<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262</id><updated>2012-02-16T20:16:50.036+02:00</updated><category term='anne sütü nasıl çoğalır'/><category term='Yeni doğmuş bebek ne kadar uyur'/><category term='Beslenme ve Diyet'/><category term='çoban düdüğünün faydaları'/><category term='Gül yaprağının faydaları'/><category term='solunum darlığı'/><category term='kulağa böcek kaçması'/><category term='Tırnaklar ve süslemesi'/><category term='aşerme'/><category term='Pırasanın faydaları'/><category term='zona hastalığı ve zararları'/><category term='Cinsel İlişkiler'/><category term='Basur Memeleri hakkında bilgi'/><category term='Nane otunun faydaları'/><category term='Söğüt yaprağının faydaları'/><category term='Meşe kabuğunun faydaları'/><category term='Akşam safasının faydaları'/><category term='kulak iltihabı'/><category term='burun kırılması'/><category term='hapşuruk'/><category term='Armut çekirdeğinin faydaları'/><category term='bebekte büyüme geriliği'/><category term='nefes darlığı'/><category term='çocuklar'/><category term='Tırnaklar hakkında bilgi'/><category term='Balın faydaları'/><category term='hamilelik'/><category term='kadın hastalıkları'/><category term='Gebelik - Hamilelik'/><category term='ayak terlemesi nasıl geçer'/><category term='Turunç çekirdeğinin faydaları'/><category term='hamilelikte kan basıncı'/><category term='kulak iltabı nasıl tedavi edilir'/><category term='Damkoruğunun faydaları'/><category term='Papatya çiçeğinin faydaları'/><category term='Kimyonun faydaları'/><category term='yoğun bakım aletleri'/><category term='Dülger otunun faydaları'/><category term='kusma'/><category term='trakea nedir'/><category term='zinde kalmanın faydaları'/><category term='fazla İlâçlar neye yol açar'/><category term='sezeryan doğum nasıl olur'/><category term='İncirin faydaları'/><category term='Yaygın Beslenme Uygulamaları'/><category term='bebekler ne zaman duymaya başlar'/><category term='Varisler'/><category term='Yolculuk'/><category term='Çörek otunun faydaları'/><category term='yeni doğan bebek ne zaman kontrol edilir'/><category term='Farekulağı otunun faydaları'/><category term='Düğme şeklindeki piller'/><category term='Basur Memeleri ve zararları'/><category term='teneffüs'/><category term='Sirkenin faydaları'/><category term='Soluma ile ilgili Acil Durumlar'/><category term='zinde kalmak için bulunması gereken şifalı bitkiler'/><category term='gebelik'/><category term='bebekler normal zamanda ne zaman doğar'/><category term='aybaşı ne zaman kesilir'/><category term='Günlüğün faydaları'/><category term='Çatlaklar'/><category term='Hamilelik dönemindeki Kanamalar neden olur'/><category term='Tırnaklar'/><category term='Çatlaklar hakkında bilgi'/><category term='sezeryan ameliyatı'/><category term='Aile Geçmişinin Alınması hakkında bilgi'/><category term='Kalp ve Damar Hastalıkları'/><category term='Arpanın faydaları'/><category term='Karahaşhaşın faydaları'/><category term='Nilüferin faydaları'/><category term='Taze patatesin faydaları'/><category term='Hatmi çiçeğinin faydaları'/><category term='Süt otunun faydaları'/><category term='Sağma'/><category term='Spor nasıl yapılır'/><category term='nasır'/><category term='Kişnişin faydaları'/><category term='Hurmanın faydaları'/><category term='Gözotunun faydaları'/><category term='Spor nedir'/><category term='bebekler neden ağlar çocuklar neden ağlar aşır ağlamanın sebepleri aşırı ağlamanın nedenleri'/><category term='zona nedir'/><category term='papatyanın faydaları'/><category term='sarılık hastalığı'/><category term='bebeklerde kusmuğu nasıl çıkartırlar'/><category term='Gebelikte Kızamıkçık'/><category term='Tütün yaprağının faydaları'/><category term='burun darlığı'/><category term='Bronkoskopi işlemi nedir'/><category term='Karanfilin faydaları'/><category term='yoğun bakım nedri'/><category term='kadın sağlığı'/><category term='Aile Geçmişinin Alınması nedir'/><category term='Kulak Burun Boğaz Hastalıkları'/><category term='Keçisakalı otunun faydaları'/><category term='işitme kaybı neden olur'/><category term='gebelik döneminde yolculukta nasıl elbise giyinmelidir'/><category term='Isırgan yaprağının faydaları'/><category term='Acı marulun faydaları(Cebeli marul)un faydaları'/><category term='Ebeveynler'/><category term='kulak ağrısı'/><category term='insanlar zinde kalmak için ne yapıyor'/><category term='işitme bozukluğu doğuştan olurmu'/><category term='Röntgen hakkında bilgi'/><category term='Hind kokasının faydaları'/><category term='Kurt ayağı tohumunun faydaları'/><category term='Sağma nedir'/><category term='Havuçun faydaları'/><category term='Rhesus nedir'/><category term='Beyin ve Kafa Hastalıkları'/><category term='Ağız ve Diş Sağlığı'/><category term='Cinsel İlişkiler hakkında bilgi'/><category term='Bayır turpunun faydaları'/><category term='aybaşı kanaması nasıl olur'/><category term='Aile Geçmişinin Alınması'/><category term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><category term='Yabani turpun faydaları'/><category term='İlâçlar ve zararları'/><category term='Kuru üzümün faydaları'/><category term='Spor'/><category term='Cinsel İlişkiler nedir'/><category term='Cinsel İlişkiler ve zararları'/><category term='kulak temizliği'/><category term='Rhesus hakkında bilgi'/><category term='zona hastalığının tedavisi için şifalı bitkiler'/><category term='zona hastalığının tedavisi'/><category term='Defne tohumunun faydaları'/><category term='Yolculuklar'/><category term='zeka açıklığı nasıl olur'/><category term='Acı yonganın faydaları'/><category term='Yolculuklar nasıl olur'/><category term='Emzirmeye Karşı Biberon'/><category term='Varisler hakkında bilgi'/><category term='Uykunun insana verdiği katkılar'/><category term='Uyku nedir'/><category term='Boru çiçeğinin faydaları'/><category term='zinde kalmak'/><category term='Göğüsler hakkında bilgi'/><category term='otomobil yolculuğunda neler yapılmalıdır'/><category term='kadın'/><category term='Ortopedi'/><category term='kalp yetmezliği'/><category term='Cildin Pullanması neden olur'/><category term='Hamileliğin ilk günleri nasıl geçer'/><category term='sezeryan ameliyatı hakkında bilgi'/><category term='Sedef otunun faydaları'/><category term='bez pişiği sepepleri bez pişiği kimlerde olur'/><category term='Çıban otunun faydaları'/><category term='Zeytin yağının faydaları'/><category term='dölüt nedir'/><category term='Baş dönmeleri'/><category term='Ruh ve Sinir Hastalıkları'/><category term='Palamut ununun faydaları'/><category term='dölüt ve zararları'/><category term='Cildin Pullanması nedir'/><category term='Zeytinyağının faydaları'/><category term='yeni doğan bebek nasıl beslenir'/><category term='gebelikte sigaranın zararları'/><category term='Göz Sağlığı ve Göz Hastalıkları'/><category term='erken doğum neden olur'/><category term='Spor ve faydaları'/><category term='Göğüsler'/><category term='giyim nedir'/><category term='Lahananın faydaları'/><category term='Gebelik Maskesi nedir'/><category term='kulak ağrısının sebepleri'/><category term='Günlük'/><category term='ateş nasıl geçer'/><category term='Basur Memeleri'/><category term='nefes borusu'/><category term='Yeni Doğan Döneminde Endişe Duyulan Başlıca Konular hakkında bilgi'/><category term='zeker nedir'/><category term='Biberiyenin faydaları'/><category term='Kurt pençesi kökünün faydaları'/><category term='Çoban dayağı bitkisinin faydaları'/><category term='yeni doğan bebeğin ağırlığı'/><category term='Meneviş yağının faydaları'/><category term='ayaklar neden terler'/><category term='yeni doğan bebeklerde uyuma bozukluğu'/><category term='grip'/><category term='giyim'/><category term='Cildin Pullanması'/><category term='yeni doğan bebek neden ağlar'/><category term='Basur Memeleri nedir'/><category term='yeni doğan bebeğin tedavisi'/><category term='ayakta nasır nasıl geçer'/><category term='Aile Geçmişinin Alınması ve zararları'/><category term='Eşek marulunun faydaları'/><category term='Su teresinin faydaları'/><category term='Tırnaklar nedir'/><category term='Arpa ununun faydaları'/><category term='mide bulantısı'/><category term='gebelikte kabızlık'/><category term='anne sütü'/><category term='doktorların ameliyatı'/><category term='Gebelikte Son aşama hakkında bilgi'/><category term='zona hastalığı'/><category term='Hamilelik sırasında suçiçeği'/><category term='Tuzun faydaları'/><category term='Limonun yararları'/><category term='Emzirmeye Karşı Biberon nedir'/><category term='dölüt hakkında bilgi'/><category term='Şahtere otunun faydaları'/><category term='Kuşdili otunun faydaları'/><category term='yeni doğan bebek ne zaman görmeye başlar'/><category term='Rhesus'/><category term='kabızlık'/><category term='Genetik hastalığı'/><category term='Pamuk yağının faydaları'/><category term='gebelikte yüksek tansiyon'/><category term='Ravend-çini otunun faydaları'/><category term='İlâçlar kaç grupta incelenir'/><category term='yoğun bakım ünitesi'/><category term='penis ilaçları'/><category term='Salepin faydaları'/><category term='bez pişiği neden olur'/><category term='Genital herpes nedir'/><category term='kulak çınlaması'/><category term='Yoğun bakım birimlerinin amacı'/><category term='Meşe palamudunun faydaları'/><category term='Yaygın Beslenme Uygulamaları nelerdir'/><category term='bebekler neden kusar'/><category term='Yeşil ceviz kabuğunun faydaları'/><category term='röntgen'/><category term='Emzirmeye Karşı Biberon hakkında bilgi'/><category term='Cerrahi müdahale'/><category term='tavuk Göğüsleri'/><category term='akrep sokması neden olur'/><category term='doktor'/><category term='buruna kaçan cisimlerin çıkartılması'/><category term='Hastalık Belirtileri ve İşaretleri nedir'/><category term='gebelikte kusmanın sebepleri'/><category term='bebeklerdeki ateşle ilgili bilgiler'/><category term='çocuk'/><category term='normal doğum'/><category term='burun temizliği'/><category term='Hastalık Belirtileri ve İşaretleri kimlerde olur sebeperi'/><category term='Rezenenin faydaları'/><category term='Spor hakkında bilgi'/><category term='Sığırkuyruğu otunun faydaları'/><category term='normal gebelik'/><category term='sarımsak'/><category term='Uyku kimlerde görülür'/><category term='Gül suyunun faydaları'/><category term='kulak ağrısı nasıl geçer'/><category term='giyim nasıl olur'/><category term='Genetik'/><category term='Ebegümecinin faydaları'/><category term='Gebelik Maskesi hakkı bilgİ'/><category term='Yolculuklar hakkında bilgi'/><category term='İlâçlar nedir'/><category term='Hastalık Belirtileri ve İşaretleri vücudun herhangi bir enfeksiyona karşı tepkisidir'/><category term='kan şekeri'/><category term='Tilki üzümünün faydaları(Böğürtlen)'/><category term='Eşek turpunun faydaları'/><category term='bebeklerde ateş nasıl tedavi edilir'/><category term='gebelikte hastalıklar'/><category term='Uyku'/><category term='zeka açıklığı'/><category term='dölüt'/><category term='astım'/><category term='Cinsel İlişkiler nasıldır'/><category term='Çatlaklar ve zararları'/><category term='bronşit'/><category term='Pekmezin faydaları'/><category term='bronşiyel nedir'/><category term='Göğüsler nedir'/><category term='Isırgan otunun faydaları'/><category term='akrep sokmasının zararları'/><category term='çocuklar hakkında bilgi'/><category term='yeni doğan bebek nasıl olur'/><category term='yeni doğan bebek hangi hastalıklara yakalanır'/><category term='kulak memesi'/><category term='Darının faydaları'/><category term='Vişnenin faydaları'/><category term='aybaşı kanaması ne zaman başlar'/><category term='gebelikye mide yanması'/><category term='Maydanozun faydaları'/><category term='rahim içi büyüme ne demektir'/><category term='Yarpuz yaprağının faydaları'/><category term='vajinadan gelen kanamanın sebepleri'/><category term='solunum nasıl olur'/><category term='cenin ne demektir'/><category term='bazı pul pul lekeler dikkatinizi çekebilir'/><category term='Menekşenin faydaları'/><category term='Yavşan otunun faydaları'/><category term='Acurun faydaları'/><category term='doktor gözetiminde doğum'/><category term='astım nasıl geçer'/><category term='solunum bozuklu­ğu'/><category term='Zencefilin faydaları'/><category term='Üzerlik otunun faydaları'/><category term='sezeryan ameliyatı nedir'/><category term='gebelikte şeker hastalığı'/><category term='şifalı bitkiler'/><category term='burun akıntısı'/><category term='Boğulma'/><category term='İlâçlar ve faydaları'/><category term='çarpıntılar'/><category term='gebelikteki yolculuk dönemi'/><category term='fotoğraf makineleri'/><category term='Baş dönmeleri ve çarpıntılar nasıl oluşur'/><category term='gebelikte nelere dikkat edilmeli'/><category term='Vücut Yapımız'/><category term='Çatlaklar nedir'/><category term='kulak içindeki koklea tüy hücresi ne demektir'/><category term='Rhesus kimlerde görülür'/><category term='Devetabanının faydaları'/><category term='Böğürtlen otunun faydaları'/><category term='Rhesus ve zararları'/><category term='Genetik hakkında bilgi'/><category term='Kara üzümün faydaları'/><category term='epilepsi nedir'/><category term='doğum merkezleri'/><category term='İlâçlar'/><category term='Sporun insana verdiği katkılar'/><category term='Röntgen nedir'/><category term='burun akıntılarının sebepleri'/><category term='ateş basması'/><category term='Sağma hastalığı'/><category term='Yoğurtun faydaları'/><category term='aksırık'/><category term='Hamileliğin ilk 20 haftası nasıl geçer'/><category term='Uyku ve faydaları'/><category term='Genetik ve zararları'/><category term='Sarmısağın faydaları'/><category term='Çavdar ununun faydaları'/><category term='kulağa yabancı madde kaçması'/><category term='erken gebelik'/><category term='Çavdarın faydaları'/><category term='Pelin otunun faydaları'/><category term='Saç Bakımı ve Saç Sağlığı'/><category term='aşerme nasıl olur'/><category term='Yeni Doğan Döneminde Endişe Duyulan Başlıca Konular'/><category term='lezyonlar nelerdir'/><category term='Dutun faydaları'/><category term='Öd ağacının faydaları'/><category term='Acı çiğdemin faydaları'/><category term='Varis kimlerde görülür'/><category term='Baş dönmeleri ve çarpıntılar nedir'/><category term='kusma nedir bebeklerde kusma nasıl olur kusmanı sebepleri'/><category term='aybaşının kesilmesinin sebepleri'/><category term='Toksoplazmozis nedir'/><category term='Gebelikte Son aşama nedir'/><category term='Soğan suyunun faydaları'/><category term='Yeni Doğan Döneminde Endişe Duyulan Başlıca Konular nelerdir'/><category term='çengelli iğne'/><category term='çarpıntılar neden olur'/><category term='nezle'/><category term='Basur Memeleri kimlerde görülür'/><category term='Kan ve Kan Hastalıkları'/><category term='Tatula yapraklarının faydaları'/><category term='solunum yetersizliği'/><category term='sezeryan ameliyatı nasıl olur'/><category term='Yolculuklar ve zararları'/><category term='Varisler nedir'/><category term='blokaj'/><category term='bebekte büyüme geriliği neden olur'/><category term='Baş dönmeleri neden olur'/><category term='Afyon çiçeğinin faydaları'/><category term='karın ağrısı'/><category term='zona'/><category term='Uyku hakkında bilgi'/><category term='yemek borusunda kümelenme nedir'/><category term='burun hastalıkları'/><category term='zinde kalmak nasıl olur'/><category term='Heimlich manevrası'/><category term='Cersiyenin faydaları'/><category term='Genetik nedir'/><category term='Şam fıstığının faydaları'/><category term='gebelik dönemi'/><category term='blokaj nedir'/><title type='text'>SAĞLIK</title><subtitle type='html'>Sağlık bilgileri,Şifalı Bitkiler,Bitkisel Çaylar,Fizik Tedavisi</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>216</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-9117835519026528548</id><published>2010-03-08T22:15:00.005+02:00</published><updated>2010-03-08T22:23:01.599+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Göz Sağlığı ve Göz Hastalıkları'/><title type='text'>Çocuklarda Göz Sorunları</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Konjonktivit&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/enfeksiyon/"&gt;Enfeksiyon&lt;/a&gt;dan  ötürü &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/goz-hastaliklari-ve-goz-sagligi/"&gt;göz&lt;/a&gt;  zarının şişmesi. Bu durumda göz doktoruna başvurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tedavi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Göz doktorunuz &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/antibiyotiklerin-faydalari-ve-zararlari/"&gt;antibiyotik&lt;/a&gt;  bir göz damlası, yada bir merhem verecektir. Gözden akan yapışkanımsı  sıvı, kaynatılıp ılındırılmış suyla hafifçe temizlenebilir. Bu temizleme  sırasında çocuğunuzun gözlerini kapalı tutması ve her temizleme işlemi  için yeni bir &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/pamuk/"&gt;pamuk&lt;/a&gt;  kullanılması gerekir. Bu &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/"&gt;hastalık&lt;/a&gt;  süresince mikrobun yayılmaması için çocuğun ayrı havlular kullanmasına  dikkat edilmelidir,duman ya da kirli havadan gözün rahatsız olması  veyahut bir &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/alerjiler/"&gt;alerji&lt;/a&gt;  söz konusudur. Ama çevredeki &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;çocuk&lt;/a&gt;larda  da aynı belirtiler görülüyorsa enfeksiyon sonucu virüse bağlı bir  konjonktivit ihtimali üzerinde durulmalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Eğer yalnızca duman ya da havadaki bir maddeden kaynaklanan bir durum  olduğundan eminseniz., çocuğu bu ortamdan uzaklaştırmak yeterlidir.  Alerjik durumlarda da alerjiye neden olan maddenin (örneğin &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/cicek/"&gt;çiçek&lt;/a&gt; tozu) ortadan  kaldırılmasıyla rahatsızlık geçebilir. Ama bu önlemler yeterli olmuyorsa  göz doktoruna başvurun. Viral konjonktivit için bir tedavi gerekmez.  Ancak, mikrobun yayılmaması için önlem alınmalıdır. Eğer &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kabarcikli-eritemler/"&gt;kızarıklık&lt;/a&gt;  bir haftadan fazla devam ederse ya da çocuğunuzun gözünde bir &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/agri-ve-sizi/"&gt;ağrı&lt;/a&gt; varsa, göz  doktoruna başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Blepharitis&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/cesitli-goz-hastaliklari/"&gt;Göz  kapakları&lt;/a&gt; kenarlarının enfeksiyonu. Göz kapaklarının pul pul olması  sonucu görülen bu hastalığa daha çok &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/"&gt;saç&lt;/a&gt;ında  &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/sac-kepeklenmesinin-tedavisi/"&gt;kepek&lt;/a&gt;  olan çocuklarda rastlanır. Bu durumda bir göz doktoruna başvurmanız  gerekir. Tedavi Doktorunuz büyük bir ihtimalle bir merhem verecektir.  Çocuğunuzun saçlarındaki kepeğin giderilmesi için de özel bir şampuan  kullanılması gerekir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Arpacık&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Göz kapağında, kirpik diplerinde çıkan &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/arpacik/"&gt;arpacık&lt;/a&gt;lara  çocuklarda çok rastlanır. Ne yapmalısınız Arpacık, genellikle özel bir  bakım gerektirmeden bir hafta içinde geçer. Ya kendiliğinden patlayarak  içindeki &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/iltihaplar/"&gt;iltihap&lt;/a&gt;  akar ya da kendi kendine kurur, iltihabı, kaynatıldıktan sonra  soğutulmuş suya batırılmış temiz bir parça pamukla silmek gerekir. Her  seferinde yeni ve temiz bir pamuk kullanılmalıdır. Eğer birkaç hafta  içinde arpacık geçmiyorsa ve göz kızararak ağrı yapıyorsa ya da arpacık  tekrarlanıyorsa, doktora başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sarkık göz kapağı&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bazı çocuklarda üst göz kapağının sürekli sarkık görünüşü “ptosis”  adıyla bilinen bir hastalıktır. Genellikle doğuştan olan bu durum, göz  kapağı kaslarının yeterince güçlü olmayışından kaynaklanır. îleri  yaşlarda ortaya çıkan “ptosis” de bir kas ya da &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/beyin-ve-sinir-hastaliklari/"&gt;sinir&lt;/a&gt;  zayıflığından meydana gelir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Tehlikeler&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Göz kapağı görünüşü etkileyecek derecede sarkık ise tedavisi şarttır.  Çünkü tembelleşen gözde ciddi &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/cocuklarda-gorme-bozukluklari/"&gt;görme  bozuklukları&lt;/a&gt;na neden olabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Tedavi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çocuğunuzda göz kapağı sarkıklığı varsa, doktoru başvurun. Bu  hastalık; gözlük, ya da kasları güçlendirmek amacıyla bir ameliyat  yapılarak tedavi edilebilir. Gözün tembelleşmesi halinde, çocuğun  sağlıklı gözü kapalı tutularak tembefgöz daha fazla çalıştırılmalıdır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-9117835519026528548?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/9117835519026528548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=9117835519026528548' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/9117835519026528548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/9117835519026528548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/cocuklarda-goz-sorunlar.html' title='Çocuklarda Göz Sorunları'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-8804740797929275824</id><published>2010-03-08T22:02:00.001+02:00</published><updated>2010-03-08T22:04:47.349+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beslenme ve Diyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Bebek ve Çocuklarda Kusma</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;BEBEKLERDE KUSMA &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Eğer sütünüz geç geliyorsa en iyi çare, rahatlamaktır. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/beslenme-ve-diyet/"&gt;Beslenme&lt;/a&gt;  zamanlarında rahat olmaya ve ilginizi &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bas-agrisi/"&gt;baş&lt;/a&gt;ka bir yöne  çekmeye dikkat edin. Gerekiyorsa &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligin-onlenmesi-ve-aile-planlanmasi/"&gt;aile&lt;/a&gt;nin  diğer bireylerinden uzak bir odaya gidin ve dış dünya ile ilişkinizi  kesin. Bu durumun aksine, başlangıçta sütünüz ani ve bol geliyorsa  bebeği beslemeden önce sütünüzün birazını sağın. Gaz ya da susuzluk bu  durumun nedeni olabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sütten kesilme&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Doktorunuz bebeğe ne zaman ve nasıl katı yiyecekler vermeniz  gerektiği hakkında gerekli bilgiyi verecektir. Yine de size yardımcı  olacak birkaç esas üzerinde duralım.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Üçüncü aydan önce sütten başka besin vermeyin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;•  Günde bir kere, az miktarda (yaklaşık bir &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/cay/"&gt;çay&lt;/a&gt; kaşığı) &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/pirinc/"&gt;pirinç&lt;/a&gt;  unu, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/tahil-ve-baklagil-kozmetikler/"&gt;tahıl&lt;/a&gt;lardan  hazırlanmış mamalar; meyve ya da &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/sebze-yemekleri/"&gt;sebze&lt;/a&gt;  püresi vererek kati yiyecekler vermeye yavaşça başlayın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;•  Başlangıçta verdiğiniz &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/"&gt;yemek&lt;/a&gt;lerin  yumuşak ve yeterli derecede sulu olmasına dikkat edin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;•  Zamanla tatları ve yapıları farklı yiyecekler verin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Katı yemekler vermeye başlayınca, bebeğinizin sütünü azaltmayı  unutmayın; aksi halde bebeğiniz &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/asiri-kilo-alma-sismanlik/"&gt;aşırı  kilo&lt;/a&gt;lu olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bazı yemekleri sevmemek &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;çocuk&lt;/a&gt;lar  için doğaldır. Çocuk, verdiğiniz bir yemeğin tadını ya da yapısını  beğenmeyebilir (Sütten kesilme, sağda).&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/kusma.jpg"&gt;&lt;img class="alignleft size-full wp-image-4073" title="kusma" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/kusma.jpg" alt="" height="245" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;Anne sütü ve mama İle beslenme&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Günümüzde bütün doktorlar anne sütünün bebeği beslenmenin en iyi yolu  olduğunda birleşiyorlar. Bebeğin ihtiyacı olan bütün &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saglikli-besinler-secmek/"&gt;besinler&lt;/a&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/anne-sutunu-cogaltmak/"&gt;anne  sütü&lt;/a&gt;nde en uygun oranda ve en hazmı kolay şekilde vardır. Bunun yanı  sıra, anne sütü ile beslenen bir &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;bebek&lt;/a&gt;  sütünden &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/antikorlarin-rolu/"&gt;antikor&lt;/a&gt;  adı verilen maddeler alır, bunlar da bebeği &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/"&gt;enfeksiyon&lt;/a&gt;lara  karşı korur. İstemelerine rağmen süt veremeyen, ya da süt vermemesi  gereken çok az &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/kadin-sagligi/"&gt;kadın&lt;/a&gt;  vardır. Süt vermenin başlangıçtaki zorluklarından, çoğunun üstesinden  sabır ve kararlılıkla gelinebilir. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/bebegin-anne-sutuyle-beslenmesi/"&gt;Anne  sütü ile beslenme&lt;/a&gt;nin genel bazı sorunları aşağıda gösterilmektedir.  Acıyan göğüs uçları  &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memegogussorunlari-ve-tedavisi/"&gt;Göğüs&lt;/a&gt;  uçlarının çevresindeki ciltte çatlaklar oluşur ve acı, beslenme boyunca  sürerse, doktorunuza ya da ebenize başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yeni annelerin çoğu &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memegogussorunlari-ve-tedavisi/"&gt;meme&lt;/a&gt;  vermenin ilk birkaç gününde acı duyarlar. Bu, genellikle özel bir bakım  gerekmeksizın iyileşir ama rahatsızlığı azaltmak için birkaç öneride  bulunabiliriz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Bebeğinizin normal şekilde emdiğinden emin olun.&lt;br /&gt;• Göğüslerinizin aşırı dolmasını önleyin.&lt;br /&gt;• Beslenme aralarında göğüs uçlarınızın mümkün olduğunca kuru olmasını  sağlayın.&lt;br /&gt;• Gerekirse yumuşak, lanolin özlü krem sürün.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/anne-sutunu-cogaltmak/"&gt;Sütü  artırmak&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Annelerin çoğu, bebeklerinin ihtiyacı olduğu oranda süt üretirler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Aşağıdaki kurallar sütünüzün bol olmasını sağlayacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Besleyici bir &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/beslenme-ve-diyet/"&gt;diyet&lt;/a&gt;  uygulayın. (Günde normalden 800 kalori fazlasına ihtiyacınız olabilir.)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Aşırı yorgun olmamaya çalışın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Sizin ya da bebeğinizin her ihtiyacı olduğunda süt vermeyi dene &lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Geçici olarak bebeğinizi besleyemiyorsanız sonradan normal  beslemeyi sağlayabilmek için sütünüzü sağın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Özel bir neden olmadıkça bebeğinizi başka türlü beslemeyin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu, göğüslerinizin süt üretmesini sağlayan uyarı sinyallerinin  gelmesini önleyecek ve sütünüzü azaltacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/emzirmeye-karsi-biberon/"&gt;Emzirmek&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bebeğinize süt verirken bütün göğüs ucunu ve çevresindeki renkli  bölgeyi ağzının içine almasına dikkat edin, yoksa göğüs uçlarınız  acıyabilir. Eğer göğüsleriniz aşırı dolu ise, emzirmek güçleşebilir.  Aşağıdaki tavsiyelere uyun. Aşırı dolu göğüsler&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu, sizin için rahatsızlık verici, emmeyi güçleştirdiğinden bebeğiniz  için de sinir bozucu olabiür. Bu sorunu çözmek için bazı öneriler  aşağıda sıralanmıştır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Bebeğinizi sık sık beslenmeye teşvik edin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Eğer emmek bebeğiniz için zor oluyorsa, her beslenmeden önce  göğsünüzden biraz süt sağın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Göğüsleriniz fazla doluysa ve bebeğiniz beslenmeye hazır değilse,  biraz süt sağın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/yeni-dogan-bebegin-mamayla-beslenmesi/"&gt;Mama  ile beslenme&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Anne sütü küçük bebekler için en iyi beslenme yoludur. Ama süt  veremeyen ya da vermek istemeyen anneler için modern mamalar, tatmin  edici bir alternatif oluşturmaktadır. Mama hazırlamak&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mamalar her zaman üzerlerinde yazılı olan tarife uyarak  hazırlanmalıdır. Fazla mama özü katmak besinin tehlikeli derecede yoğun  olmasını, az mama özü katmak ise, yeterli &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/asiri-kilo-alma-sismanlik/"&gt;kilo  alma&lt;/a&gt;yı önler. Her zaman kaynatılmış süt kullanın. Besinleri önceden  hazırlayıp hava geçirmeyen kaplara koyun ve buzdolabında veya soğuk bir  yerde 24 saatten fazla bekletmeyin. Beslenme malzemelerini sterilize  etmek&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/mikrop-ve-bakterilerin-sebep-oldugu-hastaliklar/"&gt;Mikrop&lt;/a&gt;lar  yeterince yıkanmamış biberon ve kaplarda kolaylıkla üredikleri için her  beslenmeden sonra beslenme malzemelerini iyice yıkayın ve bir sonraki  beslenmeden önce sterilize edin.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-8804740797929275824?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/8804740797929275824/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=8804740797929275824' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8804740797929275824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8804740797929275824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/bebek-ve-cocuklarda-kusma.html' title='Bebek ve Çocuklarda Kusma'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-4321516688209352799</id><published>2010-03-08T21:55:00.004+02:00</published><updated>2010-03-08T22:26:20.687+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gebelik - Hamilelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın hastalıkları'/><title type='text'>Hamilelikte Gaz Sorunları</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;Hamileliğin ilk dönemlerinde bulantının son dönemlerinde ise &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;mide  yanması&lt;/a&gt;nın geçmesi amacıyla normalden fazla geğirilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız? &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Soğan, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/lahana/"&gt;lahana&lt;/a&gt;, kurufasulye  gibi gaz yapıcı yiyeceklerden kaçının; bunlar sorununuzu daha da  artıracaktır. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/"&gt;Yemek&lt;/a&gt;  borusuna asitli suların sızmasına neden olan &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/mide-hastaliklari/"&gt;mide&lt;/a&gt;  fıtığı &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/agrilar/"&gt;ağrı&lt;/a&gt;  yaptığında bu acıyı dindirmek için hava yutuyor olabilirsiniz. Mideden &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/diyafram-fitigi/"&gt;diafram&lt;/a&gt;  açıklığına doğru bir çıkıntı yaparak uzaması sonucu oluşan bu  rahatsızlığa özellikle kilolu kişilerde rastlanır. Doktora başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Tedavi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Eğer kilonuz fazlaysa, doktorunuz kilo vermenizi salık verecektir. Bu  sorunun geçmesine yardımcı olur. Bu arada az ve sık öğünler halinde  yemenizi, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/sigara/"&gt;sigara&lt;/a&gt; ve  içkiden kaçınmanızı öğütleyecektir. Çünkü, gerek sigara gerekse içki,  mide ve &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/sindirim-sistemi/"&gt;sindirim  sistemi&lt;/a&gt;nizi olumsuz yönde etkiler. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mide  yanması&lt;/a&gt; sorununuz varsa doktor antı-asit önerebilir. Alternatif  olarak, sancıyı geçirmek için biraz ekmek yemeyi ya da bir bardak süt  içmeyi deneyebilirsiniz. Yemeklerden sonra eğilmekten, sıkı kemer, ya da  korse takmaktan kaçının. Geceleri yastığınızı 10 cm kadar yükseltmeniz  sizi rahatlatacaktır. Yetersiz sindirim genellikle gazla sonuçlanır. Bu,  özellikle hızlı yemek yemekten ve yemek sırasında hava yutuyor olmaktan  kaynaklanır. Bu hava daha sonra gaz olarak çıkar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sindiriminizin düzelmesi için hızlı yemek yemekten vazgeçin ve  özellikle ağır yemeklerden sonra yarım saat kadar dinlenin. Gaz sancısı  gelirse eczanelerde satılan sindirim kolaylaştırıcı ilaçlardan  alabilirsiniz. Eğer sancılarınız sıksa, doktora başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Derhal doktora başvurun Bu sorununuzun nedeni bağırsak tahrişi ya da  kalınbağırsakların duvarlarında oluşan şişkinlikler olabilir. Ancak az  da olsa &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/bagirsak-barsak-hastaliklari/"&gt;bağırsak&lt;/a&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/kanser-hastaliklari/"&gt;kanser&lt;/a&gt;i  ihtimalinin ortadan kaldırılması gereklidir. Tedavi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kesin bir teşhis koyabilmek için doktorun baryum ya da endoskopi  testleri yapması gerekebilir. Uzun vadede kesin tedavi lifli yiyecek  rejimini içerir. Doktor ayrıca sancı kesici ilaçlar da önerebilir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-4321516688209352799?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/4321516688209352799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=4321516688209352799' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4321516688209352799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4321516688209352799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/hamilelikte-gaz-sorunlar.html' title='Hamilelikte Gaz Sorunları'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1832196628593620419</id><published>2010-03-08T21:52:00.001+02:00</published><updated>2010-03-08T21:54:19.532+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağız ve Diş Sağlığı'/><title type='text'>Ağız Kokusu ve Ağız Yarası</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"&gt;Ağız  kokusu&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bas-agrisi/"&gt;baş&lt;/a&gt;kası  sizi uyarmadığı takdirde ağzınızın koktuğunu büyük bir olasılıkla  bilemezsiniz. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"&gt;Ağız&lt;/a&gt;  kokusunun nedenleri genel olarak aşağıdakilerden biridir:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/agizda-cikan-yaralarin-sebepleri-nelerdir/"&gt;Ağız  yarası&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ağızda, dilde ya da diş etlerinde herhangi bir &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/mikroplarin-yol-actigi-alerjiler/"&gt;mikrop&lt;/a&gt;lanma  ya da &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/yaralari-ve-ezilmeleri-tedavi-eden-sifali-bitkiler/"&gt;yara&lt;/a&gt;,  ağız kokusuna neden olabilir. Agzmızı antiseptik suyla yıkarsanız bu  sorununuz iki üç gün içinde geçebilir. Devam ederse doktora danışın.&lt;br /&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/cene-sorunlari.jpg"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-4084" title="cene-sorunlari" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/cene-sorunlari-300x252.jpg" alt="" height="252" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Dişlerin yeterli temizlenmemesi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Eğer dişlerinizi (ya da kullanıyorsanız, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-protezlerihareketsiz-protezler-canli-disler/"&gt;diş  protezleri&lt;/a&gt;nizi) günde iki kere iyice fırçalamıyorsanız &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/dis-eti-kanamasi/"&gt;diş  etleri&lt;/a&gt;nin arasında kalan yiyecek artıkları ağız kokusu yapabilir. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/sarimsak/"&gt;Sarımsak&lt;/a&gt;,  soğan ve &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/yuksek-alkollu-ickiler/"&gt;alkol&lt;/a&gt;  Bu tür yiyecekler &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kan-ve-kan-hastaliklari/"&gt;kan&lt;/a&gt;da  emilip, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/akciger-ve-karaciger-hastaliklari/"&gt;akciğer&lt;/a&gt;lerde  serbest kalan uçucu maddeler içerirler ki, bu da ağız kokusuna neden  olur. Alkol de aynı etkiyi yapar. Bu yiyecekleri yedikten 24 saat sonra  ağız kokusunun geçmesi normaldir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/sigaranin-zararlari/"&gt;Sigara&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sigara her zaman ağız kokusuna neden olmaktadır.Ağız kokunuz  geçmiyorsa doktora başvurun. Protezlerinizi geceleri özel bir  temizleyici karışım içine bırakın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Diş protezlerinin bakımı&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Protezlerinizin kuruyup, deforme olmaması için, geceleri yatarken  muhakkak içinde temizleyici bir madde bulunan bir bardak su içinde  bırakın. Bu aynı zamanda diş etlerinizi de dinlendirecektir. Protezlerin  her gün fırçalanması gereklidir. Dişçiniz protezlerinizi en iyi  fırçalama yöntemini size gösterecektir. Ayrıca ağzınızdaki gerçek  dişlerinizi de çok iyi fırçalamanız gereklidir. Yarım protezler sabah  ilk takıldığında hafif bir rahatsızlık verebilir. Bu normaldir ve bir  müddet sonra geçer. Protezlerin &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/"&gt;sağlık&lt;/a&gt;lı olarak kullanılma  müddeti, 6 ayla 5 sene arasında değişir. Eğer dişleriniz tümüyle  takmaysa 2 yılda “bir dişçinize görünmenizde fayda vardir. Eğer  ağzınızda kendinize ait dişler de kalmışsa 6 ayda bir kontrole gitmeniz  gereklidir.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1832196628593620419?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1832196628593620419/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1832196628593620419' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1832196628593620419'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1832196628593620419'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/agz-kokusu-ve-agz-yaras.html' title='Ağız Kokusu ve Ağız Yarası'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-7229380996740273353</id><published>2010-03-07T02:37:00.003+02:00</published><updated>2010-03-07T02:38:58.784+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kalp ve Damar Hastalıkları'/><title type='text'>Kalbin Yapısı ve Çalışma Şekli</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kalbimiz&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/kalp_koroner.gif"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-3939" title="kalp_koroner" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/kalp_koroner-300x263.gif" alt="" height="263" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kalbimiz &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memegogussorunlari-ve-tedavisi/"&gt;göğüs&lt;/a&gt;  boşluğunda, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/"&gt;akciğer&lt;/a&gt;lerin  arasında, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gogus-kemigi/"&gt;göğüs kemiği&lt;/a&gt;yle  &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kaburga-ve-omur-eklemleri/"&gt;kaburga&lt;/a&gt;ların  muhafazası altındadır. Kalbin alt kısmı ise &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/diyafram-fitigi/"&gt;diyafram&lt;/a&gt;a  dayanır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Son derece kuvvetli, özel bir kas olan &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kalp-ve-damar-hastaliklari/"&gt;kalp&lt;/a&gt;,  yaklaşık olarak her insanın kendi yumruğu büyüklüğündedir. Ortalama bir  yetişkinin kalbi, 300 gram kadardır. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kalp-damar-yapisi-ve-gorevleri/"&gt;Kalbin  görevleri&lt;/a&gt;, yeterince kanı vücudun her yerine ulaşacak kadar  basınçla pompalamak ve sürekli dolaşımını sağlamaktır. Kalp bir günde  yaklaşık olarak 4 bin 730 litre &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kan-ve-kan-hastaliklari/"&gt;kan&lt;/a&gt;  pompalar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kalbimizin dört bölmesi vardır. Bu bölmelerden ikisi diğer &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-organlar-evresi-ve-sagligi/"&gt;organlar&lt;/a&gt;dan  gelen kanı içeri alır, öbür ikisi de dışarıya kan pompalar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kalp Odacıkları&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kalbimizde dört bölme bulunur. Kan bu bölmelerden dışarıya  pompalandıkça, hafif bir ”güm güm” sesiyle kapakçıklar sımsıkı kapanır.  Kalp sesi diye adlandırılan ses işte bu gümbürtüdür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/toplardamar-yangilanmasi/"&gt;Toplardamar&lt;/a&gt;lar  vücudun her bölgesinden topladıkları kanı kalbe getirir. Bu kan önce  sağ &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/"&gt;kulak&lt;/a&gt;çığa  girer, bir kapakçıktan geçerek sağ karıncığa ulaşır. Buradan, ikinci  bir kapakçık yoluyla akciğer &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/atardamarlar/"&gt;atardamar&lt;/a&gt;ına,  dolayısıyla da akciğerlere akar. Akciğerlerde kan yeniden  oksijenlenecektir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Akciğer toplardamarları aracılığıyla yeniden kalbe gelen kan önce sağ  kulakçığa, sonra da üçüncü bir kapakçıktan geçerek sol karıncığa  boşalır. Nihayet, yüksek basınçla dördüncü kapakçıktan dışarıya, vücudun  ana atardamarı olan aorta pompalanır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kalp Ritmi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yetişkin insanlarda kalp dakikada ortalama 60 ile 80 kere atar. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;Çocuk&lt;/a&gt;ların  kalp ritmi daha hızlıdır. Buna karşılık sporcuların kalp ritmi bir  hayli yavaştır, çünkü kondüsyonu yüksek bir vücutta kalp her atışta daha  fazla kan pompalayabilmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Spor yaptığımızda kalp ritmimiz artarak, kaslarımıza daha bol kan  gitmesini sağlar. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/"&gt;Yemek&lt;/a&gt;  sırasında ve yemekten hemen sonra da &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/sindirim-sistemi/"&gt;sindirim&lt;/a&gt;  organlarımızın fazla kan ihtiyacını  karşılayabilmek için kalp ritmi  yükselir. Ayrıca, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ates/"&gt;ateş&lt;/a&gt;imiz çıktığı  zaman da, vücudumuzun ısı kaybedebilmesi için kalbimiz yüzeye doğru daha  fazla kan pompalamaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kalp ritmini ölçmenin en iyi yolu, bileğimizdeki kol atar&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/"&gt;damar&lt;/a&gt;ında  nabzı ölçmektir, ki parmağımızın ucunu diğer bileğimizin alt yüzünde,  başparmağın hemen dibine yerleştirerek, nabzımızı kolayca sayabiliriz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Kalbin İçi ve Dışı&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Dışarıdan gelen kan, kalbin bölmelerinden ikisinde, yani  kulakçıklarda toplanır. Oksijeni bol kanı getiren akciğer  toplardamarlarıyla oksijeni azalmış kanı getiren veya kanı kalbe  bağlayan girişler daima açıktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kulakçıkların altında, kalbin pompa bölmeleri olan iki karıncık  bulunur. Sürekli açılıp kapanan dört kapakçık kanın parmaklara ve oradan  da atardamarlara akışını kontrol eder. Eğer kapakçıklardan biri  sakatlanacak olursa, kanın bir bölümü geri akar ve bu da kalp hırıltısı  denilen sesleri meydana getirir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bütün &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/"&gt;hücreler&lt;/a&gt;  gibi, kalp &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/"&gt;hücre&lt;/a&gt;lerimizin  de kana ihtiyacı vardır. Kalbin yüzeyinde uzanan kalp atardamarları  hücrelere oksijen taşır. Kalp toplardamarları ise hücrelerdeki atık  maddeleri boşaltır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kalbimiz Nasıl Atıyor&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kalp kasının hareketleri hız ayarlayıcısının kontrolü altındadır.  Kalp kası dahilinde, uzmanlaşmış bir doku olan hız ayarlayıcısının  faaliyetlerini elektrokardiyogramda (EKG) tespit edebiliriz. İnsanın  kendi hız ayarlayıcısı vazife yapamaz hale gelecek olursa, suni bir hız  ayarlayıcı da aynı fonksiyonu üstlenebilmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;(1) Hız ayarlayıcısı kulakçıklarla karıncıklar arasındaki  kapakçıkları açan kaslara bir sinyal gönderir. Karıncıklara kan dolar.&lt;br /&gt;(2) Kulakçıklarla karıncıklar arasındaki kapakçıklar sertçe kapanır. (Bu  sesi steteskop aracılığıyla duyabiliriz.) Bu arada kulakçıklara yeniden  kan dolmaya başlamıştır.&lt;br /&gt;(3) Hız ayarlayıcısı kalp duvarının kas dokusuna bir sinyal gönderir. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/karin-agrisi/"&gt;Karın&lt;/a&gt;cıklar  kasılır ve böylece aort ile akciğer atardamarına bağlanan kapakçıklar  açılmış olur. Bu kasılma neticesinde kan pompalanır.&lt;br /&gt;(4) Karıncıkları aorta ve akciğer atardamarına bağlayan iki kapakçık  sertçe kapanır. (Steteskopla bu ses de duyulabilmektedir.)  Karıncıklarımız gevşer. Kulakçıklarla karıncıklar arasındaki kapakçıklar  hâlâ kapalıdır, ki kulakçığa da kan dolmaya başlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bütün bu süreçlerden oluşan kalp atışı genellikle bir saniyeden az  bir süre içinde tamamlanır. Artık kalbimiz yeni bir atışa hazırdır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-7229380996740273353?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/7229380996740273353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=7229380996740273353' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7229380996740273353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7229380996740273353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/kalbin-yaps-ve-calsma-sekli.html' title='Kalbin Yapısı ve Çalışma Şekli'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-2521221447543336844</id><published>2010-03-07T02:32:00.002+02:00</published><updated>2010-03-07T02:34:00.944+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyin ve Kafa Hastalıkları'/><title type='text'>Beynimizin  Çalışma Biçimleri</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/"&gt;Beyin&lt;/a&gt;,  &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-sistemi/"&gt;sinir sistemi&lt;/a&gt;nin  en karmaşık parçasıdır. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kafa-ici-basinc-artisi-sendromu/"&gt;Kafa&lt;/a&gt;tası  &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/"&gt;kemik&lt;/a&gt;leri,  menenjler ve &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/beyin-zarlari-ve-beyin-omurilik-sivisi/"&gt;beyin-omurilik&lt;/a&gt;  sıvısı tarafından tamamen muhafaza altına alınmıştır. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/karin-agrisi/"&gt;Karın&lt;/a&gt;cık  adı verilen dört boşlukta toplanan beyin-&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omurilik-hastaliklari/"&gt;omurilik&lt;/a&gt;  sıvısı menenjler arasındaki boşluğa akar ve en sonunda yeniden &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kan-dolasimi-icin-sifali-bitkiler/"&gt;kan  dolaşımı&lt;/a&gt;na karışır. Böylelikle sürekli yenilenmiş olur. Omurlar  arasındaki diskler de, omuriliğin tepesinde yer alan beynimize amortisör  vazifesi görürler.&lt;br /&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/beyin_1.gif"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-3954" title="beyin_1" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/beyin_1-275x300.gif" alt="" height="250" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Vücut ağırlığımızın yalnızca &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yuz-agrilari/"&gt;yüz&lt;/a&gt;de 2sini  oluşturan beynimiz, toplam enerji üretimimizin yüzde yirmisini  tüketmektedir. Bu enerjiyi &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/"&gt;kan&lt;/a&gt;ın  taşıdığı glikoz ve oksijenden alır. Kanımızdaki glikoz (&lt;a style="cursor: pointer;" href="http:///"&gt;kan şekeri&lt;/a&gt;) seviyesi  düşerse, önce acıkır ve huzursuz oluruz. Seviye daha da alçalırsa beyin  faaliyetini azaltır, biz de yarı baygın bir hale geliriz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Oksijen daha da hayati önemdedir. Oksijensiz kalan beyin &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/"&gt;hücreler&lt;/a&gt;i  en fazla beş dakika içinde ölür. Beynin bir bölümünde &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kan-dolasimi-icin-sifali-bitkiler/"&gt;kan  dolaşımı&lt;/a&gt; duracak olursa, o bölgede hayatiyet sonar erer. Mesela &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/felc-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;felç&lt;/a&gt;  inmesi böyle bir durumdur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Gayet karmaşık bir organ olan beyini daha kolay anlamak için  üç kısma ayırabiliriz:&lt;/strong&gt; Beyin sapı, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/beyincik-korelmeleri/"&gt;beyincik&lt;/a&gt;  ve asıl beyin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Beyin sapı omuriliğin uzantısıdır. Beyin sapı içinde hayat merkezi  diye adlandırılan özel nöron grupları &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-darliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;nefes&lt;/a&gt;  alıp verme, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/"&gt;kalp&lt;/a&gt;  ritmi ve kan basıncı gibi gayri iradi faaliyetleri yönetir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Beyinciğin en önemli fonksiyonu &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fiziksel-aktivite/"&gt;fiziksel&lt;/a&gt;  koordinasyonu sağlamaktır. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kas-sistemi/"&gt;Kaslar&lt;/a&gt;ımızın  hareketlerini yönetir, aynı anda yaptığımız çeşitli hareketlerin  birbiriyle uyumlu olmasını sağlar, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ic-kulak-bozunlari-ve-travma-kokenli-bozunlar/"&gt;iç  kulak&lt;/a&gt;taki denge organlarından ve &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/"&gt;eklem&lt;/a&gt;lerle  kaslardan sürekli bilgi alan beyincik dengemizi korumamızda önemli rol  oynar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Asıl Beyin&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Beynin en büyük ve en karmaşık kısmına asıl beyin adı verilmektedir.  Korpus kallosum da dahil olmak üzere çeşitli &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/"&gt;sinir&lt;/a&gt;  lifi hatlarıyla birbirine bağlanan iki büyük yarım küresi vardır. Bu  yarımküreler beyaz madde (miyelin kaplı sinir lifleri) ihtiva eden bir  merkezle bunu çevreleyen ve beyin kabuğu adı verilen bir gri madde  tabakasından oluşur. İradi hareketlerimizi &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bas-agrisi/"&gt;baş&lt;/a&gt;latıp  durdurmak beyin kabuğunun vazifesidir. Bilinçli olarak algıladığımız  bütün vücut duyumları beyin kabuğuna gelir, öğrenme, değer biçme,  yaratıcılık ve bazı hislerimiz de yine beyin kabuğunun sorumluluğu  altındadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Beyin kabuğunun her bölümü başka bir işe yarar. Mesela her iki  yarımküredeki “motor çizgi” iradi hareketleri kontrol eder. Sağ beyin  kabuğu vücudun sol tarafının, sol beyin kabuğu ise sağ tarafının iradi  hareketlerinden sorumludur. Sıcak, soğuk, basınç, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/agrilar/"&gt;ağrı&lt;/a&gt;  veya acı gibi duyumlar da ters yandaki beyin kabuğu tarafından  algılanır. Beyin kabuğunun başka bazı bölgeleri de görme, duyma, tat ve  koku gibi duyumları alır. Mesela kafatasımızın arkasındaki &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gorme-siniri-hastaliklarigorme-siniri-diski-odemi/"&gt;görme  merkezi&lt;/a&gt; &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/goz-sagligi/"&gt;göz&lt;/a&gt;lerimizden  gelen mesajları almaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çoğu insan beyninin sol yarısını daha çok kullanır. Solakların  azınlıkta olması da bundan ileri gelmektedir. Sağ elini kullanan  insanların çoğunda (ve solakların da bir bölümünde) konuşma, konuşulanı  anlama, okuma, yazma ve mantık yürütme beynin sol yarımküresinin  sorumluluğundadır. Sağ yarımküreyse daha çok müzikten anlama, sanat  kabiliyeti, yaratıcılık ve duygular üzerinde rol oynar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Uyuduğumuz zaman beyin kabuğunun tüm faaliyetleri yavaşlar. Beyin  kabuğumuz hastalanacak ya da hasar görecek olursa sersemler, hatta  bilincimizi kaybederiz. Bazı ilaçlar da benzer problemler doğurabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mesela felç inmesi durumunda olduğu gibi, beyin kabuğunun bir  bölümünün hasar görmesi, o bölümün yönettiği fonksiyonun kaybına  yolaçacaktır. Yani, sol yarımkürenin motor bölümünde bir damar tıkanması  vücudumuzun sağ tarafının tamamen veya kısmen felç olmasına ve belki  konuşma kabiliyetimizi de kaybetmemize sebep olabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Buna karşılık bazen de beyindeki bir hasar sonucunda belli bir bölge  tahriş olur ve nöronlar aşırı faaliyet göstermeye başlar. Bu durumda, o  bölgenin kontrolü altındaki organlarda, denetlenemeyen, şiddetli  hareketler başgösterebilir. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sara-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sara  hastalığı&lt;/a&gt; böyle doğmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Beynin &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/"&gt;deri&lt;/a&gt;nliklerindeki  bazı bölgelerin hafızadan sorumlu olduğu bilinmektedir, fakat hafızanın  mekanizması henüz tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Fakat biri kısa  vadeli, diğeri de uzun vadeli olmak üzere iki tür hafıza olduğu  kesindir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hafızamızdaki bilgileri kullanabilmemiz nöron bağlantılarıyla mümkün  olmaktadır. Bunu sağlayan çağrışım zincirleri tekrar tekrar kurulacak  olursa, her an kullanılmaya hazır hale gelirler. Hafızanın kullanıldıkça  geliştiği tahmin edilmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Sol Yarımküre Asıl Beyin&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Karmaşık düşünceler, beynimizin en büyük parçası olan asıl beyinde  gelişir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/hipotalamus-ve-hipofiz-nedir/"&gt;Hipotalamus&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hipotalamus, vücudumuza direktif gönderen iki sistemi, sinir sistemi  (elektrik) ile salgı sistemini (kimyevi) koordine eder.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Talamus&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Talamus, beynimize gelen duyusal mesajları tasnif ve tevzi eden bir  dağıtım merkezidir.  Beyincik, motor sistemle birlikte çalışarak,  hareketlerimizi koordine eder.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Beyin Sapı&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sindirim, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/solunum-yollari-hastaliklari/"&gt;solunum&lt;/a&gt;  ve &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dolasim-sistemi/"&gt;dolaşım  sistemleri&lt;/a&gt;mizin kontrol merkezleri beyin sapında yer alır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-2521221447543336844?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/2521221447543336844/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=2521221447543336844' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2521221447543336844'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2521221447543336844'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/beynimizin-calsma-bicimleri.html' title='Beynimizin  Çalışma Biçimleri'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-6119329741235026392</id><published>2010-03-07T02:29:00.002+02:00</published><updated>2010-03-07T02:31:09.309+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifalı bitkiler'/><title type='text'>Bitkileri Toplama Kurutma ve Kullanma Şekilleri</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/sifali-bitkiler/"&gt;Bitkiler&lt;/a&gt;i  Toplama Zamanı&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1.  Bitkiler yer üstü kısımları bitki &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cicek-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;çicek&lt;/a&gt;  açmadan evvel veya çicekte iken toplanmalıdır.&lt;br /&gt;2.  Çiçekler tamamen açılmadan evvel veya tomurcuk halinde.&lt;br /&gt;3.  Yaprakları toplanacak bitkiler, bitki çicek açmaya &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bas-agrisi/"&gt;baş&lt;/a&gt;ladığı  zaman.&lt;br /&gt;4.  Kökler (Toprak alt kısmının) Bitkinin toprak üstü dalları kuruduktan  sonra.&lt;br /&gt;5.  Tohumlar olgunlaştıktan son­ra, bir kısmı ise henüz olgunlaşmadan  toplanmalıdır.&lt;br /&gt;6.  Ağaç ve dal kabukları bitki yapraklarını dökdükten sonra veya ilk  baharda bitkiye su yürümeye başladığında &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bitkileri Kurutma Zamanı&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çicek ve yapraklaları gölgede kurutulur.&lt;br /&gt;Kökler ve sulu bitkiler güneşte kurutulur&lt;br /&gt;Tibbi bitkilerin 1 yılın sonunda etkileri azaldığından her yıl taze  olarak toplanıp kullanılmalıdır.&lt;br /&gt;Alacağınız bitkinin taze olmasına bilhassa dikkat edilmelidir.   &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bitkilerin Kullanma Biçimleri&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1. Toz haline getirilen bitki, tohum , kabuk, yaprak su ile içilebildiği  gibi hap haline getirilerek; kase içinde veya su ile karıştırılıp  içilebilir.&lt;br /&gt;2.  Haşlama halinde, bitkiler ve yumuşak yapraklar ufalanmak sureti ile  (toz halinde değil) ağaç kabukları, kök ve benzeri sert meyve ve  tohumlar ufak parcalar haline getirilip kullanılır.&lt;br /&gt;3.  Kaynatma şeklinde, bazı ağaç kabukları, kökleri veva benzeri sert  kısımlar kaynatılması belirtilmişse ufak parçalar haline getirilir.  Tarif edilen şekillerde kaynatılıp kullanılır. Haşlama veya kaynatma  şeklin­de kullanılacak droglar günlük taze olarak hazırlanmalıdır.&lt;br /&gt;4.  Kabuk – kök ve benzeri sert meyve veya tohumları toz haline  getirilip kullanılabilir.&lt;br /&gt;5.  Bitkileri kullanırken tarif edi­len doza mutlaka riavet edilmeli yan  etkisi ortaya çıktığında tedavi bırakılmalıdır. Dozuna riayet ederek  kullanılan çok faydalı bir bitki dozuna riayet etmediğimiz takdirde  bizim için zararlı neticeler meydana&lt;br /&gt;getirebilir.&lt;br /&gt;6. Kullanmak mecburiyetinde kaldığımız bu bitkilerin tarif edilen  dozların üzerinde alındığında tehlikeli &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zehirlenmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;zehirlenme&lt;/a&gt;lere  sebep olacağı ve hatta ölüme bile sebebiyet verebileceği &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/goz-sagligi/"&gt;göz&lt;/a&gt;  önünde bulundurulmalıdır.&lt;br /&gt;7.  &lt;strong&gt;Bitkiler:&lt;/strong&gt; Merhem haline getirmek sureti ile haricen  kullanılırlar. Lapa halinde, tibbi yağ şeklinde, hülasa halinde, tentür  şeklinde ve hap şeklinde kullanılırlar.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hülasa;&lt;/strong&gt; Bitkinin su, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/alkol-bagimliligi-ve-alkolden-kurtulma-tedavisi/"&gt;alkol&lt;/a&gt;  veya eter gibi çözücüler içerisinde bekletilmesi neticesi elde edilen  sıvının belli bir orana kadar kaynatılarak tüketilmesi ile elde edilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tentür:&lt;/strong&gt; Bitkinin yağ, su, alkol veya eter gibi  çözücüler içerisinde bir müddet bekletilmesi ile elde edilen sıvıdır.  Tentür alkol içerisinde 2-3 gün bekletmek su içerisinde ise 2-3 hafta  beklet­mek sureti ile yapılır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanması:&lt;/strong&gt; 1 ölçü bitki 5 ölçü alkol, su veya eter  içerisine konur. Ağzı kapalı bir kavanoz veya şişeye doldurulur. 10 gün  oda sıcaklığında ve karanlık bir yerde bekletilir. Sık sık çalkalanıp  süzülür, Bu şekilde tentür elde edilmis olur.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tıbbi yağ:&lt;/strong&gt; Bitkinin saf &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/zeytinyagi/"&gt;zeytinyağı&lt;/a&gt; veya  özel tarif edilen yağ içeri­sinde 15 gün kadar bir muddet bekletilmesi  sureti ile elde edilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Lapa:&lt;/strong&gt; Kulanılacak bitki taze veya kurutulmuş halde lapa  yapımında kullanılır. Lapa hazırlarken su, un veya başka bitki  kısımları da ilave edilebilir. Birinci defada &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/agrilar/"&gt;ağrı&lt;/a&gt;  geçmezse, 1 defa daha tatbik etmekte fayda vardır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hap:&lt;/strong&gt; Bitki ya toz halinde ya da un, bal, leblebi tozu  gibi şeylerle hap yapılır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-6119329741235026392?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/6119329741235026392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=6119329741235026392' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6119329741235026392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6119329741235026392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/bitkileri-toplama-kurutma-ve-kullanma.html' title='Bitkileri Toplama Kurutma ve Kullanma Şekilleri'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-4153166598101027210</id><published>2010-03-07T02:26:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T02:28:13.461+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Saç Bakımı ve Saç Sağlığı'/><title type='text'>Saçlarımızın Yapısı</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Saçımız&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/"&gt;Saç&lt;/a&gt;  teli, folikül adı verilen bir bezciğin altından büyür. Her folikül,  duygularla yada soğuk gibi etkenlerle kasılan küçük bir kasa sahiptir.  Bu &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kas-sistemi/"&gt;kaslar&lt;/a&gt;  kasıldığında &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saclarin-gur-cikmasini-saglayan-sifali-bitkiler/"&gt;saçlar&lt;/a&gt;ımız  dikilir. Yaygın deyişle tüylerimiz diken diken olur.&lt;br /&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/sac_yapisi.jpg"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-3991" title="sac_yapisi" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/sac_yapisi-300x210.jpg" alt="" height="250" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Foliküllerde aynı zamanda sebum adı verilen &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/et-yemekleri/"&gt;et&lt;/a&gt;  yağı üreten &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/salgi-bezleri-tikanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;salgı  bezleri&lt;/a&gt; bulunur. Sebum, saç çubuğunu ve onu çevreleyen &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/"&gt;deri&lt;/a&gt;yi  kayganlaştırır. Bulûğ çağında bu salgı bezleri çok fazla çalışarak, çok  miktarda yağ üretir. Bu yağ, gözenekleri tıkayarak, sivilcelerin  oluşmasına yolaçar. Saçın yoğunluğu, vücudun çeşitli kısımlarında  farklılık gösterir. Bulûğ çağından sonra cinsiyet &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hormonlar-ne-ise-yararhormon-tedavisi-ne-kadar-surer/"&gt;hormon&lt;/a&gt;ları  &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/kadin-sagligi/"&gt;kadın&lt;/a&gt;  ve &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/erkek-sagligi/"&gt;erkek&lt;/a&gt;  vücudunun farklı bölgelerinde saç ve tüy çıkmasına yol açar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kirpikler üç-dört ay içinde ölüp dökülürken, baştaki saçlar dökülüp,  yerini yenisine bırakmadan önce üç-dört yıl yaşayabilir. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bas-agrisi/"&gt;Baş&lt;/a&gt;taki saçlar  ayda 1.3 santimetre kadar uzar. Saçın yalnızca kök kısmı canlı olduğu  için, saç kestirmek büyümeye engel teşkil etmez. Saçımızın rengi,  pigment miktarı ve saç çubuğunda bulunan hava bölümlerinin sayısı ve  boyutuna bağlıdır. Saçımızın rengi, kalınlığı, azami uzunluğu ve biçimi  kalıtımla geçer. İnsan yaşlandıkça, saçtaki pigment miktarı azalır ve  saç rengi önce gri, sonra da beyaz olur.&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ımız&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/"&gt;Saç&lt;/a&gt;  teli, folikül adı verilen bir bezciğin altından büyür. Her folikül,  duygularla yada soğuk gibi etkenlerle kasılan küçük bir kasa sahiptir.  Bu &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kas-sistemi/"&gt;kaslar&lt;/a&gt;  kasıldığında &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saclarin-gur-cikmasini-saglayan-sifali-bitkiler/"&gt;saçlar&lt;/a&gt;ımız  dikilir. Yaygın deyişle tüylerimiz diken diken olur.&lt;br /&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/sac_yapisi.jpg"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-3991" title="sac_yapisi" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/sac_yapisi-300x210.jpg" alt="" height="250" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Foliküllerde aynı zamanda sebum adı verilen &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/et-yemekleri/"&gt;et&lt;/a&gt;  yağı üreten &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/salgi-bezleri-tikanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;salgı  bezleri&lt;/a&gt; bulunur. Sebum, saç çubuğunu ve onu çevreleyen &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/"&gt;deri&lt;/a&gt;yi  kayganlaştırır. Bulûğ çağında bu salgı bezleri çok fazla çalışarak, çok  miktarda yağ üretir. Bu yağ, gözenekleri tıkayarak, sivilcelerin  oluşmasına yolaçar. Saçın yoğunluğu, vücudun çeşitli kısımlarında  farklılık gösterir. Bulûğ çağından sonra cinsiyet &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hormonlar-ne-ise-yararhormon-tedavisi-ne-kadar-surer/"&gt;hormon&lt;/a&gt;ları  &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/kadin-sagligi/"&gt;kadın&lt;/a&gt;  ve &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/erkek-sagligi/"&gt;erkek&lt;/a&gt;  vücudunun farklı bölgelerinde saç ve tüy çıkmasına yol açar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kirpikler üç-dört ay içinde ölüp dökülürken, baştaki saçlar dökülüp,  yerini yenisine bırakmadan önce üç-dört yıl yaşayabilir. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bas-agrisi/"&gt;Baş&lt;/a&gt;taki saçlar  ayda 1.3 santimetre kadar uzar. Saçın yalnızca kök kısmı canlı olduğu  için, saç kestirmek büyümeye engel teşkil etmez. Saçımızın rengi,  pigment miktarı ve saç çubuğunda bulunan hava bölümlerinin sayısı ve  boyutuna bağlıdır. Saçımızın rengi, kalınlığı, azami uzunluğu ve biçimi  kalıtımla geçer. İnsan yaşlandıkça, saçtaki pigment miktarı azalır ve  saç rengi önce gri, sonra da beyaz olur.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-4153166598101027210?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/4153166598101027210/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=4153166598101027210' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4153166598101027210'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4153166598101027210'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/saclarmzn-yaps.html' title='Saçlarımızın Yapısı'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-6177741598787115176</id><published>2010-03-07T02:24:00.004+02:00</published><updated>2010-03-07T02:25:01.965+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vücut Yapımız'/><title type='text'>Duyu Organları</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/beynimiz-ve-calismalari/"&gt;Beynimiz&lt;/a&gt;  vücudumuzun dışından gelen bilgileri nasıl alır? Bu bilgiler, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/goz-sagligi/"&gt;göz&lt;/a&gt;lerimiz,  &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/"&gt;kulak&lt;/a&gt;larımız  ve diğer &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/duyu-organlari/"&gt;duyu  organlarımız&lt;/a&gt; tarafından toplanmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir duyu organı çok sayıda iki uçlu alıcı &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hucre-ve-hucrelerin-gorevleri/"&gt;hücre&lt;/a&gt;ye  sahiptir. Bu hücrelerin dış ucu ışık süzmelerinden, ses dalgalarından,  basınçtan, hatta bazen havada uçan gıda moleküllerinden bilgi toplar.  Alıcı hücre, topladığı bu bilgileri elektrik sinyallerine dönüştürür.&lt;br /&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/duyu.jpg"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-3959" title="duyu" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/duyu-206x300.jpg" alt="" height="250" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Alıcı hücrenin iç ucundan, duyu &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/"&gt;sinir&lt;/a&gt;leri  bu elektrik sinyallerini beynin özel bölgelerine taşırlar. Beynimiz,  sinyalleri seslere, görüntülere, kokulara, basınçlara ya da acıya  çevirir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Burnumuz&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Koku duygusu, ilkel hayat türlerinde milyonlarca yıl önce oluştu.  Bazı böcekler karşı cinsin kokusunu kilometrelerce uzaktan alabilirler.  Diğer hayvanlarla karşılaştırıldığında, insanın koku duyusu oldukça  zayıf kalmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kokular, havada yüzen kimyevi parçacıklardır. Kokulara karşı hassas  alıcı hücreler &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/burun-bosluklari/"&gt;burun  boşlukları&lt;/a&gt;nın üst bölümlerinde ve genizde bulunur. Bu hücreler posta  pulu büyüklüğünde bir alana yayılmıştır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Koku hücreleri üzerinde sümükle kaplı küçük tüyler bulunur. Bu sümük  tarafından emilen kokular koku hücresi çubuklarıyla temasa geçer. Koku  hücresi çubukları genzin hemen üstünde bulunan koku tüpüne elektrik  sinyalleri gönderir. Koku tüpü, bu sinyalleri &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/beyin-zari-hastaliklari/"&gt;beyin  zarı&lt;/a&gt;nın belirli bir bölgesine iletir. Burada beynimiz kokuları  birbirinden ayırır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Beynin çeşitli kokularla uyarılması &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-sistemi/"&gt;sinir sistemi&lt;/a&gt;nden  gelen otomatik tepkilerle gerçekleşir. Mesela güzel yiyecek kokuları  sindirim sistemimizde salya ve sindirim sularının üretilmesine yol  açabilir. Kötü kokular öğürme, hatta kusmaya yol açabilir. Koku duyumuz  bizi duman ya da zehirli gazlara karşı uyarır. Kokuşmuş ve bozulmuş  yiyeceklerin kokusunu önceden alarak, onları yememizi engeller.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Normal &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/solunum-yollari-hastaliklari/"&gt;solunum&lt;/a&gt;  esnasında havadaki kokunun küçük bir miktarı koku hücresi çubuklarına  ulaşır. Eğer o kokuyu tanımlamak istersek, daha &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/"&gt;deri&lt;/a&gt;n  soluyarak koklarız. Dilimiz&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yiyeceklerdeki kimyevi maddelerin bir bölümü ağzımızdaki &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/tukuruk-bezleri-hastaliklari/"&gt;tükürük&lt;/a&gt;te  erir. Dilimizin tat tomurcuklarındaki alıcı hücreler bu kimyevi  maddelerle temasa geçince tat hissi meydana gelir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Her tat tomurcuğu alıcı hücrelerden oluşan bir topaktır. Dilimizin  ucunda, kökünde ve yumuşak &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dudak-yariklari-ve-damak-yariklari/"&gt;damak&lt;/a&gt;ta  tat tomurcukları bulunur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Genel olarak dört tür tat bulunduğu öne sürülmektedir. Acı, ekşi, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/tatli-tarifleri/"&gt;tatlı&lt;/a&gt;  ve tuzlu. Ancak bunların birçok tür ve karışımları olan ara tatlar da  vardır. Dilimizin belirli bölümleri belirli tatları algılar. Dilin arka  kısmı acıya, ön kısımları ise tatlıya duyarlıdır. İnsan yaşlandıkça tat  tomurcuklarının sayısında, dolayısıyla tat duyusunda azalma meydana  gelir. Bu azalma, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/"&gt;yemek&lt;/a&gt;  zevkinin de azalmasına yolaçar. Nitekim kimi yaşlıların genellikle &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/istah-acmanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;iştah&lt;/a&gt;sız  oldukları vakidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Duyu sinirleri tat tomurcuklarından &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/"&gt;beyin&lt;/a&gt;e  sinyaller taşırlar. Daha sonra bu sinyaller beyin tat merkezine  iletilir. Tat dediğimiz şeyin büyük bir bölümü kokudur aslında. Bunu &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/soguk-alginliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;soğuk  algınlığı&lt;/a&gt; nedeniyle burnumuz tı&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/"&gt;kan&lt;/a&gt;dığı  zaman anlayabilirsiniz. Bir arada çalışarak koku ve tat duyularımız  binlerce değişik yiyeceği birbirinden ayırdetmemizi ve yemek yemeyi bir  zevk haline getirmemizi sağlarlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Burnun Ve Dilin Diğer Görevleri&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Duyu sistemimizin yanı sıra dilimiz ve burnumuz, vücudumuzdaki diğer  sistemlere de hizmet ederler. Burnumuz, solunum sistemimize soluduğumuz  havayı ısıtarak, temizleyerek ve nemlendirerek yardımcı olur. Dilimiz  ise yiyecekleri ezip, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/agiz-ve-dis-sagligi/"&gt;ağız&lt;/a&gt;  içinde sindirim suları ve salya ile karıştırarak, sindirim sisteminde  de önemli bir görev üstlenir. Gerek burun, gerekse dil konuşmamıza  yardımcı olurlar. Dilimiz sesimizi biçimlendirir. Genzimiz, başımızdaki  birçok boşluk,&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/"&gt;  boğaz&lt;/a&gt;, ağız, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinus-hastaliklari-ivegen-sinus-iltihaplari/"&gt;sinüsler&lt;/a&gt;,  ses tellerimizin ürettiği yumuşak sesleri yükselterek, diğer insanların  bizi duymasını sağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; BİR ALICI HÜCRE BEYNE NASIL HİZMET EDER? &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir alıcı hücre bilgiyi todar ve beyinden geçen elektrik sinyallerine  dönüştürür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Kokuları ve Tatları Toplamak&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gerek tat ve gerekse koku algılayıcılarımız sıvı içinde erimiş  kimyevi moleküllere tepki gösterir. Bu sıvı ağızda salya, burunda  sümüktür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Koklamak ve Tatmak&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Koku alıcılarımız, kokulan sinyallere çevirerek, beyin korteksindeki  koku merkezine yollar. Dilimizdeki tat alıcıları ise sinyalleri beynin  tat merkezine iletir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Koku merkezi &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Güçlü kafatası kemikleri gözümüzü çevreler. Güçlü ve saydam kornea  (saydam tabaka) &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gozbebegi-hastaliklari/"&gt;gözbebeği&lt;/a&gt;  ve göz merceğini korur. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goz-kapagi-sismesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Gözkapağı&lt;/a&gt;  ve kirpikler gözü yabancı maddelerden korur. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gozyasi-bezlerinin-hastaliklari/"&gt;Gözyaşı  bezi&lt;/a&gt; sürekli nem sağlayarak, saydam tabakanın temiz kalmasını  sağlar. Bu sıvı, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gozyasi-yollari-hastaliklari/"&gt;gözyaşı&lt;/a&gt;  kanallarından buruna boşalır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/gozlerimiz/"&gt;Gözlerimiz&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tüm duyularımız arasında, görme duyusu en önemlisidir. Gözlerimiz,  baktığımız her şeyle ilgili bilgileri beyine aktarır. Okuma yoluyla  gözlerimiz, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bas-agrisi/"&gt;baş&lt;/a&gt;ka gözlerin  ve beyinlerin bilgilerini de beynimize iletir. Bir varsayıma göre,  bilgilerimizin 5te 4ü beynimize gözlerimiz aracılığıyla aktarılmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;insanlar genellikle gözleri fotoğraf makinesi ile karşılaştırır.  Gerek göz, gerekse fotoğraf makinesi görüntüleri odaklayan merceklere  sahiptir. Her ikisi de gerekli miktarda ışığın geçişini ayarlayan  sistemdedir. Göz, beyine elektrik sinyalleri aracılığıyla sürekli bir  görüntü akışı sağlar. Bu, tıpkı bir televizyon kamerasının evimizdeki  alıcıya görüntü aktarması gibidir. Ancak, göz, herhangi bir TV  kamerasından çok daha karmaşık bir yapıya sahiptir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Işık Huzmelerinden Edinilen Bilgi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gözler, ışık huzmelerinden bilgi alır. Işık huzmeleri güneşten ya da  çevremizdeki diğer ışık kavramlarından gelir ve objelerden yansır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Işık huzmeleri objeler tarafından emilir ya da yansıtılır. Üzerine  düşen ışık huzmelerinin tümünü emen cisimler siyah, tümünü yansıtan  cisimler ise beyaz renkte görünür. Renkli cisimler ışık spektrumundaki  belirli bölümleri emip, diğerlerini yansıtırlar. Bir şeye baktığımızda, o  cisimden yansıyan ışık huzmeleri, gözümüzün saydam tabakası korneadan  geçer. Daha sonra göz merceği ışığı retina üzerinde odaklar. Buradaki  görüntü, aynadaki gibi ters ve başaşağıdır. Elektrik sinyalleri  retinadaki görüntüyü beyine düzelmiş şekliyle iletir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;iris, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kahve/"&gt;kahve&lt;/a&gt;rengi, mavi ya da  başka bir renkte olabilir, gözbebeğini çevreler. Güçlü bir ışık altında  gözbebeğinizi inceleyen bir göz doktoru, retina üzerindeki damarları  görebilir. Göz merceği kornea ile arasındaki sıvı ile korunur. Merceğin  arkasında göz berrak ve yoğun bir sıvıyla doludur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/"&gt;Sağlık&lt;/a&gt;lı,  genç bir insanda elastik göz merceğinin &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kas-sistemi/"&gt;kaslar&lt;/a&gt;ı,  merceğin şeklini değiştirerek, farklı uzaklıklardaki cisimlerin  görüntülerini retina üzerine net biçimde odaklama yeteneğine sahiptir.  Ancak eğer retina göz merceğine çok yakın ya da çok uzaksa, cisimlerin  görüntüleri retinada net olarak oluşmaz. Bir doktor gözlerinizi kontrol  ettiği zaman, sonucu normal bir gözle kıyaslayabilecek rakamlarla  açıklar. 20 — 40&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Normal gözün görebilme uzaklığı&lt;/p&gt; &lt;p&gt;40 feet iken, sizin gözünüzün bu görüntüyü ancak 20 feet yakından  görebildiği anlamında 20 — 20&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Normal görüş anlamında 20 — 200 Körlük anlamında&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Gözbebeğinin Işık Huzmelerini Kabulü&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Renkli iris tabakasının ortasındaki gözbebeği, ışığı geçiren  deliktir. Gözbebeği çevresinde bir spinter kası bulunur. Bu kas  kasıldığında gözbebeği küçülür. Diğer kaslar, gözbebeğinden iris  tabakasının çevresine uzanır. Bu kaslar kasıldığında gözbebeği büyür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Eğer gözünüz görüntüleri netleyemiyorsa, göz merceğinizin gözlük ya  da kontak lens gibi diğer merceklerle desteklenmesi gerekir. Astigmat  hastalığı, göz merceğinin ya da korneanın şeklinin bozulmasından ötürü  meydana gelir. Bu rahatsızlık da gözlük takılarak giderilebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Retina tabakası, gözün iç kısmındadır. Retinanın içinde çubuklar ve  koniler adı verilen alıcı hücreler bulunur. Bu hücrelerde ışığa duyarlı  kimyasal maddeler vardır. Çubuklar, ki bir gözde yaklaşık 120 milyon  tane bulunur, loş ışıkta siyah ve beyaz görüntülerin algılanması işini  görürken, 7 milyon civarındaki koniler parlak ışıkta renklerin  algılanması görevini üstlenirler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Renk körlüğü, bu konilerin hasara uğraması ile ortaya çıkan bir  hastalıktır. Değişik renklere duyarlı koni türleri vardır ve bu sayede  renk körleri bazı renkleri gördükleri halde, diğerlerini ayırdedemezler.  Renk körlüğü kalıtımsaldır ve kadınlarda çok seyrek olarak rastlanır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yeni doğmuş bir bebek, uzaktaki cisimleri net olarak görebildiği  halde, aylar boyunca yakın cisimleri net olarak göremez. Çocuklar genel  olarak normal görüşe sahiptirler, fakat büyüdükçe normal görüşü  kaybedebilirler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bazı yaşlılar gerek yakın, gerekse uzaktaki cisimleri net olarak  göremezler ama, bu durum onların göz merceklerinin esnekliğini  yitirmesinden ötürüdür. Bu durum çift mercekli gözlüklerle  çözümlenebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Küçük kaslar gözlerin hareketini kontrol eder. Beyin, bu kaslara  emirler yollayarak, iki gözün de aynı yönde hareket etmesini sağlar.  Eğer bu kasların güçlerinde dengesizlik meydana gelirse, şaşılık ya da  şehlâlık gibi hastalıklar ortaya çıkar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Göz sağlığı için iyi beslenme önemlidir. Yeterli miktarda A vitamini  almayan insanlar gece karanlığında iyi göremezler. A vitamini havuç ve  yapraklı bitkiler yenerek karşılanabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Gözden Beyine İletilen Mesaj&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gözlerimizin algıladığı görüntü bilgisi, başımızın arka kısmındaki  görüntü korteksinden geçer. Sağ ve sol gözümüz cisimleri farklı  açılardan görür. Sol gözün sağ kısmından ve sağ gözün sağ kısmından  gelen görüntü görteksin sağ kısmına düşer. Sol gözün aldığı görüntü  optik kiyasmadan geçerek, bu görüntünün üstüne geçer.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kulaklarımız&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/"&gt;Kulak&lt;/a&gt;larımız,  duymayla ilgili yegâne organlarımızda ama, aynı zamanda vücudumuzun  dengesini de sağlarlar. Çevrimizi kuşatan havadan ses dalgalarını  toplarlar ve onları beynin duyabileceği elektrik sinyallerine  dönüştürürler. Aynı zamanda, kulaklarımız, dik durmamıza yardımcı  olurar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-kulak-bozunlari/"&gt;Dış kulak&lt;/a&gt;larımız  ses dalgalarını toplayarak, kulak kanalına aktarır. Kulak kanalı,  tüyler ve özel bezlerce üretilen kulak kiri sayesinde korunur. Bu tüyler  ve kulak kiri, havadaki toz ve diğer zararlı maddelerin kulak zarına  ulaşmasını engeller. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kulak-hastaliklari/"&gt;Kulak zarı&lt;/a&gt;,  kulak kanalının sonunda, ince bir &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/"&gt;deri&lt;/a&gt;  parçasıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kulak zarının ardında &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/orta-kulak-iltihabi-ve-orta-kulak-bozunlari/"&gt;orta  kulak&lt;/a&gt; vardır. Üç küçük hassas &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/"&gt;kemik&lt;/a&gt;,  bir zincir oluşturarak kulak zarına gelen ses titreşimlerini ortakulağa  taşır. Şekillerinden ötürü bu kemikler» örs, çekiç ve üzengi adı  verilmiştir. Üzenginin kökü iç kulağın girişinde, ince bir deri tabakası  olan oval pencereyi kaplar. Oval pencere kulak zarından çok da ha küçük  olduğu için, sesler orta kulaktan geçerken daha yoğunlaşır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Orta kulak, 4 santim uzunluğunda östaki borusuyla boğaza bağlanır.  Östaki borusu genellikle kapalıdır ama, yutkunduğumuz ya da  esnediğimizde otomatikman açılır. Bu, kulak zarının dışında ve kulak  içindeki hava basıncının dengede kalmasını sağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ic-kulak-bozunlari-ve-travma-kokenli-bozunlar/"&gt;İç  Kulak&lt;/a&gt;: Duyma Organı&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İç kulak, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kafa-ici-basinc-artisi-sendromu/"&gt;kafa&lt;/a&gt;tasımızın  iç bölgesinde, göz çukurunun hemen altındadır. Duymayı algılayan alıcı  hücreler kulak salyangozunun içinde bulunur. Bu organ bir deniz  minaresini andırır. Merkezi, bir kemik etrafında 2.5 kez dönen, içi sıvı  dolu bir tüptür. Bu titreşimler salyangoz içindeki sıvıya sarkan küçük  tüy görünümünde sinir uçlarını hareketlendirir. Bu sinir uçlarından her  kulakta yaklaşık 25 bin tane vardır. Alıcı hücreler titreşimleri  elektrik sinyallerine dönüştürür ve akustik sinir vasıtasıyla sinyaller  beynin ilgili merkezine ulaştırılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kulak-agrisi-nasil-gecer/"&gt;Kulak&lt;/a&gt;:  Denge Organı&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Salyangozun yanıbaşmda bulunan organ dengemizi sağlamamıza &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/yaralar/"&gt;yara&lt;/a&gt;r. Biri  yere paralel, diğerleri &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yuz-agrilari/"&gt;yüz&lt;/a&gt;e ve başın  yan kısmına bakan üç yarım daire şeklinde kanaldan oluşur iç kulak. Bu  kanallarda bulunan alıcı hücreler beynimize başımızın hareketleri ile  ilgili bilgi iletir. Çok hızla döndüğümüz zaman, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bas-donmesi/"&gt;baş  dönmesi&lt;/a&gt; dediğimiz durum meydana gelir, çünkü iç kulak kanallarında  sıvı hâlâ dönmektedir. Diğer alıcı hücreler iç kulağın içinde ve  yakınında bulunur. Eğilip büküldüğümüzde küçük kalsiyum kristalleri  alıcı hücrelerin üzerine düşerler. Vücudumuzun durumu ve yerçekiminin  gücü ile ilgili bilgileri beyine iletirler. Suyun altında gözlerimiz  kapalı yüzerken bile aşağı ya da yukarı gibi yön algılarını kaybetmeyiz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Başımızın Hareketini Nasıl Hissederiz?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Başımızın her iki yanındaki yarım daire şeklinde kanallar, başın  hareketlerini beyine iletir. Sıvıyla dolu olan bu kanallarda, alıcı  hücrelerden oluşan denge organları vardır. Başımızı eğdiğimizde, sıvı  alıcı hücreler üzerindeki tüylere basınç yapar. Hücreler, basına  elektrik sinyallerine çevirip, beyine yollar.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-6177741598787115176?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/6177741598787115176/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=6177741598787115176' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6177741598787115176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6177741598787115176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/duyu-organlar.html' title='Duyu Organları'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-7471554564119522969</id><published>2010-03-07T02:18:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T02:21:05.315+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ortopedi'/><title type='text'>Kol Bacak Ağrıları ve Kırıkları</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;KOL VE BACAK AĞRILARI &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tekrarlayan uzun &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/agrilar/"&gt;ağrılar&lt;/a&gt;, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;çocuk&lt;/a&gt;lukta  normaldir ve endişelenmeye gerek yoktur. (Balon büyüme ağrıları)  Çocuğunuz ağrıyan uzvunu kullanamıyorsa, ağrı 24 saatten uzun sürüyorsa  veya kendini halsiz hissediyorsa, doktora başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hafif &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/incinmeler/"&gt;incinmeler&lt;/a&gt;  dışında &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bas-agrisi/"&gt;baş&lt;/a&gt;ka bir  belirti yoksa; bu ağrılar genellikle oyun sırasında sık sık olan çarpma  veya düşme sonucu görülen ağrılardır, özel bir tedaviye gerek yoktur.  Çocuğunuz ağrıyan organını kullanmıyorsa, ağrı 24 saatten uzun sürüyorsa  veya kendini halsiz hissediyorsa, doktora başvurun.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/1226499672ucgen2.jpg"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-3994" title="1226499672ucgen2" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/1226499672ucgen2-172x300.jpg" alt="" height="250" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;Kol&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kırık &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/cikiklarda-ilkyardim/"&gt;çıkıklar&lt;/a&gt;da  gerekli ilkyardım Çocuğunuz ağrıyan uzvunu kullanmakta güçlük çekiyorsa  veya uzvun normal pozisyonunda bir anormallik dikkati çekiyorsa, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/"&gt;kemik&lt;/a&gt;  kırılması veya çıkma olabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Genel bilgiler &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;— Kemiği veya eklemi yerine yerleştirmek için hiçbir şey yapmayın, bu  müdahaleyi yalnızca doktor yapmalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;— Tıbbi müdahaleyi beklerken çocuğu sıcak tutmaya çalışın ve  olabildiğince sakin davranın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;— Yiyecek veya içecek hiçbir şey vermeyin, kemiğin tedavisi için  genel bir anestezi gerekebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;— Hemen tıbbi yardım sağlanabilmişse, çocuğu yerinden oynatmak için  hiçbir şey yapmayın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;— Tıbbi yardımın sağlanması zaman alacaksa veya çocuğu yerinden  oynatmak gerekiyorsa, aşağıda tarif edilen bandajlar yardımıyla en rahat  pozisyonu sağlayarak yerinden kaldırın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;— &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/ilk-yardim/"&gt;İlk yardım&lt;/a&gt;  uygulandıktan sonra tıbbi yardım sağlamaya çalışın veya çocuk ayağa  kalkabiliyor ve vürüyebiliyorsa (&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-kolbacak-agrilari-ve-kiriklari/"&gt;kol  kırılmaları&lt;/a&gt;nda olduğu gibi) en yakın hastaneye götürülmelidir.&lt;br /&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/yaralar/"&gt;Yara&lt;/a&gt;lı kolu,  &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memegogussorunlari-ve-tedavisi/"&gt;göğüs&lt;/a&gt;  hizasına dikkatlice yerleştirin (göğüs ve kol arasına bir havlu  koyabilirsiniz). &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omuz-ve-boyun-agrisi/"&gt;Boyun&lt;/a&gt;  çevresinden başka bir havluya bağlayarak, kolun rahatça tasınabilmesini  sağlayın .Gerekiyorsa, bandaj kullanarak kolun vücuttan uzaklaşmasını  önleyin. Sargı yapıldığı takdirde kol daha emniyetli olur. Omuz, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/koprucuk-kemigi/"&gt;köprücük  kemiği&lt;/a&gt;, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dirsek-kemigi/"&gt;dirsek&lt;/a&gt; veya  kol, çocuğun en rahat olduğu pozisyonda, askıya alınır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Sargılar&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sargı, yaralanan uzvun hareket etmesini enseleyerek daha fazla zarar  görmesini engeller ve ağrıyı dindirir. Bu sargılar sıkı bir destek  şeklinde olmalıdır. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/acil-durumlarda-neler-yapilmali/"&gt;Acil  durumlar&lt;/a&gt;da, rulo yapılmış gazete gibi çevrede sıkça rastlanan  herhangi bir şey yardımıyla sargı yapabilirsiniz. Sargıyı daima yaradan  uzakta iki ayrı noktadan bağlayarak sağlamlaştırın. Bu müdahale için  geniş kumaş parçalarını veya bandajları tercih etmek gerekir (tel veya  benzeri şeyler kulanılmamalıdır.) Sargının çok fazla sıkı olmaması  gerekir. (Parmağınızın gireceği kadar boşluk bırakmalısınız.)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sargı tekniği:&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Her evde bulunabilen gazete kâğıdı, acil durumlarda sargı yapmakta  kullanılabilir. İki ayrı tahtadan bağlayarak sargıyı sağlamlaştırın. Ve  fazla sıkı olmamasına dikkat edin. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bacak-yaralari-veya-varis-yaralari/"&gt;Bacak&lt;/a&gt;  için yapacağınız sargıda, iki bacak arasına yumuşak bir şey  sıkıştırarak sargıyı sağlamlaşurabilirsiniz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bacak&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yaralı bacağı sağlam olana bağlamak yoluyla emniyete alın. İki bacak  arasına yumuşak bir şey yerleştirebilirsiniz&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/diz-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Diz&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/"&gt;Eklem&lt;/a&gt;  yerini çocuğun en rahat olduğu pozisyonda sağlamlaştırmak gerekir. Diz  bükülmüş durumdaysa, sargı, bu durum hiç bozulmadan yapılmalıdır. Diz  bükülemiyorsa, bacağı alttan tahta veya benzeri bir şeyle destekleyin.  Bacak ve tahta arasına da yumuşak bir havlu koyun.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-7471554564119522969?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/7471554564119522969/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=7471554564119522969' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7471554564119522969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7471554564119522969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/kol-bacak-agrlar-ve-krklar.html' title='Kol Bacak Ağrıları ve Kırıkları'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-2966173749390105584</id><published>2010-03-07T02:16:00.003+02:00</published><updated>2010-03-07T02:17:01.701+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kan ve Kan Hastalıkları'/><title type='text'>Kanımızda Neler Var?</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/kan-ve-kan-hastaliklari/"&gt;Kan&lt;/a&gt;ımızda  Neler Var?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kanımız, her birinin kendine has bir vazifesi olan &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kanin-yapisi-ve-ozellikleri/"&gt;alyuvarlar&lt;/a&gt;,  &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kanin-yapisi-ve-ozellikleri/"&gt;akyuvarlar&lt;/a&gt;,  trombositler ve plazmadan oluşur. Alyuvarlar vücut &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/hucre-ve-beslenme/"&gt;hücreler&lt;/a&gt;imize  oksijen taşır. Akyuvarlar (bir sonraki safyada göreceğiniz gibi),  hastalıklarla mücadele eder. Trombositler, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kalp-ve-damar-hastaliklari/"&gt;damar&lt;/a&gt;dan  kan sızıntısını önlemekte rol oynar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yüzde 90 nisbetinde sudan oluşan plazma, kanımızın sıvı bölümüdür.  Plazma al ve akyuvarları, trombositleri, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ana-beslenme-maddeleri/"&gt;besin  maddeleri&lt;/a&gt;ni ve hormonları taşır, ısıyı dağıtır. Ayrıca  hücrelerimizin içinde ve etrafında ihtiyaç duyulan sıvıyı da plazma  temin eder.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Olgun bir alyuvarın hücre çekirdeği yoktur, yani hücre bölünmesi  yoluyla üreyemez. Bu yüzden, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kemik-hastaliklari/"&gt;kemik&lt;/a&gt;  iliğimiz sürekli olarak yeni alyuvarlar imal etmekle meşguldür.  Yetişkin bir erkeğin kanında yaklaşık 3 trilyon alyuvar vardır. Ortalama  dört ay yaşayan alyuvarlar yıprandıklarında büyük çoğunluğu &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/"&gt;dalak&lt;/a&gt;ta  olmak üzere vücut tarafından parçalanırlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Alyuvarlar incecik kılcal damarlardan bile süzülecek esnekliktedir.  Oksijen molekülleri alyuvarın taşıdığı hemoglobin adı verilen bir  maddeye bağlanır. Hemoglobinin ana malzemesi demirdir. Kılcal damarlara  ulaşan alyuvar, taşıdığı oksijeni civar dokulara verir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Normalde, alyuvarlar kan hacmimizin yaklaşık yüzde 45′ini  oluşturmaktadır. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kansizlik/"&gt;Kansızlık&lt;/a&gt;  hastalığı çeken kişilerde ise yeterli miktarda sıhhatli alyuvar yok  demektir. Getir-Götür işleri&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kan plazmamız ve alyuvarlarımız kılcal damarlardan civar dokulara  lüzumlu malzemeyi taşır ve buralardaki atık maddeleri toplarlar. Kılcal  damarlar o kadar incedir ki, 10 tanesi bir araya gelse, kalınlıkları  ancak bir &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/"&gt;saç&lt;/a&gt;  teli kadar olur&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/kan_hucreleri.jpg"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-3964" title="kan_hucreleri" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/kan_hucreleri-300x227.jpg" alt="" height="247" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;Trombositler kemik ilimiğimizdeki  büyük hücrelerin ufalanmasıyla oluşmuş minik parçacıklardır. Ortalama  ömrü dört gün olan trombositlerin vazifesi birbirlerine yapışıp  pıhtılaşma oluşturarak, kan kaybını önlemektir. Eğer kanda yeterince  trombosit yoksa, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kanin-pihtilasmasi/"&gt;pıhtılaşma&lt;/a&gt;  gerçekleşmez, bu &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yuz-agrilari/"&gt;yüz&lt;/a&gt;den de en  ufak kesik bile büyük bir tehlike arzedebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Sızıntının Kapanması&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;(1) Elimize batan bir iğne, bir kan damarına rastlayabilir. Damardan &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/"&gt;deri&lt;/a&gt;mizin  içine kan akar.&lt;br /&gt;(2) Kandaki küçük trombositler yarayı kapatmak için olay yerine hücum  eder.&lt;br /&gt;(3) Trombositler yapışkan iplikler halinde bir maddenin teşekkül  etmesini sağlar. Bu iplikler kanı pıhtılaştırıp, kanamayı durduran bir  ağ oluşturur.&lt;br /&gt;(4) Yaranın üzeri yeniden sıhhatli deri hücreleriyle örtülür. Hemofili  hastalarında &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kanin-pihtilasmasi/"&gt;kan  pıhtılaşması&lt;/a&gt; çok güç olmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Mor Bir Leke&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kolumuzu veya bacağımızı sert bir cisme çarpıp, berelediğimizde,  cildimizde mor bir leke ortaya çıkar. Bu durumda, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/"&gt;cilt&lt;/a&gt;  yüzeyimizin altında, çatlayan kan damarlarından kan sızmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Akyuvarlarımız&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Akyuvar hücreleri alyuvarların iki katı büyüklüğüne ulaşabilmektedir.  Kanımızdaki her bir akyuvara karşılık 500 ilâ 1000 alyuvar vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Akyuvarlar hem kemik iliğinde, hem de lenf şebekemizde imal olunur.  Damar duvarlarından kolaylıkla süzülerek içeri ve dışarı geçebilen  akyuvarlar zor durumdaki dokuların yardımına koşar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Vücuda &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/"&gt;hastalık&lt;/a&gt;  yapan organizmalar (virüs veya &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bakteri-enfeksiyonu-perfringens-septisemisi/"&gt;bakteriler&lt;/a&gt;)  girdiği zaman, vücut hastalıkla mücadele etmek için otomatik olarak  akyuvar üretimini hızlandırır. Üretilen bu akyuvarların büyük bölümü  çöpçü hücrelerdir. Çöpçü hücreler bakterileri, artık maddeleri ve ölü  hücreleri yiyerek sıhhatimizi kazanmamıza yardımcı olur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Akyuvar üretiminin kontrolsüz biçimde artmasına kan &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/kanser-hastaliklari/"&gt;kanser&lt;/a&gt;i  adı verilmektedir. Olgunlaşamayan bu faydasız akyuvarlar bir süre sonra  o kadar kalabalıklaşır ki, kanda sıhhatli al ve akyuvarlara yer kalmaz.  Bütün akyuvarlar, alyuvarlardan daha büyüktür. Bu akyuvarda bileşik  hücre çekirdeği görülüyor.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-2966173749390105584?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/2966173749390105584/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=2966173749390105584' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2966173749390105584'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2966173749390105584'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/kanmzda-neler-var.html' title='Kanımızda Neler Var?'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-8685821145900743886</id><published>2010-03-07T02:10:00.002+02:00</published><updated>2010-03-07T02:12:02.091+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ruh ve Sinir Hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Çocuklarda Zihin Bulanıklığı</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;ZİHİN BULANIKLIĞI &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-zihin-bulanikligi/"&gt;Zihinsel  bulanık&lt;/a&gt;lığı olan &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;çocuk&lt;/a&gt;lar  &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/"&gt;saç&lt;/a&gt;ma  sapan konuşurlar, dalgın ve huzursuzdurlar. Olmayan şeyleri görüp  işittiklerini sanırlar. Bu belirtiler üzerinde önemle durulması ve  doktora &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bas-agrisi/"&gt;baş&lt;/a&gt;vurulmasını  gerektirir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Daha önce iyi olan bir çocuk başından aldığı bir darbe sonunda  dalgınlaşma bunun nedeni yavaş yavaş oluşan bir iç &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/beyin-kanamalari/"&gt;beyin  kanaması&lt;/a&gt;nın &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/"&gt;beyin&lt;/a&gt;  içi basıncını artırması olabilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/inmeanevrizma.jpg"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-4031" title="inmeanevrizma" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/inmeanevrizma-300x225.jpg" alt="" height="245" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;Menenjit&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Tedavi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çocuğunuz, beyninde ya da kafatasındaki tahribatın yeri ve  yoğunluğunun anlaşılması için hastaneye kaldırılır. Orada kendisine  kafatası röntgeni ve BBT  testleri yapılacaktır. Ameliyat gerekebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;BBT&lt;/strong&gt; BBT (Bilgisayarlı beyin tomografisi) teşhise  geniş çapta yardımcı olabilen ve acı vermeyen bir işlemdir. Klasik  röntgen metotlarına, benzemeyen BBT sayesinde, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kanin-pihtilasmasi/"&gt;kan  pıhtıları&lt;/a&gt; ve &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/tumor-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/"&gt;tümör&lt;/a&gt;ler  gibi yumuşak dokular da görülür. Bu işlem, vücudun etrafında  dolaştırılan ve &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yuz-agrilari/"&gt;yüz&lt;/a&gt;lerce  röntgen ışmı yayınlayan kamera aracılığıyla gerçekleştirilir. “Elde  edilen veriler bir bilgisayar aracılığıyla incelenir ve alanın seri  resimleri alınarak incelenir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Baş BBT’si&lt;/strong&gt; BBT ‘yi yaptırmak için çocuk başı  makinanın içinde olarak bir masaya yatırılır. Resimlerin bulanık çıkması  için kendisinden kıpırdamaması istenir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Virüs veya &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bakteri-enfeksiyonu-perfringens-septisemisi/"&gt;bakteri&lt;/a&gt;yal  bir &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/"&gt;enfeksiyon&lt;/a&gt;un  neden olduğu &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/beyin-zari-hastaliklari/"&gt;beyin  zarı&lt;/a&gt; &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/iltihaplar/"&gt;iltihap&lt;/a&gt;lanmasıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Tedavisi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kesin bir teşhis konulabilmesi için çocuğunuz, büyük bir olasılıkla &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/omurilik-sivisi-hangi-durumlarda-incelenir/"&gt;omurilik  sıvısı&lt;/a&gt;ndan örnek alınması için bir hastaneye kaldırılacaktır. Serum  ve &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bakteri-enfeksiyonu-perfringens-septisemisi/"&gt;bakteriyal  enfeksiyon&lt;/a&gt; için &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yanlis-antibiyotik-kullanimi/"&gt;antibiyotik&lt;/a&gt;  verilecektir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/goz-sagligi/"&gt;Göz&lt;/a&gt;  seviyesinde BBT&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kafanın üstü yukarıda kalacak şekilde yapılır. Beyaz kısımlar kemik,  gri kısımlar doku ve siyah kısımlar hava boşluğudur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Başın üst kesitine uygulanan BBT&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Solda başm üst kesitinden  alınan BBT’de hastanın durumu görünüyor.  Ortadaki gri kısım beyindir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Doktor çocuğunuzun kulaklarına özel bir itina göstererek muayene  edecek ve sizden genel gelişmesini öğrenecektir. Çocuğunuzun geç  konuşmasının belirli bir sebebi bulunamazsa, doktor çocuğun  kendiliğinden konuşmaya başlamasını beklemenizi, bu arada büyüklerin ve  çocukların konuşmalarını bol bol dinlemesi imkanını &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/yaralar/"&gt;yara&lt;/a&gt;tmanızı  isteyecektir. Sağırlıktan şüphelenirse, diğer işitme testlerinin  yapılabilmesi için çocuğunuzu bir uzmana gönderir. iyi anlaşılmayan  konuşmalar &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sagirlik/"&gt;sağırlık&lt;/a&gt;  belirtisi olabilir. Doktora başvurun. Tedavi&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Doktor bir ön işitme testi uygulayacak ve çocuğunuzun &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/"&gt;kulak&lt;/a&gt;larını  muayene edecektir, Sağırlıktan şüphe ederse diğer test ve tedavilerin  yapılabilmesi için çocuğunuzu bir uzmana gönderir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kelimeleri telaffuz ederken bir zorluk çekmiyorsa, konuşmak  istemeyişinin sebebi konuşma mekanizmasındaki bir bozukluk veya sağırlık  olamaz. Uzman bir doktora danışın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Küçük çocukların çoğu konuşmada bir çekinme dönemi geçirirler. Bunun  nedeni; heyecanlandıkları zaman beyinlerinin konuşabildiklerinden daha  hızlı çalışmasıdır. Normal bir durum olup, hemen hemen her çocuk bu  devreyi geçirir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kelimelerin sonunu onun yerine getirerek ona yardımcı olmaya  çalışmayın. Bu &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikbilgilerim.com/kekemeligin-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/"&gt;kekeme&lt;/a&gt;liğine  dikkat çekmek olur ve kekeleme süresini uzatabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Küçükken geç konuşma özelliği gösteren çocuklarda büyüme yıllarında  kekeleme görülebilir. Bu durum endişe duygusu ve heyecanlanma halinde  daha da kötüleşır. Doktora başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Tedavi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Doktor çocuğunuzu tedaviye alabilir. Küçük yaşta tedavi gören  çocuklar genellikle bu güçlüklerini yenerler.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-8685821145900743886?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/8685821145900743886/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=8685821145900743886' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8685821145900743886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8685821145900743886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/cocuklarda-zihin-bulanklg.html' title='Çocuklarda Zihin Bulanıklığı'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-917629837018372318</id><published>2010-03-07T02:07:00.002+02:00</published><updated>2010-03-07T02:08:41.606+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kulak Burun Boğaz Hastalıkları'/><title type='text'>Kulak Çınlaması</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kulak-cinlamasi/"&gt;KULAK  ÇINLAMASI&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kulağınızda zaman zaman vızıldamalar olur. Fısıltı gibi sesler  işitilmesi, &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/"&gt;kulak  hastalıkları&lt;/a&gt;nın bir belirtisi olabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Barotravma adı verilen durumda orta ve &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-kulak-bozunlari/"&gt;dış kulak&lt;/a&gt;  arasındaki basınç dengesi bozulur. Özellikle yolculuk sırasında &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/soguk-alginliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;soğuk  algınlığı&lt;/a&gt; veya &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/burun-tikanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;burun  tıkanması&lt;/a&gt; varsa, sorunun nedeni bu olabilir.&lt;br /&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/kulak_2.jpg"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-4023" title="kulak_2" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/kulak_2-300x283.jpg" alt="" height="253" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Burun deliklerinizi elinizle tıkayarak burnunuzdan hava vermeye  çalışın. Bu girişim çok zaman, çınlamayı ortadan kaldırır. Sorun 24  saatten daha uzun süre devam ederse, doktora başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kulağa böcek kaçtığı zaman uygulanacak ilkyardım&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kulağa böcek kaçacak olursa, başınızı o kulak Üstte kalacak şekilde  eğip kulağa ılık su koymanız yeterlidir. Başka birinin yardımıyla daha  iyi becerebileceğiniz bu iş, böceğin yüzeye çıkmasına neden olur. Bunun  yerine su dolu banyo küvetine, kulaklarınız su| altında kalacak şekilde  sırt üstü de uzanabilirsiniz. Bu önlemler fayda vermezse, doktora  gitmeniz gerekir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kulağa su doldurduğunuzda, kulak &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memegogussorunlari-ve-tedavisi/"&gt;meme&lt;/a&gt;sini  de hafifçe çekiştirin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-kulak-bozunlari/"&gt;Dış kulak&lt;/a&gt;  kanalınıza bir böcek ya da başka bir yabancı cisim kaçmış olabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kulağın yapısı&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kulak, başlıca üç bölümdür. Dış kulak, kulağın kafa dışında kalan  kısmı olan &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kepce-kulaklar/"&gt;kulak kepçesi&lt;/a&gt;ni  içerir. Kulak kepçesi ses dalgalarını toplayarak dış kulak kanalı  yoluyla kulak zarına iletir ve onun titreşmesini sağlar. Orta kulakta  kulak zarıyla üç küçük &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/"&gt;kemik&lt;/a&gt;  (çekiç, örs ve üzengi kemikleri) vardır. Bu kemikler kulak zarındaki  titreşimleri iç kulağa iletir. &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/orta-kulak-iltihabi-ve-orta-kulak-bozunlari/"&gt;Orta  kulak&lt;/a&gt;taki nava basıncı, burasıyla &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/"&gt;boğaz&lt;/a&gt;  arasındaki östaki borusu aracılığıyla hep dış ortam basıncına eşit  tutulur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;iç kulak sıvıyla doludur. Burada orta kulaktan gelen titreşimleri &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/"&gt;sinir&lt;/a&gt;sel  uyarılar halirte dönüştüren salyangoz (koklea) vardır. Bu uyarılar  işitme siniriyle beyne ulaştırılır. İç kulakta ayrıca, vücudun dengesini  devam ettiren labirent de vardır.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-917629837018372318?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/917629837018372318/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=917629837018372318' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/917629837018372318'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/917629837018372318'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/kulak-cnlamas.html' title='Kulak Çınlaması'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1139129261479699312</id><published>2010-03-07T02:04:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T02:05:16.011+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Bebeklerde Uyku Düzensizliği</title><content type='html'>&lt;p&gt;Aynı odayı paylaşma gereksiz rahatsızlıklarla sonuçlanabilir. Bunun  sebebi, sizin çıkardığınız ve bebeğinizi rahatsız eden sesler kadar  bebeğinizin yakınlığının onun hareketlerinden fazlasıyla haberdar  olmanıza ve sıklıkla çıkardıkları ufak sesleri uyanıklığının bir işareti  olarak düşünmenize yol açmasıdır. Çoğu &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;bebek&lt;/a&gt;  uyurken hareketlidir ve rahatsız edilmezlerse uyumaya devam ederler.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt; Mümkünse bebeğinizi ayrı bir odaya  geçirin. Gerçek bir ağlamayı duymamanız pek mümkün değil. Ama önemli  olmayan seslerle rahatsız olma ihtimaliniz azdır. Bebeğinizi soğuk  uyandırıyor olabilir.&lt;br /&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/bebek5-5080.jpg"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-4065" title="bebek5-5080" src="http://www.genelsaglikmerkezi.com/wp-content/bebek5-5080-300x218.jpg" alt="" height="248" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt; &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyku/"&gt;Uyku&lt;/a&gt;da çok hareket  eden ve üstünü açan bir bebek geceleri bir uyku tulumu veya ısıtacak bir  pijama ile sıcak tutulabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Endişe, bebekte uyku bölünmesinin sebebi olabilir. Alışılmış ev  yaşantısındaki küçük değişiklikler hile bazı bebekleri tedirgin eder.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt; Bebeğinize endişelenecek bir neden  olmadığını telkin etmek birkaç gün alabilir. Bu arada düzende daha fazla  değişiklik olmamasına gayret edin. Bebeğiniz gece uyandığ zaman içecek  bir şey verin ve kucağınıza alın, ama kendisinin tekrar yatağına  yatırılacağını anladığından emin olun, aksı takdirde geceleri uyanıp  oyun oynamayı bekler ve bunu far alışkanlık haline getirir . &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kulak-agrilari-ve-kulak-akintilari/"&gt;Kulak  ağrısı&lt;/a&gt; muhtemelen bir &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/orta-kulak-iltihabi-ve-orta-kulak-bozunlari/"&gt;orta  kulak iltihabı&lt;/a&gt; sonucudur ve önceleri iyi uyuyan bir bebekte gece  uyanmaları ve huzursuzluğun sık rastlanan bir nedenidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Uyuma düzenleri&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeklerde-uyku-duzensizligi/"&gt;Bebeklerin  uyuma düzenleri&lt;/a&gt; ve uyku ihtiyaçları birbirlerinden farklıdır, bu &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yuz-agrilari/"&gt;yüz&lt;/a&gt;den,  bebeğiniz bir tanıdığınızın aynı yaştaki çocuğundan daha az uyuyorsa,  bebeğinizin normal olmadığı düşüncesine kapılıp yanılgıya düşmeyin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yeni-dogan-bebegin-beslenmesi/"&gt;Yeni  doğan&lt;/a&gt; bir bebek zamanının çoğunu uyuyarak geçirir, yaklaşık 3  saatte bir ihtiyaçları için uyanır. Üc aylardan sonra, çoğu bebek  geceleri daha çok uyuyacak ve belki de gecede yalnız bir kere  uyanacaktır. Gündüz uykusuz geçen süreler de muhtemelen uzayacaktır. &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;6 aylık&lt;/strong&gt; Bebek 6 aylık olduğu zaman artık gecenin  büyük kısmını uyuyarak geçirir, fakat sabahın erken saatlerinde bir şey  içmek için uyanabilir. Günün büyük kısmını uyanık geçirecektir ama  muhtemelen sabah ve öğleden sorna hafif bir uykuya ihtiyacı olacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bir Yaş&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bir yaşındaki bebek genellikle gece &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omuz-ve-boyun-agrisi/"&gt;boyun&lt;/a&gt;ca  uyanmadan uyur. (ortalama 10-12 saat arası) Bu yaştaki bebeğin  muhtemelen günde bir kez hafif bir uykuya ihtiyacı olacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gece &lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/beslenme-ve-diyet/"&gt;beslenme&lt;/a&gt;  çağını aşmış bebeklerde sizin varlığınızdan emin olmak ve bunun verdiği  rahatlık ihtiyacı, gece uyanmalarının nedenidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bebeğinizi belirli bir düzene sokmak için elinizden geleni yapın.&lt;br /&gt;Bebeğinizin uyumasına yardımcı olma) Bebeğiniz gece uyanırsa içecek bir  şey verin fakat yatağından kaldırmaktan kaçının kendi varlığınızdan emin  olmasını sağlamak ve kendinizi her şeyin yolunda olduğuna inandırmak  için bebeğinizin yanında gerektiğinden fazla kalmayın. Odayı terk  ettiğinizde bebeğiniz ağlarsa, geri dönmeyin. Tekrar uyumadan önce  birkaç dakika ağlaması bebeğinize hiçbir  zarar vermez.Ancak gece  gündüzün büyük kısmım uyuyarak geçirirken; yavaş yavaş gündüz uyanık,  gece uyuyan bir rejime geçmek bütün bebeklerde görülen bir durumdur.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1139129261479699312?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1139129261479699312/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1139129261479699312' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1139129261479699312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1139129261479699312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/bebeklerde-uyku-duzensizligi.html' title='Bebeklerde Uyku Düzensizliği'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-8322540006581892516</id><published>2010-03-07T02:00:00.002+02:00</published><updated>2010-03-07T02:01:16.178+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kalp ve Damar Hastalıkları'/><title type='text'>Damarlar Ve Kan Basıncı</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/atardamarlar/"&gt;Atardamarlar&lt;/a&gt;  &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kalp-ve-damar-hastaliklari/"&gt;kalp&lt;/a&gt;ten  aldıkları kanı diğer organlara götürür. Tıpkı bir ağaç gibi dallara  ayrılan atar&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kalp-ve-damar-hastaliklari/"&gt;damar&lt;/a&gt;lar,  her dallanmada biraz daha daralır. En küçük &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/damarlar-ve-kan-basinci/"&gt;kan  damarları&lt;/a&gt; olan kılcal damarlar, &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kan-hastaliklari/"&gt;alyuvarlar&lt;/a&gt;ımızın  ancak geçebileceği genişliktedir. Aynı şekilde &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/toplardamar-yangilanmasi/"&gt;toplardamar&lt;/a&gt;lar  da dallara ayrılır ve küçük dallardan büyüklere doğru topladıkları &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/kan-ve-kan-hastaliklari/"&gt;kan&lt;/a&gt;ı  nihayet kalbe ulaştırır.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/wp-content/kan.png"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-3130" title="kan" src="http://www.saglikbilgilerim.com/wp-content/kan-244x300.png" alt="" height="250" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sıhhatli kan damarlarının duvarları düz ve esnektir. İnsan yaşlandıkça  atardamarların duvarları sertleşebilir, iç &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/yuz-felci-nedir-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/"&gt;yüz&lt;/a&gt;eyleri  de (yağ benzeri bir madde olan) kolestrol veya kalsiyum birikmesi  yüzünden pütürlenebilir. Bu duruma &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/damar-sertliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;damar  sertliği&lt;/a&gt; adı verilmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu şekilde daralan damarlarda &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kanin-pihtilasmasi/"&gt;kan  pıntılaşması&lt;/a&gt; ortaya çıkmakta ve atardamar tıkanabilmektedir. Bunun  neticesinde de, bu atardamarlarla beslenen dokular besin maddelerinden  ve oksijenden mahrum kalarak ölebilir. Bu durum &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/beyin-ve-sinir-hastaliklari/"&gt;beyin&lt;/a&gt;de  meydana gelirse, insane &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/cocuk-felci/"&gt;felç&lt;/a&gt; iner. Kalp  atardamarlarında meydana geldiğinde ise kalp kasının bir bölümü ölür.  Buna &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kalp-krizinin-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/"&gt;kalp  krizi&lt;/a&gt; adı verilmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kan basıncını kalbimizin pompalama hareketi ve kan damarlarımızın  esnekliği belirlemektedir. &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/tansiyon/"&gt;Tansiyon&lt;/a&gt;  diye adlandırılan kan basıncı genellikle koldan ölçülür.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Kalbin her atışında koldaki atardamara kan hücum eder ve kan basıncı  en yüksek seviyesine çıkar. Buna büyük tansiyon denir. Kalp karıncıkları  gevşediği zaman ise kan basıncı en düşük seviyesindedir. Buna da küçük  tansiyon adı verilir. Tansiyon ölçümü, mesela 12/8 gibi iki sayı halinde  kaydedilir. Bu örnekte büyük tansiyon 12, küçük tansiyon ise 8′dir.  (Aslında bu rakamlar 120/ 80′dir ve tansiyon aletinin tüpündeki civanın  gösterdiği milimetrelere tekabül etmektedir.)&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Büyük tansiyon 140′ı, küçük tansiyon da 90′ı geçiyorsa, o insanda &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/yuksek-tansiyon/"&gt;yüksek tansiyon&lt;/a&gt;  var demektir. Yüksek tansiyon, düşük tansiyondan daha tehlikeli bir  rahatsızlıktır. Ne var ki, tansiyon fazla düştüğü takdirde de beyine  yeterince kan ulaşmaması gibi bir tehlike doğar. Ara sıra &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bas-agrisi/"&gt;baş&lt;/a&gt;ınız  dönüp, &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kulak-agrisi-nasil-gecer/"&gt;kulak&lt;/a&gt;larınız  uğulduyorsa, eğilerek veya yatarak başınızı &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/ortapedi/"&gt;ayak&lt;/a&gt;larınızla  aynı seviyeye indirmek, düşük tansiyona karşı etkili bir çare  olacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tansiyonun çok yükselmesi, bir kan damarının çatlamasına sebep  olabilir. Nitekim, tıpkı kan damarlarının tıkanması durumunda olduğu  gibi, damar çatlamasından ileri gelen, &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/beyin-kanamalari/"&gt;beyin  kanaması&lt;/a&gt; da &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/felc-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;felç&lt;/a&gt;  inmesine yol açabilmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Kan Damarlarının Yapısı&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Atar ve toplardamarlar üç doku tabakasından oluşur. En içte yer alan  tabaka &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yassi-epitel-hucreli-urlar/"&gt;epitel  hücreler&lt;/a&gt;den örülmüş düzgün bir astardır. Atardamarlarda orta tabaka  kaslardan oluşur. Büyük atardamarlarda ise bu tabaka esnek bir dokudur.  Toplardamarlarda kaslardan oluşan ince bir orta tabaka bulunur. Gerek  atar, gerekse toplardamarları bağ dokudan müteşekil bir dış tabaka  örter.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kan – Yerçekimi Mücadelesi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Toplardamarlarımızın bir çoğunda, kanın kalbe geri dönebilmesi için  yerçekimine karşı mücadele etmesi gerekmektedir. Kendi kasları epeyce  güçsüz olan toplardamarlarda kanın akışı kas hareketleri ve civar  atardamarların basmayla sağlanır. Ayrıca, toplardamarlarımızda tek yönlü  kapakçıklar da vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;En büyük atardamar (aort) ile gene en büyük iki toplardamar (büyük ve  küçük vena kava) yaklaşık 2.5 santim çapındadır. Kas dokuları,  atardamar duvarlarının toplardamarlara nazaran daha kalın ve sağlam  olmasını sağlar. Kılcal damarlar ise buradan gördüğünüz noktadan çok  daha küçüktür.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-8322540006581892516?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/8322540006581892516/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=8322540006581892516' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8322540006581892516'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8322540006581892516'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/damarlar-ve-kan-basnc.html' title='Damarlar Ve Kan Basıncı'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-4909649329009565555</id><published>2010-03-07T01:57:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T01:58:11.050+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ruh ve Sinir Hastalıkları'/><title type='text'>Sinir Sistemi Nasıl Çalışır</title><content type='html'>&lt;p&gt;Elektrikli Mesaj Servisi  Kafatası sinirleri (12 çift) hem otonom  tepkilerin bir kısmım hem de &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bas-agrisi/"&gt;baş&lt;/a&gt;ımızı  ve buradaki &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/duyu-organlarinin-hastaliklari/"&gt;duyu  organları&lt;/a&gt;nı kontrol eder.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Otonom Sinir Sistemi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Otonom sinir sistemi vücudumuzun iç ortamını kontrol eder. İç  organlarımızdan gelen bilgileri alır ve bu organların faaliyetlerini  düzenler.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; Somatik Sinir Sistemi&lt;/strong&gt;Somatik sinir sistemi vücudumuzun  dış çevreyle ilişkisini kontrol eder. Dışarıdan gelen bilgileri alır ve  iradi hareketlerimizi yönetir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/sinir-sistemi/"&gt;Sinir  Sistemi&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sinir sistemi yalnız vücudumuzun bütün duyum ve hareketlerini değil,  aynı zamanda düşüncelerimizi, hislerimizi ve hafızamızı da kontrol eder.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/wp-content/resim-1.jpg"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-3139" title="resim-1" src="http://www.saglikbilgilerim.com/wp-content/resim-1-300x240.jpg" alt="" height="240" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Karmaşık bir &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/beyin-ve-sinir-hastaliklari/"&gt;sinir&lt;/a&gt;  ağı, beynimizin elektrikli sinyaller aracılığıyla vücudumuzun diğer  kısımlarıyla sürekli olarak haberleşmesini sağlar. Sinir sistemimiz her  an vücudun içinden ve dışından bilgi toplamakla meşguldür. Bir yandan da  bu bilgileri türlerine göre ayırıp, kimini ileride kullanmak üzere  depolamakta, kimini de hemen işleme koyup, kaslarımıza ve iç  organlarımıza bu doğrultuda mesajlar göndermektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mesala siz bu sayfayı okurken, beyniniz (hem de saniyenin binde biri  kadar bir zamanda ve büyük bir beceriyle) bir sürü değişik işlem  gerçekleştiriyor: Bir yandan, beyninizin yönetimi altında, bu işle  görevli kaslar gözlerinizin soldan sağa, sağdan sola hareket etmesini  sağlıyor. Böylelikle gözlerinizden beyninize sürekli bir bilgi akışı  gerçekleşiyor. Beyniniz her bir harfi değerlendirip, kelimeler ve  cümleler halinde tasnif ediyor. Bu bilgilerden bir kısmını hafızada  depolamaya başlıyor. Ayrıca, yeni bilgileri daha kolay anlayabilmek  için, hafızada depolanmış eski bilgilerden bir kısmım da yeniden devreye  sokuyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Aynı anda, sinir sisteminiz bir sürü &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/iskelet/"&gt;iskelet&lt;/a&gt;  kasının sizi oturur pozisyonda tutmasını sağlıyor. Daha başka birtakım  kaslar da yaklaşık olarak dakikada 25 kere &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/goz-hastaliklari-ve-goz-sagligi/"&gt;göz&lt;/a&gt;lerinizi  kırpmanıza yardımcı oluyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;öte yandan, sinir sisteminiz, iç organlarınızdan gelen mesajları da  değerlendiriyor ve bu mesajlar doğrultusunda &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kalp-ve-damar-hastaliklari/"&gt;kalp&lt;/a&gt;  ritmini, &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/damarlar-ve-kan-basinci/"&gt;kan  basıncı&lt;/a&gt;nı, &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/nefes-darliginin-sebepleri/"&gt;nefes&lt;/a&gt;  alma sıklığını, vücut sıcaklığını, &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/besinlerin-bilesimi-ve-gruplandinlmasi/"&gt;besinler&lt;/a&gt;in  sindirilmesini ve daha pek çok faaliyeti yönlendiriyor. Sinir  sisteminiz sayesinde, yorgun olduğunuzu anlıyor veya yemeğin pişmekte  olduğunu hissediyorsunuz. Beyniniz, nerede olduğunuzu, saatin kaç  olduğunu biliyor, aç olup olmadığınıza karar veriyor. Ve bütün bunlar  sinir sisteminizin şu anda yapmakta olduğu işlerin ancak küçük bir  bölümünü oluşturuyor.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Sinir Sistemimizin Parçaları&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/merkezi-sinir-sistemi/"&gt;Merkezi  sinir sistemi&lt;/a&gt;miz beynimizden ve omuriliğimizden meydana  gelmektedir. Beynimiz asıl beyin, beyincik ve beyin sapını kapsar .  Omurilik, beyinle vücudun alt bölümleri arasında gidip gelen mesajları  taşır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Dış sinir sistemimiz beyinden çıkan kafatası sinirleri ile  omurilikten çıkan omurilik sinirlerinden oluşur. Dış sinirlerin çoğunda  iki ayrı tür lif bulunmaktadır. Duyu lifleri &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/cilt-ve-deri-hastaliklari/"&gt;deri&lt;/a&gt;mizden,  kaslarımızdan ve mesela göz gibi özel duyu organlarından gelen  mesajları merkezi sinir sistemine ulaştırır. Motor liflerse merkezi  sinir sisteminin emirlerini iskelet kaslarına taşır. Bu sistem,  vücudumuzun dış düzeyle ilişkisini kontrol eden somatik sinir  sistemidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Dış sinirlerimizin bir bölümünde iç organlarımızla veya dolaşım,  sindirim, solunum ve üreme sistemlerinin salgı bezleriyle bağlantı  sağlayan lifler de bulunur. Bu sinir lifleri otonom sinir sistemine  dahildir. “Otonom” teri” mi iradi olmayan, yani bilincimiz dışında  gerçekleştirilen faaliyetleri anlatır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Otonom sinir sistemimizin kontrol merkezi beyin sapı ile beynin  derinlerinde (&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/hipotalamus-ve-hipofiz-nedir/"&gt;hipotalamus&lt;/a&gt;da)  bulunur. Bu sisteme dahil sinirler sempatik ve parasempatik sinirler  şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Her iki tür sinir de salgı sistemimizin &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/hormon-hastaliklari/"&gt;hormon&lt;/a&gt;larıyla  işbirliği içinde çalışır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Beynimizi Kullanmak&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Beynimizde milyarlarca nöron (sinir hücresi) vardır. Tabii bu kadar  çok nöron arasında da neredeyse sınırsız sayıda bağlantı kurmak  mümkündür. Yeni bir beceri edindiğiniz zaman, nöronlarınızı yeni bir  bağlantıya sevk etmiş olursunuz. Yeni fikirler de yeni bağlantılardan  doğar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Vücudumuz yeni nöronlar üretemez, fakat sahip olduğumuz nöronlar  arasında yeni bağlantılar kurmak elimizdedir. Beynimizi ne kadar çok  kullanırsak, kapasitesi de o kadar artacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sinirlerimiz&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sinir sistemimizin temel hücreleri nöronlardır. Nöronların elektrik  sinyallerini taşımak ve iletmek gibi özel bir kabiliyeti bulunur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;İnsan vücudunda 10 milyar ile 100 milyar arasında nöron bulunduğu  tahmin edilmektedir. Bu nöronların büyük bölümü beyinde yer alır.  Doğumdan önce büyük bir hızla (dakikada 250.000 kadar) oluşan nöronların  üremesi doğumdan sonra tamamen durur. Hasar gören nöronlar bir ölçüde  kendilerini tamir edebilirler, fakat ölen nöronların yerine yenisi  gelmez.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Nöron, bir hücre gövdesiyle bu gövdeden uzanan bir akson ve bir sürü  sinir lifinden ibarettir. Epeyce kısa olan sinir lifleri duyu  alıcılarından ve diğer nöronların aksonlarından gelen elektrik  sinyallerini hücre gövdesine iletirler. Uzun bir lif olan akson ise  hücre gövdesinden gelen sinyali kaslara, salgı bezlerine ve diğer  nöronların sinir liflerine iletmekle görevlidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bilhassa beyindekiler olmak üzere, bazı nöronlar çok küçüktür.  Bazılarıysa aksonlarının uzunluğu sayesinde vücudumuzdaki en uzun  hücreler arasında yer alırlar. Omuriliğimizin alt bölümünden ayak  parmaklarımıza kadar uzanan nöronların boyu 1.3 metreyi bulabilmektedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sinir liflerinden bazıları miyelin adı verilen yağlı bir malzemeyle  örülmüş bir kılıfla kaplıdır. Miyelin, nöronların etrafındaki özel  hücrelerden oluşur. Elektrik sinyalleri nöron kılıflanndaki boşluklardan  “atlayarak” geçer. Miyelinle kaplı lifler elektrik dürtülerini kılıfsız  liflere nazaran çok daha hızlı taşıyabilmektedir. Miyelinle kaplı en  kalın lifler dürtüleri saniyede 150 metre gibi bir hızla iletebilirler.  Kılıfsız liflerin hızı ise saniyede ancak bir metre kadardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Nöronlar birbirleriyle doğrudan temas içinde değildir. Kimyasal bir  işlem nöronlar arasında mesaj alışverişini mümkün kılar. Bir nörona ait  aksonun bir diğer nöronun sinir lifine uzandığı noktaya sinaps adı  verilir. Aksonla sinir lifi arasında sinaptik yarık diye adlandırılan  minik bir boşluk vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Nöronun &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/hucre-ve-beslenme/"&gt;hücre&lt;/a&gt;  gövdesinden gelen elektrik sinyali aksonun ucuna kadar gider. Burada,  belirli kimyasal maddelerin küçük damlacıklar halinde sinaptik yarığa  akmasını sağlar. Sinir iletkeni adı verilen bu kimyasal maddeler yarığın  öbür yakasına ulaşıp komşu nöronun sinir liflerine tutunurlar. Bunun  üzerine uyarılan sinir lifi kendi hücre gövdesine elektrikli bir sinyal  gönderir. Bütün bu işlem bir saniyenin lO.OOO’de biri (100 mikrosaniye)  bile sürmez.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Nöronların hücre gövdeleri&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;omuriliğimizin veya beynimizin içinde muhafaza altındadır. Çok sayıda  kısa lif hücre gövdesi namına mesaj toplar. Akson adı yerilen uzun bir  lif ise sinaps diye adlandırılan kavşakta mesajı diğer hücrelere iletir.  Kimyasal iletkenlerin yardımıyla, mesaj bir hücrenin aksonuyla diğer  hücrenin sinir lifi arasında yer alan boşluğu (yani sinaptik yarığı)  aşar. Mesajın sinapstan geçmesi 1/10.000 saniye (100 mikrosaniye) bile  sür&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/meme-gogus-hastaliklari/"&gt;meme&lt;/a&gt;ktedir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Omuriliğimizin Kesiti&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Duyusal sinirlerimiz genellikle bilgileri doğrudan doğruya beyine  gönderir ve onun kararını beklerler. Fakat acil bir durum doğmuşsa,  mesela tuttuğumuz kibrit parmaklarımızı yakıyorsa, daha acı hissi beyne  ulaşmadan omuriliğimiz hemen parmaklarımıza kibriti atmasını emreder.  Burada omuriliği yukarıdan, bir boyun omurunun koruyucu &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/kemik-hastaliklari/"&gt;kemik&lt;/a&gt;  yapısıyla çevrelenmiş durumda görüyoruz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Omuriliğimiz&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Omuriliğimiz beyinden başlayıp omurganın üçte ikisi boyunca devam  eder. Omurilikten çıkan sinirler dallara ayrılarak vücudumuzun her  tarafına uzanırlar. Omuriliğin alt ucunda yer alan sinir lifleri omurlar  arasındaki kanalın sonuna kadar gider.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Omurilik ve beyin, menenj adı verilen üç kat koruyucu zarla  kaplanmıştır. &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/kan-ve-kan-hastaliklari/"&gt;Kan&lt;/a&gt;  plazmasından üreyen ve beyin-omurilik sıvısı diye adlandırılan bir sıvı  en içteki iki menenj katmanının arasındaki boşluğu doldurur.  Beyin-omurilik sıvısının başlıca vazifesi darbelere karşı yastık işlevi  görerek merkezi sinir sistemini korumaktır. duğundan gri madde diye  adlandırılır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gri maddenin etrafında yağsı (miyelinli) kılıflarla örtülmüş sinir  lifleri bulunur. Bu lifler de beyaz ve parlak göründükleri için beyaz  madde diye adlandırılmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu lifler düzenli aralıklarla demetler halinde omurilikten dışarıya  dallanarak omur sinirlerini meydana getirirler. Vücudun çeşitli  bölgelerine uzanan omur sinirleri toplam 31 çifttir. Bu çiftlerin her  birinde binlerce duyu siniri ve motor sinir lifi bulunur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Refleks Hareketler&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Omuriliğin başlıca iki fonksiyonu vardır. Birinci olarak, beyinle  diğer organlar arasında gidip gelen dürtüleri taşır. İkinci olarak da  refleks merkezi vazifesi görür. Refleksler, çeşitli uyarımlara karşı  beynin müdahalesi dışında gerçekleşebilen otomatik hareketlerdir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Doktor dizimizin belli bir noktasına vurduğunda, bacağınız otomatik  olarak havaya kalkar. Basit bir refleks olan bu hareket, biri duyu,  öbürü motor olmak üzere sadece iki nöronun işidir. Parmağınız yanarsa  elinizi otomatik olarak ateşten çekersiniz. Daha acı duygusu omurilikten  beyninize ulaşamadan gerçekleşen bu hareket de yine basit bir  reflekstir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Herhangi bir bakteri veya virüs menej bölgesine girmeyi başardığı  takdirde, beyin-&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/omurilik-sivisi-hangi-durumlarda-incelenir/"&gt;omurilik  sıvısı&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/enfeksiyon/"&gt;enfeksiyon&lt;/a&gt;un  çok kısa sürede yayılmasına yol açar. Menenjit, yani menenj iltihabı  ölüme kadar gidebilen bir merkezi sinir sistemi hastalığıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Omuriliğin merkezi H biçiminde dizilmiş hücre gövdelerinden oluşur.  H’nin arka kollarında duyu sinirlerinin gövdeleri, ön kollarında ise  motor sinirlerinin gövdeleri yer alır. H biçimindeki bu kütle grimsi  renkte olabilir&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-4909649329009565555?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/4909649329009565555/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=4909649329009565555' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4909649329009565555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4909649329009565555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/sinir-sistemi-nasl-calsr.html' title='Sinir Sistemi Nasıl Çalışır'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-8519429319060559991</id><published>2010-03-07T01:52:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T01:55:16.705+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ruh ve Sinir Hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Çocuklarda Davranış Bozuklukları</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;DAVRANIŞ SORUNLARI &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Güvensizlik ve mutsuzluk bazı &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;çocuk&lt;/a&gt;ların  bu şekilde davranmalarına yol açabilir. Kötü davranışlar çocuğun  kendine ya da &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bas-agrisi/"&gt;baş&lt;/a&gt;kalarına  karşı kızgınlıklarını göstermenin bir yoludur ve genellikle çocuğunuzun  daha çok ilgi ve sevgiye ihtiyacı olduğunun bir işaretidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/wp-content/Resim.asp_.jpeg"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-3179" title="Resim.asp" src="http://www.saglikbilgilerim.com/wp-content/Resim.asp_-253x300.jpg" alt="" height="250" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu sıkıntılı günler süresince sabırlı olmanız gerekir ama aşırı  hoşgörü göstermek de doğru olmaz. Davranışları konusundaki her zamanki  kurallarınızı sürdürün.Fakat güvensizliğin nedenini anlamak için her  fırsatta çocuğunuzla konuşun ve ona ihtiyaç duyduğu güvenceyi verip her  gün çocuğunuzla başbaşa kalacak ve yalnızca onunla ilgileneceğiniz bir  zaman ayırın. Evde meydana gelen büyük değişiklikleri öğretmene  bildirmek, çocuğunuzun derslerde gösterebileceği başarısızlığın bir süre  hoşgörüyle karşılanmasını sağlayacak ve kendisine Kırıcı ve sert  davranılmasını önleyecektir. Eğer çocuğunuzun huysuz davranışlarıyla  başa çucamıyorsanız, ya da bu davranışların çok uzun sürdüğüne  inanıyorsanız doktora danışın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Davranışları son zamanlarda aşağıdakilerden biri gibi mî  oldu?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Şiddetli&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Yıkıcı, kırıcı&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• İçine kapanık&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Genellikle söz dinlemeyen.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Belli bir neden olmaksızın başlayan huysuz davranışların altında  birçok neden gizlenmiş olabilir. Sizin bilmediğiniz okul sorunları;  örneğin arkadaşlarının kendisine aşırı şekilde sataşmaları onu rahatsız  ediyor olabilir. Çocuğunuz gelecekte olacak bir olay için endişeleniyor,  ya da evdeki bir gerginliği sezinliyor olabilir. Çocuğunuzun okulu  yetersiz bulması ya da evde yapıcı davranışların eksikliği de bu tür  tepkilere yol açabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çocuğunuzun bu durumunu açıklayan nedeni en iyi siz bilebilirsiniz.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız? &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çocuğunuzun enerjisini spor, ailece yapılan geziler ya da resim,  model yapma, elişi gibi &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/yaralar/"&gt;yara&lt;/a&gt;tıcılık  gerektiren çalışmalara doğru yönlendirmeye çalışın. Derslerini  düzenlemesi ya da ihtiyaçlarıyla yakından ilgilenmesi için çocuğunuzun  öğretmeniyle konuşun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Çocuğunuzun aşağıdakilerden birini yaptığından endişeleniyor  musunuz?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sigara-icmek-demansa-neden-olur-mu/"&gt;Sigara  içmek&lt;/a&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• İçki içmek&lt;/p&gt; &lt;p&gt;•Hap kullanmak&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/uyusturucu-madde-zehirlemesi/"&gt;Uyuşturucu&lt;/a&gt;  kullanmak&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Aşırı hareketlilik (Hiperaktivite)&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Hiperaktivite çocuklarda, durmak dinlenmek bilmeden bedensel ve /  veya zihinsel hareketlilik durumunu göstermek için kullanılan bir  terimdir. Aşırı hareketli çocuklar bu konuya ancak kısa süre ilgi  duyarlar; huysuzluk nöbetleri vardır; enerjileri tükenmez ve az &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/uyku-bozukluklari-ve-iyi-uykunun-kosullari/"&gt;uyku&lt;/a&gt;yla  yetinebilirler. Bu davranışlar sizi çok yorabilir. Aşırı sabır ve  anlayış gerektirir. Özellikle Amerikalı bazı doktorlar aşın faaliyetin  diopnostik testle bile belirlenemeyecek kadar küçük bir &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/beyin-ve-sinir-hastaliklari/"&gt;beyin&lt;/a&gt;  hasarı yüzünden olduğunu ileri sürerler. İngiliz doktorların çoğu ise ;  aşırı faaliyetin, normal davranış1 tarzının bir ucu olduğunu  savunurlar. Bu tür davranışlara &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/anne-ana/"&gt;anne&lt;/a&gt; babanın göstereceği  tepkinin yaratacağı sorunlar &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/aile-hukuku/"&gt;aile&lt;/a&gt;nin huzur ve  düzertıni de bozabilir&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tedavi, doktorun olaya yaklaşımına göre değişir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; Kurallar ve disiplin&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yapabilecekleri hareketlerin sınırını belirleyen ve kabul edilen  davranışların derecesini açıklıkla anlatan kuralların olması, çocuklar  için son derece yararlı olacakür. Her ailenin kendine has davranış  kuralları ve üslubu vardır. Bir ailede anlayışla karşılanan bir hareket  tarzına bir başkasında müsamaha edilmeyebilir. Annebaba olarak belirti  kurallar ve yasakları niçin koyduğunuzu öncelikle kendiniz açıkça  bilmelisiniz. Örneğin, bir kuralı çocuğunuzun güvencede olması için mi;  yoksa, başkalarının hak ve duygularını göz önünde bulundurduğunuz için  mi koyuyorsunuz? Belli kati standartlara “bağlı olmak ile, bunları arada  bir uygulama arasında sağlam bir denge kurmanız gerekir. Çocuğunuza,  koyduğunuz kurallar içinde Kalmak kaydı ile serbestçe karar alabilme  şansı vermelisiniz ki girişimci ve kendinden emin bir kişi olarak  yetişsin. Yoksa onu isyankar olmaya itersiniz. Ceza&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Esas olan, isteklerinizi çocuğunuza kabul ettirmek için ceza yoluna  başvurmak zorunda kalmamanızdır. Amacınız, sorunları çocuğunuzun da  katkısı ile ve tartışmalara yol açmayacak yumuşak yöntemlerle halletmek  olmalıdır. Bu yöntemlerin arasında, methetme ve ödüllendirme ile, olumlu  davranışları teşvik etmek ve koymak istediğiniz kuralların nedenlerini  açıklamak da bulunmalıdır. Yine de, her annebabanın ara sua ceza yoluna  başvurması gerekecektir. Çocukların çoğu belli esaslara dikkat edilerek  verilen cezayı saygı ile kabullenirler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Bu konuda aşağıdaki öneriler size yardımcı olabilir;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Cezanın, işlenen suça uygun olmasına dikkat edin. Mümkünse cezayı  hatalı hareketin sonuçlarını düzeltme şeklinde verin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;•   Cezalar yapılan hatadan hemen soma verilmeli ve ertelenmemelidir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;•  Uygulamayı istemediğiniz cezalarla çocuğunuzun gözünü korkutmayın.  Çocuklar boş tehditleri hemen farkederler.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;•   Çocuğunuza verdiğiniz cezayı, ona olan sevginizin azaldığı  anlamında kabul görmesini sağlayın. Çocukların çoğu için kızgınlığınız  yeterli bir cezadır. Bir vesile ile ona sarılmak ve güven verici bir  havada onunla konuşmak konunun tatlıya bağlanmasını sağlayacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;•  Fiziksel bir ceza (dayak) çocuğunuzun size yardımcı olmasını  sağlamak için yetersiz bir yöntem olmasının yanı sıra, darılmaya yol  açan ve tepki yaratan bir yöntemdir. Çok ender olmak şartı ile, atılacak  bir tokat uzun süreli bir zarara yol açmayabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Eğer sinirinizi kontrol altına alamayacağınızdan ve çocuğunuza zarar  vereceğinizden korkuyorsanız, durumu güvendiğiniz bir yakınınız,  dostunuz, ya da doktorunuz ile konuşun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Okul sorunları iki ana gruba ayrılır. Bunlardan biri; belirli bir  derste ya da genel olarak tüm derslerde karşılaşılan öğrenme güçlüğü;  diğeri ise okul ve sınıftaki davranış bozukluklarıdır. Her iki durumda  da, çocukta okula gitmekte bir isteksizlik görülür. E&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bu tür sorunlar, duygusal sorunların, fiziksel bozuklukların, sosyal  etkenlerin ya da genel bir gelişme sorununun sonucu olabilir. Annebaba  ve okul idaresinin konuşması ve var ise aile doktorunun olaya yardımcı  olması okul sorunlarının çoğunda faydalı olacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çocuğunuzun öğrenmesi yaşıtlarına oranla her zaman daha mı yavaştı?  EVET Zihni gelişme yavaşlığı, çocuğunuzun bazı zekasal yetenekleri  normalden daha geç kazanması anlamına gelir. Ancak, birkaç yıl içinde,  çabuk öğrenen arkadaşlarıyla aynı düzeye gelmesi mümkündür. Ayrıca  duygusal sorunları ya da zeka düzeyleri normalin alanda olan çocukların  normalden daha yavaş öğrenmesi de olağandır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ne yapmalısınız? Çocuğunuzun gelişmesini öğretmeniyle tartışın.  Çocuğunuzun öğrenme hızında bir gerilik olmadığını söyleyerek sizi  rahatlatabilir. Bazı durumlarda zeka testi yaptırmak ve genel yetenek  testlerinden geçirmek faydalı olacaktır. Yavaş öğrenen birçok çocuk,  özel eğitilmiş öğretmenler tarafından verilen dersler sonucu  arkadaşlarına yetişebilirler. Ancak bazı ağır durumlarda da çocuğunuzu  özel bir okula göndermeniz gerekebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;“Dyslexia”&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Dyslexia kelimelerde ya da konuşmada ve yazmada zorluk çekmek  anlamına gelir.Diğer yönlerden normal olan bir çocuğun okuma ve yazmada,  belirgin bir neden olmadan, zorluk çekmesini tanımlar. Bu tür çocuklar  özellikle imlada ve sesli okumada zayıftırlar. B azılan “Dyslexia”yı  beyindeki sinir yollarında ve anormalliğe, bazıları da doğum esnasında  ya da bebeklikte geçirilen bir hastalıkla beynin hafif zedelenmesine  bağlar.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;“Dyslexia”nın teşhis ve tedavisi Eğer çocuğunuz okumayazma öğrenirken  zeka seviyesinden beklenenden çok daha fazla zorlanıyorsa “Dyslexia”  ihtimalini gözönünae bulundurmanız gerekir. Öğretmenleri sizi  çocuğunuzun ilerlemesinin normal olup olmadığı konusunda  aydınlatabilirler. Çocuğunuzun, sağlık ve gelişme durumu incelendikten  sonra sorunun “Dyslexia” olduğuna karar verilirse, bu durumu gidermek  için özel ders aldırarak çocuğa yardımcı olunmalıdır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Okuldaki başarının görülen bir neden olmadan ani olarak azalması,  görme ya da duymada bozukluk gibi Fiziksel bir nedene bağlı olabilir. Bu  durumu sosyal yaşantının getirdiği uyumsuzluklara, ya da bilinmeyen bir  ruhsal nedene de bağlamak mümkündür. Doktora danışın ve durumu  çocuğunuzun öğretmenleriyle de tartışın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Tedavi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Doktor görme ve duymaya özel ilgili göstererek çocuğunuzu fiziksel  açıdan ayrıntılı bir şekilde muayene edecek, fiziksel bir bozukluk  bulunamazsa, sorun yaratan nedenleri bulabilmek için çocuğunuzun  öğretmenleriyle tartışmanızı ögütleyecektir. HAYIR&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Duygusal güvensizliğin, hemen hemen her zaman çocuğun derslerine  etkisi vardır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ne yapmalısınız? Sorunun nedenini çözebilirseniz durumu  düzeltebilirsiniz. Çocuğunuzun ders durumunu etkileyebilecek ev  sorunlarını öğretmenlere haber vermek, çocuğunuza anlayış göstermelerini  ve gerektiğinde ona yardımcı olmalarım sağlayacaktır. Çocuğunuzun bu  durumunun nedenini bulmanıza rağmen dersleri düzelmezse ya da sorunu  çözemezseniz bir uzmana ihtiyaç olup olmadığını söylemesi için bir  doktora başvu&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-8519429319060559991?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/8519429319060559991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=8519429319060559991' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8519429319060559991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8519429319060559991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/cocuklarda-davrans-bozukluklar.html' title='Çocuklarda Davranış Bozuklukları'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-483194626111959552</id><published>2010-03-07T01:49:00.002+02:00</published><updated>2010-03-07T02:36:03.215+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beyin ve Kafa Hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Çocuklarda Baş Ağrısı</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bas-agrisi/"&gt;BAŞ  AĞRISI&lt;/a&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Belirli aralıklarla meydana gelen baş &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/agrilar/"&gt;ağrılar&lt;/a&gt;ı &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;çocuk&lt;/a&gt;larda  duygusal nedenlere bağlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/fizik-tedavisi-ve-fiziki-hastaliklar/"&gt;Fizik&lt;/a&gt;sel  bir neden olmamasına rağmen baş ağrısı vardır. Çocuğunuzun baş  ağrılarını gidermek için yapabileceğiniz şeyler için aşağıdaki paragrafa  bakın. Yaptıklannızdan bir netice elde edemiyorsanız, başka şikayetleri  ortaya çıkarsa, veya genel bir rahatsızlık hali varsa doktora başvurun.  Başağrıları daha sıklaşırsa da doktorun tavsiyesini alın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Başağrıları okuduktan, ya da &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/goz-hastaliklari-ve-goz-sagligi/"&gt;göz&lt;/a&gt;  mesafesine yakın bir iş yaptıktan sonra mı oluyor? EVET&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Doktor çocuğunuzu muayene edecek ve göz testleri uygulayacaktır.  Çocuğunuzun başağrılarını gidermek için;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Önerilen dozda Parasetamol verin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Karnı açsa ona hafif bir şey yedirin mesela bir bardak &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/anne-sutu-yerine-hayvan-sutunun-kullanilmasi/"&gt;süt&lt;/a&gt;  ve &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/biskuvi-tarifleri/"&gt;bisküvi&lt;/a&gt;.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;• Birkaç saat loş sessiz bir odada yatırarak istirahat etmesini  sağlayın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çocuğunuzu muayene eden doktor bir görüş bozukluğundan  şüphelendiğinde sizi bir göz doktoruna gön&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/cilt-ve-deri-hastaliklari/"&gt;deri&lt;/a&gt;r.  Çocuğunuzun gözlük takması gerekebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/migren/"&gt;Migren&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Tekrarlayan şiddetli başağrılarına migren adı verilir. Ağrıdan başka &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/mide-bulantisi-nasil-gecer/"&gt;bulantı&lt;/a&gt;,  &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kusma/"&gt;kusma&lt;/a&gt;  veya görmede zorluk  gibi belirtileri  vardır. Büyüklerde  daha çok rastlanır. Bu tür  başağrısı yakın akrabalarda varsa çocukta da görülebilir. Doktora  danışın.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Tedavi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Doktor ağrının ne şartlar altında başladığını soracaktır. Peynir ve  çikolata gibi gıda maddeleri migrenin başlamasında başlıca etkendir.  Doktor ağrı durdurucu ilaçlar da verebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;1 »Bir endişeden kaynaklanan gerilim başağrıları vardır, örneğin;  okul ödevleri, ya da aile içi sorunlar bu tür baş ağrılarına sebep  olabilir.Bu &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/yuz-felci-nedir-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/"&gt;yüz&lt;/a&gt;den  fazla endişelen&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/meme-gogus-hastaliklari/"&gt;meme&lt;/a&gt;k  gerekir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yukarıdaki tavsiyelere uyun. Bu yöntemlerden bir netice alamazsınız  veya genel bir rahatsızlık hali varsa doktora başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Zaman zaman olan nedeni belirsiz başağrıları için endişe etmeyin.  Gerilim veya açlıktan ileri gelmiş olabilir. Çocuğunuzun başağrıları  devam ediyorsa veya diğer bir rahatsızlığı varsa doktora başvurun.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-483194626111959552?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/483194626111959552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=483194626111959552' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/483194626111959552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/483194626111959552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/cocuklarda-bas-agrs.html' title='Çocuklarda Baş Ağrısı'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-267253308927518849</id><published>2010-03-07T01:46:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T01:48:13.215+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beslenme ve Diyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Bebeklerde Yetersiz Beslenme</title><content type='html'>&lt;p&gt;Her ağladığında mama veriyor musunuz? Bebeğinizin yavaş kilo  almasının altındabir &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/hastaliklar-ve-tedavisi/"&gt;hastalık&lt;/a&gt;  yatıyor olabilir. Doktora başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Yetersiz süt verilmesi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bebeğinizin yeterli &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/beslenme-ve-diyet/"&gt;beslenme&lt;/a&gt;diği  anlamına gelebilir. Fakat bebeğiniz 3 aylıktan büyükse belki de katı  gıdalara geçmeye hazırdır. Doktora danışın, verdiğiniz &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/anne-sutu-yerine-hayvan-sutunun-kullanilmasi/"&gt;süt&lt;/a&gt;  miktarını artırabilir veya sütten kesmenizi önerebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/bebeklerde-yetersiz-beslenme/"&gt;Yetersiz  beslenme&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Yavaş kilo almanın sebebi olabilir. &lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Bebeğiniz açlığını size ağlayarak anlatır. Katı bir beslenme  yönetiminde ısrar etmek, bebeğinizin gerekli miktarda süt almasını  önleyip, sizin de sütünüzde azalmaya yol açabilir. Bu yüzden bazen  reddetse dahi bebeğinize her ağladığında mama verin.Bebeğiniz 3 haftada  kilo almaya başlamazsa doktora başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/wp-content/bebekler-anne-sutuyle-doyarmi4-4565.jpg"&gt;&lt;img class="alignleft size-medium wp-image-3203" title="bebekler-anne-sutuyle-doyarmi4-4565" src="http://www.saglikbilgilerim.com/wp-content/bebekler-anne-sutuyle-doyarmi4-4565-300x264.jpg" alt="" height="244" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;Yavaş &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/asiri-sismanlama-ve-zayiflama/"&gt;kilo  alma&lt;/a&gt;nın nedeni yeterli besin almamak olabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Ağlamak bebeğin size açlığını bildirmesinin voludur. Sıkı bir  beslenme disiplininin uygulanması onun yeterli süt alamamasına neden  olabilir. Bu nedenle bazı seferler almak istemese bile ağladığında ona  mama verin, iki hafta içinde kilo almaya &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bas-agrisi/"&gt;baş&lt;/a&gt;lamazsa  doktora başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mamaların fazla sulandırılması bebeğin yeterli gıda almaması sonucunu  doğurur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Mamayı üzerindeki tarife tam uyarak hazırlayın. Bebeğinizin &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/susam/"&gt;susam&lt;/a&gt;ış olduğunu  düşünüyorsanız, kaynamış su verin. İki hafta içinde kilo almaya  başlamamışsa doktora başvurun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Gerekli olduğunu düşündüğünüzde fazla süt verin, bebeğinize doyuncaya  kadar mama verebilirsiniz. Üç aylıktan büyükse katı gıdalara geçmeye  hazır olabilir, iki hatta içinde normal kilo almaya başlamazsa ya da  sütten kesmeyi düşünüyorsanız doktora başvurun.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-267253308927518849?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/267253308927518849/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=267253308927518849' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/267253308927518849'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/267253308927518849'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/bebeklerde-yetersiz-beslenme.html' title='Bebeklerde Yetersiz Beslenme'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-7244617719582695203</id><published>2010-03-07T01:41:00.001+02:00</published><updated>2010-03-07T01:44:16.722+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kulak Burun Boğaz Hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Çocuklarda Sağırlık ve Kulak Tıkanması</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sağırlık&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamilelik sırasında “Kızamıkçık” geçir­mek ya da bu hastalığın mikrobunu almak, çocuğun sağır doğmasına neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tedavi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktorunuz hamilelik döneminde ki bu durumdan haberdar ise, çocuğun işitme duyusunu büyük bir ihtimalle izleyecektir. Dolayısiyle ciddi bir sorun halinde sizi uyarmış olması gerekir. Ama kendi kuşku­larınızdan söz ederseniz doktor hastenede daha donanımlı bir kulak muayenesi yaptı­rabilir. Çocuk sağır ise, özel bir eğilim görmesi gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğuştan işitme bozuklukları, “Kızamık” mikrobu yada aileden gelen bir sağırlık ‘ söz konusu değilse, çok ender rastlanan bir durumdur. Ancak, doktora geçmiş hastalıklardan kaynaklanan bu endişelerinizi anlatmanız ve araştırmanız yararlı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tedavi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktor, çocuğun genel sağlığı ve hamilelik döneminde herhangi bir ilaç alıp almadığınız konusu üzerinde duracaktır. Daha güvenilir bir teşhis için çocuğun donanımlı bir hastanede muayene olması yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tıkanma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta kulakta sıvı birikiminden kaymaklanan bu hastalık çocuklarda orta kulak iltihabına yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktora başvurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tedavi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktor sıvının dağılması ve şişkinliğin giderilmesi için kan toplanmasını önleyen, ya da . alerjiye karşı ilaçlar verecektir. Bu tedavi sonuç vermezse, doktor kulağı cerrahi girişimle boşaltacaktır. Bunun ardında kulak hemen normale döner.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-7244617719582695203?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/7244617719582695203/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=7244617719582695203' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7244617719582695203'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7244617719582695203'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/cocuklarda-sagrlk-ve-kulak-tkanmas.html' title='Çocuklarda Sağırlık ve Kulak Tıkanması'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1497091992027481472</id><published>2010-03-07T01:33:00.003+02:00</published><updated>2010-03-07T01:41:11.520+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beslenme ve Diyet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bebek ve Çocuk Sağlığı'/><title type='text'>Çocuklarda Aşırı Kilo Alma</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;AŞIRI KİLO ALMA &lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Çocuğunuz büyük bir ihtimalle &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sismanlik-2/"&gt;şişmanlık&lt;/a&gt;  probleminin birinci içindedir ve bu &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yuz-agrilari/"&gt;yüz&lt;/a&gt;den o da  sıkıntıdadır. Bir diyetin yararlı olabilmesi işin sizin tarafınızdan  verilecek desteğe de gerek vardır. Aşağıda verilen diyet örneklerinden  fikir alarak, onun için en &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/yaralar/"&gt;yara&lt;/a&gt;rlı  olacağım düşündüklerinizi çocuğunuza zayıflatma rejimi olarak  uygulayabilirsiniz. Onun da sizle işbirliği yapması gereklidir. Yoksa  bir diyeti zorla uygulamaya çalışırsanız sizden gizli olarak yemeye  başlar. Hiçbir şey yemeden &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zayiflik-zayiflama/"&gt;zayıflama&lt;/a&gt;  yöntemine de izin vermeyin.Bu &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/fizik-tedavisi-ve-fiziki-hastaliklar/"&gt;fizik&lt;/a&gt;sel  ve duygusal yönden zararlıdır. Birkaç ay içinde tesiri görülen yavaş  yavaş uygulanan bir rejim daha yararlı olacaktır.  &lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/kategori/beslenme-ve-diyet/"&gt;Diyet&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Öncelikle yapacağınız şey, verdiğiniz &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saglikli-besinler-secmek/"&gt;besinler&lt;/a&gt;den  enerji (kalori) içeren, buna karşılık besleyici gücü az olan gıdaları  çıkartmak olmalıdır. Bu kategorideki gıdaların başında &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/hastaliklar/seker-hastaliklari/"&gt;şeker&lt;/a&gt;,  &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/tatlilar/"&gt;tatlılar&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/biskuvi-tarifleri/"&gt;bisküvi&lt;/a&gt;ler  ve şekerli içecekler gelir. &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/"&gt;Yemek&lt;/a&gt;  zamanlarında &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/tatli-tarifleri/"&gt;tatlı&lt;/a&gt;  yerine çocuğunuzu meyve yemeye teşvik edin ve Kola yerine su veya  şekersiz içecekler içmeye alıştırın. Sadece bu değişiklik bile onun kilo  vermesini sağlayabilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligin-onlenmesi-ve-aile-planlanmasi/"&gt;Aile&lt;/a&gt;ce  yapacağmız sağlıklı bir diyet çocuğunuzun da kilosunu ayarlayacaktır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt; &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/egzersiz/"&gt;Egzersiz&lt;/a&gt;in  önemi&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;Çocuk&lt;/a&gt;  ne kadar hareketli olursa fazla yağlarını yakması o kadar kolay olur.  Onu yürümeye alıştırın. Pusetinde oturacağına yürümeye teşvik edin. Evde  oynanacak sakin oyunlardan çok dışarda oynanan oyunları sevmesine  yardımcı olun. Çocukları başarılı olmadıkları bir sporu yapmaya ikna  etmek güçtür. Şişman bir çocuk için dans etmek, yüzmek ve bisiklet gibi  rekabeti az olan sporlar daha uygundur.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Desteğiniz&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Şişman çocukların kilo verebilmeleri için hiçbir zaman kendilerine  ayrıcalıklı davranmayın. Kendisini dışlanmış hissetmemesine özen  gösterin. Uyguladığınız diyeti ailece tatbik edin. Size de bir zararı  olmayacaktır. Egzersiz zamanlarım gene bütün ailenin iştirak edeceği  zevkli bir saat haline getirin. Hepsinden daha önemlisi, çocuğunuz  diyeti kendisine verilen bir ceza olarak görmesin.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Onu sevdiğinizi belli edin, alacağınız neticeler daha olumlu  olacaktır. Özellikle kız çocukların buluğ çağına yaklaştıkça kilo  almaları normaldir. Bunun nedeni, &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilgi/hormonlar/"&gt;hormon&lt;/a&gt;ol  değişikliklerdir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/asiri-kilo-alma-sismanlik/"&gt;Aşırı  kilo alma&lt;/a&gt;nın nedeni ise çok fazla yemektir ki: bu da duygusal bir  güvensizlikten ileri gelebilir.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Ne yapmalısınız?&lt;/strong&gt; Kilosu biraz fazla ise, yediklerine  biraz daha özen göstermekten başka bir şey yapmanız gerekmez. Eğer  aşırı kilo alıyorsa bunun nedenini araştırın. Okulda veya evde sorunları  mı var? Kilo vermesini sağlayacak bir rejime sokun ve asıl sebebi de  bularak onun kendine güven duygusunu pekiştirmesine yardımcı olun.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;strong&gt;Şişmanlığın sağlığa zararları&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Şişman çocuklar büyüdüklerinde de kilolarını korudukları için kalp ve  kan dolaşım sorunları ortaya çıkar. Bunların zayıflara oranla &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memegogussorunlari-ve-tedavisi/"&gt;göğüs  hastalıkları&lt;/a&gt;na daha çok faydalandıkları doktorlarca ileri  sürülmektedir. Fazla şeker yemeleri nedeni ile diş problemleri artar.  Şişman çocukların fazla hareketli olmamaları sonucu kalori yakmaları da  zorlaşmaktadır.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;Sosyal ve psikolojik zararları Sosyal yaşamlarında yalnız  kalabilirler. Arkadaşlarının alaylarına hedef olabilirler. Bu onlar için  üzücü bir durumdur. Kabul edilme isteğinin yoğunlaştığı buluğ çağı  yaklaştıkça kendilerinden emin olmanın getirdiği bir çekingenliğin içine  girdikleri &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/goz-sagligi/"&gt;göz&lt;/a&gt;lenir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1497091992027481472?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1497091992027481472/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1497091992027481472' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1497091992027481472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1497091992027481472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2010/03/cocuklarda-asr-kilo-alma.html' title='Çocuklarda Aşırı Kilo Alma'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-7923871345253643270</id><published>2008-09-10T15:12:00.003+03:00</published><updated>2010-03-08T22:28:11.223+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın hastalıkları'/><title type='text'>Sağlık ve Hastalıklar</title><content type='html'>&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/menenjitin-bitkisel-tedavisi/" title="Menenjitin Bitkisel Tedavisi"&gt;Menenjitin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/menepozun-bitkisel-tedavisi/" title="Menepozun Bitkisel Tedavisi"&gt;Menepozun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/menevis-cayinin-faydalari/" title="Meneviş Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Meneviş Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mesane-cibanlarinin-bitkisel-tedavisi/" title="Mesane Çıbanlarının Bitkisel Tedavisi"&gt;Mesane Çıbanlarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mesane-kurdunun-bitkisel-tedavisi/" title="Mesane Kurdunun Bitkisel Tedavisi"&gt;Mesane Kurdunun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mesane-taslarini-dusurmenin-bitkisel-tedavisi/" title="Mesane Taşlarını Düşürmenin Bitkisel Tedavisi"&gt;Mesane Taşlarını Düşürmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mesane-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/" title="Mesane Yanmasının Bitkisel Tedavisi"&gt;Mesane Yanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mesanede-olusan-odemin-bitkisel-tedavisi/" title="Mesanede Oluşan Ödemin Bitkisel Tedavisi"&gt;Mesanede Oluşan Ödemin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-agrisinin-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/" title="Mide Ağrısının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Mide Ağrısının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-bulantisinin-bitkisel-tedavisi/" title="Mide Bulantısının Bitkisel Tedavisi"&gt;Mide Bulantısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-dusmesinin-bitkisel-tedavisi/" title="Mide Düşmesinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Mide Düşmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-fesadinin-bitkisel-tedavisi/" title="Mide Fesadının Bitkisel Tedavisi"&gt;Mide Fesadının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/" title="Mide İltihabının Bitkisel Tedavisi"&gt;Mide İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-nezlesinin-bitkisel-tedavisi/" title="Mide Nezlesinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Mide Nezlesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-sismesinin-bitkisel-tedavisi/" title="Mide Şişmesinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Mide Şişmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-ulserininmide-cibanibitkisel-tedavisi/" title="Mide Ülserinin(Mide Çıbanı)Bitkisel Tedavisi"&gt;Mide Ülserinin(Mide Çıbanı)Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/" title="Mide Yanmasının Bitkisel Tedavisi"&gt;Mide Yanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-yelinin-bitkisel-tedavisi/" title="Mide Yelinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Mide Yelinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/midede-hazim-guclugunun-bitkisel-tedavisi/" title="Midede Hazım Güçlüğünün Bitkisel Tedavisi"&gt;Midede Hazım Güçlüğünün Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/migrenin-bitkisel-tedavisi/" title="Migrenin Bitkisel Tedavisi"&gt;Migrenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/moral-bozuklugunun-bitkisel-tedavisi/" title="Moral Bozukluğunun Bitkisel Tedavisi"&gt;Moral Bozukluğunun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/muzmin-oksurugunun-bitkisel-tedavisi/" title="Müzmin Öksürüğünün Bitkisel Tedavisi"&gt;Müzmin Öksürüğünün Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nane-yaginin-faydalari/" title="Nane Yağının Faydaları"&gt;Nane Yağının Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nasirin-bitkisel-tedavisi/" title="Nasırın Bitkisel Tedavisi"&gt;Nasırın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-borusu-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/" title="Nefes Borusu İltihabının Bitkisel Tedavisi"&gt;Nefes Borusu İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-darliginin-bitkisel-tedavisi/" title="Nefes Darlığının Bitkisel Tedavisi"&gt;Nefes Darlığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-kokusunu-onleyen-sifali-bitkiler/" title="Nefes Kokusunu Önleyen Şifalı Bitkiler"&gt;Nefes Kokusunu Önleyen Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-tikanmasinin-bitkisel-tedavisi/" title="Nefes Tıkanmasının Bitkisel Tedavisi"&gt;Nefes Tıkanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-yolu-balgaminin-bitkisel-tedavisi/" title="Nefes Yolu Balgamının Bitkisel Tedavisi"&gt;Nefes Yolu Balgamının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-yolu-nezlesinin-bitkisel-tedavisi/" title="Nefes Yolu Nezlesinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Nefes Yolu Nezlesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-zorlugunun-bitkisel-tedavisi/" title="Nefes Zorluğunun Bitkisel Tedavisi"&gt;Nefes Zorluğunun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nergis-cayinin-faydalari/" title="Nergis Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Nergis Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nezlenin-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/" title="Nezlenin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Nezlenin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nuru-ayn-macununun-faydalari/" title="Nuru Ayn Macununun Faydaları"&gt;Nuru Ayn Macununun Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omuriligi-kuvvetlendirmenin-bitkisel-tedavisi/" title="Omuriliği Kuvvetlendirmenin Bitkisel Tedavisi"&gt;Omuriliği Kuvvetlendirmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omurilik-agrilarinin-bitkisel-tedavisi/" title="Omurilik Ağrılarının Bitkisel Tedavisi"&gt;Omurilik Ağrılarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omurilik-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/" title="Omurilik İltihabının Bitkisel Tedavisi"&gt;Omurilik İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omurilik-zedelenmesinin-bitkisel-tedavisi/" title="Omurilik Zedelenmesinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Omurilik Zedelenmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omuz-agrilarinin-bitkisel-tedavisi/" title="Omuz Ağrılarının Bitkisel Tedavisi"&gt;Omuz Ağrılarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/organizmalari-genclestirmek-icin-sifali-bitkiler/" title="Organizmaları Gençleştirmek İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Organizmaları Gençleştirmek İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/pamukcugun-bitkisel-tedavisi/" title="Pamukçuğun Bitkisel Tedavisi"&gt;Pamukçuğun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/papatya-cayinin-faydalari/" title="Papatya Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Papatya Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/papatya-yaginin-faydalari/" title="Papatya Yağının Faydaları"&gt;Papatya Yağının Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-parazitin-bitkisel-tedavisi/" title="Parazitin Bitkisel Tedavisi"&gt;Parazitin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/parmak-agrisinin-bitkisel-tedavisi/" title="Parmak Ağrısının Bitkisel Tedavisi"&gt;Parmak Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/parmak-buzulmesinin-bitkisel-tedavisi/" title="Parmak Büzülmesinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Parmak Büzülmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/parmak-egzamasinin-bitkisel-tedavisi/" title="Parmak Egzamasının Bitkisel Tedavisi"&gt;Parmak Egzamasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/parmak-titremesinin-bitkisel-tedavisi/" title="Parmak Titremesinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Parmak Titremesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/prostat-buyumesinin-bitkisel-tedavisi/" title="Prostat Büyümesinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Prostat Büyümesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahim-agrisinin-bitkisel-tedavisi/" title="Rahim Ağrısının Bitkisel Tedavisi"&gt;Rahim Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahim-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/" title="Rahim İltihabının Bitkisel Tedavisi"&gt;Rahim İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kavza-rahim-macununun-faydalari/" title="Rahim Macununun Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Rahim Macununun Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahim-mantarinin-bitkisel-tedavisi/" title="Rahim Mantarının Bitkisel Tedavisi"&gt;Rahim Mantarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahim-yelinin-bitkisel-tedavisi/" title="Rahim Yelinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Rahim Yelinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahimde-mayasilin-bitkisel-tedavisi/" title="Rahimde Mayasılın Bitkisel Tedavisi"&gt;Rahimde Mayasılın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rasitizmin-bitkisel-tedavisi/" title="Raşitizmin Bitkisel Tedavisi"&gt;Raşitizmin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rezene-cayinin-faydalari/" title="Rezene Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Rezene Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/romatizmal-ve-siyatik-hastaliklarin-bitkisel-tedavisi/" title="Romatizmal Ve Siyatik Hastalıkların Bitkisel Tedavisi"&gt;Romatizmal Ve Siyatik Hastalıkların Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/romatizmanin-bitkisel-tedavisi/" title="Romatizmanın Bitkisel Tedavisi"&gt;Romatizmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sac-dokulmesinin-bitkisel-tedavisi/" title="Saç Dökülmesinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Saç Dökülmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sac-mantarina-onlemin-bitkisel-tedavisi/" title="Saç Mantarına Önlemin Bitkisel Tedavisi"&gt;Saç Mantarına Önlemin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sackiranin-bitkisel-tedavisi/" title="Saçkıranın Bitkisel Tedavisi"&gt;Saçkıranın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saclarin-agarmasini-geciktiren-sifali-bitkiler/" title="Saçların Ağarmasını Geciktiren Şifalı Bitkiler"&gt;Saçların Ağarmasını Geciktiren Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saclarin-gur-cikmasini-saglayan-sifali-bitkiler/" title="Saçların Gür Çıkmasını Sağlayan Şifalı Bitkiler"&gt;Saçların Gür Çıkmasını Sağlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/safra-kesesi-tasinin-bitkisel-tedavisi/" title="Safra Kesesi Taşının Bitkisel Tedavisi"&gt;Safra Kesesi Taşının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/salgi-bezleri-tikanmasinin-bitkisel-tedavisi/" title="Salgı Bezleri Tıkanmasının Bitkisel Tedavisi"&gt;Salgı Bezleri Tıkanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sara-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/" title="Sara Hastalığının Bitkisel Tedavisi"&gt;Sara Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sariligin-bitkisel-tedavisi/" title="Sarılığın Bitkisel Tedavisi"&gt;Sarılığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sark-cibaninin-bitkisel-tedavisi/" title="Şark Çıbanının Bitkisel Tedavisi"&gt;Şark Çıbanının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sarmisak-yaginin-faydalari/" title="Sarmısak Yağının Faydaları"&gt;Sarmısak Yağının Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sedef-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/" title="Sedef Hastalığının Bitkisel Tedavisi"&gt;Sedef Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/selulutun-bitkisel-tedavisi/" title="Selülütün Bitkisel Tedavisi"&gt;Selülütün Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sersemligin-bitkisel-tedavisi/" title="Sersemliğin Bitkisel Tedavisi"&gt;Sersemliğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/serve-i-hos-macununun-yapilisi-ve-faydalari/" title="Serve-i Hoş Macununun Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Serve-i Hoş Macununun Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sigilciginbehak-bitkisel-tedavisi/" title="Siğilciğin(Behak) Bitkisel  Tedavisi"&gt;Siğilciğin(Behak) Bitkisel  Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sigilin-bitkisel-tedavisi/" title="Siğilin Bitkisel Tedavisi"&gt;Siğilin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-agrilarinin-tedavisi-icin-bitkisel-tedavisi/" title="Sinir Ağrılarının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Sinir Ağrılarının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-geriliminin-bitkisel-tedavisi/" title="Sinir Geriliminin Bitkisel Tedavisi"&gt;Sinir Geriliminin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-kopmalarinin-bitkisel-tedavisi/" title="Sinir Kopmalarının Bitkisel Tedavisi"&gt;Sinir Kopmalarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-sertlesmesinin-bitkisel-tedavisi/" title="Sinir Sertleşmesinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Sinir Sertleşmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-zafiyetin-bitkisel-tedavisi/" title="Sinir Zafiyetin Bitkisel Tedavisi"&gt;Sinir Zafiyetin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinirsel-agrilarnevraljiicin-sifali-bitkiler/" title="Sinirsel Ağrılar(Nevralji)İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Sinirsel Ağrılar(Nevralji)İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinirsel-gerginliknoresteniicin-sifali-bitkiler/" title="Sinirsel Gerginlik(Nöresteni)İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Sinirsel Gerginlik(Nöresteni)İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sirac-i-kalp-macununun-faydalari/" title="Sirac-ı Kalp Macununun Faydaları"&gt;Sirac-ı Kalp Macununun Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/siracanin-bitkisel-tedavisi/" title="Sıracanın Bitkisel Tedavisi"&gt;Sıracanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sirozun-bitkisel-tedavisi/" title="Sirozun Bitkisel Tedavisi"&gt;Sirozun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sirt-agrisinin-bitkisel-tedavisi/" title="Sırt Ağrısının Bitkisel Tedavisi"&gt;Sırt Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sislerin-eritilmesinin-bitkisel-tedavisi/" title="Şişlerin Eritilmesinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Şişlerin Eritilmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sismanligin-bitkisel-tedavisi/" title="Şişmanlığın Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Şişmanlığın Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sistit-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/" title="Sistit Hastalığının Bitkisel Tedavisi"&gt;Sistit Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sivilcenin-bitkisel-tedavisi/" title="Sivilcenin Bitkisel Tedavisi"&gt;Sivilcenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/siyatikin-bitkisel-tedavisi/" title="Siyatikin Bitkisel Tedavisi"&gt;Siyatikin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/soguk-alginliginin-bitkisel-tedavisi/" title="Soğuk Algınlığının Bitkisel Tedavisi"&gt;Soğuk Algınlığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sogukta-olusan-yaranin-bitkisel-tedavisi/" title="Soğukta Oluşan Yaranın Bitkisel Tedavisi"&gt;Soğukta Oluşan Yaranın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/solunum-azliginin-bitkisel-tedavisi/" title="Solunum Azlığının Bitkisel Tedavisi"&gt;Solunum Azlığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/solunum-borusu-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/" title="Solunum Borusu İltihabının Bitkisel Tedavisi"&gt;Solunum Borusu İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/solunum-guclugune-bitkisel-tedavi/" title="Solunum Güçlüğüne Bitkisel Tedavi"&gt;Solunum Güçlüğüne Bitkisel Tedavi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/spazm-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/" title="Spazm Hastalığının Bitkisel Tedavisi"&gt;Spazm Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/su-ciceginin-bitkisel-tedavisi/" title="Su Çiçeğinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Su Çiçeğinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/su-toplanmasinin-bitkisel-tedavisi/" title="Su Toplanmasının Bitkisel Tedavisi"&gt;Su Toplanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sulugun-dogal-tedavisi/" title="Sülüğün Doğal Tedavisi"&gt;Sülüğün Doğal Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sumbul-yaginin-faydalari/" title="Sümbül Yağının Faydaları"&gt;Sümbül Yağının Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/surincan-cayinin-faydalari/" title="Sürincan Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Sürincan Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/susen-cayinin-faydalari/" title="Süsen Bitki Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Süsen Bitki Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/tansiyon-dusuklugunun-bitkisel-tedavisi/" title="Tansiyon Düşüklüğünün Bitkisel Tedavisi"&gt;Tansiyon Düşüklüğünün Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/tansiyon-yuksekliginin-bitkisel-tedavisi/" title="Tansiyon Yüksekliğini Tedavi Eden Şifalı Bitkiler"&gt;Tansiyon Yüksekliğini Tedavi Eden Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ten-guzelligine-sifali-bitkiler/" title="Ten Güzelliği İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Ten Güzelliği İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ter-kokusunu-onlemenin-bitkisel-tedavisi/" title="Ter Kokusunu Önleyen Şifalı Bitkiler"&gt;Ter Kokusunu Önleyen Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/terlemenin-bitkisel-tedavisi/" title="Terlemenin Bitkisel Tedavisi"&gt;Terlemenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ulserin-bitkisel-tedavisi/" title="Ülserin Bitkisel Tedavisi"&gt;Ülserin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ulserli-dis-iltihaplarin-bitkisel-tedavisi/" title="Ülserli Deri İltihaplarının Bitkisel Tedavisi"&gt;Ülserli Deri İltihaplarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/unutkanligin-bitkisel-tedavisi/" title="Unutkanlığın Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Unutkanlığın Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/urenin-bitkisel-tedavisi/" title="Ürenin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Ürenin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/urlarin-bitkisel-tedavisi/" title="Urların Bitkisel Tedavisi"&gt;Urların Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/usandirici-kokulari-gideren-bitkiler/" title="Usandırıcı Kokuları Gideren Bitkiler"&gt;Usandırıcı Kokuları Gideren Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/usutme-icin-sifali-bitkiler/" title="Üşütme İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Üşütme İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyarici-sifali-bitkiler/" title="Uyarıcı Şifalı Bitkiler"&gt;Uyarıcı Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uykusuzlugun-bitkisel-tedavisi/" title="Uykusuzluğun Bitkisel Tedavisi"&gt;Uykusuzluğun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mama-hatun-macununun-faydalari/" title="Uykusuzluğun Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Uykusuzluğun Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyuzun-bitkisel-tedavisi/" title="Uyuzun Bitkisel Tedavisi"&gt;Uyuzun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/vajinitin-bitkisel-tedavisi/" title="Vajinitin Bitkisel Tedavisi"&gt;Vajinitin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/varis-icin-bitkisel-tedavi/" title="Varis İçin Bitkisel Tedavi"&gt;Varis İçin Bitkisel Tedavi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/vebanin-bitkisel-tedavisi/" title="Vebanın Bitkisel Tedavisi"&gt;Vebanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/veremden-korunmak-icin-sifali-bitkiler-2/" title="Veremden Korunmak İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Veremden Korunmak İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/veremden-korunmak-icin-sifali-bitkiler/" title="Veremden Korunmak İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Veremden Korunmak İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/veremin-bitkisel-tedavisi/" title="Veremin Bitkisel Tedavisi"&gt;Veremin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kevser-sultan-macununun-faydalari/" title="Vücuttaki Kanın Temizlenmesine Yardımcı Olan Şifalı Bitkiler"&gt;Vücuttaki Kanın Temizlenmesine Yardımcı Olan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yanigin-bitkisel-tedavisi/" title="Yanığın Bitkisel Tedavisi"&gt;Yanığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yaralari-ve-urlari-iyilestiren-sifali-macunlar/" title="Yaraları Ve Urları İyileştiren Şifalı Bitkiler"&gt;Yaraları Ve Urları İyileştiren Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yaralar-icin-bitkisel-tedavi/" title="Yaraların Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Yaraların Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yarpuz-cayinin-faydalari/" title="Yarpuz Bitki Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Yarpuz Bitki Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yaslanmayi-geciktiren-bitkiler-2/" title="Yaşlanmayı Geciktiren Bitkiler"&gt;Yaşlanmayı Geciktiren Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yaslanmayi-geciktiren-bitkiler/" title="Yaşlanmayı Geciktiren Şifalı Bitkiler"&gt;Yaşlanmayı Geciktiren Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yaslilarin-gucunu-artirmak-icin-sifali-bitkiler/" title="Yaşlıların Gücünü Artıran Şifalı Bitkiler"&gt;Yaşlıların Gücünü Artıran Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yel-hastaligina-bitkisel-tedavi/" title="Yel hastalığına bitkisel tedavi"&gt;Yel hastalığına bitkisel tedavi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yilancigin-bitkisel-tedavisi/" title="Yılancığın Bitkisel Tedavisi"&gt;Yılancığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yorgunlugun-bitkisel-tedavisi/" title="Yorgunluğun Bitkisel Tedavisi"&gt;Yorgunluğun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yuz-felcinin-bitkisel-tedavisi/" title="Yüz Felcinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Yüz Felcinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yuzeysel-cibanin-bitkisel-tedavisi/" title="Yüzeysel Çıbanın Bitkisel Tedavisi"&gt;Yüzeysel Çıbanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zambak-yaginin-faydalari/" title="Zambak Yağının Faydaları"&gt;Zambak Yağının Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zaturenin-bitkisel-tedavisi/" title="Zatürenin Bitkisel Tedavisi"&gt;Zatürenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zehirlenmenin-bitkisel-tedavisi/" title="Zehirlenmenin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Zehirlenmenin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zeka-acikliginin-bitkisel-tedavisi/" title="Zeka Açıklığının Bitkisel Tedavisi"&gt;Zeka Açıklığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zekerin-bitkisel-tedavisi-penis-ilaclari/" title="Zekerin Bitkisel Tedavisi (Penis İlaçları)"&gt;Zekerin Bitkisel Tedavisi (Penis İlaçları)&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zencefil-cayinin-faydalari/" title="Zencefil Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Zencefil Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zinde-kalmanin-bitkisel-tedavisi/" title="Zinde Kalmanın Bitkisel Tedavisi"&gt;Zinde Kalmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zonanin-bitkisel-tedavisi/" title="Zonanın Bitkisel Tedavisi"&gt;Zonanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Kategori:&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/sifali-bitkisel-caylar/" title="Şifalı Bitkisel Çaylar"&gt;Şifalı Bitkisel Çaylar&lt;/a&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ada-cayinin-faydalari/" title="Ada Çayının Faydaları"&gt;Ada Çayının Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/akasya-cayinin-faydalari/" title="Akasya Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Akasya Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/amber-cayinin-faydalari/" title="Amber Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Amber Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ardic-cayinin-bitkisel-tedavisi/" title="Ardıç Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Ardıç Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/baldiran-cayinin-bitkisel-tedavisi/" title="Baldıran Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Baldıran Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cavsir-cayinin-faydalari/" title="Çavşir Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Çavşir Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/corduk-cayinin-faydalari/" title="Çördük Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Çördük Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/defne-cayinin-tedavi-ettigi-hastaliklar/" title="Defne Çayının Tedavi Ettiği Hastalıklar"&gt;Defne Çayının Tedavi Ettiği Hastalıklar&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/feslegen-cayinin-faydalari/" title="Fesleğen Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Fesleğen Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hatmi-cicegi-cayinin-faydalari/" title="Hatmi Çiçeği Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Hatmi Çiçeği Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hudhud-cayinin-faydalari/" title="Hüdhüd Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Hüdhüd Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ilgin-bitkisel-cayinin-faydalari/" title="Ilgın Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Ilgın Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/isinmak-icin-bitkisel-cay/" title="Isınmak İçin Gereken Şifalı Bitkiler"&gt;Isınmak İçin Gereken Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kara-dut-cayinin-faydalari/" title="Kara Dut Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Kara Dut Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/karanfil-cayinin-faydalari/" title="Karanfil Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Karanfil Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/katuna-cayinin-faydalari/" title="Katuna Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Katuna Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/labada-cayinin-faydalari/" title="Labada Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Labada Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/menevis-cayinin-faydalari/" title="Meneviş Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Meneviş Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nergis-cayinin-faydalari/" title="Nergis Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Nergis Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/papatya-cayinin-faydalari/" title="Papatya Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Papatya Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rezene-cayinin-faydalari/" title="Rezene Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Rezene Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sislerin-eritilmesinin-bitkisel-tedavisi/" title="Şişlerin Eritilmesinin Bitkisel Tedavisi"&gt;Şişlerin Eritilmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sismanligin-bitkisel-tedavisi/" title="Şişmanlığın Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Şişmanlığın Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/surincan-cayinin-faydalari/" title="Sürincan Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Sürincan Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/susen-cayinin-faydalari/" title="Süsen Bitki Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Süsen Bitki Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/tansiyon-dusuklugunun-bitkisel-tedavisi/" title="Tansiyon Düşüklüğünün Bitkisel Tedavisi"&gt;Tansiyon Düşüklüğünün Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ulserin-bitkisel-tedavisi/" title="Ülserin Bitkisel Tedavisi"&gt;Ülserin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/usutme-icin-sifali-bitkiler/" title="Üşütme İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Üşütme İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyarici-sifali-bitkiler/" title="Uyarıcı Şifalı Bitkiler"&gt;Uyarıcı Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/vebanin-bitkisel-tedavisi/" title="Vebanın Bitkisel Tedavisi"&gt;Vebanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/veremin-bitkisel-tedavisi/" title="Veremin Bitkisel Tedavisi"&gt;Veremin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sitmanin-bitkisel-tedavisi/" title="Sıtmanın Bitkisel Tedavisi"&gt;Sıtmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yarpuz-cayinin-faydalari/" title="Yarpuz Bitki Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Yarpuz Bitki Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zehirli-hayvan-isirmalarinin-bitkisel-tedavisi/" title="Zehirli Hayvan Isırmalarının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Zehirli Hayvan Isırmalarının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zencefil-cayinin-faydalari/" title="Zencefil Çayının Yapılışı Ve Faydaları"&gt;Zencefil Çayının Yapılışı Ve Faydaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Kategori:&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/sindirim-sistemi/" title="Sindirim Sistemi"&gt;Sindirim Sistemi&lt;/a&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bagirsak-kurdu/" title="Bağırsak Kurdu Hastalığının Bitkisel Tedavisi"&gt;Bağırsak Kurdu Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dolasim-sistemi/" title="Dolaşım Sistemi"&gt;Dolaşım Sistemi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hazimsizligin-bitkisel-tedavisi/" title="Hazımsızlığın Bitkisel Tedavisi"&gt;Hazımsızlığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ishal-ve-kabizlik/" title="İshal ve Kabızlık"&gt;İshal ve Kabızlık&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kabizlik-peklik-bitkisel-tedavisi/" title="Kabızlık (Peklik) Bitkisel Tedavisi"&gt;Kabızlık (Peklik) Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-agrisinin-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/" title="Mide Ağrısının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler"&gt;Mide Ağrısının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-cikisi-tikanmasi-pilorik-stenoz/" title="Mide Çıkışı Tıkanması (Pilorik Stenoz)"&gt;Mide Çıkışı Tıkanması (Pilorik Stenoz)&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ulserin-bitkisel-tedavisi/" title="Ülserin Bitkisel Tedavisi"&gt;Ülserin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;strong&gt;Kategori:&lt;/strong&gt; &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/uroloji/" title="Üroloji"&gt;Üroloji&lt;/a&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/benlik-ve-baskalari-dunyayi-tanima-sekli/" title="Dünyayı Tanıma Benlik Ve Başkaları"&gt;Dünyayı Tanıma Benlik Ve Başkaları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/belirli-donemlerde-kendini-tutma-yontemleri/" title="Belirli Dönemlerde Kendini Tutma Yöntemleri"&gt;Belirli Dönemlerde Kendini Tutma Yöntemleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/canlilarda-cinsiyet-nasil-belirlenir/" title="Canlılarda Cinsiyet Nasıl Belirlenir"&gt;Canlılarda Cinsiyet Nasıl Belirlenir&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/canlilarda-kromozom-aksakliklari/" title="Canlılarda Kromozom Aksaklıkları"&gt;Canlılarda Kromozom Aksaklıkları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-birlesme-ve-birlesme-duruslari/" title="Cinsel Birleşme Ve Birleşme Duruşları"&gt;Cinsel Birleşme Ve Birleşme Duruşları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-farklilasma-neden-olur/" title="Cinsel Farklılaşma Neden Olur"&gt;Cinsel Farklılaşma Neden Olur&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-gelisimde-davranis-farklari/" title="Cinsel Gelişimde Davranış Farkları"&gt;Cinsel Gelişimde Davranış Farkları&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-hormonlarin-etkinlik-bicimi/" title="Cinsel Hormonların Etkinlik Biçimi"&gt;Cinsel Hormonların Etkinlik Biçimi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-iliskilerin-fizyolojisi/" title="Cinsel İlişkilerin Fizyolojisi"&gt;Cinsel İlişkilerin Fizyolojisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-soguklugun-tedavisinde-iyilesme-donemi/" title="Cinsel Soğukluğun Tedavisinde İyileşme Dönemi"&gt;Cinsel Soğukluğun Tedavisinde İyileşme Dönemi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellikte-erken-bosalmanin-sebepleri/" title="Cinsellikte Erken Boşalmanın Sebepleri"&gt;Cinsellikte Erken Boşalmanın Sebepleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocugun-cinsiyeti-nasil-belirlenir/" title="Çocuğun Cinsiyeti Nasıl Belirlenir.?"&gt;Çocuğun Cinsiyeti Nasıl Belirlenir.?&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erkeklerde-ereksiyon-sorunu-ve-tedavisi/" title="Erkeklerde Ereksiyon Sorunu Ve Tedavisi"&gt;Erkeklerde Ereksiyon Sorunu Ve Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erkeklerde-kisirlik-sebepleri-ve-tedavisi/" title="Erkeklerde Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi"&gt;Erkeklerde Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erken-meni-gelmesi/" title="Erken Meni Gelmesi"&gt;Erken Meni Gelmesi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligin-onlenmesi-ve-aile-planlanmasi/" title="Gebeliğin Önlenmesi Ve Aile Planlanması"&gt;Gebeliğin Önlenmesi Ve Aile Planlanması&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gercek-zevkler/" title="Gerçek Zevkler"&gt;Gerçek Zevkler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hayvanlarla-kurulan-cinsel-iliskiler/" title="Hayvanlarla Kurulan Cinsel İlişkiler"&gt;Hayvanlarla Kurulan Cinsel İlişkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/homoseksuel-iliskiler/" title="Homoseksüel İlişkiler"&gt;Homoseksüel İlişkiler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/idrar-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/" title="İdrar Yanmasının Bitkisel Tedavisi"&gt;İdrar Yanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/insan-vucudunun-yeniden-kesfedilmesi/" title="İnsan Vücudunun Yeniden Keşfedilmesi"&gt;İnsan Vücudunun Yeniden Keşfedilmesi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/insanlarda-cinsiyetin-belirlenmesi/" title="İnsanlarda Cinsiyetin Belirlenmesi"&gt;İnsanlarda Cinsiyetin Belirlenmesi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/makat-evresi-ve-makat-sagligi/" title="Makat Evresi Ve Makat Sağlığı"&gt;Makat Evresi Ve Makat Sağlığı&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahim-mantarinin-bitkisel-tedavisi/" title="Rahim Mantarının Bitkisel Tedavisi"&gt;Rahim Mantarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/spermatozoit-oldurucu-maddeler-nelerdir/" title="Spermatozoit Öldürücü Maddeler Nelerdir"&gt;Spermatozoit Öldürücü Maddeler Nelerdir&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ureme-ve-kalitim/" title="Üreme Ve Kalıtım"&gt;Üreme Ve Kalıtım&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yapaysunnidollenme-yontemleri/" title="Yapay(Sunni)Döllenme Yöntemleri"&gt;Yapay(Sunni)Döllenme Yöntemleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/ciban-otu/" class="tag-link-255" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;çıban otu&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/cocugun-beslenmesi/" class="tag-link-929" title="5 konu" rel="tag" style="font-size: 15pt;"&gt;çocuğun beslenmesi&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/cocuk-hastaliklari/" class="tag-link-913" title="8 konu" rel="tag" style="font-size: 22pt;"&gt;çocuk hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/cocuk-psikolojisi/" class="tag-link-890" title="8 konu" rel="tag" style="font-size: 22pt;"&gt;çocuk psikolojisi&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/cocuk-sagligi/" class="tag-link-889" title="6 konu" rel="tag" style="font-size: 17.3333pt;"&gt;çocuk sağlığı&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/isirgan-otu/" class="tag-link-244" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;ısırgan otu&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/asiri-terleme/" class="tag-link-317" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;aşırı terleme&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/akciger-hastaliklari/" class="tag-link-43" title="6 konu" rel="tag" style="font-size: 17.3333pt;"&gt;akciğer hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/alerji/" class="tag-link-1039" title="4 konu" rel="tag" style="font-size: 12.6667pt;"&gt;Alerji&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/astim/" class="tag-link-784" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;astım&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/ayi-sarimsagi/" class="tag-link-772" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;ayı sarımsağı&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bobrek-hastaliklari/" class="tag-link-723" title="4 konu" rel="tag" style="font-size: 12.6667pt;"&gt;Böbrek hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bobrek-yetmezligi/" class="tag-link-720" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;böbrek yetmezliği&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bas-agrisinin-sebepleri/" class="tag-link-696" title="4 konu" rel="tag" style="font-size: 12.6667pt;"&gt;baş ağrısının sebepleri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/bas-agrisi-nasil-gecer/" class="tag-link-1571" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;baş ağrısı nasıl geçer&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/civanpercemi/" class="tag-link-165" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;civanperçemi&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/damar-sertligi/" class="tag-link-193" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;damar sertliği&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/deri-dokuntusu/" class="tag-link-441" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;deri döküntüsü&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/deri-kanseri/" class="tag-link-235" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;deri kanseri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/duyu-organlarinin-hastaliklari/" class="tag-link-1998" title="8 konu" rel="tag" style="font-size: 22pt;"&gt;Duyu Organlarının Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/ebegumeci/" class="tag-link-511" title="4 konu" rel="tag" style="font-size: 12.6667pt;"&gt;ebegümeci&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/hardal-tohumu/" class="tag-link-145" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;hardal tohumu&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kizil-hastaliginin-belirtileri/" class="tag-link-447" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;kızıl hastalığının belirtileri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kizil-hastaliginin-sebepleri/" class="tag-link-448" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;kızıl hastalığının sebepleri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kabakulak/" class="tag-link-313" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;kabakulak&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kalp-carpmasi/" class="tag-link-91" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;kalp çarpması&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kalp-cerrahisi/" class="tag-link-89" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;kalp cerrahisi&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kalp-hastaliklari/" class="tag-link-3" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;Kalp Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kalp-sikismasi/" class="tag-link-90" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;kalp sıkışması&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kalp-yetmezliginin-tedavisi/" class="tag-link-88" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;kalp yetmezliğinin tedavisi&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/karaciger-hastaliklarinin-belirtileri/" class="tag-link-324" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;karaciğer hastalıklarının belirtileri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/karaciger-hastaliklarinin-sebepleri/" class="tag-link-323" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;karaciğer hastalıklarının sebepleri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kuduzun-belirtileri/" class="tag-link-466" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;kuduzun belirtileri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kulak-agrisinin-sebepleri/" class="tag-link-480" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;kulak ağrısının sebepleri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kulak-agrisi-nasil-gecer/" class="tag-link-477" title="4 konu" rel="tag" style="font-size: 12.6667pt;"&gt;kulak ağrısı nasıl geçer&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/kulak-akintisi/" class="tag-link-483" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;kulak akıntısı&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/migren/" class="tag-link-692" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;migren&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/mine-cicegi/" class="tag-link-250" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;mine çiçeği&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/nezle/" class="tag-link-1383" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;nezle&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/prostat-buyumesi/" class="tag-link-224" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;prostat büyümesi&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/sagirlik/" class="tag-link-834" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;sağırlık&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/sinuzit/" class="tag-link-1021" title="5 konu" rel="tag" style="font-size: 15pt;"&gt;sinüzit&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/solunum-darligi/" class="tag-link-149" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;solunum darlığı&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/solunum-yolu-hastaliklari/" class="tag-link-776" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;Solunum yolu hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/tansiyon-hastaliklari/" class="tag-link-6" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;Tansiyon Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/tansiyon-yukselmesi/" class="tag-link-5" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;Tansiyon Yükselmesi&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/vajina-kasintisi/" class="tag-link-1187" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;vajina kaşıntısı&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/vajinal-hastaliklar/" class="tag-link-1178" title="3 konu" rel="tag" style="font-size: 10.3333pt;"&gt;vajinal hastalıklar&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/yuksek-tansiyon/" class="tag-link-4" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;Yüksek Tansiyon&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.saglikbilgilerim.com/etiket/zature/" class="tag-link-289" title="2 konu" rel="tag" style="font-size: 8pt;"&gt;zatüre&lt;/a&gt;&lt;!--/content --&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-7923871345253643270?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/7923871345253643270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=7923871345253643270' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7923871345253643270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7923871345253643270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/09/salik-hastaliklar-ifali-bitkiler-kadin.html' title='Sağlık ve Hastalıklar'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-184581683369023233</id><published>2008-06-08T20:54:00.001+03:00</published><updated>2008-06-08T20:56:06.076+03:00</updated><title type='text'>ANTİGRUP BAĞIŞIKLIK CİSİMLERİ</title><content type='html'>0 (sıfır) kan gurubundan bir kadının, de&amp;shy;ğişik bir guruptan (örneğin, A ya da B) bir erkekle evlendiğinde, babasıyle aynı kan gurubundan olan bir çocuğa gebe kalırsa, antigrup olarak nitelenen bağı&amp;shy;şıklık cisimleri üretebildiği görülmüştür. Zorunluluk halinde, bu kadına da Rh negatif kadınlara uygulanana benzer bir bağışıklık kazandır-ma işlemi uygula&amp;shy;nır.&lt;br /&gt;Bu ise, gebeliğin başından itibaren, an&amp;shy;ne ve kocasının sadece Rhesus'lerinin değil, karşılıklı kan guruplarının da bi-&lt;br /&gt;linmesinin zorunlu olduğunu, bir kez daha tanıtlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-184581683369023233?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/184581683369023233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=184581683369023233' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/184581683369023233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/184581683369023233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/antigrup-baiiklik-cisimleri.html' title='ANTİGRUP BAĞIŞIKLIK CİSİMLERİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1322440593250726431</id><published>2008-06-08T20:52:00.001+03:00</published><updated>2008-06-08T20:53:28.852+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rhesus hakkında bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rhesus kimlerde görülür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rhesus'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rhesus ve zararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rhesus nedir'/><title type='text'>RHESUS ETKENİ</title><content type='html'>RHESUS ETKENİ&lt;br /&gt;Rhesus etkeni kişilerin kanlarını birbi&amp;shy;rinden ayıran en önemli özelliktir. Landsteiner ve Wiener adlı bilginler 1940'ta, Macacus Rhesus maymunları&amp;shy;nın alyuvarlarında özel bir madde keş&amp;shy;fetmişler ve buna "Rhesus etkeni" adını vermişlerdir. Daha sonra, bu etkenin in&amp;shy;sanların yüzde 82'sinin alyuvarlarında varolduğu ortaya çıkarılmıştır; insanla&amp;shy;rın yüzde 18'inde bu madde yoktur. Rhesus etkeni taşıyan kişilerin kanı "Rh pozitif", bu etkeni taşımayanların kanı ise"Rh negatif" olarak adlandırılır. "Rh negatif" ve "Rh pozitif" kişiler ara&amp;shy;sında yapılacak bir kan alışverişi bazı tehlikeler gösterir: örneğin, bir kan ver&amp;shy;me işlemi sırasında, Rh negatif bir kişi, Rh pozitif kan alırsa, çok ciddi bir tehli&amp;shy;ke ortaya çıkar.&lt;br /&gt;Döl ütün kanıyle annenin kanı arasında&amp;shy;ki bir uyuşmazlık ciddi tehlikelere yol açabilir. Rh negatif bir kadınla Rh pozi&amp;shy;tif bir erkeğin birleşmesinden doğan ço&amp;shy;cuk, babası gibi, Rh pozitif kan taşıya&amp;shy;bilir. Daha önce de söylediğimiz gibi, dölüt, anneninkinden bağımsız olarak dolaşan kendi kanını kendisi üretir. Bu&amp;shy;nunla birlikte, son aracılığıyle, dölüt kanının çok küçük de olsa bir bölümü annenin kan dolaşım sistemine sızabilir. Rh negatif bir annenin vücudu, bu du&amp;shy;rumda, kendini savunmak için, bağışık&amp;shy;lık cisimleri üretir. Bu bağışıklık cisimle&amp;shy;ri de sondan geçerek, çocuğun alyuvar&amp;shy;larını yok ederler. Bu durumda hemoli-tik denilen bir çeşit kansızlık ortaya çı&amp;shy;kar.&lt;br /&gt;Bu hastalık, annenin ürettiği bağışıklık cisimlerinin miktarına bağlı olarak az ya da çok tehlikeli olur. Bu nedenle, Rh negatif bir kadın, gebeliğin başından itibaren, sık sık kan tahlilleri yaptırarak vücudundaki "bağışıklık cisimleri oranı&amp;shy;nı", yani kanında bulunan Rh yok edici bağışıklık cisimlerinin miktarını denet&amp;shy;lemelidir.&lt;br /&gt;Eğer bağışıklık cisimleri oranı çok yük&amp;shy;sek ise (ki bir doğumda birden çok ço&amp;shy;cuk doğuran kadınlarda, gebeliğin so&amp;shy;nunda, durum genellikle böyledir), dok&amp;shy;tor çoğu kez doğumu erkene almayı öğütler. Bu durumda, genellikle sezar&amp;shy;yene başvurulur. Bebekte özel bir durum görülürse, hemen kanı değiştiri&amp;shy;lir. Dölütün Rh pozitif etkeninin Rh ne&amp;shy;gatif anne üzerindeki etkisini ortadan kaldırabilecek ve sonuç olarak, annenin ürettiği bağışıklık cisimlerinin saldırısı&amp;shy;na uğradığı zaman Rh pozitif dölütte meydana gelen karışıklıkları önleyebile-&lt;br /&gt;cek birçok çözüm yolları araştırılmakta&amp;shy;dır.&lt;br /&gt;örneğin, dölütün karın zarı boşluğuna hemolitik hastalığın yok ettiği kanı kar&amp;shy;şılayacak şekilde Rh negatif alyuvarlar şırınga etme olanağı araştırılmıştır. Dölütün bir bacağını çıkarmak ve da&amp;shy;marlardan birinden kan vermek amacıy-ledölyatağı çeperini kesme, daha sonra doğumu beklemek üzere çocuğu yeni&amp;shy;den dölyatağına kapama yolları da de&amp;shy;nenmiştir. Ancak bu işlemler kolayca gerçekleştirilemeyen son derece güç ameliyatlardır. En çıkar yol ciddi durum&amp;shy;larda bebeğin kanını değiştirmektir. Rh uyuşmazlığından doğan kansızlığa çok sık rastlanmaz. İstatistiklere göre oran 1666 gebelikte 1'dir. Ayrıca, Rh pozitif bir çocuğun varlığının Rh negatif annede zorunlu olarak bağışıklık cisim&amp;shy;leri üretimine yol açmadığını da belirt&amp;shy;mek gerekir. Rh negatif bir kadının ilk gebeliği genellikle kazasız geçer. (Tabii daha önceleri anneye Rh pozitif kan verilmemişse.) Çünkü annenin organiz&amp;shy;ması çocuğa zarar verebilecek kadar çok bağışıklık cismi üretecek zaman bu&amp;shy;lamaz.&lt;br /&gt;İkinci ya da üçüncü gebelik sırasında, annenin kanında Rh yok edici bağışıklık cisimlerinin miktarı gittikçe artar ve dö&amp;shy;lüt kansızlık tehlikesiyle daha çok karşı&amp;shy;laşır.&lt;br /&gt;Tıp, bugün bu düşüncelere dayanarak, Rhesus sorununu çözmek için başka bir yola girmiştir. Sero-profilaksi adı verilen bu yönteme göre, eğer Rh negatif bir kadına Rh pozitif kan verilmişse, ya da bu kadın daha önce Rh pozitif bir çocuk doğurmuşsa, hatta kanı Rh pozitif olan bir çocuk düşürmüşse, bu kadına, ka&amp;shy;nında bulunabilecek dölüt alyuvarlarıy-le savaşarak onları yenecek özel serum&amp;shy;lar yardımıyle bağışıklık kazandırılır. Böylece, annenin organizması artık Rh yok edici bağışıklık cisimleri üretmez ve sonuç olarak kadının daha sonraki ge&amp;shy;belik durumunda çıkabilecek güçlükler başından önlenmiş olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1322440593250726431?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1322440593250726431/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1322440593250726431' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1322440593250726431'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1322440593250726431'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/rhesus-etkeni.html' title='RHESUS ETKENİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-6890971380575427463</id><published>2008-06-08T20:48:00.001+03:00</published><updated>2008-06-08T20:50:43.262+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dölüt'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dölüt hakkında bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dölüt ve zararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dölüt nedir'/><title type='text'>DÖLÜT</title><content type='html'>Gebeliğin on ikinci haftasından itibaren embriyo insan biçimini alır ve cinsiyeti belirlemeğe başlar. Yaklaşık olarak yedi santimetre boyunda olan dölütün başı, gövdesine oranla çok büyüktür. Geliş&amp;shy;mesinin bu döneminde embriyoya dölüt adı verilir.&lt;br /&gt;Ertesi ay, dölütün ağırlığı ve boyu bü&amp;shy;yük bir hızla artar. Yaklaşık olarak sekiz santimetre olan boyu 18 santimetreye ulaşır; ağırlığı da 45 gr. danf 225 gr.a çıkar. Büyüme bu hızla devam etmiş ol&amp;shy;saydı çocuğun doğumda 250 kilo gel&amp;shy;mesi gerekirdi.&lt;br /&gt;Dölütün derisi çok ince olduğundan kan damarlarını gösterir. Önceleri alın ve çenesini sonra da bütün vücudunu hafif tüyler kaplar; sekizinci ayda bu tüyler kaybolur. Gebeliğin ikinci ayından son&amp;shy;ra dölüt annenin duymadığı çok hafif hareketler yapmağa başlar. Anne çocu&amp;shy;ğunun hareket etmeğe başladığını dör&amp;shy;düncü ay sırasında duymağa başlaya&amp;shy;caktır. Beşinci aydan itibaren, kalp atış&amp;shy;ları kuvvetlenir ve stetoskop ile dinlene&amp;shy;bilir hale gelir.&lt;br /&gt;Anne ve doktorun çocuğu "duymaları" gibi çocuk da onları duyabilir. Çocuk da anne kalbinin atışlarını seçer, dış dün&amp;shy;yadan gelebilecek çok şiddetli gürültü&amp;shy;lere, kasılarak tepki gösterir. Gebeliğin altıncı ayında daha belirli bir hale gelen dölütün hareketlerinin amacı&lt;br /&gt;kaslarını kuvvetlendirmektir. Yerini de&amp;shy;ğiştirmekten yorulunca bacaklarını bü&amp;shy;zer, kollarını göğsünün üzerine çapraz bir biçimde yerleştirir ve dinlenme du&amp;shy;rumunu alır. Kendini ana karnı dışında&amp;shy;ki yaşama hazırlamak için sarfedeceği kuvvet sadece bununla kalmaz. Amni-yos sıvısından birkaç damla yutarak 5/ıerk bir biçimde beslenmeyi de öğre&amp;shy;nir. Yeni doğan bebeğin, henüz hiç bir besin almamışken, mekonyum ismi ve&amp;shy;rilen koyu renkli kendine özgü bir dışkı salması bu olayın kanıtıdır. Dölyatağı içi yaşamın son üç ayı boyunca, dölü-tün kanı globülin bakımından zenginle&amp;shy;şir; globülinin büyük bir kısmı son tara&amp;shy;fından oluşturulur. Altıncı ayın sonun&amp;shy;da, dölüt, yaklaşık olarak bir kilo ağırlı&amp;shy;ğında ve 30-50 cm. boyundadır. Ertesi ay yani yedinci aydadölütün ağır&amp;shy;lığı 800 gr. arttığı gibi boyu da yaklaşık olarak 5 cm. uzar. Artık biçimi kesinleş&amp;shy;miştir, organları arasında uyum sağlan&amp;shy;mıştır. Deri daha az kırmızıdır; ancak deri altı yağı bulunmadığından buruşuk&amp;shy;tur. Dölüt giderek daha etkin olmağa başlar, bacaklarını sallar, yutkunur, ba&amp;shy;zen hıçkırığı bile olur. Bundan dört haf&amp;shy;ta sonra ağırlığı 2,5 kg. boyu da 45 cm. olur. Artık annesinin vücudunda geçire&amp;shy;ceği zamanı azalmıştır. Çocuğu daha tombul gösterecek küçük yağ kesecikle&amp;shy;ri oluşur, tırnakları sertleşir saçları kir&amp;shy;pikleri çıkar, kaş kemeri üzerinde hafif bir tüylenme oluşur. Dokuz aylık hazır&amp;shy;lanış devresinden sonra çocuk artık do&amp;shy;ğuma hazırdır. Boyu aşağı yukarı 50 cm. ağırlığı da 3,5 kilodur.&lt;br /&gt;Doğa doğum için gerekli herşeyi hazır&amp;shy;lamağa başlar; göğüs kemerinin altına ulaşmış olan dölyatağı, anneye daha ra&amp;shy;hat nefes alma olanağını vermek için 5-10 cm. aşağı iner. Çocuk baş aşağı dölyatağı boğazına yönelerek son duru&amp;shy;munu alır.&lt;br /&gt;Bu döneme gelebilmek için yedi aylık zorlu bir hazırlanma süresi gerekmiştir. Yumurtacık ve spermatozoidin karşılaş&amp;shy;maları, kromozomlar ve genler sayesin&amp;shy;de, yeni kişinin temel niteliklerini belir&amp;shy;lemiştir. Döllenen yumurtacık, liflerinin yardımıyle, dölyatağı oyuğuna yerleş&amp;shy;miştir. Son ve göbek kordonu, anne ka&amp;shy;nında bulunan oksijen ve besleyici maddelerin çocuğunkine geçmesini sağlamıştır. Üçüncü ayın sonuna kadar embriyo böyle gelişmiştir. Dölüt büyük bir hızla büyüyerek üçüncü aydan do&amp;shy;kuzuncu aya kadar 8 cm.'den 50 cm.'ye uzadığı gibi, 45 gr. ağırlıktan yaklaşık olarak 3,5 kiloya ulaşmıştır. Doğum dönemine gelen bebek yaşamak için gereksindiği tüm gereçlere sahiptir. Beslenmesi ve fiziksel rahatlığı için an&amp;shy;nesine bağımlıdır ama nefes almasını, kendi sıcaklığını ayarlamasını, zehirleri&amp;shy;ni atmasını sağlayan, mekanizmalara sahiptir artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-6890971380575427463?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/6890971380575427463/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=6890971380575427463' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6890971380575427463'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6890971380575427463'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/dlt.html' title='DÖLÜT'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1823660178383312380</id><published>2008-06-08T20:47:00.001+03:00</published><updated>2008-06-08T20:48:04.770+03:00</updated><title type='text'>EMBRİYO</title><content type='html'>Yirmi birinci gün civarında iki milimetre uzunluğunda olan embriyo şekillenme&amp;shy;ğe başlar. Uçlarından birinde bir şişkin&amp;shy;lik belirli hale gelir; bu kabarıklık içinde beynin oluşmağa başladığı başdır. Kısa bir süre sonra, henüz taslak halinde olan kalp atmağa başlar. Döllenmeden yaklaşık olarak otuz gün sonra, daha sonra kol ve bacağa dönü&amp;shy;şecek şişkinlikler ortaya çıkar. On gün sonra avuç içleri, burun, göz ve ağız boşluğu seçilebilir hale gelir. Bu arada sinir sistemi gelişir ve beyin kıvrımları belirir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1823660178383312380?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1823660178383312380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1823660178383312380' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1823660178383312380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1823660178383312380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/embriyo.html' title='EMBRİYO'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1390250465425003661</id><published>2008-06-08T20:45:00.001+03:00</published><updated>2008-06-08T20:46:29.376+03:00</updated><title type='text'>SONUN GÖREVİ</title><content type='html'>Çocuk, gelişmesi için gereksindiği oksi&amp;shy;jen ve besleyici maddeleri, annesinin kanından sağlar; bu da son (plasenta) sayesinde gerçekleşir. Yumurtacığın in&amp;shy;ce lifler yardımıyle dölyatağına tutun&amp;shy;duğu sırada oluşan yuvarlak cisme son denir. Son, döllenmiş yumurtacığın yu&amp;shy;va yapmasını kolaylaştıran progesteron hormonunun üretimini uyaran özel hor&amp;shy;monlarla annede olduğu kadar çocukta da bulaşıcı hastalıkları önleyen globülin denilen maddeler oluşturur. Anne kanı dölütün kanına karışmaz. Son bir filtre görevi görür; bakterilerin büyük bir kısmını tutar ama virüsler üzerinde etkisi yoktur. Bu nedenle, an&amp;shy;ne grip ya da kızamıkçık gibi virüs has&amp;shy;talıklarına yakalanırsa bunlar çocuğa geçebilir. Anneyi tedavi etmek için veri&amp;shy;len penisilin ve sülfamitler plasentadan geçtiği için çocuk da bu arada tedavi edilmiş olur. Son, nikotin, alkollü içki&amp;shy;ler bazı uyuşturucu ilâçlar, zehirli besin ler gibi maddeleri süzmediği için, bu maddeler çocuğu tehlikeye sokabilir. Bu nedenle, gebe kadınların sigara kul&amp;shy;lanmamaları, alkollü içki içmemeleri ve doktor tarafından verilmemiş olan bir ilâcı almamaları gerekir. Dölyatağı dışında yaşayabileceği ana, yani doğana dek, yeni varlığın yaşaya&amp;shy;bilmesi için gerekli olan koşulları doğa böylelikle sağlar. Döllenen yumurtacı&amp;shy;ğın çekirdeğinde, çocuğun organlarını&lt;br /&gt;oluşturacak çeşitli dokular ayrımlaşma&amp;shy;ğa başlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1390250465425003661?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1390250465425003661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1390250465425003661' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1390250465425003661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1390250465425003661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/sonun-grevi.html' title='SONUN GÖREVİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-5863534920714317211</id><published>2008-06-07T18:46:00.001+03:00</published><updated>2008-06-07T18:47:37.655+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebekler normal zamanda ne zaman doğar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebekler ne zaman duymaya başlar'/><title type='text'>NE ZAMAN DOĞACAK</title><content type='html'>Gebe kaldığını anlayan bir kadının, ka&amp;shy;dın hastalıkları doktoruna sorduğu ilk soru "çocuğum ne zaman doğacak" ol&amp;shy;maktadır. Kuramsal olarak gebelik 280 gün sürer. Gebeliğin başlangıcı görül&amp;shy;meyen âdetten önceki 16 -12 gün arasın&amp;shy;daki yumurtlama devresidir. Ancak bu hesaplamanın, çok yaklaşık bir bilgi vermeden öteye gitmediğini de hatırlat&amp;shy;makta yarar vardır. Tartışma kabul et&amp;shy;mez kesinlikte bir doğum tarihi sapta&amp;shy;mak olanaksızdır. Bunun nedeni de, ge&amp;shy;beliğin başlangıç tarihinin kesin olma&amp;shy;masıdır. Genç kadın genellikle son âde&amp;shy;tin tarihinden yola çıkar. Oysa, gebe&amp;shy;lik başlamış olduğu halde, bir ya da iki ay boyunca, âdet görme tarihinde kana&amp;shy;ma görülebilir. Bu "yalancı âdet görme&amp;shy;ler" anneyi yanıltabilir. Yumurtlamanın normalden daha değişik bir tarihte ger&amp;shy;çekleşmesi de mümkündür. Gebelik süresinin, kadının âdet çevriminin uzun luğuyle sıkıca bağlantılı olduğu da sa&amp;shy;nılmaktadır. Âdet çevrimi uzunsa, ge&amp;shy;belik dönemi de uzun olmaktadır. İki âdet arasında 22 - 28 günlük ara varsa gebelik yaklaşık olarak 270 gün, bu fark 30 - 35 gün ise gebelik yaklaşık olarak 288 gün sürmektedir. Günümüzde, çocuğun erken doğumu halinde, endişelenmek için hiç bir ne&amp;shy;den yoktur. Altıncı ayın bitiminden son&amp;shy;ra doğan bebekler kuvözler ve iyi bakım sayesinde birkaç haftada, zamanında doğan çocukların boyuna ve kilosuna ulaşmaktadırlar. Buna karşılık gebelik&lt;br /&gt;süresini geçirmemek çok dikkat edilme&amp;shy;si gereken önemli bir konudur. Gebelik süresi bittiği halde doğum ol&amp;shy;mamışsa, bazı güçlükler başgösterebilir. Gelişmeğe devam eden dölütün boyut&amp;shy;ları doğumu güçleştirebilir; ayrıca son (plasenta) eskimeye başladığından dö-lütü yeterince besleyemez. Cölüt böy&amp;shy;lece ağırlık ve direncini yitirerek, henüz dölyatağının içindeyken ya da doğar doğmaz ölüm tehlikesiyle yüz yüze ge&amp;shy;lir, işte bu yüzden, geç doğan bebekler genellikle buruşuk yüzlü olurlar. Doktor uzayan bir gebelik durumunda, dölütün sağlık durumunu öğrenmek için dölyatağı sıvısını incelemek ister. Çok kolay bir müdahale ile dölyatağından alınan bu sıvının laboratuvarda incelen&amp;shy;mesine amnioskopi denir. Bu inceleme sonucunda, sıvıda bazı bozukluklar gö&amp;shy;rülürse, dölyatağında kasılmalar uyan&amp;shy;dıran bir hormon iğnesi yapılarak do&amp;shy;ğum hızlandırılır. Amnioskopiye giriş&amp;shy;meden önce, doktorun, doğum için tah&amp;shy;min edilen tarihi bilmesi gerekir. Anne, gebe kaldığı tarihi bildirerek bu konuda doktora yardımcı olur. Gebe kadın, özellikle son âdetin özelliklerini belirtir. Son âdetin eski âdetlerden değişik ol&amp;shy;ması, daha az olması "yalancı âdet gör&amp;shy;me" olasılığını akla getirir. Böyle bir du&amp;shy;rumda, gebelik sanıldığından bir ay ön&amp;shy;ce başlamıştır.&lt;br /&gt;Bir başka ölçü de, annenin dölütün ilk kıpırdanışlarını duymağa başladığı ta&amp;shy;rihtir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-5863534920714317211?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/5863534920714317211/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=5863534920714317211' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/5863534920714317211'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/5863534920714317211'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/ne-zaman-doacak.html' title='NE ZAMAN DOĞACAK'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1864210927051834562</id><published>2008-06-07T18:44:00.001+03:00</published><updated>2008-06-07T18:45:37.076+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktor gözetiminde doğum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doktorların ameliyatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='normal gebelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='normal doğum'/><title type='text'>DOKTOR YÖNETİMİNDE NORMAL DOĞUM</title><content type='html'>DOKTOR YÖNETİMİNDE NORMAL DOĞUM&lt;br /&gt;Daha önce de görüldüğü gibi, normal doğum sırasında doktor, zaman zaman müdahale ederek dölyatağının kasılma&amp;shy;larını hızlandırmakta, daha etkin kıl&amp;shy;maktadır. Bu müdahale, genellikle, "ositosik" adı verilen hormonların ağız ya da damarlar yoluyle vücuda verilme&amp;shy;sine dayanır.&lt;br /&gt;Doktorların dölyatağı tembelliği diye adlandırdıkları ve dölyatağı kasılmaları&amp;shy;nın kendi kendine başlayamadığı gebe&amp;shy;lik durumlarında da, doğum işlemine başlıyabilmek için aynı yönteme başvu&amp;shy;rularak vücuda hormon verilir. Verile-34&lt;br /&gt;cek hormonların dozu hastaya göre de&amp;shy;ğişir; dozu ancak doktor ayarlayabilir. Verilen her türlü ilâcın dozu çok önem&amp;shy;lidir; bu doz, yaratacağı etkiler düşünü&amp;shy;lerek titizlikle saptanır. Örneğin, aşırı miktarda verilecek hormon dölyatağı&amp;shy;nın, düzenli gevşemeler yapmasına izin vermeyerek sürekli olarak kasılma duru&amp;shy;munda kalmasına, dolayısıyle çocuğun acı çekmesine belki de ölmesine yol açar.&lt;br /&gt;Dölyatağı kasları kasılıp gevşemeye da&amp;shy;ha az alışık olan yeni annelerde hormon verme işlemi daha tehlikeli bir durum gösterir. Bu yüzden de, ilk kez doğum yapan bir kadın, doktorundan doğum iş-&lt;br /&gt;leminin süresini olabildiği kadar kısalt&amp;shy;masını istediğinde, ondan sabırlı olma&amp;shy;sı, dayanması gerektiği cevabını alacak veya doktor sezaryen ameliyatını tercih edecektir.&lt;br /&gt;Sonuç olarak, sezaryenin doğum acıla&amp;shy;rını ortadan kaldırmadığı yalnız doğum süresini kısalttığı görülmektedir. Bu ara&amp;shy;da bir de doktora, duruma her an tam anlamıyla egemen olabilme olanağı ver&amp;shy;mektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1864210927051834562?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1864210927051834562/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1864210927051834562' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1864210927051834562'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1864210927051834562'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/doktor-ynetiminde-normal-doum.html' title='DOKTOR YÖNETİMİNDE NORMAL DOĞUM'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1342539714314400112</id><published>2008-06-07T18:42:00.001+03:00</published><updated>2008-06-07T18:43:47.542+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sezeryan ameliyatı nasıl olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sezeryan ameliyatı nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sezeryan ameliyatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sezeryan ameliyatı hakkında bilgi'/><title type='text'>SEZARYEN AMELİYATI</title><content type='html'>SEZARYEN AMELİYATI&lt;br /&gt;Günümüzde bazı doktorların, sezaryen ameliyatım büyük bir ustalık ve kolay-&lt;br /&gt;lıkla uyguladıkları bir gerçektir. Bu ame&amp;shy;liyata gösterilen geniş ilginin nedenini çoğu kadınların ağrısız ya da norrnal ol&amp;shy;sun, doğumun sıkıntı ve yorgunluğun&amp;shy;dan kaçmak istemelerinde aramak gere&amp;shy;kir.&lt;br /&gt;Bu gerekçe ile başvurulan sezaryen ame liyatlarına "gereksiz sezaryen" demek yerinde olur. Bu ameliyatlar hem çok fazla masraf gerektirir, hem de doğa ka&amp;shy;nunlarını zorlamak istemeyen birçok doktorun anlayışına ters düşer. Sezaryenin, annenin vücut yapısına bağlı nedenleri: Bazen, annenin kalça&amp;shy;ları ile dölyatağı arasındaki oransızlık sezaryen ameliyatını gerektiren bir ne&amp;shy;den olabilir. Bu sorun yalnız kalçaların dar veya basık olmasına değil, fakat ço&amp;shy;cuk kafasının büyüklüğüne de bağlıdır. Çok kere, daha gebeliğin başlangıcında yapılacak dikkatli bir inceleme, dokto&amp;shy;ra, geleceğin annesinin mutlaka sezar&amp;shy;yen uygulamasına ihtiyacı olduğu kanı&amp;shy;sını verebilir, öte yandan,' bazı kadınlar üzerinde yapilacak radyolojik bir ince-&lt;br /&gt;leme, kalçalar çok normal olduğu hal&amp;shy;de, çocuğun kafasının aşırı büyük oldu&amp;shy;ğu gerçeğini ortaya çıkarırsa yine sezar&amp;shy;yene başvurulur. Sezaryen ameliyatını gerektirecek yapısal nedenlere bir de, çocuğun dölyatağı içindeki duruşunun anormal olması eklenebilir, önceleri elle yapılan müdahalelerle dü&amp;shy;zeltilmeye çalışılan bu durumlarda gü&amp;shy;nümüzde artık sezaryen yöntemi uygu&amp;shy;lanmaktadır.&lt;br /&gt;Sezaryenin, çocuğun sağlığı ile ilgili ne&amp;shy;denleri: Doğum uzmanı yapacağı titiz bir inceleme sonucunda çocuğun, döl&amp;shy;yatağı içinde, sağlığı yönünden tehlikeli bir durumda bulunduğunu saptarsa, uzun doğum işlemine girişmek yerine sezaryen ameliyatına başvurarak doğu&amp;shy;mu bir an önce gerçekleştirmeye karar verebilir.&lt;br /&gt;Sezaryenin annenin sağlığı ile ilgili ne&amp;shy;denleri: Kalp yetmezliği veya birtakım başka hastalıklar bulunması nedeniyle anne normal doğum işlemine dayana&amp;shy;mayacak durumda ise sezaryene baş&amp;shy;vurmak yerinde olacaktır, örneğin, şeker hastalarına genellikle sezaryenle doğum yöntemi uygulanır ve böylece hem doğum sırasındaki aksaklıkların ön&amp;shy;lenmesi, hem de bu hastaların hemen hepsinin çok büyük çocuklar doğurdu&amp;shy;ğu bilindiğinden, bunun yolaçacağı sakıncaların giderilmesi sağlanır. Kısacası'normal doğumun sağlık yönün&amp;shy;den tehlikeler gösterdiği durumlarda, bir yandan doğumu gerçekleştirmek, bir yandan da doğum sırasındaki güçlükleri ortadan kaldırmak amacıyle sezaryen uygulanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1342539714314400112?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1342539714314400112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1342539714314400112' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1342539714314400112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1342539714314400112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/sezaryen-ameliyati.html' title='SEZARYEN AMELİYATI'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-7365032195239524906</id><published>2008-06-07T18:41:00.001+03:00</published><updated>2008-06-07T18:42:27.061+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken gebelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gebelikte Son aşama nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='normal gebelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gebelikte Son aşama hakkında bilgi'/><title type='text'>Gebelikte Son aşama</title><content type='html'>Son aşama&lt;br /&gt;Bebeğe yukarıda anlatılan işlemler uy-gulanı'rkcn. anne, doğum yatağında doğumun son aşamasını yani artık hiç bir görevi kalmayan çocuk sonunun dı&amp;shy;şarı atılmasını beklemektedir. Dölyatağı birkaç hafif kasılma daha yaparak bunu da dışarı atar.&lt;br /&gt;Bundan sonra, annenin genel bir titre&amp;shy;me geçirmesi normaldir; bu endişe ya&amp;shy;ratmamalıdır. Bu titreme, çocuk sonu&amp;shy;nun dışarı çıkması sırasında, amnios ke-sesindeki sıvıdan bir miktarının, anne&amp;shy;nin kanına karışması sonucu meydana gelir. Doktor, çocuk sonunun tamamen dışarı atıldığı, hiç bir yangılanma olası&amp;shy;lığı kalmadığı kanısına varıp gerekli son işlemleri tamamlayınca kadın doğum-haneden çıkarılıp yeniden yatağına gö&amp;shy;türülür.&lt;br /&gt;Harcadığı büyük çaba nedeniyle anne öylesine yorgundur ki, aylardır karnında taşıdığı çocuğunu dünyaya getirmenin mutluluğunu bile tadacak hali yoktur. Kendini dinlenmeye bırakır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-7365032195239524906?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/7365032195239524906/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=7365032195239524906' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7365032195239524906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7365032195239524906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/gebelikte-son-aama.html' title='Gebelikte Son aşama'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-7658055475062525901</id><published>2008-06-07T18:39:00.001+03:00</published><updated>2008-06-07T18:41:12.065+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuklar hakkında bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuklar'/><title type='text'>Çocuğun dışarı atılması</title><content type='html'>Çocuğun dışarı atılması&lt;br /&gt;Dışarı atılma aşaması dölyatağı ağzının yeteri kadar genişlediği, yani aşağı yu&amp;shy;karı on santimetreyi, (yeni doğan bir ço&amp;shy;cuğun kafatası çapına eşit bir genişliği) bulduğu anda başlar. Bu aşamada, kadın içten gelen bir kilim&amp;shy;le dölyatağındaki çocuğun dışarı çıkarıl&amp;shy;ması gereğini duyar ve böylece kasılma&amp;shy;lara yardımcı olur. Kadının, doğum ola&amp;shy;yının sonuna yaklaşıldığı bu evredeki hareketleri artık gerçek bir itme niteliği&amp;shy;ni kazanmıştır. Bu durumda kadının do-ğumhaneye alınarak daha rahat edeceği doğum masasına yatırılması gerekir, işte bu andan itibaren, anneden bütün dikkatini toplaması ve doktorlarla tam bir işbirliği yapması istenir. Kadın, apış arası kaslarını düzenli ve uygun bir tem&amp;shy;poda kasıp gevşetebilmeyi başarırsa ve önceden öğrendiği solunum biçimlerini rahatlıkla uygulayabilirse, çocuğunun doğumunu çok kolaylaştırır. Kadın bir itme yapacağı zaman, derin bir soluk alarak akciğerlerine hava doldurur ve diyaframın aşağı kayarak dölyatağı üze&amp;shy;rine baskı yapmasını sağlamak için solu&amp;shy;ğunu tutarak karın kaslarını bütün gü&amp;shy;cüyle kasıp yirmi saniye kadar öne doğ&amp;shy;ru itmeye çalışır. Sonra, karın kaslarının bu gergin durumunu bozmadan ve itme işlemine yeni bir güçle devam edebil&amp;shy;mek için hızla soluk verir ve yeniden alır. Dölyatağındaki kasılma sona erdi&amp;shy;ğinde anne normal solunumuna dö&amp;shy;ner.&lt;br /&gt;Doğum sırasında, çocuğun kafasının dölyolu kanalından rahatça geçmesi, yırtılmalara yol açmaması için apış arası ve kalça kaslarını mümkün olduğu ka&amp;shy;dar gevşek tutarak itme hareketlerini yapabilmeye alışmak gerekir. Kasların serbest bırakılarak rahatlatılmasının ve doğuma hazırlayıcı jimnastik hareketle&amp;shy;rinin üzerinde ısrarla durularak durma&amp;shy;dan tekrarlanmasının önemi işte burada ortaya çıkmaktadır. Bu arada, derin soluk alabilme alışkanlığının, gün ışığını görene kadar epeyce sıkıntı çeken çocu&amp;shy;ğa da çok yararlı olacağını ve onun daha sağlıklı bir görünümde ve daha canlı doğmasını sağlayacağını unutma&amp;shy;mak gerekir.&lt;br /&gt;Çocuğun dışarı itilmesi aşamasında dok&amp;shy;tor ve ebe sürekli olarak annenin yanın&amp;shy;da olurlar ve anne de onların direktifle&amp;shy;rine göre, yapacağı itmelerin şiddetini&lt;br /&gt;32&lt;br /&gt;ayarlar. Örneğin, çocuğun kafası dışarı çıkarken herhangi bir güçlük ya da ters&amp;shy;likle karşılaşılmaması için anneden daha yavaş itmesi istenebilir. Bu durum&amp;shy;da, anne, akciğerlerine ve dolayısıyle çocuğuna mümkün olduğu kadar bol miktarda oksijen sağlayabilmek için gö&amp;shy;ğüs kafesini ve karnını şişirerek derin bir soluk almalıdır.&lt;br /&gt;Önceleri birkaç dakika ara ile meydana gelen kasılmalar, daha sonra gittikçe sık-laşır; öte yandan her kasılmanın süresi gittikçe artarak bir veya bir buçuk daki&amp;shy;kaya kadar ulaşır.&lt;br /&gt;Kadının, dölyatağının genişleme aşama&amp;shy;sı boyunca kendini çok iyi denetleyebil&amp;shy;mesi gerekir. Bu ise, yalnız çeşitli solu&amp;shy;num biçimlerini öğrenmekle yetinme&amp;shy;yip, öğrenilenleri uzun süre çalışmak ve yinelemekle mümkün olabilir. Solunum biçimleri üzerindeki çalışmalar yanında vücudu gevşetme, gevşek tutabilme ko&amp;shy;nusundaki alışkanlık da doğum yapacak annenin iki kasılma süresi arasında ken&amp;shy;dini rahatlatmasını ve gücünü toplama&amp;shy;sını sağlayacaktır.&lt;br /&gt;Kasılmaların yaklaştığını hisseden kadı&amp;shy;nın bunları dikkatle denetlemesi gere&amp;shy;kir. Bu denetim, sakin ve yarı karanlık bir yerde çok daha kolay yapılabilir. Dölyatağındaki kasılmaların etkisiyle çocuğu saran koruyucu amnios kesesi yırtılacaktır. içinde özel bir sıvı bulunan bu kese çok dayanıklı çıkar ve kendi ken&amp;shy;dine yırtılmazsa, doktor bu işi yapay olarak gerçekleştirir. Bu işlem hiç bir acı vermediği gibi tersine doğum olayını çabuklaştırır.&lt;br /&gt;Kadının dölyatağının genişleme aşama&amp;shy;sını kısaltmak için yapabileceği hiç bir şey yoktur. Ancak, yukarıda da görüldü&amp;shy;ğü gibi, uygunsuz hareketlerle dölyata&amp;shy;ğının sıkışmasına engel olup, onun dü&amp;shy;zenli bir şekilde kasılmasına olanak sağ&amp;shy;layarak genişlemenin en yüksek nokta&amp;shy;sına, yani çocuğun kafasının geçmesine uygun duruma gelmesine dolaylı bir yar&amp;shy;dımda bulunabilir.&lt;br /&gt;Bu arada, dölyatağındaki kasılmaların yeteri kadar etkili olmadığı durumlarda, doktor sentetik hormonlardan hazırlan&amp;shy;mış bir karışımı damardan şırınga ede&amp;shy;rek dölyatağı kasılmalarını arttırır. Böy&amp;shy;lece kasılmaların temposu ve şiddeti arttırılarak genişleme aşaması kısaltıl&amp;shy;mış olur. Yalnız anne kendine söylenen her şeye tam olarak uysa bile genellikle ilk doğumda yırtılmalar meydana gele&amp;shy;bilir. Bu durumlarda yırtılmayı önleye&amp;shy;rek çocuğun çıkmasını kolaylaştırmak için dölyolunun ve apış arası kaslarının, doktor tarafından hafifçe yarılması an&amp;shy;lamına gelen "episiyotomi" yöntemi uy&amp;shy;gulanır. Üzerinde yarılma işlemi yapıla&amp;shy;cak dokular o anda son derecede geril-&lt;br /&gt;miş olacaklarından doktorun bu müda&amp;shy;halesi genellikle hiç acı vermez ve bu yüzden, çok büyük bir kesme yapılma&amp;shy;yacaksa uyuşturmaya bile başvurulmaz. Doğumdan sonra, bisturi ile kesilen ye&amp;shy;rin dikilmesi , zorlamadan ötürü mey&amp;shy;dana gelecek yırtılmaların tedavisinden çok daha kolaydır ve ilerisi için hiç bir sakıncası yoktur.&lt;br /&gt;Doğum sırasında, bebeğin önce ensesi görünür, sonra kafası birden yukarı doğ&amp;shy;ru kalkarak alın ve yüzü ortaya çıkarır. Bu arada, annenin yanında bulunan dok&amp;shy;tor ve ebe ona itmelerin şiddetini azal&amp;shy;tarak çocuğun omuzlarının ve tüm vü&amp;shy;cudunun fazla zorluk çekmeden dışarı çıkmasına yardımcı olmasını bir kez da&amp;shy;ha hatırlatırlar.&lt;br /&gt;Kısa bir süre sonra, anne çocuğunun er&amp;shy;kek mi, kız mı, sarışın mı yoksa esmer mi olduğunu öğrenecek, sesini duya&amp;shy;caktır. Bu ses dünyamızın yeni küçük misafirinin ilk özgür hareketini yaptığı&amp;shy;nı, soluk aldığını belirtir. Artık, göbek bağının yardımıyle annesinden oksijen almasına gerek kalmamıştır. Bu nedenle giderek canlılığını yitiren bu bağ önce düğümlenir sonra bebeğin karnının iki santimetre kadar önünden kesilir. Son olarak, bir,hemşire, çocuğun ağzın&amp;shy;daki, burnundaki sümüksü maddeyi te&amp;shy;mizler. Herhangi bir yangılanmayı önle&amp;shy;mek için gözlerini dezenfekte eder. Be&amp;shy;beği tartar ve yıkar. Etiketinin üzerine numarası ya da anne ile babanın önce&amp;shy;den kararlaştırdıkları adı yazılarak beşi&amp;shy;ğine yatırılan bebek topluma katılmıştır artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-7658055475062525901?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/7658055475062525901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=7658055475062525901' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7658055475062525901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7658055475062525901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/ocuun-dar-atlmas.html' title='Çocuğun dışarı atılması'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1654629078903329070</id><published>2008-06-07T18:37:00.001+03:00</published><updated>2008-06-07T18:39:09.661+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken gebelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğum merkezleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kadın'/><title type='text'>DOĞUM YAKLAŞIRKEN</title><content type='html'>Gebeliğin dokuzuncu ayında çocuk çok büyümüştür; artık dölyatağı boşluğunda rahat hareket edemez. Kıpırdanışları azalır, hareketleri eski canlılığını kaybe&amp;shy;der. Kafası dölyatağı ağzına doğru sar&amp;shy;karak ,çıkışa hazır duruma gelir. Bu arada dölyatağının alt bölümü de dört beş santimetre kadar alçalmış ve böylece anne biraz rahatlayarak daha kolay soluk alabilme olanağını bulmuş&amp;shy;tur. Yine bu sıralarda progesteron hor&amp;shy;monu üretimindeki yeni ayarlama dola-yısıyle annenin genel dengesi değişim geçirmektedir.&lt;br /&gt;Kısacası, organizma herşeyi ile doğuma hazırlanmaktadır. Dölyatağı çocuk çı&amp;shy;karken karşı karşıya kalacağı kasılmala&amp;shy;ra hazırlanıyormuşçasına, ya da bu ka&amp;shy;sılmaların denemesini yapıyormuşcası-na sertleşir. Dölyatağı çevresinde olu&amp;shy;şan bu sertlikler anneye acıdan çok ge&amp;shy;nel bir rahatsızlık verir. Hatta bu durum yürüyüşler sırasında be&amp;shy;lirginleştiğinden kadını bir süre durmak zorunda bırakır. Bazen, anne, böbrekle&amp;shy;rinde ve karnında, âdet görme zamanın&amp;shy;daki ağrılara benzeyen şiddetli kramplar duyar. Ancak bunlar geçicidir. Doğumdan yirmi dört saat önce, içinde kan damlacıkları bulunan bir akıntı gel-&lt;br /&gt;meye başlar. Bu akıntı, dölyatağının çı&amp;shy;kış deliğini örtmekte olan bir çeşit tıpa&amp;shy;nın ilk kasılma hareketlerinin etkisi ile yerinden oynayarak dışarıya atılması bi&amp;shy;çiminde yorumlanabilir. Bu anlatılanla&amp;shy;rın doğumun başlangıcı olmayıp, sade&amp;shy;ce ön belirtileri olduğunu annenin çok iyi bilmesi ve gereksiz telâş ve şaşkınlı&amp;shy;ğa kapıimaması gerekir. Kadının doğum&amp;shy;dan önce ve doğum sırasında çok sakin ve rahat olması doğumun rahat geçmesi için gerçekten çok önemlidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1654629078903329070?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1654629078903329070/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1654629078903329070' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1654629078903329070'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1654629078903329070'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/doum-yaklairken.html' title='DOĞUM YAKLAŞIRKEN'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-3295678000982791701</id><published>2008-06-05T20:54:00.002+03:00</published><updated>2008-06-05T20:56:48.425+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yolculuklar nasıl olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yolculuklar ve zararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yolculuklar hakkında bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yolculuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yolculuklar'/><title type='text'>Yolculuklar</title><content type='html'>Yolculuklar&lt;br /&gt;Bu konuda spor konusunda yaptığımız gözlemleri tekrarlayabiliriz. Uzun bir yolculuğa çıkmanın kaçınılmaz olduğu durumlarda en hızlı ve en rahat araç uçaktır. Ancak, gebeliğinin sekizinci ayını doldurmuş yolcuları kabul etme&amp;shy;yen uçak şirketleri de vardır. Günümüz&amp;shy;de tren ile otomobil arasında büyük bir fark kalmamıştır; önemli olan bir günde alınacak yol miktarının iyi ayarlanması-dır. Düzgün bir yolda günde 300 km.yol almanın sakıncası yoktur; ama eğer yol kötüyse, bu mesafeyi kısaltmak ge&amp;shy;reklidir. Gebe kadın tek başına yolculu&amp;shy;ğa çıkmışsa, yorulma nedenlerini azalt&amp;shy;mağa çalışmalıdır, örneğin çanta ve va&amp;shy;lizlerini kendisi taşımamalı, bir başkası&amp;shy;nın taşımasını sağlamalıdır. Bu kurala uyulmayacak olursa, tehlikeli sakınca&amp;shy;lar ortaya çıkabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-3295678000982791701?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/3295678000982791701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=3295678000982791701' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/3295678000982791701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/3295678000982791701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/yolculuklar.html' title='Yolculuklar'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-8676543063890012596</id><published>2008-06-05T20:47:00.003+03:00</published><updated>2008-06-05T20:53:06.805+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çatlaklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çatlaklar nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çatlaklar ve zararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çatlaklar hakkında bilgi'/><title type='text'>Çatlaklar</title><content type='html'>Çatlaklar&lt;br /&gt;Deri altında bulunan esnek lifler, karnın genişlemesi nedeniyle yırtılabilir ve deri üzerinde önceleri kırmızımtrak renktey-ken sonraları sedefli bir görünüm alan çizgiler meydana çıkar ve bir daha da kaybolmaz. Bu çiziklerin oluşmasını önlemek için kas kuvvetlendirici bir ilâç&amp;shy;la masaj yapılırsa kan dolaşımı hızlandı&amp;shy;rılır; daha sonra, deri henüz çok geril&amp;shy;meden, eczanelerde satılan özel krem&amp;shy;ler karın üzerine yedirilerek sürülür. Bir tedbir olarak, çok ağır yük taşımaktan kaçınmak da doğru olur. Jimnastik hareketleri de hem cildi kuvvetlendirir hem karın kaslarını güçlendirir. Göğüslerde de aynı türde çatlaklar oluşabilir. Bunu önlemek için karın için hazırlanmış bes&amp;shy;leyici kremle göğüslere masaj yapmanın iyi sonuçlar verdiğini söyleyebiliriz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-8676543063890012596?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/8676543063890012596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=8676543063890012596' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8676543063890012596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8676543063890012596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/atlaklar.html' title='Çatlaklar'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-2312789070914279672</id><published>2008-06-05T20:44:00.002+03:00</published><updated>2008-06-05T20:46:56.312+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor ve faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor nasıl yapılır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor hakkında bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sporun insana verdiği katkılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Spor nedir'/><title type='text'>Spor</title><content type='html'>Spor Düzenli olarak spor yapan bir kadın hâ&amp;shy;lâ bu sporu yapmağa devam etmek isti&amp;shy;yor ve doktoru da buna karşı çıkmıyor-sa, gebelik nedeniyle alışkanlıklarını de&amp;shy;ğiştirmesinin gereği yoktur. Ancak do&amp;shy;ğal olarak, büyük güç sarfetmekten ve kendini yormaktan kaçınacaktır. Gebe&amp;shy;likte yapılması öğütlenen sporlar açık havada yürüyüş ve yüzmedir. Bu spor lar, uyumlu ve eksiksiz hareketlerle iyi oksijen almayı sağladığı gibi, aynı za&amp;shy;manda doğum sırasında büyük güç sarf-edecek olan kasları doğuma hazırlar. Kayak kayma, ata binme, motosiklet kullanma gibi sürekli olarak vücudu sar&amp;shy;san veya düşme olasılığı olan sporların yapılmasına izin verilmez. Buna karşılık gebe bir kadının bisiklete binmesinde hiçbir sakınca yoktur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-2312789070914279672?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/2312789070914279672/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=2312789070914279672' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2312789070914279672'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2312789070914279672'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/spor.html' title='Spor'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-462420103381091781</id><published>2008-06-05T20:37:00.003+03:00</published><updated>2008-06-05T20:42:59.051+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Varisler hakkında bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Varisler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Varisler nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Varis kimlerde görülür'/><title type='text'>Varisler</title><content type='html'>Varisler İkinci gebeliklerde, özellikle solda ol&amp;shy;mak üzere, bacaklarda, baldırlarda ba&amp;shy;zen de dölyolunda varisler meydana çı&amp;shy;kabilir. Bunun nedeni, gebelikte salgıla&amp;shy;nan bir hormonun dokulardaki kan mik&amp;shy;tarını arttırması ve damarlı dokuların es&amp;shy;nekliğini azaltmasıdır. Aslında bu olay kalıtsal bir nitelik gösterir. Genellikle, ilk gebelik dışında, dölyolu ve bacaklar&amp;shy;da oluşan varisler doğumdan sonra kay&amp;shy;bolur, ama ikinci bir gebelikte daha da belirli bir biçimde tekrar meydana çı&amp;shy;karlar. Ani sıcaklık değişiklikleri, bir ısı kaynağı çevresinde uzun süre kalma, ayakta durma, jartiyer takma, aşırı yor&amp;shy;gunluk, damarların yönüne dikkat et&amp;shy;meksizin yapılan masajlar varisleri oluş&amp;shy;turan etkenlerdendir. Bu durumda ayak&amp;shy;ların altına yastık koyarak uyumak, ba&amp;shy;cakları sık sık yüksekçe bir yere dayaya&amp;shy;rak dinlendirmek, engebeli arazilerde gezintiler yapmak, rahat ayakkabı ve ortopedik terlikler giymek kan dolaşımı&amp;shy;nı kolaylaştırır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-462420103381091781?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/462420103381091781/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=462420103381091781' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/462420103381091781'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/462420103381091781'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/06/varisler.html' title='Varisler'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-777660809848479026</id><published>2008-05-30T20:51:00.002+03:00</published><updated>2008-05-30T20:53:04.904+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Baş dönmeleri neden olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çarpıntılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Baş dönmeleri ve çarpıntılar nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çarpıntılar neden olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Baş dönmeleri ve çarpıntılar nasıl oluşur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Baş dönmeleri'/><title type='text'>Baş dönmeleri ve çarpıntılar</title><content type='html'>Baş dönmeleri ve çarpıntılar&lt;br /&gt;Baş dönmesi ve çarpıntı gibi çok kısa süreli sıkıntılar, gebe kadınları fazlasıy-le endişelendirir. Oysa bu olayların ba&amp;shy;yılmayla sonuçlandığı durumlara olduk&amp;shy;ça az rastlanmaktadır. Genellikle bu sı&amp;shy;kıntılar, nörovejetatif sistemin gebeliğe özgü düzensizliklerinin sonucudur. Ge&amp;shy;be kadın, başının döneceğini anladığı anda, bacakları hafifçe yüksekte olacak bir biçimde boylu boyunca uzanmalı&amp;shy;dır, bu olayın sık sık tekrarlandığı durumlarda doktora danışmak gerekir. Doktor, genç kadına, yanından hiçbir zaman ayırmayacağı bir ilâç verir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-777660809848479026?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/777660809848479026/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=777660809848479026' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/777660809848479026'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/777660809848479026'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/ba-dnmeleri-ve-arpntlar.html' title='Baş dönmeleri ve çarpıntılar'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-183822093463750621</id><published>2008-05-30T20:49:00.001+03:00</published><updated>2008-05-30T20:50:36.934+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uyku ve faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uyku nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uyku hakkında bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uyku'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uyku kimlerde görülür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uykunun insana verdiği katkılar'/><title type='text'>Uyku</title><content type='html'>&lt;p&gt;Uyku&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gebeliğin son aylarında uyku uyumak çok zorlaşır. Karnın altına küçük bir yas&amp;shy;tık koyarak yan yatış denendiğinde, ra&amp;shy;hat edildiği görülür. Ancak, çocuk için herhangi bir tehlike olmadığından iste&amp;shy;nen her biçimde yatmakta bir sakınca yoktur. Anne bebeğin varlığını duyma&amp;shy;ğa başladıktan sonra genellikle daha ko&amp;shy;lay uyuyabilir. Ihlamur ya da papatya  ketleri de hem cildi kuvvetlendirir hem karın kaslarını güçlendirir. Göğüslerde de aynı türde çatlaklar oluşabilir. Bunu önlemek için karın için hazırlanmış bes&amp;shy;leyici kremle göğüslere masaj yapmanın iyi sonuçlar verdiğini söyleyebiliriz.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-183822093463750621?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/183822093463750621/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=183822093463750621' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/183822093463750621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/183822093463750621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/uyku.html' title='Uyku'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-3570047442387251200</id><published>2008-05-30T20:44:00.001+03:00</published><updated>2008-05-30T20:47:37.158+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Göğüsler hakkında bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Göğüsler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Göğüsler nedir'/><title type='text'>Göğüsler</title><content type='html'>Göğüsler&lt;br /&gt;Gebelikte göğüslerin hacmi büyük ölçü&amp;shy;de artar. Daha gebelik başlangıcında, halelerin renginin koyulaşması, gebelik belirtilerinden biri olarak kabul edilmek&amp;shy;tedir. Göğüs bakımı konusunda, göğüs&amp;shy;leri sıkıştırmayan özel bir sutyen takıl&amp;shy;ması ve çatlakların oluşmasını önlemek için de besleyici bir kremle hafif hafif masaj yapılması doğru olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-3570047442387251200?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/3570047442387251200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=3570047442387251200' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/3570047442387251200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/3570047442387251200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/gsler.html' title='Göğüsler'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1328412438330737250</id><published>2008-05-30T20:37:00.001+03:00</published><updated>2008-05-30T20:39:23.567+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsel İlişkiler nasıldır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsel İlişkiler hakkında bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsel İlişkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsel İlişkiler nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cinsel İlişkiler ve zararları'/><title type='text'>Cinsel İlişkiler</title><content type='html'>Cinsel İlişkiler&lt;br /&gt;Gebelik boyunca genellikle son haftalar dışında, cinsel ilişkilerden kaçınmanın hiçbir gereği yoktur. Gebelik ve cinsel ilişki,vbjrbiriyle hiçbir uyuşmazlık gös&amp;shy;termeyen iki doğal olaydır; ancak bu arada, kadının da bu ilişkide bulunmağa istekli olması gerektiğini de unutmamak gerekir. Ayrıca genç kadın düşük yap&amp;shy;mağa eğilimliyse, gebe kalmamış olsay&amp;shy;dı âdet görmesi gereken günlerde her türlü cinsel ilişkiden kaçınmağa dikkat etmelidir. Yapılan istatistikler, bu dö&amp;shy;nemde düşüklerin daha sık görüldüğünü ortaya koymaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1328412438330737250?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1328412438330737250/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1328412438330737250' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1328412438330737250'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1328412438330737250'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/cinsel-ilikiler.html' title='Cinsel İlişkiler'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1313674339285336185</id><published>2008-05-30T20:33:00.001+03:00</published><updated>2008-05-30T20:35:33.449+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tırnaklar nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tırnaklar ve süslemesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tırnaklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tırnaklar hakkında bilgi'/><title type='text'>Tırnaklar</title><content type='html'>Tırnaklar&lt;br /&gt;Gebelik boyunca, tırnaklar kalsiyum ek&amp;shy;sikliği nedeniyle daha çabuk kırılır. Or&amp;shy;ganizma için gerekli kalsiyum, ilâçlarla ve özel bir rejimle sağlanır. Tırnaklar eczanelerde satılan özel güçlendiriciler veya renksiz iyot sürülerek kuvvetlendi-rilebilir. Tırnaklar kısaltılır ve yumuşak cam kâğıdından törpüyle yuvarlaklaştırılırsa kırılmazlar. Bu dönemde oje sür&amp;shy;memek gerekir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1313674339285336185?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1313674339285336185/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1313674339285336185' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1313674339285336185'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1313674339285336185'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/trnaklar.html' title='Tırnaklar'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-4669448940099301202</id><published>2008-05-30T20:28:00.002+03:00</published><updated>2008-05-30T20:32:14.031+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlâçlar nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fazla İlâçlar neye yol açar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlâçlar ve zararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlâçlar ve faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlâçlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlâçlar kaç grupta incelenir'/><title type='text'>İlâçlar</title><content type='html'>İlâçlar&lt;br /&gt;Doktorun yasakladığı bir ilâcı kullan&amp;shy;maktan kesinlikle kaçınılacaktır. Ancak kadının daha rahat olması ve kendisini daha güvenlik içinde hissetmesi için ya&amp;shy;tıştırıcı bir ilâç, baş ağrıları için ağrı ke&amp;shy;sici etkisi olan bir ilâç ve bağırsak yu&amp;shy;muşatıcı bir ilâç kullanılabilir; ancak bunlar doktor tarafından verilmelidir.Bu ilâçlar evde hazır olursa genç kadın zorluk çekmez. Antibiyotikler, sülfamit ler ve kortizonlu ,bazı ilâçlar konusunda söylenenlerde büyük abartmalar yapıl&amp;shy;maktadır. Eskiden, gebe kadınlara bu tür ilâçları kullanmamaları konusunda uyarılarda-bulunulurdu; oysa, artık ye&amp;shy;terli doz ve doktorun dikkatli denetimi altında bu tür ilâçların çocuğa hiç bir zararı olmadığı anlaşılmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-4669448940099301202?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/4669448940099301202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=4669448940099301202' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4669448940099301202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4669448940099301202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/illar.html' title='İlâçlar'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-7985715387684568121</id><published>2008-05-30T19:51:00.002+03:00</published><updated>2008-05-30T20:26:28.489+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gebelik Maskesi hakkı bilgİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gebelik Maskesi nedir'/><title type='text'>Gebelik Maskesi</title><content type='html'>Gebelik Maskesi&lt;br /&gt;Gebeliğin 3-6 ayı arasında yüzde görü&amp;shy;len koyu lekelere "gebelik maskesi" de&amp;shy;nir. Bu lekelerden endişe duymanın hiç&amp;shy;bir gereği yoktur; çünkü çocuğun doğu-muyie kendiliğinden kaybolurlar. Leke&amp;shy;leri hafifletmek için, güzellik uzmanları tarafından hazırlanan çeşitli kremler var&amp;shy;dır. Lekeler varken normal güzellik mal&amp;shy;zemesi kullanılmamalıdır; bunların için&amp;shy;de bulunan koku ve gebelerde sık sık rastlanan allerji böyle davranmayı ge&amp;shy;rektirir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-7985715387684568121?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/7985715387684568121/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=7985715387684568121' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7985715387684568121'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7985715387684568121'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/gebelik-maskesi.html' title='Gebelik Maskesi'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-3149800661903570246</id><published>2008-05-30T19:43:00.002+03:00</published><updated>2008-05-30T19:49:19.900+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Röntgen nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='röntgen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Röntgen hakkında bilgi'/><title type='text'>Röntgen</title><content type='html'>Röntgen&lt;br /&gt;Gebelikte karın bölgesinin röntgeninin çekilmesi sakıncalıdır; bu nedenle de ancak röntgen çekilmesinin gerçekten zorunlu olduğu durumlarda bu yola baş vurulabilir, örneğin, ikiz bebek bekle&amp;shy;nip beklenmediğini veya bebeğin ana karnındaki duruş biçimini öğrenmek için bir filmin çekilmesi gerekebilir. Ço&amp;shy;cuğu röntgen ışınlarına hedef olmaktan uzak tutmak istenmesinin nedeni, ışın&amp;shy;lardan zarar görmesini önlemektir. Ge&amp;shy;beliğin ikinci haftası ile altıncı haftası arasındaki dönemde, dölüt ışınların et&amp;shy;kisine daha çok uğrayabilir; sonraki dö&amp;shy;nemlerde bu tehlike gitgide azalmağa başlar. Röntgen ışınlarına hedef oiacak bölgenin de büyük önemi vardır. Bu bölge dölyatağı dolaylarında bulunu&amp;shy;yorsa dölüt için tehlike var demektir ve ışın ayarının çok iyi hesaplanması gere&amp;shy;kir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-3149800661903570246?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/3149800661903570246/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=3149800661903570246' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/3149800661903570246'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/3149800661903570246'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/rntgen.html' title='Röntgen'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-2174720661769757989</id><published>2008-05-30T19:06:00.002+03:00</published><updated>2008-05-30T19:13:06.355+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basur Memeleri hakkında bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basur Memeleri nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basur Memeleri ve zararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basur Memeleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basur Memeleri kimlerde görülür'/><title type='text'>Basur Memeleri</title><content type='html'>Basur memeleri anus damarlarının ge&amp;shy;nişlemesinden ileri gelir. Gebelikte olu&amp;shy;şan basur memeleri daha sonra kendili&amp;shy;ğinden kaybolurlar. Gebe kadınlar pek&amp;shy;lik çektiklerinden basur memeleri çok kolay gelişirler. Sebzeye dayanan bir re&amp;shy;jim ve gliserin özlü bir tenkiye basur memelerine karşı etkilidir. Ayrıca ıslak ve soğuk lapa ve özel pomatlar da ya&amp;shy;rarlıdır.Bu ilâçlar evde hazır olursa genç kadın zorluk çekmez. Antibiyotikler, sülfamit ler ve kortizonlu ,bazı ilâçlar konusunda söylenenlerde büyük abartmalar yapıl&amp;shy;maktadır. Eskiden, gebe kadınlara bu tür ilâçları kullanmamaları konusunda uyarılarda-bulunulurdu; oysa, artık ye&amp;shy;terli doz ve doktorun dikkatli denetimi altında bu tür ilâçların çocuğa hiç bir zararı olmadığı anlaşılmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-2174720661769757989?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/2174720661769757989/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=2174720661769757989' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2174720661769757989'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2174720661769757989'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/basur-memeleri.html' title='Basur Memeleri'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-2901280056496656701</id><published>2008-05-30T18:53:00.006+03:00</published><updated>2008-05-30T19:03:01.273+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='giyim nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='giyim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Göğüsler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='giyim nasıl olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tavuk Göğüsleri'/><title type='text'>giyim</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#000000;"&gt;Giyim&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;Günümüzün doğum öncesi giysileri, be&amp;shy;bek bekleyen annenin bütün gereksin&amp;shy;melerini yerine getirebilecek çeşitlilik&amp;shy;tedir, iç çamaşırların seçimi de çok önemli bir konu olup annenin rahatlığı da buna bağlıdır.&lt;br /&gt;Külotlu çoraplar: Çok kullanışlı olan bu çoraplar, genellikle rahatsız edici ve ba-caklardaki kan dolaşımına zarar verici jartiyer takma gereğini ortadan kaldır&amp;shy;maktadır. Bu nedenle gebe kadınlar bu çoraplardan giymelidirler. Sutyenler: &lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Göğüs&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;leri bastırmadan geliş&amp;shy;mesini sağlayacak nitelikte olmalıdır. Uzun &lt;a href="http://www,genelsaglikmerkezi.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;çorap&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;lar: Uzun süre ayakta duran kadınların varis çorapları giymeleri doğ&amp;shy;ru olur&lt;u&gt;&lt;a href="http://www.genelsaglikmerkezi.blogspot.com/"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/u&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-2901280056496656701?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/2901280056496656701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=2901280056496656701' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2901280056496656701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2901280056496656701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/giyim-gnmzn-doum-ncesi-giysileri-be.html' title='giyim'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-7215033612910939618</id><published>2008-05-21T17:54:00.003+03:00</published><updated>2008-05-21T18:01:28.183+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Armut çekirdeğinin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yarpuz yaprağının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Turunç çekirdeğinin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Keçisakalı otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Defne tohumunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Isırgan yaprağının faydaları'/><title type='text'>ZEHİRLİ HAYVAN ISIRMALARININ BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ZEHİRLİ HAYVAN ISIRMALARI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yarpuz yaprağı, Keçisakalı otu, Armut çekirdeği, Turunç çekirdeği, Defne tohumu, Isırgan yaprağı, Sirke, Meneviş yağı&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;* Yarpuz yapraklan, keçisakalı otu ile birlikte on beş dakika süreyle sirkeli suda kaynatılır. Sıkılarak elde edilen posa, pomad kıvamına gelinceye kadar, meneviş yağıyla karıştırılarak yoğrulur. Hazırlanan pomad, pansumandan sonra ışınlan yere sürülür.&lt;br /&gt;* Armut çekirdekleri, turunç çekirdekleri ile birlikte ha&amp;shy;vanda dövülerek ezilir. Ezilen karışım, yakı kıvamına ge&amp;shy;linceye kadar, sirke ilave edilerek karıştırılır. Hazırlanan yakı, meneviş yağı ile yumuşatıldıktan sonra, ışınlan yere konarak bandajlanır.&lt;br /&gt;* Defne tohumları, taze ısırgan yaprakları ile birlikte sert bir zeminde dövülerek ezilir. Ezilen karışım, melhem kıvamına gelinceye kadar sirke ile yoğrulur. Hazırlanan melhem, meneviş yağı ile yumuşatıldıktan sonra ışınlan yere pansumandan sonra sürülür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-7215033612910939618?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/7215033612910939618/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=7215033612910939618' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7215033612910939618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7215033612910939618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/zehirli-hayvan-isirmalarinin-bitkisel.html' title='ZEHİRLİ HAYVAN ISIRMALARININ BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-4988659841172379705</id><published>2008-05-21T17:48:00.003+03:00</published><updated>2008-05-21T17:52:23.582+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şam fıstığının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dutun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hurmanın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zeka açıklığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pekmezin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vişnenin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zeka açıklığı nasıl olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kuru üzümün faydaları'/><title type='text'>ZEKA AÇIKLIĞININ BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ZEKA AÇIKLIĞI İÇİN&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Kuru üzüm, Şam fıstığı, Hurma, Günlük, Vişne, Dut, Pekmez&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;* Zeka açıklığı için, kahvaltıdan önce üzümle birlikte bol bol şam fıstığı yenir.&lt;br /&gt;* Zeka açıklığı için, her gün yemeklerden önce iki, ye-meklerden sonra da üçer tane hurma yenir.&lt;br /&gt;* Zeka açıklığı için, bir avuç kuru üzüm, günlükle karıştırılarak sabahları aç karına yenir.&lt;br /&gt;* Çekirdekleri ayıklanmış vişneler, kurutulmuş dut ile beraber on beş dakika süreyle suda kaynatılır. Sıkılarak elde edilen sıvı, şurup kıvamına gelinceye kadar pekmez&amp;shy;le tatlandırılarak karıştırılır. Hazırlanan şuruptan kah&amp;shy;valtıdan önce ısıtılarak bir bardak içilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-4988659841172379705?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/4988659841172379705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=4988659841172379705' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4988659841172379705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4988659841172379705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/zeka-aikliinin-bitkisel-tedavisi.html' title='ZEKA AÇIKLIĞININ BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-2860941343079099952</id><published>2008-05-21T17:42:00.002+03:00</published><updated>2008-05-21T17:46:56.299+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Havuçun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kara üzümün faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günlüğün faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zeker nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Palamut ununun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Meşe palamudunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='penis ilaçları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İncirin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gül suyunun faydaları'/><title type='text'>ZEKER (PENİS İLAÇLARI)NIN BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>ZEKER (PENİS İLAÇLARI)&lt;br /&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;br /&gt;Havuç, İncir, Palamut unu, Kara üzüm, Meşe palamudu, Günlük, Gül suyu&lt;br /&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;br /&gt;* Rendelenmiş havuç, kıyılmış incirle birlikte sert bir zeminde dövülerek ezilir. Ezilen karışıma, macun kıva&amp;shy;mına gelinceye kadar dövülmüş palamut unu ilave edi&amp;shy;lerek karıştırılır. Hazırlanan macundan, yatmadan yarım saat önce bir çorba kaşığı yenir.&lt;br /&gt;* Bir avuç kuru üzüm, dilimlenmiş incirlerle birlikte havanda dövülerek ezilir. Ezilen karışım, marmelat kıva&amp;shy;mına gelinceye kadar gül suyu ile yoğrulur. Hazırlanan marmelattan yatmadan önce bir veya iki çorba kaşığı yenir.&lt;br /&gt;* Meşe palamutları, günlük bitkisinin meyveleri ile bir&amp;shy;likte dövülerek ezilir. Ezilen karışıma, iki avuç kuru üzüm ilave edilerek yirmi dakika süreyle suda kaynatılır. Sıkı&amp;shy;larak elde edilen posaya, ezilmiş incir karıştırılarak ma&amp;shy;cun kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Hazırlanan bu macundan yatmadan önce bir veya iki çorba kaşığı yenir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-2860941343079099952?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/2860941343079099952/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=2860941343079099952' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2860941343079099952'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2860941343079099952'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/zeker-penis-ilalarinin-bitkisel.html' title='ZEKER (PENİS İLAÇLARI)NIN BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-8617064605402143087</id><published>2008-05-21T17:34:00.003+03:00</published><updated>2008-05-21T17:41:38.887+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zinde kalmak için bulunması gereken şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insanlar zinde kalmak için ne yapıyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zinde kalmanın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zinde kalmak nasıl olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zinde kalmak'/><title type='text'>ZİNDE KALMANIN BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>ZİNDE KALMAK&lt;br /&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;br /&gt;Sarmısak, Elma, Anason tohumu, İncir, Havuç, Kereviz, Ceviz içi, Bal&lt;br /&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;br /&gt;* Zinde kalmak için, her gün sarmısak kürüne devam edilmelidir.&lt;br /&gt;* Rendelenmiş elmalar, anason tohumları ile birlikte sert bir zeminde dövülerek ezilir. Ezilen karışıma, mar&amp;shy;melat kıvamına gelinceye kadar bal ilave edilerek karış&amp;shy;tırılır. Hazırlanan marmelattan, kahvaltıdan önce ve yat&amp;shy;madan bir çorba kaşığı yenir.&lt;br /&gt;* Kurutulmuş incirler, anason tohumlan ile birlikte sert bir zeminde dövülerek ezilir. Ezilen karışıma, marmelat kıvamına gelinceye kadar bal ilave edilerek karıştırılır. Hazırlanan marmelattan yemeklerden önce bir çorba kaşığı yenir.&lt;br /&gt;* Zinde kalmak için, kahvaltı ve yemeklerden önce bir çorba kaşığı bal veya birer tane havuç, kereviz, elma yenir. Ayrıca, ceviz içi bir kaşık bal ile alınır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-8617064605402143087?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/8617064605402143087/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=8617064605402143087' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8617064605402143087'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8617064605402143087'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/zinde-kalmanin-bitkisel-tedavisi.html' title='ZİNDE KALMANIN BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-232953978654717143</id><published>2008-05-21T17:29:00.002+03:00</published><updated>2008-05-21T17:32:31.323+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zona hastalığı ve zararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zona'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zona hastalığının tedavisi için şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zona hastalığının tedavisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zona hastalığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zona nedir'/><title type='text'>ZONANIN BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ZONA&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;br /&gt;Ihlamur çiçeği, Sarmısak, Fesleğen, Gelincik çiçeği, Erkeç sakalı otu, Şeker&lt;br /&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;br /&gt;* Ihlamur tohumları ile birlikte yirmi dakika süreyle suda kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvıya, dövülmüş fesleğen tozu karıştırıldıktan sonra bir kaba boşaltılarak günboyu dinlendirilir. Dinlendirilen sıvı tekrar süzüldük&amp;shy;ten sonra, içme suyuna karıştırılarak, günde üç fincan içilir.&lt;br /&gt;* Akdiken yaprakları, on beş dakika süreyle kaynar su&amp;shy;da bekletilir. Süzülerek elde edilen sıvı, şerbet kıvamına gelinceye kadar şekerle tatlandırılarak karıştırılır. Hazır&amp;shy;lanan şerbetten, tedavi süresince günde üç fincan içilir.&lt;br /&gt;* Gelincik kapsülü ve çiçekleri, erkeç sakalı otu ile bir&amp;shy;likte ıhlamurlu suda yirmi dakika süreyle kaynatılır. Sü&amp;shy;zülerek elde edilen sıvı bir kaba boşaltılarak dinlendirilir. Dinlendirilen bu sıvı ile günaşırı el ve ayak banyosu yapılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-232953978654717143?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/232953978654717143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=232953978654717143' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/232953978654717143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/232953978654717143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/zonanin-bitkisel-tedavisi.html' title='ZONANIN BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-2020058390310466375</id><published>2008-05-04T13:53:00.004+03:00</published><updated>2008-05-04T14:00:56.395+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Böğürtlen otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Biberiyenin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aybaşı ne zaman kesilir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dülger otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kuşdili otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aybaşının kesilmesinin sebepleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aybaşı kanaması nasıl olur'/><title type='text'>Aybaşı Kesilmesinin Bitkisel Tedavisi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;AYBAŞI KESİLMESİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Dülger otu, Böğürtlen, Biberiye (Kuşdili otu), Tarçın, Şeker&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;* Kurutulmuş dülger otu bir saat süreyle suda kay&amp;shy;natılır. Buharına oturan kadınlarda aybaşı kesilmesi önlenir.&lt;br /&gt;* Böğürtlen yaprakları on dakika süreyle suda kay&amp;shy;natılır. Süzülerek elde edilen sıvı şarap kıvamına gelin&amp;shy;ceye kadar şeker ile tatlandırılarak karıştırılır. Hazırlanan şuruptan yemek arasında bir fincan içilir.&lt;br /&gt;* Biberiye bitkisinin yaprakları on dakika süreyle kay&amp;shy;natıldıktan sonra süzülür. Elde edilen sıvı bal ile tat&amp;shy;landırılarak şerbet kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Hazırlanan şerbetten yemeklerden sonra bir kahve fincanı içilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-2020058390310466375?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/2020058390310466375/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=2020058390310466375' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2020058390310466375'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2020058390310466375'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/ayba-kesilmesinin-bitkisel-tedavisi.html' title='Aybaşı Kesilmesinin Bitkisel Tedavisi'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1533635802390657541</id><published>2008-05-04T13:44:00.005+03:00</published><updated>2008-05-04T13:51:38.420+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kurt pençesi kökünün faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pelin otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aybaşı kanaması ne zaman başlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aybaşı kanaması nasıl olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sedef otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Papatya çiçeğinin faydaları'/><title type='text'>Aybaşı Kanamasının Bitkisel Tedavisi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;AYBAŞI KANAMASI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Papatya çiçeği, Kurt pençesi kökü, Kekik, Sedef otu, Pelin otu, Bal&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;* Kurutulmuş papatya çiçeği on dakika süreyle kay&amp;shy;natılır. Elde edilen su dinlendirildikten sonra bir fincan yudum yudum içilir.&lt;br /&gt;* Kurt pençesi kökü kaynar suda kaynatıldıktan sonra süzülür, hiçbir yan tesiri olmayan bu çaydan dört beş su bardağı içilir.&lt;br /&gt;* Kekik, salatalara bol ve taze doğranarak yenir.&lt;br /&gt;* Ezilmiş taze sedef otu suyu kaynatıldıktan sonra süzülür. Bir çay bardağı suya bir yemek kaşığı bal ilave edilerek iyice karıştırılır. Günde üç defa 1-2 yemek kaşığı içilir.&lt;br /&gt;* Bir doktor tavsiyesi şartı ile, kurutulmuş pelin otu, suda kaynatılır. Elde edilen su dinlendirildikten sonra çay kaşığı ile içilir. Günde en fazla bir su bardağı alınmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1533635802390657541?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1533635802390657541/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1533635802390657541' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1533635802390657541'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1533635802390657541'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/ayba-kanamasnn-bitkisel-tedavisi.html' title='Aybaşı Kanamasının Bitkisel Tedavisi'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-7136001141854748280</id><published>2008-05-04T13:37:00.002+03:00</published><updated>2008-05-04T13:42:50.749+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayaklar neden terler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kurt ayağı tohumunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayak terlemesi nasıl geçer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yeşil ceviz kabuğunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Meşe kabuğunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Söğüt yaprağının faydaları'/><title type='text'>Ayak Terlemesinin Bitkisel Tedavisi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;AYAK TERLEMESİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kurt ayağı tohumu, Yeşil ceviz kabuğu, Söğüt yaprağı, Meşe kabuğu, Patates, Sirke&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;* Kurt ayağı tohumu havanda dövülerek toz haline ge&amp;shy;tirilir. Elde edilen toz sirke ile karıştırılır. Hazırlanan mer&amp;shy;hemle ayaklar ovuşturulur.&lt;br /&gt;* Yeşil ceviz kabuğu ile kurutulmuş söğüt yaprağı kaynatıldıktan sonra, bir miktar sirke karıştırılarak ayak&amp;shy;lar yıkanır.&lt;br /&gt;* Meşe kabuklan su içinde kaynatılır. Elde edilen su banyo suyuna ilave edilerek hastalık süresince banyo yapılır.&lt;br /&gt;* Haşlanan patates suyu ile ayaklara masaj yapılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-7136001141854748280?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/7136001141854748280/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=7136001141854748280' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7136001141854748280'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/7136001141854748280'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/ayak-terlemesinin-bitkisel-tedavisi.html' title='Ayak Terlemesinin Bitkisel Tedavisi'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-3894686093960097883</id><published>2008-05-04T12:36:00.001+03:00</published><updated>2008-05-04T12:38:01.758+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sirkenin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çörek otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Karanfilin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zencefilin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zeytinyağının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Su teresinin faydaları'/><title type='text'>Apele Uyuşmasının Bitkisel Tedavisi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;APELE UYUŞMASI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Su teresi, Karanfil, Çörek otu, Zencefil, Zeytinyağı, Sirke&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Su teresi otu, on beş dakika süreyle tuzlu suda kay&amp;shy;natılarak süzülür. Süzülerek elde edilen posaya dövülmüş karanfil tozu ilave edilerek, lapa kıvamına gelinceye kadar karıştırılır. Hazırlanan lapa, zeytinyağı ile yumuşatıl&amp;shy;dıktan sonra uyuşan yere konarak bandajlanır.&lt;br /&gt;* Çörek otu, yirmi dakika süreyle sirkeli suda kayna&amp;shy;tılır. Süzülerek elde edilen posaya, kurutulmuş zencefil tozu ilave edilerek yakı kıvamına gelinceye kadar yoğ&amp;shy;rulur. Hazırlanan yakı, zeytinyağı ile yumuşatılarak pan&amp;shy;sumandan sonra uyuşan mahale konur.&lt;br /&gt;* Zencefil yaprakları, karanfille birlikte sirkeli suda on dakika süreyle kaynatılır. Sıkılarak elde edilen sıvı bir kaba boşaltılarak dinlendirilir. Dinlendirilmiş sıvıya batırılan bir havlu ile, uyuşan mahale sıksık masaj yapılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-3894686093960097883?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/3894686093960097883/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=3894686093960097883' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/3894686093960097883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/3894686093960097883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/apele-uyumasnn-bitkisel-tedavisi.html' title='Apele Uyuşmasının Bitkisel Tedavisi'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-145974320627309599</id><published>2008-05-04T12:32:00.001+03:00</published><updated>2008-05-04T12:35:49.626+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tilki üzümünün faydaları(Böğürtlen)'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Taze patatesin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Acı çiğdemin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arpa ununun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çoban düdüğünün faydaları'/><title type='text'>Apele Romatizmasının Bitkisel Tedavisi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;APELE ROMATİZMASI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;çoban düdüğü, Acı çiğdem,Taze patates, Tilki üzümü (Böğürtlen), Arpa unu, Sirke, Zeytinyağı&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;* Çoban düdüğü otu, on beş dakika süreyle tuzlu suda kaynatılır. Sıkılarak elde edilen sıvı, bir kaba boşaltılarak dinlendirilir. Dinlendirilen sıvıdan banyo suyuna karıştı&amp;shy;rılarak yatmadan önce banyo yapılır.&lt;br /&gt;* Rendelenmiş taze patatesler, acı çiğdemle birlikte sir&amp;shy;keli suda yirmi dakika süreyle kaynatılır. Sıkılarak elde edilen posa, merhem kıvamına gelinceye kadar arpa unu ilave edilerek yoğrulur. Hazırlanan merhem, zeytinyağı ile yumuşatıldıktan sonra, ağrıyan mahale sürülür.&lt;br /&gt;* Tilki üzümü, yirmi dakika süreyle sirkeli suda kay&amp;shy;natılır. Sıkılarak elde edilen posaya, arpa unu karıştırıla&amp;shy;rak lapa kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Hazırlanan zeytinyağı ile yumuşatıldıktan sonra ağrıyan yere konarak bandajlanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-145974320627309599?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/145974320627309599/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=145974320627309599' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/145974320627309599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/145974320627309599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/apele-romatizmasnn-bitkisel-tedavisi.html' title='Apele Romatizmasının Bitkisel Tedavisi'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-4268523728320677767</id><published>2008-05-04T12:27:00.001+03:00</published><updated>2008-05-04T12:31:31.641+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sirkenin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Karahaşhaşın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Acı marulun faydaları(Cebeli marul)un faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maydanozun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Afyon çiçeğinin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Farekulağı otunun faydaları'/><title type='text'>Apele İncelmesinin Bitkisel Tedavisi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;APELE İNCELMESİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Afyon çiçeği (Karahaşhaş), Maydanoz, Acı marul (Cebeli marul), Farekulağı otu, Sirke, Zeytinyağı&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli&lt;/strong&gt;:&lt;br /&gt;* Afyon çiçekleri, tuzlu suda on beş dakika süreyle kaynatılır. Süzülerek elde edilen posaya, dövülmüş may&amp;shy;danoz tozu ilave edilerek, lapa kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Hazırlanan lapa, zeytinyağı ile yumuşatıldıktan sonra, ağrıyan yere konarak bandajlanır.&lt;br /&gt;* Dilimlenmiş acı marul yaprakları, sirkeli suda yirmi dakika süreyle kaynatılır. Süzülerek elde edilen posaya, dövülmüş maydanoz ilave edilerek lapa kıvamına ge&amp;shy;linceye kadar yoğrulur. Hazırlanan lapa, zeytinyağı ile yumuşatıldıktan sonra ağrıyan mahale konarak ban&amp;shy;dajlanır.&lt;br /&gt;* Farekulağı otu, sirkeli suda yirmi dakika süreyle kay&amp;shy;natılır. Süzülerek elde edilen posaya, dövülmüş marul ilave edilerek lapa kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Hazırlanan lapa, zeytinyağı ile yumuşatıldıktan sonra, ağrıyan yere konarak bandajlanır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-4268523728320677767?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/4268523728320677767/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=4268523728320677767' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4268523728320677767'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4268523728320677767'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/apele-incelmesinin-bitkisel-tedavisi.html' title='Apele İncelmesinin Bitkisel Tedavisi'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-167809488228394494</id><published>2008-05-04T12:21:00.002+03:00</published><updated>2008-05-04T12:25:55.087+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sarmısağın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çıban otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çavdar ununun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yabani turpun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zeytinyağının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lahananın faydaları'/><title type='text'>Açık Çıbanın Bitkisel Tedavisi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;AÇIK ÇIBAN&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Yabani turp, Lahana,Çıban otu, Çavdar unu, Sarmısak, Zeytinyağı&lt;br /&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;br /&gt;* Dilimlenmiş yabani turplar ılık su pansumanından sonra, yarım saat ara ile çıbanın üzerine konarak ban&amp;shy;dajlanır.&lt;br /&gt;* Kıyılmış lahana yaprakları, çıban otu ile birlikte on beş dakika süre ile kaynar suda bekletilir. Sıkılarak elde edilen karışım, krem kıvamına gelinceye kadar çavdar unu ilave edilerek zeytinyağı ile yoğrulur. Elde edilen merhem pansumandan sonra yara üzerine sürülerek ban&amp;shy;dajlanır.&lt;br /&gt;* Közde pişirilmiş sarmısaklar çavdar unu ile birlikte sert bir zeminde dövülerek ezilir. Ezilen karışım merhem kıvamına gelinceye kadar zeytinyağı ilave edilerek yoğrulur. Elde edilen merhem temiz bir beze yaydırılarak yara üzerine konarak bandajlanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-167809488228394494?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/167809488228394494/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=167809488228394494' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/167809488228394494'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/167809488228394494'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/ak-bann-bitkisel-tedavisi.html' title='Açık Çıbanın Bitkisel Tedavisi'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-3397956594337686103</id><published>2008-05-04T09:55:00.002+03:00</published><updated>2008-05-04T09:58:32.844+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sarmısağın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tuzun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Soğan suyunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ayakta nasır nasıl geçer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eşek marulunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nasır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Damkoruğunun faydaları'/><title type='text'>AYAKLARDA NASIRIN BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;AYAKLARDA NASIR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Damkoruğu, Eşek marulu (Eşek hıyarı), Sarmısak, Tuz, Soğan suyu&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;* Damkoruğu usaresi sarımsakla karıştırılarak nasır ılık suda yumuşatıldıktan sonra sürülür.&lt;br /&gt;* Damkoruğu bitkisinden çıkan büzüştürücü usare nasır üzerine merhem şeklinde sürülür.&lt;br /&gt;* Eşek marulunun yaprağı haşlandıktan sonra, bir mik&amp;shy;tar soğan suyu ilave edilir. Elde edilen merhem tedavi müddetince gün aşırı nasır üzerine sürülür.&lt;br /&gt;* Damkoruğu taze iken nasırın üzerine konulup ayak sarılır.&lt;br /&gt;* Sarmısak havanda dövüldükten sonra, tuz karıştırılır. Elde edilen macun nasıra sürülür.larak yemeklerden sonra birer fincan tedavi süresince içilir.&lt;br /&gt;* Okaliptüs yapraklan çay iriliğinde doğrandıktan sonra bir demliğe konarak kaynatılır. Elde edilen deme bal ilave edilerek günde üç fincan içilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-3397956594337686103?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/3397956594337686103/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=3397956594337686103' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/3397956594337686103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/3397956594337686103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/ayaklarda-nasirin-bitkisel-tedavisi.html' title='AYAKLARDA NASIRIN BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1175193438073833022</id><published>2008-05-04T09:52:00.003+03:00</published><updated>2008-05-04T09:55:00.643+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Balın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşerme nasıl olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Menekşenin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşerme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pekmezin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kimyonun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nilüferin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kişnişin faydaları'/><title type='text'>AŞERMENİN BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;AŞERME&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bulunması Gereken ŞifalıBitkiler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kimyon, Nilüfer, Menekşe, Kişniş, Pekmez, Bal&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;* Kimyon, on beş dakika süreyle suda kaynatılarak süzülür. Süzülerek elde edilen sıvı, şerbet kıvamına ge&amp;shy;linceye kadar bal ile tatlandırılarak karıştırılır. Hazırlanan şerbetten günde üç bardak ısıtılarak içilir.&lt;br /&gt;* Nilüfer çiçekleri, on dakika süreyle kaynar suda bek&amp;shy;letildikten sonra süzülür. Süzülerek elde edilen sıvı, şurup kıvamına gelinceye kadar pekmezle tatlandırılarak karış&amp;shy;tırılır. Hazırlanan şuruptan, kahvaltıdan önce ve ye&amp;shy;meklerden sonra bir fincan ısıtılarak içilir.&lt;br /&gt;* Menekşe çiçekleri, kişniş otu ile birlikte on beş da&amp;shy;kika süreyle kaynak suda bekletilerek süzülür. Sıkılarak elde edilen posa, reçel kıvamına gelinceye kadar bal ile tatlandırılarak karıştırılır. Hazırlanan reçelden, yemekler&amp;shy;den önce ve sonra birer tatlı kaşığı yenir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1175193438073833022?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1175193438073833022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1175193438073833022' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1175193438073833022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1175193438073833022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/aerme-bulunmas-gereken-ifalbitkiler.html' title='AŞERMENİN BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-2200647473643291876</id><published>2008-05-04T09:49:00.002+03:00</published><updated>2008-05-04T09:51:50.937+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bayır turpunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='astım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yavşan otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Isırgan otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tatula yapraklarının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Devetabanının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nane otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='astım nasıl geçer'/><title type='text'>NEFES DARLIĞININ BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ASTIM (NEFES DARLIĞI)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tatula yaprakları, Isırgan otu, Devetabanı, Yavşan otu, Bayır turpu, Nane&lt;br /&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;br /&gt;* Taze tatula yaprakları, bir müddet güneşte kurutulur. Kurutulan yapraklar rulo halinde sarıldıktan sonra, belirli aralarla sigara gibi içilir.&lt;br /&gt;* Isırgan yaprakları, dövülmüş devetabanı yaprakları ile birlikte, yirmi dakika süreyle suda kaynatılarak süzülür.&lt;br /&gt;Süzülerek elde edilen sıvı, bir kaba boşaltılarak günboyu dinlendirilir. Dinlendirilen sıvıdan, bir bardak içme su&amp;shy;yuna yarım fincan sıvı karıştırılarak yemeklerden önce bir bardak içilir.&lt;br /&gt;* Yavşan otu, dilimlenmiş bayır turpu ile birlikte yarım saat süreyle suda kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvıya, nane suyu karıştırıldıktan sonra bir kaba boşaltı&amp;shy;larak dinlendirilir. Dinlendirilen sıvıdan, tedavi süresince yarı oranında içme suyuna karıştırılarak yemeklerden sonra bir bardak içilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-2200647473643291876?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/2200647473643291876/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=2200647473643291876' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2200647473643291876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2200647473643291876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/nefes-darliinin-bitkisel-tedavisi.html' title='NEFES DARLIĞININ BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-4666378876248004589</id><published>2008-05-04T09:45:00.003+03:00</published><updated>2008-05-04T09:48:31.345+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sarmısağın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arpanın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çavdarın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gözotunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cersiyenin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zeytin yağının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ebegümecinin faydaları'/><title type='text'>ARPACIĞIN BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ARPACIK&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Ebegümeci, Gözotu, Sarmısak, Cersiye, Çavdar, Zeytin yağı&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;* Ebegümeci, gözotu ile birlikte yirmi dakika süreyle suda kaynatılır. Sıkılarak elde edilen posaya çavdar unu karıştırılarak, pomad kıvamına gelinceye kadar yoğrulur. Hazırlanan pomad zeytinyağı ile yumuşatıldıktan sonra arpacık olan mahale günaşırı sürülür.&lt;br /&gt;* Sarımsaklar, cersiye tohumu ile birlikte havanda dövülerek ezilir. Ezilen karışıma, merhem kıvamına ge&amp;shy;linceye kadar çavdar unu karıştırılarak zeytinyağı ile yoğrulur. Hazırlanan merhemden, ılık su pansumanından sonra arpacık üzerine sürülür.&lt;br /&gt;* Sarmısaklar havanda dövülerek ezilir, sıkılarak elde edilen sıvı bir fincana doldurularak dinlendirilir. Ilık su pansumanından sonra dinlendirilen sıvıya batırılmış bir pamukla sabah-akşam kompres yapılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-4666378876248004589?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/4666378876248004589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=4666378876248004589' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4666378876248004589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4666378876248004589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/arpaciin-bitkisel-tedavisi.html' title='ARPACIĞIN BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-2437947251516685382</id><published>2008-05-04T09:40:00.003+03:00</published><updated>2008-05-04T09:44:27.244+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Havuçun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Balın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Salepin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anne sütü nasıl çoğalır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Süt otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anne sütü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rezenenin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pırasanın faydaları'/><title type='text'>ANNE SÜTÜNÜ ÇOĞALTMANIN BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ANNE SÜTÜNÜ ÇOĞALTMA&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Rezene, Havuç, Süt otu, Sahlep, Pırasa, Bal&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;* Rezene bitkisi kurutularak toz haline getirilir. Sıcak suda on dakika kaynatıldıktan sonra tülbentle süzülür. Elde edilen sıvıdan, günde üç su bardağı yemekten sonra içilir.&lt;br /&gt;* Rendelenmiş havuç, süt otu ile birlikte yirmi dakika süreyle suda kaynatılır, sıkılarak elde edilen posaya, lapa kıvamına gelinceye kadar sahlep tozu ilave edilerek bal ile karıştırılır. Hazırlanan lapadan, yemeklerden önce bir veya iki çorba kaşığı yenir.&lt;br /&gt;* Pırasa tohumları sert bir zeminde dövülerek ezilir. Ezilen karışıma, sahlep tozu ilave edilerek, macun kıvamına gelinceye kadar bal ile yoğrulur. Hazırlanan ma&amp;shy;cundan, yemeklerden önce birer kaşık yenir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-2437947251516685382?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/2437947251516685382/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=2437947251516685382' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2437947251516685382'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2437947251516685382'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/anne-stn-oaltmanin-bitkisel-tedavisi.html' title='ANNE SÜTÜNÜ ÇOĞALTMANIN BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-2400407451386267536</id><published>2008-05-04T09:35:00.002+03:00</published><updated>2008-05-04T09:39:20.069+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Akşam safasının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hatmi çiçeğinin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Üzerlik otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Meneviş yağının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Acurun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gül yaprağının faydaları'/><title type='text'>ALERIİT (DERİ HASTALIĞI)NIN BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ALERIİT (DERİ HASTALIĞI)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;br /&gt;Üzerlik otu, Akşam safası, Hatmi çiçeği, Acur, Gül yaprağı, Meneviş yağı&lt;br /&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;br /&gt;* Üzerlik otu, akşam safası ile birlikte kurutulup ha&amp;shy;vanda dövülür. Elde edilen karışıma, merhem kıvamına gelinceye kadar, dövülmüş acur ilave edilerek meneviş yağıyla yoğrulur. Hazırlanan merhemden, banyodan iki saat önce alerjit olan bölgeye sürülür.&lt;br /&gt;* Kurutulan gül yaprağı üzerine iki litre sıcak su dökülür. İki saat dinlendirildikten sonra süzülür. Elde edi&amp;shy;len sıvıdan, banyo suyuna karıştırılarak sabah ve akşam oturak banyosu yapılır.&lt;br /&gt;* Hatmi çiçeği yaprağı, acur ile ezilerek lapa haline ge&amp;shy;tirilir. Elde edilen lapaya, merhem kıvamına gelinceye kadar, dövülmüş üzerlik otu tohumu ilave edilerek badem yağı ile yoğrulur. Hazırlanan karışım, banyodan iki saat önce alerjit olan bölgeye sürülür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-2400407451386267536?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/2400407451386267536/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=2400407451386267536' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2400407451386267536'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/2400407451386267536'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/aleriit-deri-hastaliinin-bitkisel.html' title='ALERIİT (DERİ HASTALIĞI)NIN BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-9136689858887469042</id><published>2008-05-04T09:30:00.004+03:00</published><updated>2008-05-04T09:34:35.459+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hatmi çiçeğinin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pamuk yağının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Darının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ravend-çini otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Acı yonganın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sığırkuyruğu otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şahtere otunun faydaları'/><title type='text'>ALERJİNİN BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ALERJİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Hatmi çiçeği, Darı, Şahtere otu, Ravend-çini otu, Acı yonga, Sığırkuyruğu otu, Pamuk yağı&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;* Hatmi çiçekleri, on beş dakika süreyle suda kay&amp;shy;natılır. Sıkılarak elde edilen sıvıya, pomad kıvamına ge&amp;shy;linceye kadar, darı unu ilave edilerek pamuk yağı ile yoğrulur. Ilık su pansumanından sonra alerji olan mahale masaj yapılarak sürülür.&lt;br /&gt;* Şahtere otunun çiçekleri, ravend-çini otuyla birlikte tuzlu suda yirmi dakika süreyle kaynatılır. Süzülerek elde edilen posaya, merhem kıvamına gelinceye kadar darı unu karıştırılarak yoğrulur. Hazırlanan merhem pamuk yağı ile yumuşatıldıktan sonra alerji olan mahale sürülür.&lt;br /&gt;* Acı gonca yaprakları, sığırkuyruğu otu ile birlikte tuzlu suda yirmi dakika süreyle kaynatılır. Dinlendirilen sıvıdan, banyo suyuna karıştırılarak günaşırı el, ayak ve yüz banyosu yapılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-9136689858887469042?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/9136689858887469042/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=9136689858887469042' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/9136689858887469042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/9136689858887469042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/alerjinin-bitkisel-tedavisi.html' title='ALERJİNİN BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-8876975393054766644</id><published>2008-05-04T09:25:00.002+03:00</published><updated>2008-05-04T09:28:48.933+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Balın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='papatyanın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yoğurtun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sarmısağın faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Limonun yararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arpanın faydaları'/><title type='text'>AKUT KARIN AĞRISININ BİTKİSEL TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;AKUT KARIN AĞRISI&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Arpa, Sarmısak, Papatya, Limon, Yoğurt, Bal&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;* Bir avuç arpa, kıyılmış sarımsakla birlikte yarım saat süreyle suda kaynatılır. Ezilerek elde edilen posaya yoğurt ilave edilerek, lapa kıvamına gelinceye kadar rendelenmiş limon kabukları ile yoğrulur. Hazırlanan lapadan, ısıtıl&amp;shy;dıktan sonra yemeklerden önce bir veya iki çorba kaşığı yenir.&lt;br /&gt;* Bir avuç papatya çiçeği, on beş dakika süreyle kaynar suda bekletilerek süzülür. Demlemeden süzülerek elde edi&amp;shy;len sıvı, şerbet kıvamına gelinceye kadar bal ile tatlan&amp;shy;dırılarak karıştırılır. Tedavi süresince hazırlanan şerbet&amp;shy;ten, ısıtılarak günde üç bardak içilir.&lt;br /&gt;-* Rendelenmiş limon kabuklan, yirmi dakika süreyle suda kaynatılır. Sıkılarak elde edilen sıvıya, şurup kıva&amp;shy;mına gelinceye kadar papatya unu ilave edilerek bal ile karıştırılır. Hazırlanan şuruptan, tedavi süresince günde üç fincan ısıtılarak içilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-8876975393054766644?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/8876975393054766644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=8876975393054766644' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8876975393054766644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8876975393054766644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/akut-karin-arisinin-bitkisel-tedavisi.html' title='AKUT KARIN AĞRISININ BİTKİSEL TEDAVİSİ'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-4327010238306867955</id><published>2008-05-04T01:18:00.002+03:00</published><updated>2008-05-04T01:23:42.426+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tütün yaprağının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Limonun yararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Öd ağacının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şifalı bitkiler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boru çiçeğinin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maydanozun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nane otunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aksırık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hapşuruk'/><title type='text'>Aksırık Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;AKSIRIK &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Boru çiçeği, Maydanoz, Karabiber, Nane, Tütün yaprağı, Öd ağacı, Limon&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;* Kıyılmış maydanoz, boru çiçeği ve karabiberle bir&amp;shy;likte tuzlu suda on dakika süreyle kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvıya, dövülmüş nane tozu ilave edildikten sonra bir kaba doldurularak dinlendirilir, rahatsızlık esnasında, dinlendirilen sıvıdan bir miktar buruna çekilir.&lt;br /&gt;* Tütün yaprakları kıyıldıktan sonra limonlu suda yirmi dakika süreyle kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvı bir kaba boşaltılarak dinlendirilir. Rahatsızlık esnasında, dinlendirilen sıvıdan bir miktar buruna çekilir.&lt;br /&gt;* Öd ağacının tohumları, tuzlu suda on beş dakika süreyle kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvı bir kaba boşaltılarak dinlendirilir. Rahatsızlık esnasında, din&amp;shy;lendirilen sıvıdan bir miktar buruna çekilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-4327010238306867955?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/4327010238306867955/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=4327010238306867955' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4327010238306867955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4327010238306867955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/aksrk-tedavisi-iin-ifal-bitkiler.html' title='Aksırık Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-4011940918459227270</id><published>2008-05-04T01:12:00.002+03:00</published><updated>2008-05-04T01:15:51.025+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sirkenin faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sarımsak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Eşek turpunun faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='akrep sokması neden olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='akrep sokmasının zararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hind kokasının faydaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çoban dayağı bitkisinin faydaları'/><title type='text'>Akrep Sokmasının Bitkisel Tedavisi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;AKREP SOKMASI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Çoban dayağı, Eşek turpu, Hind kokası, Hind kokası,sarımsak, Sirke&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hazırlanış Şekli:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;* Çoban dayağı otu, eşek turpunun yapraklan ile bir&amp;shy;likte tuzlu suda yirmi dakika süreyle kaynatılır. Sıkılarak elde edilen posa, merhem kıvamına gelinceye kadar dövülmüş sarmısak ilave edilerek yoğrulur. Hazırlanan merhemden, pansumandan sonra yaraya sürülerek ban&amp;shy;daj lanır.&lt;br /&gt;* Kurutulmuş hind kokası sert bir zeminde dövülerek ezilir. Elenerek elde edilen toz, yara kanatıldıktan sonra yaranın üzerine ekilerek bandajlanır.&lt;br /&gt;* Dövülmüş sarmısaklar on dakika süreyle sirkeli suda kaynatılarak pişirilir. Ezilerek elde edilen posa temiz bir beze yaydırılarak yara üzerine konur ve bandajlanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-4011940918459227270?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/4011940918459227270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=4011940918459227270' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4011940918459227270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4011940918459227270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/akrep-sokmasnn-bitkisel-tedavisi.html' title='Akrep Sokmasının Bitkisel Tedavisi'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-392950586426561628</id><published>2008-05-02T22:09:00.001+03:00</published><updated>2008-05-02T22:11:45.976+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blokaj nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blokaj'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Heimlich manevrası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boğulma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çengelli iğne'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek borusunda kümelenme nedir'/><title type='text'>Yutulan Yabancı Cisimler</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Yutulan Yabancı Cisimler ;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Bazen çocuklar madeni para, iğne, düğme,&lt;br /&gt;meyve çekirdeği, çengelli iğne ve diğer ev nes&amp;shy;neleri gibi yiyecek dışında kalan bazı nesneleri yutabilirler. Bu türden yabancı cisimler genel&amp;shy;likle herhangi bir sorun çıkarmadan sindirim sistemlerinden geçerler, ancak bazıları yemek borusuna yerleşebilir. Yetişkinlerde, özellikle yemek borusu ile ilgili rahatsızlıkları veya çiğ&amp;shy;neme sorunları olan şahıslarda özofagus blokaj (yemek borusunda kümelenme) riski vardır.&lt;br /&gt;Eğer yutulan bir nesne boğaza yerleşirse ve hava yolunu tıkarsa, bu hemen müdahale gerektiren acil bir tıbbi durumdur. Heimlich manevrası bu şekilde kaçan bir yiyecek parça&amp;shy;sını yerinden çıkarabilir (Heimlich Manevrası bölümüne bakınız). Eğer yiyecek dışında kalan herhangi bir nesneyi yutarsanız veya eğer kü&amp;shy;çük çocuğunuzun yutmada güçlük çektiğini görürseniz veya çocuk tükürük saçıyorsa ve özellikle eğer karın ağrısı veya kusma görülür&amp;shy;se doktorunuzu çağırın. Bu nesne karın girişini tıkıyor olabilir ve bunun içinde optik sistem bulunan içi boş bir tüple endoskopi yapılarak çıkarılması gerekebilir. Endeskop önce boğaza ve daha sonra özofagusa (yemek borusuna) sokulabilir. Bu yöntem nesnenin bulunması ve yemek borusundan çıkarılması için kullanılır (ayrıca Yemek Borusunda Yabancı Cisimler bö&amp;shy;lümüne bakınız).&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-392950586426561628?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/392950586426561628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=392950586426561628' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/392950586426561628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/392950586426561628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/yutulan-yabanc-cisimler.html' title='Yutulan Yabancı Cisimler'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1890222518314232283</id><published>2008-05-02T22:02:00.004+03:00</published><updated>2008-05-02T22:07:43.906+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='trakea nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='teneffüs'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Soluma ile ilgili Acil Durumlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='röntgen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='solunum bozuklu­ğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nefes borusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bronkoskopi işlemi nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bronşiyel nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Boğulma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bronşit'/><title type='text'>Teneffüs Edilen (solunan) Yabancı Nesneler</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Teneffüs Edilen (solunan) Yabancı Nesneler&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bazı nesneler kazayla teneffüs edildiğinde solunum borusuna (trakea) veya ciğerlere (bronşiya! pasajlar) kaçabilir. Eğer teneffüs edi&amp;shy;len bir nesne boğulmaya neden olursa, Heimlich manevrası ve acil tıbbi müdahale gereke&amp;shy;bilir (Boğulma, Soluma ile ilgili Acil Durumlar ve Canlandırma)&lt;br /&gt;Ancak bazı durumlarda nefes borusu veya bronşiyel pasajlardan birine kaçan yabancı nesne nefes almayı engellemeyebilir. Ama so&amp;shy;lukla içeri çeken insanın sağlığı için bir tehlike oluşturur. Eğer siz veya çocuğunuz yabancı bir nesneyi teneffüs ederse, hekiminize danışınız.&lt;br /&gt;Hekiminiz nesnenin varlığının ve yerinin belirlenmesi için bir röntgen çekilmesini iste&amp;shy;yebilir. Optik bir sistemi olan içi boş bir tüpün, solunum borusu veya bronştaki yabancı nes&amp;shy;neyi bulmak için ve çıkarmak için boğaz yo&amp;shy;luyla bronşiyal hava yollarına sokulduğu bir Bronkoskopi işlemi yapılabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1890222518314232283?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1890222518314232283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1890222518314232283' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1890222518314232283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1890222518314232283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/teneffs-edilen-solunan-yabanc-nesneler.html' title='Teneffüs Edilen (solunan) Yabancı Nesneler'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-8839602651605122752</id><published>2008-05-02T21:50:00.006+03:00</published><updated>2008-05-02T22:02:07.862+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cerrahi müdahale'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ateş basması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fotoğraf makineleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ebeveynler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karın ağrısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kusma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kabızlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Düğme şeklindeki piller'/><title type='text'>Çocuklar İçin Tehlikeli Yabancı Cisimler</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Çocuklar ve Düğme Gibi Piller&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Düğme şeklindeki piller taşınabilir elektronik cihaz&amp;shy;larda  (fotoğraf makineleri, cep tipi hesap makineleri, saatler, işitme cihazları ve diğer şeyler) gittikçe artan bir şekilde kullanılmaktadır.&lt;br /&gt;Meraklı küçük bir çocuk için bu parlak nesneler ol&amp;shy;dukça dikkat çekicidir. Bun&amp;shy;lar ayrıca yutulduğu zaman en tehlikeli olanlarıdır.&lt;br /&gt;Bu pillerde tehlikeli alka&amp;shy;li sıvılar bulunur; bazılarında ayrıca potansiyel olarak ya&amp;shy;şamı tehdit edecek miktar&amp;shy;larda cıva da bulunur.Eğer bunlar mideye veya barsaklara inerse,pilin içindeki sıvı&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;karın ağrısı ve hassasiyeti,&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;kabızlık, kusma ve ateş gibi bazı semptomları ortaya çı&amp;shy;karırlar. Eğer çocuğunuz düğme şeklinde bir pil yuta&amp;shy;cak olur ise, hemen çocuğu&amp;shy;nuzun doktorundan çocuğa bakmasını isteyiniz. Cerrahi müdahale gerekebilir. Önleme&lt;br /&gt;Ebeveynler ve büyükan&amp;shy;ne ve büyükbabalar evlerini çocuklar için tehlikelerden arındırırken bu tehlikeyi de gözönüne almalıdırlar. Kulla&amp;shy;nılmayan pilleri çocukların ulaşamayacağı bir yere ko&amp;shy;yunuz. Bitmiş pilleri atarken yeni yürüyen çocuklar bile bunları kolayca patlatabileceğinden dolayı bunları çöp kutusuna atmayınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-8839602651605122752?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/8839602651605122752/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=8839602651605122752' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8839602651605122752'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8839602651605122752'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/ocuklar-iin-tehlikeli-yabanc-cisimler.html' title='Çocuklar İçin Tehlikeli Yabancı Cisimler'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-83577236695346734</id><published>2008-05-02T21:32:00.005+03:00</published><updated>2008-05-02T21:37:55.845+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='burun akıntısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nezle'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='burun kırılması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='burun darlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='buruna kaçan cisimlerin çıkartılması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='grip'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='burun akıntılarının sebepleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='burun temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='burun hastalıkları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nefes darlığı'/><title type='text'>Burun Sağlığı Ve Buruna Kaçan Cisimlerin Çıkartılması</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Burunda Yabancı Cisimler&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Eğer buruna bir nesne kaçarsa, aşağıdaki işlemleri deneyin:&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Acil Durum Tedavisi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1. Yabancı cisme ucu pamuklu bir tampon,&lt;br /&gt;kibrit çöpü veya bir başka aletle sondaj yapmayın. Böylesi bir şey nesneyi burnun iç kısımlarına doğru itebileceğinden dolayı risklidir. Zorla nefesinizi içinize çekerek nes&amp;shy;neyi teneffüs etmeyin. Aslında burnunda yabana bir cisim bulunan şahsın, o nesne çıkaralana kadar ağızdan solunum yapması gereklidir.&lt;br /&gt;2. Nesneyi serbest bırakmak için nazikçe burnunuzu sümkürmeyi deneyin. Ancak bur&amp;shy;nunuzu sert bir şekilde veya tekrar sümkürmekten kaçının.&lt;br /&gt;3. Eğer nesne gözle açıkça görülebiliyorsa, kıvrılabilecek durumdaysa ve bir cımbızla ko&amp;shy;layca kavranabiliyorsa, nesneyi yavaşça çı&amp;shy;karın.&lt;br /&gt;4. Eğer bu metodlar sonucunda başarıya ulaşamazsanız, acil tıbbi yardım isteyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-83577236695346734?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/83577236695346734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=83577236695346734' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/83577236695346734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/83577236695346734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/burun-sal-ve-buruna-kaan-cisimlerin.html' title='Burun Sağlığı Ve Buruna Kaçan Cisimlerin Çıkartılması'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-6103135143886693818</id><published>2008-05-02T21:24:00.005+03:00</published><updated>2008-05-02T21:31:31.452+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulağa böcek kaçması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulak ağrısı nasıl geçer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulak temizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulak memesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulak çınlaması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulağa yabancı madde kaçması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulak ağrısının sebepleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulak ağrısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulak iltihabı'/><title type='text'>Kulak Sağlığı Ve Acil Tedavi</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Kulakta Yabancı Cisimler&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar genellikle kulaklarına birtakım nesneler sokarlar; bazen de kulağa kaza ile bö&amp;shy;cek veya havadan kaynaklanan nesne girebilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Acil Durum Tedavisi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Eğer kulağınıza herhangi bir nesne girerse, şu aşamaları takip ediniz:&lt;br /&gt;1. Yabancı cismi kulağa herhangi bir pamuklu&lt;br /&gt;çubuk, kibrit çöpü veya bir başka alet so&amp;shy;karak çıkarmaya çalışmayınız. Böyle bir şe&amp;shy;yi yapmak, nesneyi kulağın derinliklerine iterek ve orta kulağın nazik yapısına zarar vererek risk oluşturur.&lt;br /&gt;2. Eğer nesne kolayca görülebiliyorsa, esnekse&lt;br /&gt;(kıvrılabilecek şekildeyse) ve bir cımbızla kolayca yıkanabiüyorsa, bu nesneyi yavaş&amp;shy;ça çıkarın.&lt;br /&gt;3. Yer çekimini uygulamaya çalışın: Başı etkilenen tarafa doğru eğin. Kurbanın başına vurmayın, ama nesneyi çıkarmaya çalış&amp;shy;mak için başı nazikçe yere doğru sallayın.&lt;br /&gt;4. Eğer yabancı nesne bir böcek ise, o şahsın&lt;br /&gt;başını, içinde böcek bulunan kulak yukarı doğru gelecek şekilde eğdirin. Kulağa sıvı vazelin, zeytinyağı veya bebekyagı döke&amp;shy;rek böceği dışarı doğru yüzdürmeye çalışın. BÜ yağ ılık olmalı ancak sıcak olmamalıdır. Yağı döktüğünüzde kulak kanalını düzelte&amp;shy;rek yağın kulağa girişini kolaylaştırabilirsi&amp;shy;niz: Kulak memesini nazikçe aşağı ve yuka&amp;shy;rı doğru çekiniz. Böcek boğulacak (nefes alamayacak) ve yağ banyosunda dışarı doğru atılacaktır (yüzecektir). Böcek dışında herhangi bir başka nesneyi çıkarmak için yağ kullanmayınız.&lt;br /&gt;5. Eğer bu metodlarla bir sonuç elde edemezseniz ve eğer o şahıs kulakta ağrı hissedi&amp;shy;yorsa veya işitme azalıyorsa veya kulakta herhangi bir şeyin yerleşik olduğu hissi de&amp;shy;vam ediyorsa acil tıbbi yardım isteyiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-6103135143886693818?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/6103135143886693818/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=6103135143886693818' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6103135143886693818'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6103135143886693818'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/kulak-sal-ve-acil-tedavi.html' title='Kulak Sağlığı Ve Acil Tedavi'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-769983148969806165</id><published>2008-05-02T21:12:00.008+03:00</published><updated>2010-03-08T22:22:19.663+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Göz Sağlığı ve Göz Hastalıkları'/><title type='text'>Göze Batan Yabancı Cisimler</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Gözde Yabancı Cisimler&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Havadan kaynaklanan bir nesne olması du­rumunda göz genellikle kendi kendini temizle­yecektir. İstemeden yapılan bir göz kırpma ve göz yaşarması bu parçacığı dışarı akıtacaktır. Ancak bu doğal mekanizma yabancı cismi dı­şarı çıkaramazsa, göz acil ve uygun bir bakımla tedavi edilmelidir. Çünkü travma, enfeksiyon kimyasal veya zerrecikii parçacıklara (yoğun dumana) maruz kalınca görme fonksiyonu teh­likeye girebilir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Acil Durum Tedavisi:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bir Başkasının Gözünün Temizlenmesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bu acil durum aşamalarını takip ediniz. (Eğer nesnenin gözden çıkarıldığını düşünüyor­sanız ama kızarıklık ve ağrı devam ediyorsa aynı işlemler uygulanır.)&lt;br /&gt;1. Gözü ovalamayın. Gözü muayene etmeden&lt;br /&gt;önce ellerinizi yıkayın. Muayene edeceğiniz şahsı iyi aydınlatılmış bir yere oturtun.&lt;br /&gt;2. Bakarak nesnenin yerini bulun: Nesne gözbebeğinde mi yerleşmiş? Alt göz kapağını yavaşça aşağı doğru çekerek ve o şahısa yukarıya doğru bakmasını söyleyerek gözü muayene edin.&lt;br /&gt;Bu işlemi üst kapak için tersine bir şekilde uygulayın. Üst kapağı tutun ve şahıs aşağı doğru bakarken gözü muayene edin.&lt;br /&gt;Eğer yabancı cisim o şahsın göz küresine yuvarlanmışsa, o şahsın gözünü (eğer var­sa) steril bir pedle veya temiz bir kumaşla kapayın. Nesneyi çıkarmaya çalışmayın.&lt;br /&gt;Eğer nesne büyük ise ve gözün kapanma­sını zorlaştırıyorsa, kağıttan bir kapçıkla gö­zü kapatın ve bu kapçığı yüze ve alma bantlayın. Hemen acil tıbbi yardım isteyin&lt;br /&gt;3. Eğer nesne gözde veya gözün yüzeyinde yü-&lt;br /&gt;züyorsa, onu yıkayarak çıkarabilirsiniz veya elle çıkarabilirsiniz. Üst veya alt göz kapağı­nı açık olarak tuttuğunuz anda nesneyi çı­karmak için nemlendirilmiş bir pamuk par­çası veya temiz bir kumaş parçasını kulla­nınız. Eğer nesneyi kolayca çıkaramazsanız her iki gözü de yumuşak bir bezle kapayın ve acil tıbbi yardım isteyin.&lt;br /&gt;4. Eğer nesneyi çıkarmayı başarabilirseniz, gözü oftalmik bir temizleyici solüsyonla veya temiz ve ılık bir suyla yıkayınız.&lt;br /&gt;5. Eğer ağrı, görme sorunları veya kızarıklık devam ediyorsa acil tıbbi bakıma başvurun.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kendi Gözünüzün Temizlenmesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kendi gözünüzü muayene ederken yukarı­da ana hatları verilen işlemlerin takip edilmesi çok zordur, çünkü istenmeden yapılan bir göz kırpma hareketi veya gözün yaşarması net bir şekilde görmeyi olanaksız hale getirebilir.&lt;br /&gt;Eğer gözünüze yabancı bir cisim kaçtığında yanınızda size yardımcı olacak kimse yok ise, gözü temizce yıkamaya çalışın. Bir göz kabı ve­ya küçük bir meyve suyu bardağı kullanarak gözünüzü temiz suyla yıkayın. Bardağı, kenarı göz çukurunuzun alt kısmındaki kemiğe daya­nacak şekilde yerleştirin ve gözü açık tutarak suyu içine dökün. Eğer gözü temizleyemezse-niz, acil olarak tıbbi yardım isteyin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-769983148969806165?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/769983148969806165/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=769983148969806165' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/769983148969806165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/769983148969806165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/gz-sal-gze-batan-yabanc-cisimler.html' title='Göze Batan Yabancı Cisimler'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-8600429415555049987</id><published>2008-05-02T21:00:00.005+03:00</published><updated>2008-05-02T21:06:34.043+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='solunum yetersizliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğum merkezleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yoğun bakım ünitesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yoğun bakım birimlerinin amacı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='solunum darlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='solunum bozuklu­ğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yoğun bakım aletleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='solunum nasıl olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yoğun bakım nedri'/><title type='text'>Solunum Ve Yoğun Bakım</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Solunum ve Yoğun Bakım Birimleri&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Prematüre olarak ya da ciddi bir enfeksiyon, solunum bozuklu&amp;shy;ğu veya büyük bir doğum eksikli&amp;shy;mi ile doğmuş olan bebekler, bir yeni doğum yoğun bakım birimin&amp;shy;de bakılmaya gereksinim duyabi&amp;shy;lirler.&lt;br /&gt;Herhangi bir doğum merkezin&amp;shy;de, doğum problemleriyle dünya&amp;shy;ya gelen bebekler için yardımcı olacak hazırlıklar önceden yapılmalıdır. Yeni doğum yoğun bakım birimine sahip olmayan hastane ya da doğum merkezleri, böylesi bir vakayla karşılaşıldığın&amp;shy;da hasta bebeği bu tür bir birime transfer etmek için gerekli tüm düzenlemeleri önceden yapmak zorundadır.&lt;br /&gt;Bazı hastanelerde çok ciddi vakalar dışındaki tüm vakaların üstesinden gelebilecek donanım ve personel vardır; genellikle belli bir bölgedeki belli hastaneler, çok ağır hasta bebeklerin sevkedilebileceği merkezler olarak belirlen&amp;shy;miştir. Yoğun bakım birimlerinin amacı, yaşamı tehdit eden prob&amp;shy;lemlere karşı anne ve babaların azami bakım ve gözetimi olmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-8600429415555049987?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/8600429415555049987/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=8600429415555049987' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8600429415555049987'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8600429415555049987'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/05/solunum-ve-youn-bakm.html' title='Solunum Ve Yoğun Bakım'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-5243790570589958717</id><published>2008-04-25T15:41:00.007+03:00</published><updated>2008-04-25T15:58:06.384+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelikte kan basıncı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelikte şeker hastalığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kalp yetmezliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelikte yüksek tansiyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelikte hastalıklar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='epilepsi nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kan şekeri'/><title type='text'>Gebelikte Tıbbi Sorunlar Nelerdir</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Gebelikte Tıbbi Sorunlar&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Şekerli anne için, hastalıkla ilişkili riskler enfeksiyon, doğum sonrası kanama, kalp ve akciğer sorunları ve şeker hastası olmayan an&amp;shy;nelere göre 4 kat fazla preeklampsi.Normal olarak, bir kadının hamile kalabile&amp;shy;ceği bir yaşta ortaya çıkan şeker hastalığı insü&amp;shy;lin tedavisini gerektirir.&lt;br /&gt;Bazen şeker hastası olmayan kadınlarda hamilelik sırasında gebelik şekeri denilen bir hastalık ortaya çıkar. Şeker hastalığının bu biçi&amp;shy;mi de dikkatli kontrolü gerektirir, ama insülin enjeksiyonunu gerektirmez, genellikle bebek doğduktan sonra geçer.&lt;br /&gt;Şeker hastasıysanız, riskin yüksek olduğu gebeliklerde uzmanlaşmış bir doğum uzmanı&amp;shy;na başvurun. Daha önce 4 kilodan fazla gelen bir bebeğiniz olduysa, ölü doğum yaptıysanız, ailede şeker hastalığı varsa ya da idrarınızda şeker çıkarsa, doktorunuz şeker hastalığı için bir tahlil yapar.&lt;br /&gt;Şeker hastası hamile kadın, kan şekerini denetim altında tutmak için katı bir diyet uy&amp;shy;gulamalıdır. Bu etkili olmazsa, insülin iğneleri gereklidir, şu anda mevcut kan testleri, diye&amp;shy;tin ve kan şekerinin ne kadar iyi kontrol edildi&amp;shy;ğinin belirlenmesine olanak sağlamaktadır. Şe&amp;shy;kerinizin sıkı bir denetimiyle, bebeğinizin he&amp;shy;men hemen normal boyutlarda doğması bü&amp;shy;yük bir olasılıktır. Bazen bebek çok büyük ol&amp;shy;duğu için ya da rahim ortamı bebek için zararlı hale geldiği için sezaryenle erken doğum ge&amp;shy;rekli olur.Yüksek tansiyon hamilelikte sık görülen ve potansiyel olarak tehlikeli bir sorundur. Yüksek tansiyonu olan annelerin bebekleri ge&amp;shy;nellikle daha küçüktürler ve daha küçük pla&amp;shy;sentaları vardır. Cenin ölümü oranı genel nüfu&amp;shy;sa göre daha yüksektir.&lt;br /&gt;Bazı kadınlar doğal olarak yüksek tansiyon&amp;shy;ludur; bazılarında kan başmandaki bu ani yük&amp;shy;selişten hamilelik sorumludur.&lt;br /&gt;Yüksek tansiyonunuz olduğu halde şika&amp;shy;yetiniz olmayabilir. Durum her doğum öncesi muayenesinin bir parçası olan rutin kan basın&amp;shy;cı kontrolü sırasında kolaylıkla teşhis edilir.&lt;br /&gt;Tansiyonu çok yüksek olmayan kadınların genellikle hamilelikte büyük sorunları olmaz. Bazılarında, kan basıncı artmaya devam eder, sıvı vücutta birikmeye başlar ve idrarda prote&amp;shy;in bulunur. Buna preeklampsi denir ve genel&amp;shy;likle hamileliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkar. Ardından havale nöbetleri eklenir (ek&amp;shy;lampsi)Bu Çoğu kadın hamileliği önemli şikayetleri olmadan geçirir.&lt;br /&gt;Ancak kadınların küçük bir bölümü için, bu 9 aylık deneyim sorunsuz değildir. Şeker ya da yüksek tansiyon gibi kronik bir hastalığınız varsa, kendinizin ve bebeğin sağlığı için hami&amp;shy;leliğiniz boyunca özel dikkat gösterin. Hamile&amp;shy;lik sağlıklı bir kadını hastalığa karşı bağışık hale getirmez. Hamile olmadan önce sağlıklı olan bazı kadınlarda 9 ay içinde hastalık gelişmek&amp;shy;tedir.&lt;br /&gt;Bu kısım, hamileliği güçleştiren en genel sorunları ele almaktadır.&lt;br /&gt;Şeker hastalığı bir kadının hamile kalması&amp;shy;nı önlemez, ama 1922'de insülinin bulunmasın&amp;shy;dan önce şeker hastalarının çoğu doğuramayacak durumdaydı. Hamile kalanlar ya çocuğu aldırıyor ya da hamilelik sırasında ölüyorlardı. Daha sonraki yıllarda, sonuç şeker hastası ka&amp;shy;dınlar için o kadar kötü olmadığı halde, bebek&amp;shy;leri için durum yine de iyi değildi.&lt;br /&gt;Bugün bir şeker hastasıysanız, değerinin dikkatle ölçülmesi ve insülin enjeksiyonlarının uygun bir şekilde ayarlanması yoluyla kan şe&amp;shy;keri konsantrasyonunuzun sıkı bir denetim al&amp;shy;tında tutulması koşuluyla, sağlıklı bir bebeğe sahip olma şansınız çok yüksek . Bu denetim olmazsa, fazla kan şekeri plasentaya gider ve ceninin kan şekeri miktarında bir artışa neden olur. Bu da, bir büyüme hormonu olan insülini üretmek üzere cenin pankreasını harekete ge&amp;shy;çirir. Şeker hastalığı kontrol altında olmayan annelerin bebekleri çok büyüktür ve bu, sancı&amp;shy;ları ve doğumu zorlaştıran tipik bir özelliktir. Daha fazla doğum kusurları olmaktadır ve şe&amp;shy;kere eğilimlidirler.&lt;br /&gt;hayati bir tehlike demektir ve anne ile çocu&amp;shy;ğun ölümüyle sonuçlanabilir.&lt;br /&gt;Bu nedenle yüksek tansiyonun denetlen&amp;shy;mesi önemlidir. Bu, sık sık muayene olmak, böbreklerinizin doğru çalışıp çalışmadığını be&amp;shy;lirlemek için kan ve idrar testleri yaptırmak ve bebeğinizin uygun gelişip gelişmediğini değer&amp;shy;lendirmek için tekrar tekrar ultrason çektirmek anlamına gelir.&lt;br /&gt;Bazen yatak istirahati öğütlenir. Kan basın&amp;shy;cınız çok yüksekse, ilaç önerilebilir.Astım yetişkinlerin yüzde 3'ünü etkileyen kronik bir solunum hastalığıdır.&lt;br /&gt;Hamilelik sırasında astımın seyrini öngör&amp;shy;mek zordur. Bazı kadınlarda hastalık hamilelik&amp;shy;le birlikte kötüleşir, bazılarında iyileşir, diğerle&amp;shy;rinde ise pek değişmez.&lt;br /&gt;Astımınız varsa, hamilelik sırasında solu&amp;shy;num enfeksiyonlarına daha eğilimli olabilirsi&amp;shy;niz. Hamileliğin duygusal stresi nöbetlerinizi şiddetlendirebilir. Ancak, astımlı kadınların ço&amp;shy;ğu bebeklerini güvenli bir şekilde taşıyabil&amp;shy;mektedirler.&lt;br /&gt;Astımı olan birçok kadın ilaca ihtiyaç du&amp;shy;yar. Astım ilaçlarının çoğu hamilelikte kullanım için güvenlidir. Ama, çok miktarda iyodür içe&amp;shy;ren ilaçlardan kaçının; uzun süre alındığında bu ilaçlar bebeğinizin tiroid bezinde sorunlara yol açabilir.Kalp rahatsızlıkları tüm hamile kadınların yüzde 1 kadarında ortaya çıkar. Potansiyel ola&amp;shy;rak ciddi bir komplikasyon olduğu halde, kalp rahatsızlığı olan kadınların birçoğu başarılı ha&amp;shy;milelikler geçirmekte ve sağlıklı bebeklere sa&amp;shy;hip olmaktadır.&lt;br /&gt;Hamilelik kalbinizin ve diğer organlarınızın aşırı çalışmasına neden olur. Bu nedenle, daha önceden bir kalp rahatsızlığınız varsa, bu fazla yük kalp yetmezliğine neden olabilir. Özellikle kapakları içeren bir kalp sorununuz varsa hamile kalmadan önce hamileliğin risklerini mutlaka doktoru&amp;shy;nuzla görüşün.&lt;br /&gt;Genel olarak, diğer açılardan sağlıklıysanız ve kalp yetmezliği belirtisi yoksa, muhtemelen başarılı bir hamilelik geçirecek ve sağlıklı bir bebeğe sahip olacaksınız.&lt;br /&gt;Aşırı kilo alma, aşırı su tutulması ve ane&amp;shy;mi, kalp rahatsızlığı olan bir kadın için özellikle tehlikeli olabilir ve bu sorunlardan kaçınmak için mümkün olan her şey yapılmalıdır. Bazı durumlarda hamileliğin bir bölümünde yatak istirahati önerilebilir.&lt;br /&gt;Nöbetler (epilepsi) , ilaçla denetlendiğinde genel olarak hamileliği etkilemezler. Ancak ha-&lt;br /&gt;mileliğin başlarında ağır mide bulantısı ve kus&amp;shy;ma antikonvülsan ilaçlarınızı almanızı engelle&amp;shy;yebilir. Bu da, nöbet riskini arttırabilir.&lt;br /&gt;Nöbetleri denetlemeye yönelik ilaçlar nadi&amp;shy;ren doğum kusurlarına yol açarlar ve erken doğum, düşük doğum kilosu ve bebek ölümü riskini arttırırlar. Bazı ilaçlar diğerlerinden daha kötüdür, bu nedenle nöbetli bir rahatsızlığınız varsa ve hamileliği düşünüyorsanız, bu tür ra&amp;shy;hatsızlıkların tedavisinde deneyimli bir doktora başvurun.&lt;br /&gt;Cilt sorunları sıkıntı yaratmakla birlikte ge&amp;shy;nellikle hamilelik sırasında bir risk oluşturmaz&amp;shy;lar, şiddetli kaşıntı (pruritus) olduğunda genel&amp;shy;likle bütün vücutta olur. Pruritusun bir biçimi genellikle karnın çevresinde görülen ve sonra kalçalara, kaba etlere ve üst kollara yayılan küçük kırmızı lekeler olarak belirir.&lt;br /&gt;Pruritus varsa kaşımaktan kaçının, çünkü enfeksiyona yol açabilir. Bölgeyi yumuşak bir sabunla yıkayın. Şikayetiniz fazlaysa doktoru&amp;shy;nuz kortizonlu bir merhem önerebilir (bkz. Ka&amp;shy;şıntı).&lt;br /&gt;Pruritusun ilk hamilelikte ortaya çıkması daha büyük olasılıktır.&lt;br /&gt;Hamilelik sırasında vücudunuzda sık sık renk değişiklikleri olur. Yüzünüzde ya da vü&amp;shy;cudunuzun başka yerlerinde kahverengimsi le&amp;shy;keler farkedebilirsiniz. Yüzdeki renk değişikliği, bazen hamilelik maskesi olarak adlandırılır.&lt;br /&gt;Bu lekeler genellikle ama her zaman değil bebek doğduktan sonra kaybolur.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Risk Faktörleri ve Gebelik&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir zaman garantisi yoktur, ama hamile kadınların büyük çoğunluğu zamanında ya da yakın bir zamanda sağlıklı, normal bebekler doğururlar.&lt;br /&gt;Ancak bazı faktörler düşük, ölü doğum, ra&amp;shy;him içi büyüme geriliği ve erken doğum gibi hamilelik komplikasyonları riskini arttırma eği&amp;shy;limindedir.&lt;br /&gt;Bu faktörlerin bazıları yaş gibi büyük ölçü&amp;shy;de bizim denetimimizin dışındadır. Sigara, alkol ve uyuşturucu kullanımı gibi diğer faktörler&amp;shy;den kaçınmalısınız.&lt;br /&gt;Yaş özel bir dikkat gerektiriyor, çünkü gü&amp;shy;nümüzde birçok kadın hamileliği 30'lu, hatta 40'lı yaşlara erteliyor. Bu ne kadar güvenlidir? Yine, 35 yaşından büyük sağlıklı kadınların bü&amp;shy;yük çoğunluğu sorunsuz hamilelikler geçir&amp;shy;mektedir. Bu kadınların çoğu hamileliğini plan&amp;shy;ladığı için, genellikle motivasyonları çok yük&amp;shy;sektir ve kendilerine özellikle iyi bakarlar.&lt;br /&gt;Ancak anne ve çocuk için risk artmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-5243790570589958717?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/5243790570589958717/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=5243790570589958717' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/5243790570589958717'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/5243790570589958717'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/04/gebelikte-tbbi-sorunlar-nelerdir.html' title='Gebelikte Tıbbi Sorunlar Nelerdir'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-6989549606724078618</id><published>2008-04-25T15:06:00.007+03:00</published><updated>2008-04-25T15:40:27.467+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelik dönemi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken gebelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Toksoplazmozis nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sarılık hastalığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genital herpes nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hamilelik sırasında suçiçeği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lezyonlar nelerdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gebelikte Kızamıkçık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelikte hastalıklar'/><title type='text'>Gebelikte Enfeksiyon Hastalıkları Nelerdir Ve Tedavileri</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Gebelikte Enfeksiyon Hastalıkları&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;temi kusurları gibi gelişimler vardır.&lt;br /&gt;Gebeliğin daha sonraki dönemlerinde alın&amp;shy;dığında kızamıkçık doğum kusurlarına yolaç-maz, ama bebek ciddi hastalıklara yolaçabilen virüsle doğar. Bu bebeklerin çoğunda daha sonra şeker hastalığı ortaya çıkar.&lt;br /&gt;Kızamıkçığa karşı en iyi savunma bağışıklanmadır. Kızamıkçık geçirmediyseniz, gebe kalmadan önce doktorunuza bağışıklanma ko&amp;shy;nusunda danışın.&lt;br /&gt;Suçiçeği (varicella) gebe kadında ciddi bir hastalık olabilir. Zaman zaman bebek için de tehlikeli olabilir.&lt;br /&gt;Hamilelik sırasında suçiçeği olursanız, virüs rahimdeyken ya da doğum sırasında gelişmek&amp;shy;te olan bebeğinizi de enfekte edebilir. Rahim&amp;shy;deki bebekte kabarcıklar çıkar. Doğuma kadar yeterli zaman varsa, kabarcıklar genellikle iyi&amp;shy;leşir ve bebek deri lekeleri olmadan doğar.&lt;br /&gt;En büyük tehlike virüsün doğumdan he&amp;shy;men önce alınmasıdır. Bebek, virüse karşı anti&amp;shy;korlarınızı almadan önce doğarsa, hasta olabi&amp;shy;lir. Bebeğe hemen bağışıklık iğnesi yapılmaz&amp;shy;sa, bebek virüsün komplikasyonlarından ölebi&amp;shy;lir.&lt;br /&gt;Toksoplazmozis, Toxoplasma gondii para-zitiyle temasa bağlı bir hastalıktır. Hastalık az pişmiş enfeksiyonlu et yenmesiyle ya da en&amp;shy;fekte olmuş kedi dışkısıyla temas yoluyla alınır ya da enfekte olmuş hamile bir kadından be&amp;shy;beğine geçebilir. Hamileyseniz, tahlil edilme&amp;shy;miş kedileri elinize almayın ve sepetlerini bo&amp;shy;şaltmayın.&lt;br /&gt;Üreme çağındaki Amerikalı kadınların yüz&amp;shy;de 25 ilâ 45'i semptomlar görülmediği halde bu organizmayı taşımaktadır. Her 800 ilâ 1400 ge&amp;shy;belikte 1 ceninin toksoplazmozis taşıdığı tah&amp;shy;min edilmektedir. Toksoplazmozisin yolaçtığı şikayetler yorgunluk ve kas ağrısıdır. Kendinizi grip gibi hissedebilirsiniz. Bazı kadınlarda her&amp;shy;hangi bir şikayet görülmez. Gebeliğin başların&amp;shy;da bir toksoplazmozis testi yapılıp antikorları taşıdığınız saptanmadıysa hastalığın olduğu söylenemez. Annedeki enfeksiyon ilaçla tedavi edilebilir.&lt;br /&gt;Enfeksiyonu gebeliğin başlarında alırsanız, düşük yapabilirsiniz.&lt;br /&gt;Toksoplazmozisle doğan bebeklerin çoğu, enfekte olmanın belirtilerini hemen göster&amp;shy;mezler ama birçok doktor yine de tedavi öne&amp;shy;rir. Ayrıca, bebeklerin çoğu annenin enfeksiyo&amp;shy;nuna rağmen enfekte olmazlar. Enfekte olan&amp;shy;lardan çoğunda önemsiz şikayetler vardır. An&amp;shy;cak bir kaçında sonunda nörolojik sorunlar ve kısmi körlük ortaya çıkar. Bu bebeklerin küçük bir yüzdesi bu hastalıktan ölür.&lt;br /&gt;Hamile bir kadında rahatsızlığa yolaçmaktan başka bir şey yapmaz gibi görünen bazı yaygın hastalıklar aslında, ceninin gelişimini et&amp;shy;kileyerek , onda ciddi sorunlara neden olabilir&amp;shy;ler.&lt;br /&gt;Kızamıkçık (rubella) kaşıntılı bir kızartı ve ateşe neden olan bir virüsün yolaçtığı genel&amp;shy;likle hafif bir hastalıktır. Ancak virüs gebeliğin ilk 10 haftasında alınırsa, plasentayaya geçebi&amp;shy;lir ve cenini etkileyebilir. Erken gebelikte kıza&amp;shy;mıkçığa yakalanan kadınların doğurdukları be&amp;shy;beklerin yarısından fazlasında göz kataraktları, sağırlık, fıtık, kalp kusurları ve merkezi sinir sistemi hastalıkları görülür.Genital herpes, üreme organlarındaki ağrılı kabarcıklar olarak beliren, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Rahim boynunda ya da vajinanın üstünde, şikayete yolaçmayan kabarcıklar olabilir. Yenidoğanda, herpes, gözlerde ve mer&amp;shy;kezi sinir sisteminde ciddi hasara ya da ölüme yol açabilir.&lt;br /&gt;Genital herpesin tedavisi yoktur, ilk atak&amp;shy;tan sonra bir ikincisi bir ay ya da yıllar sonra gerçekleşebilir. Bazı kadınlar virüsü taşırlar, ama herhangi bir şikayetleri olmaz.&lt;br /&gt;Herpes olduğunuz saptanmışsa ya da virü&amp;shy;sün varlığından kuşkulanıyorsanız, doktorunu&amp;shy;za bunu söyleyin. Aktif lezyonların olup olma&amp;shy;dığını belirlemek için yapılabilen testler vardır.&lt;br /&gt;Bebek için tehlikesinin genellikle, doğum kanalından aşağı inerken virüsü kapması oldu&amp;shy;ğu düşünülür. Bu nedenle, tahliller doğum yak&amp;shy;laştığında aktif herpesi gösteriyorsa, doktoru&amp;shy;nuz bebeği sezaryanla almak isteyecektir.&lt;br /&gt;Hepatit B (mikobik sarılık) hepatit B virüsü&amp;shy;nün yol açtığı bir karaciğer enfeksiyonudur; AİDS virüsüne çok benzer bir şekilde bulaşır. Sizde bu virüs varsa, plasenta aracılığıyla ceni&amp;shy;ne geçebilir. Yeni doğmuş bebeğiniz sizinle te&amp;shy;mas yoluyla da enfekte olabilir.&lt;br /&gt;Bu virüs karaciğer yetmezliğine neden ola&amp;shy;bilir. Erken doğum riski, hepatit B bulunan ka&amp;shy;dınlar arasında daha yüksektir.&lt;br /&gt;Doktorunuz sizde hepatit B bulunduğun&amp;shy;dan kuşkulanıyorsa, virüse karşı  varlığını teşhis etmek için kan tahlilleri yapar. Sizde hepatit B varsa, doğumdan sonra bebeği&amp;shy;nize virüse karşı antikorlar enjekte edilir.&lt;br /&gt;Hepatit virüsü sütte de bulunabileceği için, hepatit B'nin bulunduğu bir anne bebeğini em-zirmemelidir.&lt;br /&gt;B Grubu streptokoklar doğum sırasında bebeğe geçebilen bakterilerdir. Hamileliğin son üç ayında test edilen hamile kadınların yüzde 40 kadarı vajinasında bu bakterileri barındır&amp;shy;maktadır.&lt;br /&gt;Birçok bebek bu bakterilerle doğmaktadır, ama yalnızca 1000'de 2 ya da 3'ünde enfeksi&amp;shy;yon olmaktadır.&lt;br /&gt;B grubu streptokok enfeksiyonu olan bir bebekte genellikle doğumdan sonra 48 saat içinde şikayetler ortaya çıkar. Bunlar nefes al&amp;shy;ma sorunları ve şoku içerir. Bazen şikayetler ortaya çıktığında bebek bir haftalık olabilir, o zaman enfeksiyon genellikle menenjit olarak ortaya çıkar.&lt;br /&gt;Frenginiz varsa, bazen farkedilmeden geçe&amp;shy;bileceği halde, üreme organlarınızda şankr de&amp;shy;nilen bir ya da daha fazla lezyon görebilirsiniz. Bunlar hastalığın alınmasından 10 ilâ 90 gün sonra ortaya çıkarlar.&lt;br /&gt;6 hafta sonra bir kızarıklık farkedebilirsiniz.&lt;br /&gt;İlk doğum Öncesi muayenenizde, frengi tahlilinden geçersiniz. Bu hastalık penisilinle kolayca tedavi edilebilir.&lt;br /&gt;Doğumda, bebeğiniz test edilir. Bebekte frengi varsa, tedavi hemen başlatılır.&lt;br /&gt;Belsoğukluğu da, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Antibiyotiklerle etkili bir şekilde te&amp;shy;davi edilebilir. Ancak, belsoğukluğunuz varsa ve doğum kanalına doğru inerse bebeğiniz de enfeksiyonu kapabilir.&lt;br /&gt;Belsoğukluğu enfeksiyonu bebeğinizin göz&amp;shy;lerine zarar verebilir. Bu nedenle, tüm yenido-ğanlara doğumdan hemen sonra önleyici teda&amp;shy;vi uygulanır. Bu tedavi, bebeğin göz kapakları&amp;shy;nın altına antibiyotikli bir merhemin uygulan&amp;shy;masından ibarettir.&lt;br /&gt;Bebeğin gözlerinde irin akıntısı olması belsoğukluğu olduğunun işareti olabilir. Bel&amp;shy;soğukluğunuz varsa, bebeğiniz penisilinle tedavi edilecektir&lt;br /&gt;Cinsel yolla bulaşan başka bir hastalık olan klamidya enfeksiyonu yenidoğanda konjunk-tivite yol açabilir. Bu genellikle yaşamın ikinci haftasında ortaya çıkar. Antibiyotiklerle tedavi edildiğinde, uzun dönemli kötü etkileri olmaz.&lt;br /&gt;Sitomegalovirüs,cenini en sık etkileyen virüstür; her yıl 2500 ilâ 7500 bebeğin bu virüs&amp;shy;le doğduğu tahmin edilmektedir. Yenidoğan döneminde ölüme ya da körlük, nöbet, anemi ve nörolojik bozukluklar gibi sayısız doğum kusuruna yol açabilir. Bazı kadınlar hamilelik sırasında virüsü rahimde ya da rahim boynun&amp;shy;da taşırlar, ama pek azı hastalığı bebeğine geçirir. Etkili tedavisi yoktur.&lt;br /&gt;Papillom derideki siğiller olarak ortaya çıkar. Genellikle üreme organlarında görülen siğil tipine kondiiomata ya da zührevi siğiller denir. Bunlar, cinsel yolla geçerler, son derece bulaşıcı ve sıklıkla ağrılıdırlar, siğiller hamilelik sırasında daha hızlı gelişme eğilimindedirler. Genellikle, hamilelik sırasında tedavi etkili değildir. Nadiren, lokal bir ilacın uygulan&amp;shy;masının cenin için öldürücü olduğu ortaya çık&amp;shy;mıştır. Bazen siğiller, bebeğin doğum kanalın&amp;shy;dan geçişini engeleyerek, sezaryen ameliyatını gerekli kılacak kadar çok büyürler.&lt;br /&gt;AİDS (edinilmiş bağışıklık yetersizliği send&amp;shy;romu) öldürücü bir hastalıktır. Hamile bir kadın enfekte olmuş bir erkekle cinsel birleşme, kan nakli ya da kirli iğnelerle ilaç enjeksiyonu (uyuşturucu bağımlılılarının sık sık yaptığı gibi) yoluyla enfekte olabilir ya da virüsü içeren meniyle suni dölleme sonucu kapabilir.&lt;br /&gt;Bugüne kadar, AlDS'li olarak doğan bebek&amp;shy;lerin yüzde 70'inden fazlası damar içi uyuş&amp;shy;turucular kullanan anneler tarafından enfekte edilmiştir. Diğer bir büyük kısmı, eşleri damar içi uyuşturucu kullanıcıları olan annelerden doğmuştur ve birçoğu da partnerleri biseksüel olan kadınlardan doğmuştur.&lt;br /&gt;Sizde AİDS varsa, hastalığı taşıdığınız bebeğe geçirebilirsiniz. AİDS'in tedavisi yoktur. Bu hastalıkla doğan bebekler genellikle birkaç yıldan fazla yaşamamaktadır. Bu nedenle, siz&amp;shy;de AİDS virüsü varsa, hamile kalmayın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-6989549606724078618?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/6989549606724078618/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=6989549606724078618' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6989549606724078618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6989549606724078618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/04/gebelikte-enfeksiyon-hastalklar.html' title='Gebelikte Enfeksiyon Hastalıkları Nelerdir Ve Tedavileri'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-6475549792382551751</id><published>2008-04-25T14:49:00.004+03:00</published><updated>2008-04-25T14:56:11.279+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cenin ne demektir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebekte büyüme geriliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rahim içi büyüme ne demektir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='erken doğum neden olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebekte büyüme geriliği neden olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelikte sigaranın zararları'/><title type='text'>Rahimiçi Büyüme Geriliğinin Sebepleri</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Rahimiçi Büyümesinin Sebepleri&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Gebelik yaşına göre aşırı küçük doğan bir bebekte genellikle yüzde 10'un altında büyüme geriliği olduğu kabul edilir.&lt;br /&gt;Rahim içi büyüme geriliği, cenin plasenta aracılığıyla anneden yeterli besin alamadığı za&amp;shy;man ortaya çıkar. Büyüme geriliğiyle doğan bir bebek, normal boyutlarda bir yenidoğanın sa&amp;shy;hip olduğu miktarda vücut yağına sahip değil&amp;shy;dir. Bu nedenle, bebek normal vücut ısısını ve kan şekeri düzeyini korumakta güçlük çeker. Ayrıca, büyüme geriliği olan birçok bebek, en azından erken çocukluk boyunca yavaş büyür. Ayrıca zeka geriliği de görülebilir.&lt;br /&gt;Birçok durum ve yaşam tarzı özelliği rahim içi büyüme geriliğine yol açabilir. Sigara içen, uyuşturucu kullanan ya da çok miktarda alkol alan bir kadının küçük bir bebeği olması daha büyük olasılıktır. Kötü beslenen ya da yeterli kilo almayan bir anne de, küçük bir bebek do&amp;shy;ğurma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bazı kronik hastalıklar da risk altında olmanıza yol açabilir.&lt;br /&gt;Hamilelikle ilgili durumlar büyüme geriliği&amp;shy;ne neden olabilir. Bu durumlar arasında pla&amp;shy;senta ve kordon anormallikleri, cenin enfeksi&amp;shy;yonları ya da kusurlu gelişim ve birden fazla ceninin olması bulunur.&lt;br /&gt;Doktorunuz rahim içi büyüme geriliğinden kuşkulanıyorsa, muhtemelen bir ultrason çek&amp;shy;tirmenizi isteyecektir.&lt;br /&gt;Sigara içtiğiniz, alkol aldığınız, uyuşturucu kullandığınız ya da iyi yemediğiniz için cenin uygun bir hızla büyümediği zaman, bazen da&amp;shy;ha sağlıklı bir yaşam tarzına geçiş yararlı olabi&amp;shy;lir.&lt;br /&gt;Ancak sık sık doğumun suni olarak başlatıl&amp;shy;ması ya da bir sezaryen ameliyatının yapılması gerekli otur. Bebeğin zamanının dolmasına da&amp;shy;ha çok varsa, böyle erken bir doğumun riski, bebeği rahimde bırakıp kötü beslenmeye de&amp;shy;vam etmesine izin vermenin riskinden daha azdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-6475549792382551751?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/6475549792382551751/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=6475549792382551751' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6475549792382551751'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6475549792382551751'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/04/rahimii-byme-geriliinin-sebepleri.html' title='Rahimiçi Büyüme Geriliğinin Sebepleri'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-818069350042193305</id><published>2008-04-25T14:43:00.004+03:00</published><updated>2008-04-25T14:49:20.392+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hamilelik dönemindeki Kanamalar neden olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vajinadan gelen kanamanın sebepleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sezeryan doğum nasıl olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hamileliğin ilk günleri nasıl geçer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hamileliğin ilk 20 haftası nasıl geçer'/><title type='text'>Hamilelik Sırasında Kanamanın Sebepleri</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;Hamilelik Sırasında Kanama&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Hamilelik sırasında vajinadan gelen kana&amp;shy;ma, yanlış bir şeyler olduğunun göstergesidir. Hemen doktorunuzu arayın.&lt;br /&gt;Hamileliğin ilk 20 haftasında, kanama ge&amp;shy;nellikle düşükle ilişkilendirilir. Düşük sırasında&amp;shy;ki kanama hafif ya da ağır olabilir. Hiçbir uyarı olmayabilir ya da önce kahverengimsi bir akın&amp;shy;tı farkedebilirsiniz.&lt;br /&gt;Hamileliğin ilk günlerinde, yumurta rahmin içine tutunurken, bazı lekeler görebilirsiniz. Ay&amp;shy;rıca tüm hamile kadınların yaklaşık 20'sinde, ilk günlerinde düşükle sonuçlanmayan kana&amp;shy;malar olmaktadır. Bu nedenle, tehlikeli olma&amp;shy;yabilir de, ama mutlaka doktorunuza danışın.&lt;br /&gt;Hamileliğin 20. haftasından sonraki kana&amp;shy;malara doğum öncesi kanama denir. Bu, erken gebelik kanamasından daha az yaygındır ve kadınların yüzde 2'sinden daha azında görülür. Doğum öncesi kanaması, plasenta previa , dış gebelik, düşük ya da erken doğum dahil ol&amp;shy;mak üzere birçok nedeni vardır.&lt;br /&gt;Birçok durumda, kanama hafiftir. Ancak, ciddi bir kanama sizin ve bebeğinizin hayâtını tehlikeye sokabilir.&lt;br /&gt;Gebeliğin ilk aylarından sonra kanama baş&amp;shy;larsa, derhal doktorunuzu görün. Hastaneye yatırılmanız ve kanamanın nedeninin belirlen&amp;shy;mesi için ultrason gibi testlerden geçmeniz ge&amp;shy;rekebilir. Kanama ağırsa, kan nakli gerekli ola&amp;shy;bilir. En kötü durumda, doğum suni olarak baş latılır ya da bir sezeryan ameliyatı yapılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-818069350042193305?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/818069350042193305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=818069350042193305' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/818069350042193305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/818069350042193305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/04/hamilelik-srasnda-kanamann-sebepleri.html' title='Hamilelik Sırasında Kanamanın Sebepleri'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-614587888914083466</id><published>2008-04-25T14:28:00.011+03:00</published><updated>2008-04-25T14:42:02.971+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelikye mide yanması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelik dönemi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelikte nelere dikkat edilmeli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelikte kusmanın sebepleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelikte kabızlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mide bulantısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelik'/><title type='text'>Gebelik Döneminde Genel Şikayetler Rahatsızlıklar</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Gebelik Döneminde(Hamilelikte) Genel Rahatsızlıklar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Birçok kadının hamileliği ciddi tıbbi sorun&amp;shy;lar ya da hayati tehlikeler ortaya çıkmadan geçtiği halde, pek az kişi hiçbir rahatsızlığı ol&amp;shy;madan hamileliğini geçirmektedir. Mide bulan&amp;shy;tısı gibi sorunlar gebeliğin ilk haftalarında daha sık görülür ve genellikle üçüncü ayın sonunda ortadan kalkar. Kanama gibi diğer rahatsızlıklar hamileliğiniz ilerledikçe kötüleşebilir.&lt;br /&gt;Sabah bulantısı, tüm hamile kadınların yak&amp;shy;laşık yarısının gebeliğin ilk 12 haftası boyunca yaşadıkları mide bulantısı ya da kusmayı ta&amp;shy;nımlamak için kullanılan terimdir. Sabah bu&amp;shy;lantısı sabahları daha kötü olma eğiliminde ol&amp;shy;duğu halde, bazı kadınlar gün boyu mide bu&amp;shy;lantısından şikayet etmektedirler.&lt;br /&gt;Bazı kadınlarda neden mide bulantısı ve kusma olduğu anlaşılamamıştır. Bunun sorum&amp;shy;lusu hormona! değişiklikler olabilir. Sabah bu&amp;shy;lantısı kuşkusuz hoş değildir, ama nadiren teh&amp;shy;likeli olur.&lt;br /&gt;Sabah bulantınız varsa, hiç bir şey yüzde yüz etkili olmadığı halde, mide bulantısı ve kusmayı asgariye indirmek için yapabileceğiniz bazı şeyler vardır. Birçok kadın mide bulantısı&amp;shy;nın mideleri boşken daha şiddetli olduğunu farkeder. Bu nedenle, gün boyunca birçok kez az miktarda yemek yemeye çalışırlar. Bazıları yataklarının baş ucunda krakerler bulundurur&amp;shy;lar ve sabah kalkmadan önce birkaç kraker atıştırmanın iyi geldiğini söylerler.&lt;br /&gt;Bazı gıdaların kokusunun midenizi bulan&amp;shy;dırdığını farkedebilirsiniz. Böyle bir durumda, o gıdadan kaçının. Mide bulantısı hissediyorsanız, hafif bir diyeti benimseyin, baharatlı, yağlı ve kızartılmış yemeklerden kaçının.&lt;br /&gt;Özellikle kusuyorsanız bol bol sıvı için. Nor&amp;shy;mal su midenizi rahatsız ediyorsa, meyva suyu ya da gazozları deneyin.&lt;br /&gt;Bazı ilaçlar sorunu ortadan kaldırmada et&amp;shy;kilidirler. Ancak birçok doktor, sorun çok va&amp;shy;him değilse mide bulantısı için ilaç vermek is&amp;shy;tememektedir.&lt;br /&gt;Ancak zaman zaman kusma, hamile bir ka&amp;shy;dının su kaybetmesine yol açacak kadar Kabızlık hamilelikte yaygın bir sorundur. Genelde kabızlık çekiyorsanız, hamilelikte so&amp;shy;runun ağırlaştığını farkedebilirsiniz. Bunun ne&amp;shy;deni muhtemelen, barsak kasılmalarının ve ge&amp;shy;nişleyen rahmin yolaçtığı basınç nedeniyle barsağın içindekileri çıkarma kabiliyetinin azal&amp;shy;masıdır.&lt;br /&gt;Sorunu hafifletmek için yapabileceğiniz şeyler vardır. Bol bol sıvı için, her gün egzersiz yapın ve diyetinizin çeşitli meyva {özellikle ku&amp;shy;ru erik çok yararlıdır), sebze ve az işlenmiş buğday ve kepek gibi tahılları içermesine dik&amp;shy;kat edin. Psyllium (reçetesiz satılmaktadır) içe&amp;shy;ren hacim oluşturucular yararlı olabilir.&lt;br /&gt;Doktorunuza danışmadan müshil almayın.&lt;br /&gt;Göğsünüzün ortasında yanma hissi ve ba&amp;shy;zen ağzınızda kötü tada neden olan mide yan&amp;shy;ması, mide asidinin yemek borusunun alt kıs&amp;shy;mına doğru yükselmesinin sonucudur.&lt;br /&gt;Mideyi yemek borusundan ayıran kas gev&amp;shy;şeyip, mide sularının yukarı giderek yemek borusunu tahriş etmelerine olanak sağladığı zaman, bu sorun hamile kadınların hemen he&amp;shy;men yarısında ortaya çıkmaktadır. Hamilelik ilerledikçe kötüleşir, çünkü midenin yeri ge&amp;shy;nişleyen rahmin baskısıyla değişir, bu da için-dekilerinin boşaltılmasını geciktirir.&lt;br /&gt;Mide yanması sözkonusuysa, sık sık ve az miktarlarda yemek yiyin, bu, fazla asiti almak üzere gıdaların midenizde kalmasını sağlar. Yavaş yavaş yiyin ve yağlı gıdalardan kaçının. Normal veya kafeinsiz kahve mide yanmasını şiddetlendirebilir. Mide yanması düz yattığınız&amp;shy;da genellikle kötüleştiği için, doktorunuz yata&amp;shy;ğınızın başı 10-15 cm yüksek olacak şekilde uyumanızı öğütleyebilir. Ayrıca yatmadan ön&amp;shy;ceki 2 ya da 3 saat yemek yemekten kaçının.&lt;br /&gt;Bu uygulamalar yararlı olmazsa, doktoru&amp;shy;nuza başvurun; size bir antasit önerebilir.&lt;br /&gt;Sırt ağrısı hamilelikte sık görülür.&lt;br /&gt;Sırt ağrısı genellikle yorgun olduğunuzda, çok eğilip kalktığınızda ya da çok fazla yürüdü&amp;shy;ğünüzde olur.&lt;br /&gt;Hamileyken, bağlarınız daha esnektir, ki bu bebeğinizin doğumu sırasında pelvisin genişle&amp;shy;mesini sağlar. Olumsuz etkisi ise eklemlerinizin gerilme ve zedelenmeye.^aha açık olmasıdır. Hamilelik sırasında, denge merkeziniz değiştiği için, duruşunuz da değişir, ve zaten zedelen&amp;shy;meye açık olan belkemiğinize daha fazla yük biner.&lt;br /&gt;Ağrı genellikle sırtın alt kısmındadır. Bazı kadınlarda siyatik (bacaklara yayılan ağrı) orta&amp;shy;ya çıkar. Genişleyen rahmin karın bağlarını ger&amp;shy;mesi nedeniyle, kadınların çoğunda karın ağrısı da olur; yuvarlak bağ ağrısı denilen bu rahat-&lt;br /&gt;sızlık ikinci üç ayda genellikle daha ağırdır.&lt;br /&gt;Tavsiye edilenden daha fazla kilo almama&amp;shy;ya çalışın, çünkü ağırlık sırtınızdaki yükü artırır. Sırt ağrısı, yük mümkün olduğu kadar azaltıla&amp;shy;rak rahatlatılabilir. Bazen bir gebelik kuşağı ya&amp;shy;rarlı olabilir. Doktorunuz ağrıyı azaltmak için egzersizler de önerebilir. Ağrı çoksa, doktoru&amp;shy;nuz önemli bir sorun olup olmadığını anlamak için ortopedik bir muayene önerebilir.&lt;br /&gt;Varisler hamilelik ilerledikçe genellikle kö&amp;shy;tüleşir ve uzun süreler ayakta kalan kadınlarda ve daha yaşlı annelerde daha da belirginleşir. Kalıtım da variste rol oynar.&lt;br /&gt;Tüm hamile kadınların yüzde 20'sinde varis vardır. Rahatsızlık daha önce ortaya çıkma eği&amp;shy;limindedir ve her hamilelikte daha belirgin ha&amp;shy;le gelir.&lt;br /&gt;Hamile olduğunuzda, kan damarlarınız, be&amp;shy;beğinizin ihtiyaçlarını karşılamak için dana yüksek kan hacmini alabilir olmalıdır. Rahminiz genişler ve bacak toplardamarlarından pelvise kan akışı azalır. Bu bileşim, bacaklarınızdaki toplardamarların şişmesine ve rahatsızlık, hat&amp;shy;ta acı vermelerine neden olur.&lt;br /&gt;Varisiniz varsa, ayaklarınızı elden geldiği kadar dinlendirin (ve yukarı kaldırın). Bacakları&amp;shy;nızın ya da belinizin çevresini sıkan giysiler giy&amp;shy;meyin. Varis çorabı ağrıyı ve şişmeyi rahatlata&amp;shy;bilir. Birçok doktor, sabah ilk iş olarak varis ço&amp;shy;rabınızı giymenizi ve yatağa gidene kadar çı&amp;shy;karmamanızı önerir.&lt;br /&gt;Varisli damarları tedavi etmeye yönelik cerrahi müdahale hamilelik sırasında genellikle önerilmez. Sorun pek seyrek olarak bunu ge&amp;shy;rekli kılacak kadar ciddidir.&lt;br /&gt;Hemoroidler.(basur) anüs girişindeki top&amp;shy;lardamarlar basınç nedeniyle genişledikleri za&amp;shy;man ortaya çıkar. Büyük abdestinizi yaparken zorlandığınız zaman, toplardamarlar anüsten çıkıntı yapabilir ve ağrı ve kaşıntıya yol açabi&amp;shy;lirler. Genel olarak, hamilelik sırasında kötüle-şirler ve sık sık kabızlıkla birlikte ortaya çıkar&amp;shy;lar.&lt;br /&gt;Önleme en iyi tedavi yoludur. Kabız olmak&amp;shy;tan ve tuvalette zorlanmaktan kaçının.Bir barsak hareketi sırasında ağrı duyarsa&amp;shy;nız ve rektumunuzun yakınında şişkin bir kütle hissederseniz, muhtemelen hemoroidiniz var&amp;shy;dır. Rahatsızlığı azaltmak için, sık sık sıcak ban&amp;shy;yo yapın. Hemoroidli bölgeye soğuk bir tam&amp;shy;pon uygulamak da yararlı olabilir.&lt;br /&gt;Hamileliğin son aylarında uyku sorunları da ortaya çıkabilir. Sık sık idrara çıkma ihtiyacı da uyku sorununa katkıda bulunur; bebeğini&amp;shy;zin hareketleri de sizi uykusuz bırakabilir. Bazı kadınlar ise yalnızca uykularının kaçtığını dü&amp;shy;şünmektedirler.&lt;br /&gt;Gecenin yarısında kendinizi tavana bakar&amp;shy;ken bulursanız ne yapmalısınız?&lt;br /&gt;Sizi uyanık tutabilen kafein içeren kahve, çay ya da koladan kaçının. Yatmadan hemen önce aşırı yemekten kaçının.&lt;br /&gt;Bazı doktorlar yorulmanız ve uyuyabilme-niz için biraz daha fazla egzersizi önermekte&amp;shy;dirler. Bazı hamile kadınlarda sıcak bir banyo yararlı olabilir. Hiçbir şey yararlı olmazsa, kal&amp;shy;kın, bir kitap okuyun ya da evişleri yapın. Daha geç uyumayı deneyin.&lt;br /&gt;Uykusuzluk ağırlaşırsa, doktorunuza başvu&amp;shy;run. Bu durumda bazı doktorlar uyku hapları önermektedirler. Ancak, doktorunuz önerme-dikçe herhangi bir ilaç almayın.&lt;br /&gt;Hemoglobininiz kanda oksijen taşıyan bir protein yeterli bir miktarın altına düşünce ane&amp;shy;mi (kansızlık) ortaya çıkar. Hamilelik sırasında hemoglobin miktarında küçük bir düşüş nor&amp;shy;maldir.&lt;br /&gt;Genellikle, hamilelikteki anemi bir demir ya da folik asit yetersizliğine bağlıdır.&lt;br /&gt;Hafif aneminiz varsa, hiçbir semptom gö&amp;shy;rülmeyebilir ve durum tesadüfen rutin bir kan testinde teşhis edilebilir. Daha ciddi anemide, semptomlar arasında yorgunluk, soluksuziuk, bayılma, çarpıntı ve solgunluk bulunur.&lt;br /&gt;Bu kısımda tartışılan diğer sorunların ter&amp;shy;sine anemi hem anne hem de çocuk için riskli olabilir. Kanama olduğu zaman, anemiîi anne, yeterli hemoglobini olan anneye göre kan kay&amp;shy;bıyla daha zor başeder.&lt;br /&gt;Çoğu doktor anemiyi önlemek için demir ve folik asit ilaveleri önermektedir. Karaciğer, yumurta, kuru meyva, işlenmemiş tahıl ve sığır etinde bulunan demir açısından zengin bir diyetle aneminin önlenmesine katkıda bulunabilirsiniz. Yeşil sebzeler iyi bir folik asit kaynağıdırlar.&lt;br /&gt;Anemi olursanız, doktorunuz, hangi tip aneminin sözkonusu olduğunu belirler ve uy&amp;shy;gun tedaviyi uygular. Genellikle, bu tedavi demir ve folik asit ilavelerini içerir. (Ayrıca bkz. Anemiler)&lt;br /&gt;Vücut dokularında biriken sıvı nedeniyle, hamilelik sırasında ödem (şişme) görülür.&lt;br /&gt;Hamilelik sırasında aldığınız kilonun yak&amp;shy;laşık dörtte biri, alt bacaklar, ayaklar ve eller dahil olmak üzere vücudun çeşitli kısımlarında toplanma eğiliminde olan sıvıdan oluşur.&lt;br /&gt;Uzun süre ayakta kaldıktan sonra bacak&amp;shy;larınızda ayak bileklerinizde ve ayaklarınızda şişme farkedebilirsiniz. Sorun genellikle günün sonunda ve sıcak havada daha da artar, çoğu&lt;br /&gt;kadında bir gecelik dinlenmeden sonra bacak&amp;shy;lar ve ayaklar normal boyutlarına ulaşırlar.&lt;br /&gt;Parmaklar da çok sık şişen yerlerden biridir. Sabah kalktığınızda parmaklarınız bir düğme ilikleyemeyecek kadar sertleşmiş ya da şişmiş olabilir. Soğuk su kompresi şişkin&amp;shy;liğin azaltılmasına yardımcı olur.&lt;br /&gt;Bazı kadınlar yüzlerinin şiştiğini far-kedebilirler. Yüzünüz, özellikle gözlerinizin çev&amp;shy;resi, çok fazla şişerse, bu ciddi bir tıbbi sorun olan tokseminin bir belirtisi olabilir . Hemen doktorunuzu arayın.&lt;br /&gt;Diüretikleri ancak doktorunuzun talimatıyla kullanın. Genellikle düşük tuzlu bir diyet yararlı olacaktır. Öğleden sonra uzanmak ve bacak&amp;shy;larınızı kaldırmak, bacaklarınızdaki şişmeyi azaltabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-614587888914083466?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/614587888914083466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=614587888914083466' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/614587888914083466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/614587888914083466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/04/gebelik-dneminde-genel-ikayetler.html' title='Gebelik Döneminde Genel Şikayetler Rahatsızlıklar'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-8689837308265339366</id><published>2008-04-25T13:54:00.005+03:00</published><updated>2008-04-25T14:03:46.884+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelikteki yolculuk dönemi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelikte nelere dikkat edilmeli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gebelik döneminde yolculukta nasıl elbise giyinmelidir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='otomobil yolculuğunda neler yapılmalıdır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamilelik'/><title type='text'>Hamilelik Döneminde Nasıl Yolculuk Yapılmalıdır</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hamilelikte Nasıl Yolculuk Yapılmalıdır.?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;karnın yan tarafı arasına ayarlanmalıdır.&lt;br /&gt;Belinizin ağrımasını önlemek için sırtınıza bir yastık koymanın da yararlı olduğunu göreceksiniz*. Arabadan inmek ve yürümek için sık sık (birkaç saatte bir) durun.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gebelikte Genel Rahatsızlıklar&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Birçok kadının hamileliği ciddi tıbbi sorun&amp;shy;lar ya da hayati tehlikeler ortaya çıkmadan geçtiği halde, pek az kişi hiçbir rahatsızlığı ol&amp;shy;madan hamileliğini geçirmektedir. Mide bulan&amp;shy;tısı gibi sorunlar gebeliğin ilk haftalarında daha sık görülür ve genellikle üçüncü ayın sonunda ortadan kalkar. Kanama gibi diğer rahatsızlıklar hamileliğiniz ilerledikçe kötüleşebilir.&lt;br /&gt;Sabah bulantısı, tüm hamile kadınların yak&amp;shy;laşık yarısının gebeliğin ilk 12 haftası boyunca yaşadıkları mide bulantısı ya da kusmayı ta&amp;shy;nımlamak için kullanılan terimdir. Sabah bu&amp;shy;lantısı sabahları daha kötü olma eğiliminde ol&amp;shy;duğu halde, bazı kadınlar gün boyu mide bu&amp;shy;lantısından şikayet etmektedirler.&lt;br /&gt;Bazı kadınlarda neden mide bulantısı ve kusma olduğu anlaşılamamıştır. Bunun sorum&amp;shy;lusu hormona! değişiklikler olabilir. Sabah bu&amp;shy;lantısı kuşkusuz hoş değildir, ama nadiren teh&amp;shy;likeli olur.&lt;br /&gt;Sabah bulantınız varsa, hiç bir şey yüzde yüz etkili olmadığı halde, mide bulantısı ve kusmayı asgariye indirmek için yapabileceğiniz bazı şeyler vardır. Birçok kadın mide bulantısı&amp;shy;nın mideleri boşken daha şiddetli olduğunu farkeder. Bu nedenle, gün boyunca birçok kez az miktarda yemek yemeye çalışırlar. Bazıları yataklarının baş ucunda krakerler bulundurur&amp;shy;lar ve sabah kalkmadan önce birkaç kraker atıştırmanın iyi geldiğini söylerler.&lt;br /&gt;Bazı gıdaların kokusunun midenizi bulan&amp;shy;dırdığını farkedebilirsiniz. Böyle bir durumda, o gıdadan kaçının. Mide bulantısı hissediyorsanız, hafif bir diyeti benimseyin, baharatlı, yağlı ve kızartılmış yemeklerden kaçının.&lt;br /&gt;Özellikle kusuyorsanız bol bol sıvı için. Nor&amp;shy;mal su midenizi rahatsız ediyorsa, meyva suyu ya da gazozları deneyin.&lt;br /&gt;Bazı ilaçlar sorunu ortadan kaldırmada et&amp;shy;kilidirler. Ancak birçok doktor, sorun çok va&amp;shy;him değilse mide bulantısı için ilaç vermek is&amp;shy;tememektedir.&lt;br /&gt;Ancak zaman zaman kusma, hamile bir ka&amp;shy;dının su kaybetmesine yol açacak kadar ciddii olabilir. Bu durumda kadın genellikle hastane&amp;shy;ye yatırılır, kusmaya karşı ilaçlar verilir ve kay&amp;shy;bedilen vücut sıvısı damar yoluyla takviye edi&amp;shy;lmeye çalışılır.&lt;br /&gt;Yolculuk doğum sancısına, düşüğe ya da başka bir gebelik komplikasyonuna yol açmaz.&lt;br /&gt;Dolayısıyla, doktorunuz aksine bir tav&amp;shy;siyede bulunmadıkça, hamilelik sırasında yol&amp;shy;culuk yapmamanız için hiçbir tıbbi neden yok&amp;shy;tur.&lt;br /&gt;Ama ülke çapında bir otomobil yolculuğu ya da 2 haftalık bir gemi yolculuğu yapmayı düşünüyorsanız, kendinizi nasıl hissedeceğinizi dikkate alın. Birçok kadın, özellikle hamileliğin ilk 3 ayında, sık sık mide bulantısı ya da sabah bulantısı (bu yanlış bir adlandırmadır çünkü, mide bulantısı sabah, öğle ya da gece olabilir) nöbetleri geçirebilir. Bu dönemde yolculuk mide bulantısını arttırabilir.&lt;br /&gt;Başka bir konu doğumun ne kadar yakın olduğudur. Çoğu doktor, özellikle daha önce erken doğum yaptıysanız, hamileliğin son haf&amp;shy;talarında yolculuk yapmanızı önermemektedir. Doğum yakınsa birçok havayolu uçmanıza izin vermeyecektir.&lt;br /&gt;Kendinizi iyi hissediyorsanız, bebeğin doğ&amp;shy;masına daha çok varsa ve uçak yolculuğu yapabileceğinizi hissediyorsanız, durmayın. An&amp;shy;cak her 2 saatte bir koltuğunuzdan kalkıp yürümeye dikkat edin.&lt;br /&gt;Otomobil yolculuğunda, her zaman em&amp;shy;niyet kemeri takın. Bir kemer rahmin altına bağlanmalıdır, omuz kayışı ise göğüsleriniz ile karnın yan tarafı arasına ayarlanmalıdır.&lt;br /&gt;Belinizin ağrımasını önlemek için sırtınıza bir yastık koymanın da yararlı olduğunu göreceksiniz*. Arabadan inmek ve yürümek için sık sık (birkaç saatte bir) durun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-8689837308265339366?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/8689837308265339366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=8689837308265339366' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8689837308265339366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/8689837308265339366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/04/hamilelik-dneminde-nasl-yolculuk.html' title='Hamilelik Döneminde Nasıl Yolculuk Yapılmalıdır'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-769251520474042951</id><published>2008-04-20T19:20:00.001+03:00</published><updated>2008-04-20T19:22:19.825+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aile Geçmişinin Alınması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aile Geçmişinin Alınması hakkında bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aile Geçmişinin Alınması ve zararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aile Geçmişinin Alınması nedir'/><title type='text'>Aile Geçmişinin Alınması</title><content type='html'>Genetik bir değerlendir&amp;shy;me aile planlaması, özellikle daha önce doğuştan kusurlu bir çocukları olan veya aile geçmişlerinde konjenital bir kusur ya da genetik bir has&amp;shy;talık bulunan çiftler için çok yararlıdır. Bu durumdaki çift&amp;shy;ler genellikle, bebekleri olup olmayacakları konusunda kuşkuludurlar. Bazen çiftin aile anemnezlerinde doğum kusurlan bulunmaz ama biri ya da her ikisinin yaşının nis&amp;shy;peten ilerlemiş olması nede&amp;shy;niyle doğmamış bebeklerin&amp;shy;de söz konusu olabilecek kusurların belirlenmesi için mevcut olan diyagrostik testler hakkında bilgi sahibi olmayı isteyebilmektedirler. Doğmamış bebeklerdeki ola&amp;shy;sı kusurların belirlenmesi, bazı genetik bozuklukların düzeltilme olanağı bulundu&amp;shy;ğundan dolayı önem taşır.&lt;br /&gt;Genetik bir değerlendir&amp;shy;me ile amaçlanan ilk hedef doğru bir teşhistir. Bir aile anemnezi alınacaktır, ilk adım aileyi genetik veya ka&amp;shy;lıtsal bozukluklar uzmanına getiren kişi olan hastaya iliş&amp;shy;kin bilgilerin alınmasıdır. Bu uzmana bir tıp genetikçisi denilmektedir. Ayrıca, aileyi getiren, kişinin tüm birinci ve ikinci dereceden akraba&amp;shy;larına (yani büyükanne ve babaları, teyze ve halaları, amca ve dayıları, kuzenleri, ana babası, kardeşleri ve ço&amp;shy;cukları) ilişkin bilgiler de top&amp;shy;lanır. Bu bilgiler ad, soyad, kızlık soyadı doğum tarihi veya o anki yaş, ölüm yaşı, ölüm nedeni ve maruz kalı&amp;shy;nan hastalık ya da kusurların ad veya tanımlarını içerir.&lt;br /&gt;İkinci adım, ailede her&amp;shy;hangi bir hastalık ya da ku&amp;shy;surun bulunup bulunmadığı&amp;shy;nı araştırmak amacıyla hazır&amp;shy;lanan aşağıdaki gibi bir ta&amp;shy;kım soruların sorulmasından oluşur.&lt;br /&gt;1. Akrabalardan herhangi birinde benzer ya da aynı bir kişisel özellik var mıdır?&lt;br /&gt;2. Akrabalardan herhangi biri, aileyi uzmana getiren kişide bulunmayan ama aynı hastalığın bulunduğu bir kişi&amp;shy;de bulunduğu bilinen bir ki&amp;shy;şisel özelliğe sahip midir? Bu soruya verilecek yanıtlar, belirli bir hastalığın belirtile&amp;shy;rine ilişkin tıp genetiğine uy&amp;shy;gun bilgiyi sağlar.&lt;br /&gt;3. Akrabalardan herhangi biri, genetik olarak belirle&amp;shy;nen bir kişisel özelliğe sahip midir? Bu sorunun amacı, özel kişinin etkilenip etkilen&amp;shy;mediği bilinmese dahi ailede kalıtsal bir hastalığın ortaya çıkıp çıkmadığının belirlen&amp;shy;mesidir.&lt;br /&gt;4. Akrabalardan herhangi biri olağandışı bir hastalığa sahip midir, ya da herhangi bir akraba seyrek görülen bir nedenden ötürü ölmüş müdür? Bu soruların amacı, anamnezi vermekte olan kişi tarafından öyle olduğu kabul edilmese bile, genetik olarak belirlenebilecek bir duru&amp;shy;mun ortaya çıkarılmasıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-769251520474042951?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/769251520474042951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=769251520474042951' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/769251520474042951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/769251520474042951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/04/aile-gemiinin-alnmas.html' title='Aile Geçmişinin Alınması'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-6220519607467080290</id><published>2008-04-20T19:19:00.000+03:00</published><updated>2008-04-20T19:20:21.353+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genetik ve zararları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genetik nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genetik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genetik hakkında bilgi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Genetik hastalığı'/><title type='text'>Genetik</title><content type='html'>Çocuk mavi gözlü mü, elâ gözlü mü, kısa boylu mu, uzun boylu mu, tombul mu, cılız mı olacak? Bu yeni insanın cildi güneşte hemen mi yanacak, yoksa güneş ışığı altında tatlı bronz bir renk mi kazanacak? Erkek mi, yoksa kız mı olacak? Çocuk sağlıklı mı olacak, yoksa bir sakatlık veva genetik hastalıkla mı rina&amp;shy;ca k?Tüm bu soruların yanıtını genlerin (biyolo&amp;shy;jik kalıtım birimleri), çocuğun içinde geliştiği toplumsal ve fiziksel ortamlarla etkileşimi be&amp;shy;lirlemektedir.&lt;br /&gt;Genetik, kalıtım araştırmasından oluşan bir bilimdir.Döllenme anında babanın spermi annenin yumurtasına (ovum) girmektedir. Tohum hüc&amp;shy;releri olarak anılan ovum ve spermde 23'er adet kromozom bulunur. Aşılanma sürecinde sperm ve yumurtanın birleşmesi sonucunda 46 kromozomlu bir birey ürer. Her kromozom bir&amp;shy;çok gen içermektedir. Genler yavrunuzun, ku&amp;shy;şaktan kuşağa geçen karakterlerinin çoğunu belirleyen unsurlardır. Genellikle bu belirleme olaysız olarak gerçekleşir. Ancak bazen, bek&amp;shy;lenmedik değişiklikler ya da genetik kusurların nedenlerinin çoğu bilinmiyorsa da, radyasyon, virüsler ve kimyasal maddeler gibi çeşitli çev&amp;shy;resel etkenler, belirlenebilen faktörler arasında yer almaktadır.&lt;br /&gt;Genetik kusurların üç temel kategorisi, mu-tasyona uğramış (mutant) tek gen, kromozom anomalileri ve çok etkenli bozukluklardır.&lt;br /&gt;Bir "tek mutant gen", kusurlu olan genetik malzemenin diğerlerinden farklı bir birimdir. Bir tek mutant genin geçmesinden kaynakla&amp;shy;nan bir bozukluk üç basit kalıtım modelinden birini gösterir: 1) Otozomal dominant, 2) Otozo-mal resesif, 3) X bağlı.&lt;br /&gt;Otozomal terimi, cinsiyet genleri dışındaki tüm genlerde bulunan herhangi bir kromozom için, dominant terimi de anne veya babanın bi&amp;shy;rinden yavruya geçmesi durumunda belirgin bir kusur oluşmasına yol açan bir gen için kul&amp;shy;lanılır. Bir otozomal dominant mutant genin bir yavruya geçmesi olasılığı yüzde 50' dir. Resesif terimi, gen çiftinin her ikisi de anormal olma&amp;shy;dıkça klinik bir etki ortaya çıkarmayan bir geni anlatır. Buna göre, otozomal resesif bir kalıtım hastalığı yalnızca, ana veya babanın her ikisin&amp;shy;den birer anormal gen alınırsa ortaya çıkar. Otozomal resesif mutant bir genin bir yavruya geçmesi olasılığı yüzde 25'dir. Kistik fibroz, orak hücreli anemi, fenilketonüri ve renk kör&amp;shy;lüğü gibi hastalıklar tek genlerin mutasyonun-dan kaynaklanmaktadır.&lt;br /&gt;X bağlı bozukluklardan sorunlu genler X kromozomu üzerinde yer almaktadır. Dişi, iki X kromozomuna sahipken, erkeğin yalnızca bir X kromozomu bulunur. Tüm X bağlı kalıtım süre&amp;shy;cinin önemli bir özelliği, birey özelliklerinin er&amp;shy;kekten erkeğe (yani babadan oğula) geçmesi&amp;shy;nin söz konusu olmamasıdır. X bağlı bir özellik babadan oğula geçemez, çünkü ogula babanın yalnızca Y kromozomu geçmekte, X kromozo&amp;shy;mu asla geçmemektedir. Alternatif olarak, er&amp;shy;keğin X kromozomu her zaman kız çocuğuna geçecektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-6220519607467080290?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/6220519607467080290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=6220519607467080290' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6220519607467080290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/6220519607467080290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/04/genetik.html' title='Genetik'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-3212159106550885731</id><published>2008-04-20T19:16:00.001+03:00</published><updated>2008-04-20T19:18:35.603+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Emzirmeye Karşı Biberon nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Emzirmeye Karşı Biberon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Emzirmeye Karşı Biberon hakkında bilgi'/><title type='text'>Emzirmeye Karşı Biberon</title><content type='html'>Hangisi daha iyi - biberon mu,yoksa emzirme mi?&lt;br /&gt;Çoğu pediyatrist ve aile doktoru mümkün olduğunca emzirme yoluna başvurulması&amp;shy;nı salık verirler. Ancak, çeşitli nedenlerle.bazı anneler yapa&amp;shy;madıkları ya da istemedikleri için bunu gerçekleştiremezler. Yeni doğanbebeğinizi biberonla beslenmeyi seçerseniz kendini&amp;shy;zi suçlu hissetmeyin. Günümü&amp;shy;zün mamaları besleyicilik bakı&amp;shy;mından kusursuzdur. Biberonla beslenen birbebek de, meme emen bir bebek kadar sağlıklı&amp;shy;dır.&lt;br /&gt;Öyleyse neden tercihlerem-zirme yöntemine yöneliktir? Yıllar boyunca sarkaç bu konu üzerinde gidip gelmiştir. Geç&amp;shy;mişte kadınlar genellikle emzir&amp;shy;meden kaçınıp biberonu yeğle&amp;shy;mişlerdir. Bugün ise çoğu anne emzirmeye tam anlamıyla ku&amp;shy;cak açmışlardır.&lt;br /&gt;Meme sütü sayesinde be&amp;shy;bek doğal bir besin almış olur. Annenin beslenmesi sağlıklıysa bebeğin ilk aylarında geresin-me duyduğu tek şey anne sütü olacaktır.&lt;br /&gt;Yalnızca florür ve D vitamini anne sütünde az miktarda bu&amp;shy;lunur. Bu iki kalem genellikle dışarıdan takviye edilir.Emzirmenin büyük bir avan-dajı da, anne sütünün antikorlar içeriyor olmasıdır. Meme emen bir bebeğin virüslere karşı bir korunma mekanizması kazan&amp;shy;mış olduğuna inanılmaktadır. Emziren bir annenin, bebeğinin kendi sütüne karşı alerjik olup olmadığından endişelenmesine gerek yoktur.&lt;br /&gt;Bazıları emzirmenin diğer bir avantajının da psikolojik nitelikli bir avantaj olduğuna inanır. An&amp;shy;ne, çocuğunu beslemekte oldu&amp;shy;ğu için kişisel olarak kendini ona daha yakın hissedecek ve bir başarı duygusu kazanacaktır. Ayrıca, anne ile çocuk arasındaki yakın temas da ilişkiyi geliştirir. Ancak bu, biberon kullanan bir anne ile çocuğu arasındaki aynı yakınlığın kurulamayacağını göstermez.&lt;br /&gt;Bir bebeğin emzirmenin de&amp;shy;zavantajları da vardır. Bazı du&amp;shy;rumlarda biberon daha kolay bir yöntemdir. Annenin her zaman bebeğinin başında bulunması gerekmez. Bir bebek bakıcısı da bebeği besleyebilir, ayrıca bebe&amp;shy;ğin babası gece yarısı besleme&amp;shy;lerini üstlenerek annenin dinlen&amp;shy;mesine yardımcı olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-3212159106550885731?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/3212159106550885731/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=3212159106550885731' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/3212159106550885731'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/3212159106550885731'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/04/emzirmeye-kar-biberon.html' title='Emzirmeye Karşı Biberon'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-4798961280908912879</id><published>2008-04-20T19:13:00.000+03:00</published><updated>2008-04-20T19:16:11.780+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaygın Beslenme Uygulamaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni doğan bebek hangi hastalıklara yakalanır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sağma hastalığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sağma nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sağma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaygın Beslenme Uygulamaları nelerdir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni doğan bebeklerde uyuma bozukluğu'/><title type='text'>Yaygın Beslenme Uygulamaları</title><content type='html'>Yeni doğan bebeğinizin beslenmesine sıra gelince önünüzde üç seçeneğiniz bulunur: Em&amp;shy;zirme, biberon ya da bu ikisinin bir bileşimi.&lt;br /&gt;Bir kuşak önce emzirme birçok batılı anne için birstandart seçenek konumunda değildi. Gönümüzde ise artık güncellik kazanmış bir-yöntemdir ve çokları tarafından,besleyicilik avantajları ve anne çocuk bağlanmasına olan katkıları nedeniyle ideal besleme yöntemi ol&amp;shy;duğuna inanılmaktadır.&lt;br /&gt;Buna rağmen, emzirme yöntemini seçen bazı kadınlar bu yöntemin sunabildiğinden da&amp;shy;ha fazla esnekliğe gereksinme duymaktadırlar.Sağma yöntemi için uygun yöntemi doktorunuzdan öğrenmelisiniz. Ya da mama kullanabilirsiniz. Ancak mamanın günde bir ya da iki kezden fazla verilmemesi salık ve&amp;shy;rilir, aksi takdirde süt üretiminiz azalacaktır.&lt;br /&gt;Birçok ana babanın tercih ettiği ve doktor&amp;shy;ların da salık verdiği yöntem, beslenme prog&amp;shy;ramını yeni doğan bebeğin yapmasına izin ve&amp;shy;rilmesidir ve en azından bir dereceye kadar. Bu yöntem bebeklerdeki farklılıkların dikkate alın&amp;shy;mış olmasına olanak sağlar. Birçok yeni doğ&amp;shy;muş bebek her 4 saatte bir beslenmekten memnun olurken, diğer bebekler her 2 ya da 3 saatte bir beslenmek isteyebilirler.&lt;br /&gt;Bebeğinizin beslenme programı her 3 saat&amp;shy;te bir beslenmesini öngörüyorsa bile kurallar aniden değişime uğrayabilir. Bebek beslenme aralarını 2 saatte bire indirebilir. Özetlersek, anne bebeğin ilk ayında beslenme zamanların&amp;shy;da bir takım iniş çıkışlara hazırlıklı olmalıdır.&lt;br /&gt;Meme emen birçok çocuğa ilk emme ola&amp;shy;nağı doğumdan hemen sonra tanınır. Bir anne&amp;shy;nin sütü her ne kadar göğüslerini doğumdan sonraki üçüncü güne kadar tam olarak dol&amp;shy;durmazsa da, anne ile çocuk arasındaki bağ&amp;shy;lanma böyleme kolaylaştırılmış olur ve bebe&amp;shy;ğin, bazı hastalıklara karşı kurulmasında yararlı olduğuna inanılan limon renginde bir göğüs sı&amp;shy;vısı olan annesinin ön sütünün (kolostrom) sunduğu sağlık avantajlarından yararlanması sağlanır.&lt;br /&gt;Bebeğinizi emzirerek besleme yolunu se&amp;shy;çerseniz, anne sütünün mamadan daha kolay sindirildiğini, bu nedenle de çocuğunuzu, bibe&amp;shy;ronla besleyen bir anneden daha sık besleme&amp;shy;niz gerekeceğini bilmelisiniz. Başlangıçta bebe&amp;shy;ğinizi 3 saatte bir ve bazen de 2 saatte bir em&amp;shy;zirmek zorunda kalırsanız şaşırmayın.&lt;br /&gt;Emziren bir anne için gevşemeyi öğrenmek önemlidir. Bu sayede göğüslerinizin süt ile do-lamsını sağlayan refleks yeteneği gelişir. Rahat olduğunuzdan emin olarak rahat bir sandalye&amp;shy;ye, tercihen bir koltuğa uzanın ya da oturun. Bebeği, yüzü göğsünüze yakın olacak şekilde bir kolunuzla rahat bir biçimde destekleyin. Meme başının bebeğin burnunu kapamaması&amp;shy;na dikkat edin.&lt;br /&gt;Her meme başına gerekecek emzirme sü&amp;shy;resi değişir. Çoğu doktor emzirmeye yavaş ya&amp;shy;vaş başlamanızı salık vermektedir. Bebe başına beş dakika genellikle uygun bir başlangıçtır. Her seansta en az bir göğsünüzün boşaldı&amp;shy;ğından emin olun. Aksi takdirde göğsünüzün yeniden dolması için gereken uyarım sağlan&amp;shy;maz.&lt;br /&gt;Başlangıçta, emziren bir annenin memeleri ağrıyabilir. Meme başlarınızı mürfıkün oldu&amp;shy;ğunca kuru tutun. Ufak miktarlarda lanolin sür&amp;shy;mek (emzirmeden sonra, asla önce değil) çat&amp;shy;maları önlemeye yardım edebilir.&lt;br /&gt;Emzirmeyi seçmişseniz sizin kendi diyetiniz de önem kazanır. Bir doktor tarafından veril&amp;shy;medikçe ilaç almamaya dikkat edin. Sigara iç&amp;shy;mekten ve aşırı alkol almaktan kaçının. Emzir&amp;shy;me sürecinde iken perhize başlanmamalıdır. Bebek emziriyorsanız fazladan yüzlerce kalori&amp;shy;yi süt üretimi için kullanıyorsunuz demektir.&lt;br /&gt;Biberonla beslenen bebeklerin çoğu, ilk-beslenmelerini doğduktan sonra 6 saat içinde alırlar. Biberonla beslenen bir bebek, bir hafta&amp;shy;lık olduktan sonra 24 saatlik bir süre içinde muhtemelen altı ile dokuz arasında beslenme seansına gereksinme duyacaktır.&lt;br /&gt;Biberon vermek için seçilecek oturma şekli de emzirmedekine benzer. Bir biberon asla-uzaktan bebeğe doğru tutulmamalıdır. Bunun yerine, bebek yakından tutularak mamanın verilmesi için gereken zaman harcanmalıdır.&lt;br /&gt;Mama vücut sıcaklığına kadar ısıtılmalı ve sıcaklık, biberonun bileğe biraz bastırılması ile denenmelidir. Dikkat edilecek önemli bir hu&amp;shy;sus, biberonu mikrodalga fırınında ısıtmayın. Mama aşırı ısınarak bebeğin ciddi şekilde yan&amp;shy;masına neden olabilir. Bir biberon verme sean&amp;shy;sı, bebeğin istek ve yeteneğine bağlı olarak 5 ile 25 dakika arasında değişebilir.Doğumdan hemen sonraki dönem, bebeğin beslenmesine ilişkin sorunlarla dolu geçebilir. Belki de bebeğiniz meme veya biberonu iste&amp;shy;meyerek ya da sizin almasını istediğiniz kadar besini almayacaktır. Belki de bir beslenme se&amp;shy;ansının ortasında uyuyakalacak ve daha sonra uyanıp ağlayarak beslenmek isteyecektir. Bazı bebekler de kilo alma güçlüğü çekerler.&lt;br /&gt;Belirgin bir beslenme sorunuyla karşılaşıldı&amp;shy;ğında atılacak önemli bir adım, yeni ana baba için kendini rahatlatmak olacaktır. Bebeğiniz bir ya da iki günü emmeden geçirirse açlıktan ölmez.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-4798961280908912879?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/4798961280908912879/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=4798961280908912879' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4798961280908912879'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/4798961280908912879'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/04/yaygn-beslenme-uygulamalar.html' title='Yaygın Beslenme Uygulamaları'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-1742409311564716570</id><published>2008-04-20T18:40:00.005+03:00</published><updated>2008-04-20T18:48:46.251+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='işitme kaybı neden olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bebekler ne zaman duymaya başlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulak içindeki koklea tüy hücresi ne demektir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kulak iltabı nasıl tedavi edilir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='işitme bozukluğu doğuştan olurmu'/><title type='text'>Bebeklerde İşitme Ve Duyma Sorunları</title><content type='html'>Bebekler, işitme duyusuna sahip olarak do&amp;shy;ğarlar. Yeni doğan normal bir bebek, sese göz&amp;shy;lerini kırparak ve irkilerek tepki gösterir ve ses düzeyindeki farkları anlayabilir. Yumuşak ses&amp;shy;ler bir gülümsemeye benzer bir etki ortaya ko&amp;shy;yabilirken, sert ya da yüksek sesler bir bebe&amp;shy;ğin ağlamasına neden olabilir. Dahası, yeni bebeğiniz ses tercihlerini de geliştirmiş olarak dünyaya gelmiştir. Annesininki gibi yüksek perdeli sesleri, düşük perdeli seslere yeğ tutar.&lt;br /&gt;İşitme, konuşma ve dil becerilerinin kaza&amp;shy;nılmasında gerekli bir rol oynar. Küçük bir işit&amp;shy;me kaybı bile bebeğinizin dil yardımıyla anla&amp;shy;ma ve ardından iletişim kurma yeteneği üze&amp;shy;rinde önemli bir eıkıye sahip olacaktır.&lt;br /&gt;Bazı yeni doğan bebekler, işitme kaybı ba&amp;shy;kımından yüksek risk grubu içinde bulunurlar. Bu gruba giren çocuklar arasında şunlar bulu&amp;shy;nur.- Doğumdan sonra 10 dakika içinde kendili&amp;shy;ğinden nefes almaya başlamamış olanlar; Ap-gar puanlan 0 ile 3 arasında bulunanlar; kıza&amp;shy;mıkçık, frengi ve herpes gibi enfeksiyonlara yakalanmış olarak doğanlar, baş veya boyun kusurları bulunanlar; ileri derecede sarılıktan muzdarip olanlar; aile geçmişinde çocukluk sı&amp;shy;rasında işitme kaybı görülmüş olanlar ve ileri derecede prematüre olarak doğanlar.&lt;br /&gt;Yeni doğan bebekler arasında her iki ku&amp;shy;lakta birden ileri düzeyde işitme kaybı ensidansı (görülme sıklığı), yüzde 2 ile 5 arasında değişir.&lt;br /&gt;Bebeklerde ve çocuklarda dört tip işitme kaybı söz konusu olur.&lt;br /&gt;"Kondüktif işitme kaybı", dış kulağın ses al&amp;shy;ma yeteneği veya sesin dış kulaktan iç kulağa geçmesi ile ilgili bir tür bozukluktur. Bu işitme kaybı tipinin en yaygın nedenleri kulakta do&amp;shy;ğuştan gelen anomalilerin ve kulak enfeksiyo&amp;shy;nunun varlığıdır. Bu işitme kaybı tipi genellikle ilaç tedavisi veya ameliyat yardımıyla gideril&amp;shy;mektedir.&lt;br /&gt;"Sensörinöral işitme kaybı", kulak içindeki koklea tüy hücrelerinin ya da işitme sinirinin (akustik sinir) anomalilerinden kaynaklanır, şid&amp;shy;detli sensörinöral işitme kaybı vakalarının yüz&amp;shy;de 50'den fazlası kalıtsaldır. Diğer nedenler arasında ileri derecede sarılık, rahim içinde iken yakalanılan bir enfeksiyon ve farenksin (yutak) bakteriyel enfeksiyonları bulunur. Sen&amp;shy;sörinöral işitme kaybı genellikle kalıcıdır.&lt;br /&gt;"Karışık işitme kaybı", bir çocukta hem kondüktif, hem de sensörinöral işitme kaybı bir arada şiddetli olabilir. İlaç tedavisi ya da ameliyat veya her ikisi birden uygulanarak ço&amp;shy;cuğun işitme kaybı bir ölçüde giderilebilir.&lt;br /&gt;"Merkezi işitme bozuklukları", kulağın be&amp;shy;yinle sinir bağlantısını oluşturan merkezi işit&amp;shy;me sinirleri sistemindeki bir sorundan kaynak&amp;shy;lanabilir. Bu tip bozukluklardan mustarip ço&amp;shy;cuklar, sesleri yalnızca bir uğultu biçiminde du&amp;shy;yabilirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8308967556351479262-1742409311564716570?l=genelsaglikmerkezi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/feeds/1742409311564716570/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8308967556351479262&amp;postID=1742409311564716570' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1742409311564716570'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8308967556351479262/posts/default/1742409311564716570'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://genelsaglikmerkezi.blogspot.com/2008/04/bebeklerde-iitme-ve-duyma-sorunlar.html' title='Bebeklerde İşitme Ve Duyma Sorunları'/><author><name>Kadın Hastalıkları</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15426928379077952259</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8308967556351479262.post-2044726437249669382</id><published>2008-04-20T18:29:00.003+03:00</published><updated>2008-04-20T18:35:02.644+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cildin Pullanması nedir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kusma nedir bebeklerde kusma nasıl olur kusmanı sebepleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cildin Pullanması neden olur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cildin Pullanması'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bazı pul pul lekeler dikkatinizi çekebilir'/><title type='text'>Cildin Pullanması</title><content type='html'>Belirtiler&lt;br /&gt;- Saçlı deri üzerinde pul pul kabuklanma.&lt;br /&gt;Halk arasında konak da denilen, pullanma (sebore egzaması) her yaşta ortaya çıkabilecek çok rastlanan bir problemdir, ancak bebeklik ve ergenlik döneminde daha çok rastlanır. Pul&amp;shy;lanma çoğunlukla bebeğin hayatının ilk ayında başlar ve çocuk ilk yaşına girene kadar prob&amp;shy;lem olarak devam edebilir. Bunun nedeni bilin&amp;shy;memektedir. Eğer bebeğinizde pullanma varsa, ilk dikkatinizi çekecek şey muhtemelen, saçlı deri üzerinde kirli bir görünüm veren kuru ve pul pul lekeler olacaktır. Pulcuklar üzerinde san bir kabuk oluşabilir. Saç, kaş, kirpik, burun ve kulak çevresinde bazı pul pul lekeler dik&amp;shy;katinizi çekebilir. Bazan döküntüler o kadar ciddidir ki tüm vücudu etkileyebilir.&lt;br /&gt;Tedavi&lt;br /&gt;Pulanma genellikle diğer birçok pişikten daha az bir süre kapsar ve tedaviye cevap verir. Hafif pullanma için en iyi tedavi pullan&amp;shy;mış bölgeyi su ve sabunla yıkamaktır. Pullan&amp;shy;mış bölgeleri yağlamak, bebeğin saçını an-tisebore bir şampuanla yıkamak ve pulcukları yumuşak bir diş fırçasıyla kazımak da yararlı olabilir.&lt;br /&gt;Eğer iyileşme olmazse bebeğinizin doktoru pullanmış bölgeyi ortadan kaldırmak için tıbbi bir tedavi tavsiye edebilir. Bebek birkaç a
