında kendinizi tavana bakarken bulursanız ne yapmalısınız?
Sizi uyanık tutabilen kafein içeren kahve, çay ya da koladan kaçının. Yatmadan hemen önce aşırı yemekten kaçının.
Bazı doktorlar yorulmanız ve uyuyabilme-niz için biraz daha fazla egzersizi önermektedirler. Bazı hamile kadınlarda sıcak bir banyo yararlı olabilir. Hiçbir şey yararlı olmazsa, kalkın, bir kitap okuyun ya da evişleri yapın. Daha geç uyumayı deneyin.
Uykusuzluk ağırlaşırsa, doktorunuza başvurun. Bu durumda bazı doktorlar uyku hapları önermektedirler. Ancak, doktorunuz önerme-dikçe herhangi bir ilaç almayın.
Hemoglobininiz kanda oksijen taşıyan bir protein yeterli bir miktarın altına düşünce anemi (kansızlık) ortaya çıkar. Hamilelik sırasında hemoglobin miktarında küçük bir düşüş normaldir.
Genellikle, hamilelikteki anemi bir demir ya da folik asit yetersizliğine bağlıdır.
Hafif aneminiz varsa, hiçbir semptom görülmeyebilir ve durum tesadüfen rutin bir kan testinde teşhis edilebilir. Daha ciddi anemide, semptomlar arasında yorgunluk, soluksuziuk, bayılma, çarpıntı ve solgunluk bulunur.
Bu kısımda tartışılan diğer sorunların tersine anemi hem anne hem de çocuk için riskli olabilir. Kanama olduğu zaman, anemiîi anne, yeterli hemoglobini olan anneye göre kan kaybıyla daha zor başeder.
Çoğu doktor anemiyi önlemek için demir ve folik asit ilaveleri önermektedir. Karaciğer, yumurta, kuru meyva, işlenmemiş tahıl ve sığır etinde bulunan demir açısından zengin bir diyetle aneminin önlenmesine katkıda bulunabilirsiniz. Yeşil sebzeler iyi bir folik asit kaynağıdırlar.
Anemi olursanız, doktorunuz, hangi tip aneminin sözkonusu olduğunu belirler ve uygun tedaviyi uygular. Genellikle, bu tedavi demir ve folik asit ilavelerini içerir. (Ayrıca bkz. Anemiler)
Vücut dokularında biriken sıvı nedeniyle, hamilelik sırasında ödem (şişme) görülür.
Hamilelik sırasında aldığınız kilonun yaklaşık dörtte biri, alt bacaklar, ayaklar ve eller dahil olmak üzere vücudun çeşitli kısımlarında toplanma eğiliminde olan sıvıdan oluşur.
Uzun süre ayakta kaldıktan sonra bacaklarınızda ayak bileklerinizde ve ayaklarınızda şişme farkedebilirsiniz. Sorun genellikle günün sonunda ve sıcak havada daha da artar, çoğu
kadında bir gecelik dinlenmeden sonra bacaklar ve ayaklar normal boyutlarına ulaşırlar.
Parmaklar da çok sık şişen yerlerden biridir. Sabah kalktığınızda parmaklarınız bir düğme ilikleyemeyecek kadar sertleşmiş ya da şişmiş olabilir. Soğuk su kompresi şişkinliğin azaltılmasına yardımcı olur.
Bazı kadınlar yüzlerinin şiştiğini far-kedebilirler. Yüzünüz, özellikle gözlerinizin çevresi, çok fazla şişerse, bu ciddi bir tıbbi sorun olan tokseminin bir belirtisi olabilir . Hemen doktorunuzu arayın.
Diüretikleri ancak doktorunuzun talimatıyla kullanın. Genellikle düşük tuzlu bir diyet yararlı olacaktır. Öğleden sonra uzanmak ve bacaklarınızı kaldırmak, bacaklarınızdaki şişmeyi azaltabilir.
[More]
Birçok kadının hamileliği ciddi tıbbi sorunlar ya da hayati tehlikeler ortaya çıkmadan geçtiği halde, pek az kişi hiçbir rahatsızlığı olmadan hamileliğini geçirmektedir. Mide bulantısı gibi sorunlar gebeliğin ilk haftalarında daha sık görülür ve genellikle üçüncü ayın sonunda ortadan kalkar. Kanama gibi diğer rahatsızlıklar hamileliğiniz ilerledikçe kötüleşebilir.
Sabah bulantısı, tüm hamile kadınların yaklaşık yarısının gebeliğin ilk 12 haftası boyunca yaşadıkları mide bulantısı ya da kusmayı tanımlamak için kullanılan terimdir. Sabah bulantısı sabahları daha kötü olma eğiliminde olduğu halde, bazı kadınlar gün boyu mide bulantısından şikayet etmektedirler.
Bazı kadınlarda neden mide bulantısı ve kusma olduğu anlaşılamamıştır. Bunun sorumlusu hormona! değişiklikler olabilir. Sabah bulantısı kuşkusuz hoş değildir, ama nadiren tehlikeli olur.
Sabah bulantınız varsa, hiç bir şey yüzde yüz etkili olmadığı halde, mide bulantısı ve kusmayı asgariye indirmek için yapabileceğiniz bazı şeyler vardır. Birçok kadın mide bulantısının mideleri boşken daha şiddetli olduğunu farkeder. Bu nedenle, gün boyunca birçok kez az miktarda yemek yemeye çalışırlar. Bazıları yataklarının baş ucunda krakerler bulundururlar ve sabah kalkmadan önce birkaç kraker atıştırmanın iyi geldiğini söylerler.
Bazı gıdaların kokusunun midenizi bulandırdığını farkedebilirsiniz. Böyle bir durumda, o gıdadan kaçının. Mide bulantısı hissediyorsanız, hafif bir diyeti benimseyin, baharatlı, yağlı ve kızartılmış yemeklerden kaçının.
Özellikle kusuyorsanız bol bol sıvı için. Normal su midenizi rahatsız ediyorsa, meyva suyu ya da gazozları deneyin.
Bazı ilaçlar sorunu ortadan kaldırmada etkilidirler. Ancak birçok doktor, sorun çok vahim değilse mide bulantısı için ilaç vermek istememektedir.
Ancak zaman zaman kusma, hamile bir kadının su kaybetmesine yol açacak kadar Kabızlık hamilelikte yaygın bir sorundur. Genelde kabızlık çekiyorsanız, hamilelikte sorunun ağırlaştığını farkedebilirsiniz. Bunun nedeni muhtemelen, barsak kasılmalarının ve genişleyen rahmin yolaçtığı basınç nedeniyle barsağın içindekileri çıkarma kabiliyetinin azalmasıdır.
Sorunu hafifletmek için yapabileceğiniz şeyler vardır. Bol bol sıvı için, her gün egzersiz yapın ve diyetinizin çeşitli meyva {özellikle kuru erik çok yararlıdır), sebze ve az işlenmiş buğday ve kepek gibi tahılları içermesine dikkat edin. Psyllium (reçetesiz satılmaktadır) içeren hacim oluşturucular yararlı olabilir.
Doktorunuza danışmadan müshil almayın.
Göğsünüzün ortasında yanma hissi ve bazen ağzınızda kötü tada neden olan mide yanması, mide asidinin yemek borusunun alt kısmına doğru yükselmesinin sonucudur.
Mideyi yemek borusundan ayıran kas gevşeyip, mide sularının yukarı giderek yemek borusunu tahriş etmelerine olanak sağladığı zaman, bu sorun hamile kadınların hemen hemen yarısında ortaya çıkmaktadır. Hamilelik ilerledikçe kötüleşir, çünkü midenin yeri genişleyen rahmin baskısıyla değişir, bu da için-dekilerinin boşaltılmasını geciktirir.
Mide yanması sözkonusuysa, sık sık ve az miktarlarda yemek yiyin, bu, fazla asiti almak üzere gıdaların midenizde kalmasını sağlar. Yavaş yavaş yiyin ve yağlı gıdalardan kaçının. Normal veya kafeinsiz kahve mide yanmasını şiddetlendirebilir. Mide yanması düz yattığınızda genellikle kötüleştiği için, doktorunuz yatağınızın başı 10-15 cm yüksek olacak şekilde uyumanızı öğütleyebilir. Ayrıca yatmadan önceki 2 ya da 3 saat yemek yemekten kaçının.
Bu uygulamalar yararlı olmazsa, doktorunuza başvurun; size bir antasit önerebilir.
Sırt ağrısı hamilelikte sık görülür.
Sırt ağrısı genellikle yorgun olduğunuzda, çok eğilip kalktığınızda ya da çok fazla yürüdüğünüzde olur.
Hamileyken, bağlarınız daha esnektir, ki bu bebeğinizin doğumu sırasında pelvisin genişlemesini sağlar. Olumsuz etkisi ise eklemlerinizin gerilme ve zedelenmeye.^aha açık olmasıdır. Hamilelik sırasında, denge merkeziniz değiştiği için, duruşunuz da değişir, ve zaten zedelenmeye açık olan belkemiğinize daha fazla yük biner.
Ağrı genellikle sırtın alt kısmındadır. Bazı kadınlarda siyatik (bacaklara yayılan ağrı) ortaya çıkar. Genişleyen rahmin karın bağlarını germesi nedeniyle, kadınların çoğunda karın ağrısı da olur; yuvarlak bağ ağrısı denilen bu rahat-
sızlık ikinci üç ayda genellikle daha ağırdır.
Tavsiye edilenden daha fazla kilo almamaya çalışın, çünkü ağırlık sırtınızdaki yükü artırır. Sırt ağrısı, yük mümkün olduğu kadar azaltılarak rahatlatılabilir. Bazen bir gebelik kuşağı yararlı olabilir. Doktorunuz ağrıyı azaltmak için egzersizler de önerebilir. Ağrı çoksa, doktorunuz önemli bir sorun olup olmadığını anlamak için ortopedik bir muayene önerebilir.
Varisler hamilelik ilerledikçe genellikle kötüleşir ve uzun süreler ayakta kalan kadınlarda ve daha yaşlı annelerde daha da belirginleşir. Kalıtım da variste rol oynar.
Tüm hamile kadınların yüzde 20'sinde varis vardır. Rahatsızlık daha önce ortaya çıkma eğilimindedir ve her hamilelikte daha belirgin hale gelir.
Hamile olduğunuzda, kan damarlarınız, bebeğinizin ihtiyaçlarını karşılamak için dana yüksek kan hacmini alabilir olmalıdır. Rahminiz genişler ve bacak toplardamarlarından pelvise kan akışı azalır. Bu bileşim, bacaklarınızdaki toplardamarların şişmesine ve rahatsızlık, hatta acı vermelerine neden olur.
Varisiniz varsa, ayaklarınızı elden geldiği kadar dinlendirin (ve yukarı kaldırın). Bacaklarınızın ya da belinizin çevresini sıkan giysiler giymeyin. Varis çorabı ağrıyı ve şişmeyi rahatlatabilir. Birçok doktor, sabah ilk iş olarak varis çorabınızı giymenizi ve yatağa gidene kadar çıkarmamanızı önerir.
Varisli damarları tedavi etmeye yönelik cerrahi müdahale hamilelik sırasında genellikle önerilmez. Sorun pek seyrek olarak bunu gerekli kılacak kadar ciddidir.
Hemoroidler.(basur) anüs girişindeki toplardamarlar basınç nedeniyle genişledikleri zaman ortaya çıkar. Büyük abdestinizi yaparken zorlandığınız zaman, toplardamarlar anüsten çıkıntı yapabilir ve ağrı ve kaşıntıya yol açabilirler. Genel olarak, hamilelik sırasında kötüle-şirler ve sık sık kabızlıkla birlikte ortaya çıkarlar.
Önleme en iyi tedavi yoludur. Kabız olmaktan ve tuvalette zorlanmaktan kaçının.Bir barsak hareketi sırasında ağrı duyarsanız ve rektumunuzun yakınında şişkin bir kütle hissederseniz, muhtemelen hemoroidiniz vardır. Rahatsızlığı azaltmak için, sık sık sıcak banyo yapın. Hemoroidli bölgeye soğuk bir tampon uygulamak da yararlı olabilir.
Hamileliğin son aylarında uyku sorunları da ortaya çıkabilir. Sık sık idrara çıkma ihtiyacı da uyku sorununa katkıda bulunur; bebeğinizin hareketleri de sizi uykusuz bırakabilir. Bazı kadınlar ise yalnızca uykularının kaçtığını düşünmektedirler.
Gecenin yarısında kendinizi tavana bakarken bulursanız ne yapmalısınız?
Sizi uyanık tutabilen kafein içeren kahve, çay ya da koladan kaçının. Yatmadan hemen önce aşırı yemekten kaçının.
Bazı doktorlar yorulmanız ve uyuyabilme-niz için biraz daha fazla egzersizi önermektedirler. Bazı hamile kadınlarda sıcak bir banyo yararlı olabilir. Hiçbir şey yararlı olmazsa, kalkın, bir kitap okuyun ya da evişleri yapın. Daha geç uyumayı deneyin.
Uykusuzluk ağırlaşırsa, doktorunuza başvurun. Bu durumda bazı doktorlar uyku hapları önermektedirler. Ancak, doktorunuz önerme-dikçe herhangi bir ilaç almayın.
Hemoglobininiz kanda oksijen taşıyan bir protein yeterli bir miktarın altına düşünce anemi (kansızlık) ortaya çıkar. Hamilelik sırasında hemoglobin miktarında küçük bir düşüş normaldir.
Genellikle, hamilelikteki anemi bir demir ya da folik asit yetersizliğine bağlıdır.
Hafif aneminiz varsa, hiçbir semptom görülmeyebilir ve durum tesadüfen rutin bir kan testinde teşhis edilebilir. Daha ciddi anemide, semptomlar arasında yorgunluk, soluksuziuk, bayılma, çarpıntı ve solgunluk bulunur.
Bu kısımda tartışılan diğer sorunların tersine anemi hem anne hem de çocuk için riskli olabilir. Kanama olduğu zaman, anemiîi anne, yeterli hemoglobini olan anneye göre kan kaybıyla daha zor başeder.
Çoğu doktor anemiyi önlemek için demir ve folik asit ilaveleri önermektedir. Karaciğer, yumurta, kuru meyva, işlenmemiş tahıl ve sığır etinde bulunan demir açısından zengin bir diyetle aneminin önlenmesine katkıda bulunabilirsiniz. Yeşil sebzeler iyi bir folik asit kaynağıdırlar.
Anemi olursanız, doktorunuz, hangi tip aneminin sözkonusu olduğunu belirler ve uygun tedaviyi uygular. Genellikle, bu tedavi demir ve folik asit ilavelerini içerir. (Ayrıca bkz. Anemiler)
Vücut dokularında biriken sıvı nedeniyle, hamilelik sırasında ödem (şişme) görülür.
Hamilelik sırasında aldığınız kilonun yaklaşık dörtte biri, alt bacaklar, ayaklar ve eller dahil olmak üzere vücudun çeşitli kısımlarında toplanma eğiliminde olan sıvıdan oluşur.
Uzun süre ayakta kaldıktan sonra bacaklarınızda ayak bileklerinizde ve ayaklarınızda şişme farkedebilirsiniz. Sorun genellikle günün sonunda ve sıcak havada daha da artar, çoğu
kadında bir gecelik dinlenmeden sonra bacaklar ve ayaklar normal boyutlarına ulaşırlar.
Parmaklar da çok sık şişen yerlerden biridir. Sabah kalktığınızda parmaklarınız bir düğme ilikleyemeyecek kadar sertleşmiş ya da şişmiş olabilir. Soğuk su kompresi şişkinliğin azaltılmasına yardımcı olur.
Bazı kadınlar yüzlerinin şiştiğini far-kedebilirler. Yüzünüz, özellikle gözlerinizin çevresi, çok fazla şişerse, bu ciddi bir tıbbi sorun olan tokseminin bir belirtisi olabilir . Hemen doktorunuzu arayın.
Diüretikleri ancak doktorunuzun talimatıyla kullanın. Genellikle düşük tuzlu bir diyet yararlı olacaktır. Öğleden sonra uzanmak ve bacaklarınızı kaldırmak, bacaklarınızdaki şişmeyi azaltabilir.